Yerel Mahkemece Mala Zarar Verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanıklar tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan ile sanıkların kardeş oldukları, aynı çatı altında oturmadıkları, aralarında katılana ait 561 ada, 25 numaralı parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine dair hukuk davasına konu bir anlaşmazlık bulunduğu, sanıkların olay günü bu taşınmaz üzerinde bulunan 300 TL değeri haiz bir adet kavak ağacını kestikleri, dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile kolluk tutanağı içeriğine göre ağacın katılana ait taşınmaz içerisinde olduğunun ve yerden bir metre yüksek olan kısmından itibaren kesildiğinin, ağaca ait dalların olay yerinde bulunduğunun tespit edildiği, sanıkların alınan savunmalarında eylemi ağacın bulunduğu taşınmazın kendilerine ait olduğu inancıyla ve ağacın çürük olması nedeniyle işlediklerini anlattıkları, zararı gidermedikleri,
Mahkemenin sanıkların mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verdiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre;
1-)Uygulama yapılan dikili kavak ağacına zarar verme eyleminin tarafların aynı çatı altında ikamet etmeyen kardeşler olmaları nedeniyle TCK'nun 167/2 maddesi uyarınca şikayete bağlı kovuşturulabilmesi, olay yeri tespit tutanağına göre sanıkların kestiği kabul edilen ağacın dallarının olay yerinde bulunmasına karşın, gövdesinin olay yerinde bulunduğuna dair bir belirlenme yapılmaması, ağacın gövdesinin alınarak götürülmesi halinde eylemin TCK'nun 141/1 maddesi uyarınca hırsızlık suçuna vücut vermesi, gerek uygulama yapılan mala zarar verme suçunun gerekse uygulanması muhtemel bulunan hırsızlık suçunun uzlaşma hükümlerine göre kovuşturulabilmesi,7188 Sayılı kanunun 27. maddesiyle CMK' nun 280. maddesinin 1. fıkrasına eklenen f bendi uyarınca uzlaştırma usulünün uygulanmadığı hallerde hükmün bozulmasının gerekmesi karşısında;
Anılan hususun araştırılarak sanıkların ağacı kestikten sonra gövdesini götürdüklerinin tespiti halinde iddianamede bu yönde bir tarif de bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ihbarda bulunularak, eyleme uyan hırsızlık suçundan uzlaşma usulü de uygulanmak suretiyle dava açılması halinde, istinaf aşamasında birleştirme yapılmasının mümkün olmadığı gözetilerek her iki davanın birleştirilmesi suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-)Tarafların aynı çatı altında ikamet etmeyen kardeşler olmalarına karşın cezalarından TCK'nun 167/2 maddesi uyarınca indirim yapılmaması,
Hukuka aykırı ve sanıkların istinaf itirazlarının bu nedenle yerinde olduğu anlaşılmakla hükmün 5271 Sayılı CMK'nın 289/1 ve 280/1 maddeleri uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)