Yerel Mahkemece Hırsızlık ve İşyeri Dokunulmazlığını İhlal suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne karşı suça sürüklenen çocuk müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mağdurun etrafı 2,5 metre yüksekliğe sahip duvarla çevrili bir binada hurdacılık işyeri işlettiği, tanık Y. D.'ın olay günü gündüz saat 14.20 sıralarında ikametindeki köpeğin bağırma sesi üzerine suça sürüklenen çocukların mağdura ait işyerinin duvarlarından atladığını, beraberlerinde bir çuval bulunduğunu gördüğü, durumlarından şüphelendiği, yaptığı takip sonucunda istinaf dışı suça sürüklenen çocuklardan S. G.'ü çuval ile birlikte yakaladığı, incelemeye esas suça sürüklenen çocuğun kaçtığı, kolluk görevlilerinin olaya el koyduğu, çuvalda yapılan incelemede içerisinde mağdurun işyerinden alınmış iki adet yuvarlak demir motor kapağı, 40 cm lik yuvarlak demir boru, 30x30 cm ebatlarında demir motor kapağı bulunduğunun belirlendiği, görevlilerin mağdur ile iletişim kurduğu, bu şekilde malların mağdura ait olup işyerinin içiresinden alındığının tespit edildiği, malların mağdura teslim edildiği, mağdurun olayla ilgili şikayetçi olmadığı,
Suça sürüklenen çocukların alınan savunmalarında eylemi yukarıda tarif edilen şekilde işlemediklerini kabul ettikleri, Mahkemenin suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan şahsi ve sosyal durumu ile kişilik hallerine ilişkin bilgilere nazaran, dosyaya bir katkı sağlamayacağından bahisle sosyal inceleme raporları almadığı,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 2014/190 esas sayısına kayden yapılan yargılama sonunda cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 05.04.2016 günü kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 23.05.2016 günü benzer nitelikte yeni bir suç işlediği, bu suça ilişkin yargılamanın Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/452 esas sayalı dosyası üzerinden yapılarak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine hükmün açıklandığı görülmüştür.
1-)İşyeri Dokunulmazlığını İhlal suçundan verilen hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı,
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hakimin takdirine ve özellikle kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği,
Yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Bu bağlamda ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-)Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Sanık hakkındaki kamu davası sırasında duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü ve 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-b maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirecek ve aynı Yasanın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olmadığı, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hakimin takdirine ve özellikle kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,
Bununla birlikte, TCK'nun 145. maddesine göre, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebileceği, bu şekilde hâkime, cezada indirim yapma veya ceza vermeme yönünde geniş bir taktir yetkisi tanındığı, maddedeki tarifte hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı ile neyin kastedildiğinin tereddütleri önleyecek şekilde açıklığa kavuşturulmadığı; hâkime; 5237 Sayılı TCK'nun 3. maddesinde öngörüldüğü üzere, “işlenen somut fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde ceza adaletini sağlamak adına, failin kişiliği, suçun işleniş şekli ve özellikleri, mağdur veya sanığın konumu, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, faili meydana gelen haksızlığa iten etkenler ve bu haksızlığın mağdur üzerindeki etkileri gibi hususiyetler göz önünde bulundurularak geniş bir takdir ve değerlendirme yetkisi tanındığı; buna göre, az olarak kabul edilebilecek bir değerin, ceza verilmemeyi nesafeten haklı saydıracak ehemmiyetsiz ölçüde ve alt düzeyde bulunmasının gerektiği,
Maddedeki tarif ve somut olay birlikte ele alındığında, suça konu malın suç tarihi itibariyle mevcut olan değerinin azlığına nazaran, işlenen somut fiilin dosyaya yansıyan ağırlığıyla orantılı olacak şekilde ceza adaletini sağlamak adına malın değerinin azlığına dayalı olarak ceza indirimi yapılmamasının hukuka aykırı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf iddialarının bu nedenle yerinde olduğu, aykırılığın 5271 Sayılı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu anlaşılmakla,
İstinaf incelemesine tabi kararın hırsızlık suçundan yapılan uygulamaya ilişkin A başlıklı bölümünün TCK'nun 142/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin 1 numaralı maddesinden sonra gelmek üzere;
"Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı, suçun işleniş şekli ve özellikleri, mağdur veya sanığın konumu, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, haksızlığın mağdur üzerindeki etkileri nazara alınmak suretiyle işlenen somut fiilin dosyaya yansıyan ağırlığıyla orantılı olacak şekilde ceza adaletini sağlamak adına hükmedilen cezanın TCK'nun 145. Maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirilmesiyle suça sürüklenen çocuğun 1 yıl HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, "
Cümlesinin eklenmesi, sonraki 2 ila 8 Sayılı madde numaralarının 3 ila 9 Sayılı olarak değiştirilmesi, TCK'nun 35, 31/3, 62 ve 52/2 maddelerinin uygulanmasına ilişkin maddelerde yer alan, sırasıyla olmak üzere "1 yıl", "8 ay", " 6 ay 20 gün" ve "4.000 TL" ibarelerinin çıkarılmasına, yerlerine, sırasıyla olmak üzere "6 ay", "4 ay" ," 3 ay 10 gün" ve "2.000 TL" ibaresinin eklenmesi, suretiyle DÜZELTEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)