T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1887
KARAR NO : 2025/2096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ....
ÜYE: ....
ÜYE: ....
KATİP: ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/09/2025
NUMARASI: 2024/1438 Esas-2025/952 Karar
DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: ....
DAVANIN KONUSU: Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 22/09/2024 tarihinde müvekkiline ait .... plakalı araç ile ... nezdinde sigortalı olan .... plakalı aracın çarpışması sonucunda maddi hazarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili aracında hasar meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkiline ait olan araçta ortaya çıkan zararın tespiti amacıyla .... plakalı aracın kasko sigortacısı sıfatıyla .... başvurulduğunu, hasar dosyası oluşturulduğunu, gerekli incelemelerin yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği gereği, aracımızda oluşan değer kaybı dahil GERÇEK ZARARDAN kazada kusurlu bulunan araç sürücüsünün kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan araç işleteninin hukuki sorumluluğunu kaza tarihinde geçerli olan ZMM Sigortasını düzenlemiş bulunan sigorta şirketi sorumlu olduğunu, 100,00-TL Araç Değer Kaybı Tazminatının davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınmasına karar verimesini Mahkememizden talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davadan önce davacı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapılarak hasar dosyası açıldığını, neticesinde davacı tarafa 04.11.2024 tarihinde 30.000,00 -TL tutarında değer kaybı tazminatı ödendiğini, bununla birlikte dava konusu kazaya ilişkin olarak ....'nin rücu talebine binaen müvekkili şirke tarafından ....'ye 25.922,88-TL tutarında rücu tazminatı ödemesinde bulunulduğunu, davayı ve bakiye teminata dair sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nin kaza tarihindeki bakiye araç başı teminat limiti 144.077,12-TL olarak kaldığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın ikamesinden sonra ödenen 30.000,00-TL'nin reddedilmesinin ve bu orana göre harç ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Yerel mahkemece, serbest piyasa rayiçlerine göre dava konusu kaza nedeniyle davacının 36.250,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, ancak davalı sigorta tarafından davacıya dava tarihinden sonra, bilirkişi incelemesinden önce 04/11/2024 tarihinde 30.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacının karşılanmayan değer kaybı zararının 6.250,00 TL olduğu, davacı, davalı sigorta tarafından dava tarihinden sonra bilirkişi incelemesi ve değer arttırım dilekçesinden önce yapılan ödemeyi mahsup etmeksizin 36.250,00TL'nin hüküm altına alınmasını ve yapılan ödemenin infazda nazara alınmasını talep etmiş ise de davacının ödeme tarihinden sonra belirtilen tutarı aşacak şekilde talepte bulunmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi talebin bu haliyle HMK'nın 29 ve 107. maddelerine uygun olduğundan da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 6.250,00-TL'nin 24/10/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Yargılama sırasında kısmi ödeme yapıldığına ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamakla birlikte, yapılan ödemelerin alacaklardan mahsubu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı tarafından yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğuna göre, 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca, davacının, davalı tarafından yapılan ödemeyi öncelikle borcun ödenme tarihine kadar oluşacak işlemiş faize ve masraflara mahsup etme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle, davalının hangi tarihte hasar ödemesi yaptığı ve yapılan bu ödemelerin 6098 sayılı TBK 100. maddesi uyarınca davacının ne miktar alacağını karşıladığı temerrüt tarihine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davacı tarafından açılan belirsiz alacak davasında alacağın miktarı bakımından davacının davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olduğu, dava konusu kaza nedeniyle araçta 36.250,00 TL değer kaybı zararının tespit edildiği, davalı sigorta tarafından davacıya dava tarihinden sonra, bilirkişi incelemesinden önce 04/11/2024 tarihinde 30.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davalı sigortanın 24/10/2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davalı tarafından yapılan ödeme dava tarihinden sonra olduğuna göre 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca, davacının, davalı tarafından yapılan ödemeyi öncelikle işlemiş faize ve masraflara mahsup etme hakkı bulunduğu, ödenen bu miktarın temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında oluşacak faiz ve ferilerinin hesabının icra müdürlüğünce yapılmasının mümkün olmasına göre, hesaplanacak bu miktar ile yapılan kısmi ödeme miktarının da infazda nazara alınması gerektiği, ayrıca yukarıda belirtildiği gibi dava tarihi itibari ile haklı olan davacı yararına kısmi ödeme miktarı dahil tüm alacak gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibar ile yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, mahkemece verilen kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile;
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas-.... Karar sayılı ve 11/09/2025 tarihli ilamının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,
2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine,
Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31//12/2025
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 31/12/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!