T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1466
KARAR NO : 2024/1773
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2023
NUMARASI : 2022/733 2023/743
MÜTEVEFFA : ....
DAVACILAR : ....
VEKİLİ : .....
DAVALILAR : ....
VEKİLİ : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 23/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle;12/03/2022 tarihinde .... plakalı araç sürücüsü ve maliki ....'in.... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda .... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ....'nin ağır yaralı olarak kaldırıldığı Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesinde 11 gün yoğum bakım tedavisinde kaldıktan sonra 23/03/2022 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın vefatı ile davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffanın ev hanımı olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ....nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu , oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ve fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurduklarını arılaşamama ile sonuçlandığını belirterek manevi tazminat taleplerinin yanı sıra; TBK 53'de belirtilen tüm tazminat kalemlerinin hesaplanmasına, HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açılmakla, yargılama sırasında toplanacak delillerle, mahkemece yapılacak incelemelerle, tazminat hukuku alanında uzman bilirkişi incelemesi ile alacağımızın tam ve belirlenebilir hale gelmesinden sonra artırılmak üzere şimdilik, ....i için 50,00 TL, .... için 50,00 TL, .... için 50,00 TL, .... için 50,00 TL, .... için 50,00 TL Maddi tazminatların ; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte sigorta şirketi açısından başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan ..... den (ZMMS teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili 07/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; olay yerine ait bir kamera kaydı olmadığı gibi araçların hızına ilişkin bir tespit yapmanın mümkün olmadığını, havanın yağışlı olması yerde kar bulunması, yolun kaygan olmasının müvekkilinin fren yapma ve manevra yapma çabalarını boşa çıkarttığını, kazanın ve çarpışmanın önüne geçemediğini, kaza tespit tutanağında olayın sanki aynı şeritte devam ederken arkadan dümdüz çarpmış gibi gösterilerek hatalı bir değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkilinin kazayı alkolün etkisi altında yapmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarının birbirleriyle çeliştiğini beyanla kazanan meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat yönünden kabulüne; manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, ....nin destek yaşları sırasıyla 18 ile 22 yaş olarak hesaplanmışsa da babalarının TSK'ya bağlı asker olması nedeniyle düzenli gelirinin bulunduğunu, çocukların mevcut ekonomik durumda üniversite eğitimine erişeceğinin açık olduğu gözetilerek 25 yaş olan üniversiteden mezun olma yaşının esas alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini, Aktüeryal Bilirkişi raporundaki hesaplamada TRH-2010 tablosu esas alınıp, prograsif rant tekniğine uygun olarak her yıl için %10 artış esas alınarak hesap yapılmış ise de %10 artış baz alınarak hesaplama yapılmasının mevcut ekonomik duruma uygun düşmediğini, arabuluculuk bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, maddi-manevi tazminatların yanı sıra, manevi tazminat yönünden ret vekalet ücreti ödemenin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarları yönünden tam kabul kararı verilmesi gerekirken kısmen kabul kısmen ret şeklindeki hüküm kurulması doğru olmadığını sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili, müvekkilinin murisi ....'nin yolcu olarak bulunduğu araca davalı ....'in kullandığı aracın arkadan çarpması sonucu ....'nin ağır şekilde yaralandığını ve 11 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, ayrıca manevi tazminat taleplerinin olduğunu belirterek davalılardan müşterek ve müteselsilen maddi tazminat ve davalı....den de manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece maddi tazminat davasının kabulüne , manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ve kapatılan 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı "Somut olayda; desteğin oğlu 09/08/2018 doğumlu ..., ...çin 20 yaşına kadar destek tazminatı alabileceği hesaplanmış olup, erkek çocuklar için 18 yaşa kadar destek göreceği kabul edilerek ona göre tazminat hesaplaması yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme içeren rapor esas alınmak suretiyle destek süresinin belirlenmesi doğru değildir." şeklindeki ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı " kaza tarihinde davacı küçük....’ın 6 yaşında, ....’ın 5 yaşında olduğu, bilirkişinin raporunda çocuklar yönü ile ülkemizde 2 yıllık okulların yaygınlaşması nedeniyle yüksek ihtimalle ön lisans eğitimi alabilecekleri esas alınarak 22 yaşın ikmaline kadar destek alacaklarının kabulü ile hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, aktüerya raporunu düzenleyen önceki bilirkişiden, davacı küçüklerin 18 yaşına kadar ölen annelerinin desteğinden faydalanacaklarının kabulü ile usulü kazanılmış haklara da riayet edilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre, usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken" şeklindeki ilamında da belirtildiği yaşı çok küçük olan çocuklarda henüz yüksek öğrenim görme ihtimali bulunmadığından erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .... esas,.... karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Müteveffa ....nin 23/03/2022 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın çocuğu davacı ....'nin 10/10/2017 doğumlu (kaza tarihine 4,5 yaşında), davacı kız çocuğu ....'nin 20/09/2019 doğumlu (kaza tarihinde 2,5 yaşında) olduğu, henüz okul çağında olmadığı, dolayısı ile ....için 18 yaşın, kız çocuğu ....çin 22 yaşın desteğin sona ereceği tarih olarak hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, iş bu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartlarına tabi olmadığı davacının zorunlu olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı (Yargıtay 4. HD .... esas, .... karar sayılı ilamı) trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığı, olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının makul olduğu, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davacılar taraftan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına,
3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!