T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1460
KARAR NO : 2024/1739
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2023
NUMARASI : 2022/635 2023/733
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR :....
VEKİLİ : ...
DAVANIN KONUSU : Araçta Oluşan Bakiye Değer Kaybı ve
Kazanç Kaybının Tahsili
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve müvekkili idaresinde bulunan .... plakalı araca, ....nin maliki olduğu ve ... sevk ve idaresindeki .... plaka numaralı aracın 21/12/2021 tarihinde Amasya ili, Gümüşhacıköy mevkiinde çarpması sebebi ile trafik kazası meydana geldiğini, .... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, davacıya ait aracın daha önce herhangi bir kazaya karışmadığını, 30/04/2022 tarihinde karşı aracın ZMMS sigortacısı tarafından 12.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkilinin .... nakliyat ve yük taşımacılığı adı altında hazır beton alım satımı yaptığını, aracın onarım süresi olan 2 ay boyunca kullanılamadığını ve bu sürede gelir kaybına uğradığını belirterek müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak ...'nce ödenmeyen şimdilik 500.00 TL'nin ve aracın onarım süresince kullanılmamasından kaynaklı şimdilik 500,00 TL kazanç kaybı zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kazanın oluş şeklini yanlış anlattığını, kusur için rapor alınmasını talep ettiklerini, aracın değer kaybının sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, nitekim sigorta şirketinin değer kaybı için davacıya 12.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının bakiye zararının bulunmadığını, kazanç kaybı için ise, davacının aracının yeni alındığını, hazır betan pompası için kullanılabilmesi için bazı ilavelerin ve donanımların yapılması gerektiğini, bu işlerin de bir ay gibi bir zaman alabileceğini, kaza olmasa dahi davacının aracına bu donanımların yapılması gerektiğini, bu sebeple iki ay gibi uzun bir süre aracın kullanılamadığının kabul edilemeyeceğini, bu konuda bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek, davacının kazanç kaybı ve değer kaybı isteklerinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebine bulunan davalılar vekilinin dilekçesinde özetle, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak yöneltmiş olmasının hatalı olduğunu, kısmi alacak davası açması gerektiğini, aracın değer kaybının davacı tarafından piyasa rayicine göre belirlenmesinin mümkün olduğunu, davacının ne miktarda zararının önüne geçileceğinin davacı tarafından kolay bir şekilde hesaplanabilir nitelikte olduğunu,, kazada alakası olmayan bir takım parçalarda da değişim ve onarım işlemlerinin yapıldığını, kaza ile ilgisi olmayanların tespitinin ve bu parçaların değer kaybı bakımından mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, güncel olarak belirlenen değerlerin kaza tarihine uyarlanmasında TUIK tarafından açıklanan TUFE verilerinin kullanıldığını, kasko değerlerine göre bilirkişinin hesap yapması gerektiğini, 2. El piyasa değeri kaybını belirlerken bilirkişilerin hakim gibi hareket ederek, ortalama bir rakam tespit edemeyeceğini, araçların emsalleri belirlenirken en yüksek fiyatlı araçlara bakılamayacağın, piyasa fiyatlarına bakarken bilirkişinin insiyatif olarak ortalama bir fiyat belirlemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan bakiye değer kaybı ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkiline ait kamyona ....'nin maliki olduğu ve davalı ... sevk ve idaresindeki aracın çarpması sebebi ile trafik kazası meydana geldiğini, karşı aracın ZMMS sigortacısı tarafından 12.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkilinin .... nakliyat ve yük taşımacılığı adı altında hazır beton alım satımı yaptığını, aracın onarım süresi olan 2 ay boyunca kullanılamadığını ve bu sürede gelir kaybına uğradığını belirterek müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500.00 TL'nin ve aracın onarım süresince kullanılmamasından kaynaklı şimdilik 500,00 TL kazanç kaybı zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile de 29.383,22 TL değer kaybı, 555,98 TL kazanç kaybı talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; Davacının talebinin trafik kazası nedeni ile değer kaybı ve kazanç kaybının tazmini istemine ilişkin olduğu, değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli taleplerinde zararın belirlenmesinin tam olarak mümkün olmadığı, zararın uzman bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel bir durum bulunmadığından mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirmesinde isabetsizlik olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafın diğer istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinde "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. " denilmiştir.
"Hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde de; "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; a ) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b ) Açıklama ve ispat hakkını, c ) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; Trafik Bilirkişisi ve Makine Mühendisi bilirkişisinin 27/02/2023 tarihli raporunun davalıya 04/03/2023 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilmiştir. İki haftalık rapora itiraz süresi sonu 18/03/2023 tarihi olup, 18/03/2023 tarihi cumartesi gününe denk geldiğinden, davalının bilirkişi raporuna itiraz süresi 20/03/2023 tarihinde dolmaktadır. Davalı vekili 20/03/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmesine rağmen, davalının hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmaksızın mahkemenin 28/03/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında "davalı vekilinin rapora karşı beyanı süresinde olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" şeklindeki ara kararı ile davalının rapora karşı itirazları konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmaması doğru görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespitinde ise, güncel olarak belirlenen 72.500,00 TL değer kaybı, TUIK tarafından açıklanan TÜFE verileri kullanılarak kaza tarihine uyarlanarak 41.388,22 TL olarak belirlenmiştir.
Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, değer kaybının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre değer kaybı hesaplanması gerekirken, rapor tarihindeki güncel değeri üzerinden TÜFE verileri dikkate alınarak kaza tarihine uyarlama yapılarak aracın değer kaybının hesaplanması doğru değildir. Bu şekilde değer kaybı hesabına ilişkin bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Bu itibarla; mahkemece davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazlarının süresinde olduğu değerlendirilerek davalı tarafın itirazlarını karşılar şekilde ek rapor aldırılması, yine yukarıda açıklandığı üzere değer kaybı hesaplanırken kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken, rapor tarihindeki güncel değeri üzerinden TÜFE verileri dikkate alınarak kaza tarihine uyarlama yapılarak aracın değer kaybının hesaplanması isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davalı vekilinin İstinaf Başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 13/06/2023 tarihli kararın KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,
2.İstinafa başvuran davalı tarafça yatırılan 781,85 TL istinaf karar harcının talep halinde başvuranlara iadesine,
Davalı tarafından Çarşamba İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasına sunulan 17/08/2023 tarihli 56.500,00 TL bedelli NAKİT teminatın,
Dairemiz kararı kesin olduğu takdirde talep halinde; Dairemiz kararı kesin olmadığı takdirde ise kararın kesinleştiği takdirde ve talep halinde başvurana iadesine.
Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/10/2024
...
Başkan
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Katip
...
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!