T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1426
KARAR NO : 2024/1750
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/05/2023
NUMARASI : 2022/716 2023/551
DAVACILAR : .....
VEKİLLERİ : ....
DAVALILAR :....
VEKİLİ : ....
VEKİLLERİ :....
MÜTEVEFFA :....
DAVANIN KONUSU : Maddi-Manevi Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesini özetle; 28/11/2021 tarihinde davalı ....sevk ve idaresindeki davalı ....'a ait .... plakalı aracın dava dışı müteveffa ....'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davalı ....'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, ...'in hayatını kaybetmeden önce asgari ücretin çok üzerinde bir gelirle çalıştığını ve vefatıyla müvekkilinin ve müşterek çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, ailesinin maddi zarara uğradığını, müvekkillerinin maddi zararlarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiğini, kazaya karışan araç sigortası tarafından müvekkillerine her ne kadar ödeme yapılmış ise de bu ödemenin yetersiz olduğunu, toplamda 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile toplamda 640.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve trafik poliçesi limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının taleplerinin belirlenmesi için aktüer bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, davalı ....'ın alkol etkisi altındayken direksiyon başına geçtiğini, yasal hız sınırının üzerinde seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan ....'in vefat ettiğini, davalının taksirle adam öldürme suçundan ceza davasının devam ettiğini, cez davasında kusur raporunun gelmesinin beklenmediğini, mahkemenin 17/03/2023 tarihli raporu gerekçe göstererek müteveffanın tam kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu raporun hükme esas alınabilir mahiyette olmadığını, davalının maktule çarpmadan çok kısa mesafede dahi hızının fazla olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkillerinin murisi ....in karşıdan karşıya geçerken davalı ....'ın kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre; hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar. Başka bir ifadeyle; Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi ve yerleşik yargıtay uygulamasına göre; hukuk hâkimi, ceza davasındaki kusur oranları ile bağlı değilse de, kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır. (Yargıtay 21. Hukuk dairesinin .... esas, .... karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı, Yargıtay 10. Hukuk dairesinin ... esas, .... karar sayılı ilamı)
Ceza mahkemesinde bir tarafın kusurlu olduğu maddi vakıa olarak kabul edilmişse, artık hukuk mahkemesinde o kişinin kusursuz olduğuna hükmedilemez. Ne var ki, hukuk hâkiminin yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırarak kusur oranını incelemesi olanaklıdır. Bu iki durumun birbirinden iyi ayırt edilmesi gerekir. Ayrıca aynı maddi olgulara dayalı olarak ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur oranlarının tespiti de adalete duyulan güveni zedeleyeceği kuşkusuzdur. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... esas,.... karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının 17/03/2023 tarihli raporunda davalı sürücü ....'ın kusursuz olduğu, müteveffa yaya ....'in asli kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; aynı kaza nedeniyle Samsun 10. Asliye Ceza mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında sanık .... hakkında Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan kamu davası açıldığı, Asliye 'Ceza Mahkemesince yargılamanın devam ettiği, dosyaya yansıyan kusura ilişkin her hangi bir keşif yapılmadığı, trafik bilirkişisi raporu veya Adli Tıp Trafik Dairesinden rapor alınmadığı, 6098 Sayılı TBK 74. Maddisi gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olacağı, aynı maddi olgulara dayalı olarak ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur durumu tespitinin de adalete duyulan güveni zedeleyeceği, dolayısı ile maddi olgunun belirlenebilmesi bakımından, bu davanın sonucunun araştırılması ve kesinleşmesinin beklenilmesi, davacı tarafça davalı sürücü ....'ın alkollü olduğu ve hızının yasal sınırın üstünde olduğu olduğu iddialarının da araştırılarak, alkollü olması halinde alkol oranının güvenli sürüş yeteneğini etkileyip etkilemeyeceği bu durumun kusur teşkil edip etmeyeceği hususlarında da rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davacılar vekilinin İstinaf Başvurusunun KABULÜ İLE,
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar ve 04/05/2023 tarihli kararın KALDIRILMASINA,
Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,
2.İstinafa başvuran davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde başvurana iadesine,
Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2024
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 23/10/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!