Yerel Mahkemece Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mağdurun bina vasfındaki ikametinin ve ahırının önündeki etrafı tel örgülerle çevrili bir bahçede kivi yetiştiriciliği yaptığı, olay tarihinde kivilerin mağdurun bilgisi ve rızası dışında kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce toplandığının belirlenmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, kivi alımı yapılan işyerleri bölgesine geliş ve gidiş güzergahlarındaki kameraların aldığı görüntülerin izlendiği, bu şekilde plakası tespit edilen bir aracın istinafa gelmeyen sanıklardan ..... adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, bunun üzerine olay yerine geliş ve gidiş güzergahlarındaki kameraların aldığı görüntülerin izlendiği, bu şekilde aracın olay günü gecesi saat 02.51 de olay yeri bölgesine geldiğinin tespit edildiği, aracın içinde araç sahibi sanık ile istinafa gelen sanık olduğu halde yakalandığı,
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun suçlamaları kabul ettikleri, .....'ın gözcülük yaptığını, diğerlerinin kivileri toplayıp araca yüklediklerini, ardından kivi alım işi yapan tanık .....'a 556 TL karşılığında sattıklarını anlattıkları,
Tanık .....'ın sanıklar ve suça sürüklene çocuk savunmalarını doğruladığı, kivileri satın aldığını, bedelin 100 TL nı peşin olarak ödediğini, olayın ortaya çıkması üzerine kivilerin kendisinde kaldığını, tahsil ettiği para ile ödenmesi kararlaştırılan kalan bedeli mağdura iletilmek üzere kolluk görevlilerine teslim ettiğini anlattığı,
Mağdurun zararının giderildiğinden bahisle şikayetçi olmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre,
1-) 5271 Sayılı Kanun'un 182/1 maddesinde "Duruşma herkese açıktır " hükmünün yer aldığı, aynı Yasa'nın "Zorunlu kapalılık" başlıklı 185. maddesinde; “Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır." şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, istinaf dışı suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olduğu 10.05.2018 tarihli 1 Sayılı celsenin kapalı yapılarak sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarının da kapalı yapılan bu oturumda alınmış olması,
2-) Türk Medeni Kanunun 763. maddesi uyarınca sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun kivileri üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devrettikleri anda eşya üzerindeki tasarruf yetkilerinin ortadan kalkması, eşyayı sattıkları yeri göstermelerinden sonra eşyanın ya da bedelinin satın alandan geri alınarak mağdura iadesi edilmesi hususunun sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir iade veya tazmin olarak kabul edilememesi, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında suça konu eşyayı sattıkları kişiden ücretini ödemek suretiyle geri alarak mağdura aynen iade etmeleri veya kendileri ya da kendilerinin girişimleri sonucu üçüncü bir kişi tarafından suça konu eşyanın bedelinin mağdura ödenmesi ve benzeri durumların gerçekleşmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olabilmesi, kısmi iade durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızasının aranması,
Tanık .....'ın anlatımları uyarınca olayın ortaya çıkması üzerine kivilerin tanıkta kalması, tanığın sanıklara ödediği 100 TL para ile ödenmesi kararlaştırılan kalan bedeli mağdura iletilmek üzere kolluk görevlilerine teslim ettiğini anlatması, sanıkların tanığın uğradığı 100 TL tutarlı zararı karşıladıklarına dair dosyada bir bilgi bulunmaması karşısında, kısmi olarak gerçekleşen iade kapsamında mağdurun rızası sorulmadan sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
3-) Dosya içerisindeki kolluk tutanağına göre, suça konu kivilerin mağdura ait ikametin ve ahırın önündeki etrafı tel örgülerle çevrili bir bahçeden alındığının açıklanmış olması karşısında, bahçenin mağdura ait binaların eklentisi olup olmadığını gösterir fotoğrafların temin edilerek sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken duruşmaya devamla hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı ve sanığın istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle CMK'nın 289/1-f, 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sanığın kazanılmış haklarının CMK 283/1 maddesi gereğince saklı tutulmasına, 5271 Sayılı CMK'nın 286/1 ve 289/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 05.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)