T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1465
KARAR NO : 2024/1759
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2023
NUMARASI : 2022/1313 2023/617
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıya ait .... plakalı araca, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı .... plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleşen 27.09.2021 tarihli trafik kazasında, davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve buna bağlı olarak değer kaybettiğini, zararın tazmini için davadan önce sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak sonuç alınamadığını, davadan önceki zorunlu arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla, talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla değer kaybı olarak şimdilik 100-TL'nin kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davanın Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi ve davalının yerleşim yerine göre İstanbul Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, alacağın henüz muaccel olmadığını, .... plakalı aracın davalıya 09.05.2022-2023 vade tarihli ZMMS ile sigortalandığını ve sorumluluğun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kasko sigortacısına davadan önce 36.397,50-TL tutarında ödeme yapıldığını ve sorumluluğun bu suretle sona erdiğini, aksi kabul edilecek ise kusur ve değer kaybı konusunda tahkikat yürütülmesi ve rapor aldırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacının aracının ticari değil, hususi bir araç olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasında poliçe tanzim tarihi dikkate alınarak, genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile, sigorta davalarında ve sigorta tahkim başvurularında sigortacı şirkete başvurma zorunluluğunun getirildiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, işletilecek olan faizin ancak karar tarihinden itibaren olacağını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Katılma yolu ile istinaf başvuru talebinde bulunun davacı vekili dilekçesinde özetle, davanın, zorunlu arabuluculuk dava şartı hükümlerine tabi olmadığı değerlendirilerek davadan önceki arabuluculuk ücretinin müvekkili üzerinde bırakılmasının 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu ve 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanununa aykırı olup hükmün bu yönden resen kaldırılması talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan araç değer kaybına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı aracın çarpması ile davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve buna bağlı olarak değer kaybettiğini, zararın tazmini için davadan önce sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak sonuç alınamadığını, talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla değer kaybı olarak şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, daha sonra bedel arttırım dilekçesi ile 20.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından ve arabuluculuk ücreti yönünden katılma yoluyla davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davalı sigorta şirketinin karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olması ve zorunlu sorumluluk sigortasının TTK nın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmesi nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesince davaya bakılmasında isabetsizlik bulunmadığı, davanın trafik kazası nedeni ile değer kaybının tazmini istemine ilişkin olduğu, değer kaybı bedeli taleplerinde zararın belirlenmesinin tam olarak mümkün olmadığı, zararın uzman bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel bir durum bulunmadığından mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirmesinde isabetsizlik olmadığı, yerel mahkemece trafik bilirkişiden alınan rapora göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde .... E-.... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesi ve 92. Maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiği, yerel mahkemece, dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemesi ve Genel Şartlarının somut olaya uygulanmamasında isabetsizlik olmadığı, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğundan faizin temerrüt tarihi olan 23/11/2022 tarihinden itibaren işletilmesinde isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, iş bu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartlarına tabi olmadığı davacının zorunlu olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE
3.a)Davacı taraftan alınması gereken 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 1.165,60 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Davalı taraftan alınması gerekli 1.366,20 TL istinaf karar harcından peşin alınan 341,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,70 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına.
4.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine.
Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!