Yerel Mahkemece hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükme karşı suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-)Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin incelenmesinden;
Kararın 08.01.2019 tarihinde sistem üzerinden üzerinden onaylanıp iş kapama işlemi yapılması suretiyle mahal Cumhuriyet Savcısının kullanım ekranına ulaştırıldığı, mahal Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun ise yine sistem üzerinden üzerinden onaylanıp iş kapama işlemi yapılması suretiyle 17.01.2019 tarihinde mahkemenin kullanım ekrarına ulaştırıldığı anlaşılmakla, yasal sürenin dolmasından sonra istinaf başvurusunda bulunulmuş olması nedeniyle CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf talebinin incelenmesinden;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılanın müdürlüğünü yaptığı ilköğretim okuluna olay günü gecesi birinci kattaki tuvalet bölümüne açılan pencere üzerindeki camın kırılarak içeri girilmesi suretiyle ikinci katta bulunan 5 adet projeksiyon cihazının çalındığı,
Okulun önünü gösteren güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucunda gec saat 23.18 sıralarında aralarında suça sürüklenen çocuğun da bulunduğu üç şahsın okul önünden geçtiğinin belirlendiği,
Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu doğruladığı, o saat itibariyle okul önünden geçtiği esnada bir çuval içerisinde olmak üzere suça konu malları bulduğunu, daha sonra emaneten arkadaşı .... ....' a bıraktığını anlattığı,
.... ....' ın suça sürüklen çocuğu doğruladığı, malları yine emaneten ....' ın aracının bagajına koyduğunu beyan ettiği,
....' ın da .... ....'ı doğruladığı, malların bu şahıztan alınarak katılana tesliminin sağlandığı,
Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay yeri okuluna gece saat 23.00 sıralarında açık bulunan kapıyı kullanarak girdiğini ve 1 adet projiksiyon cihazı aldığını, ele geçen diğer cihazların Ö. Kurtuluş isimli şahıs tarafından alındığını anlattığı,
Sosyal inceleme raporunun alındığı,
Mahkemenin 2012/801 esas sayısına kayden yapmış olduğu yargılama sonunda suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, bu kararın itirazen 14.01.2014 günü kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 01.11.2016 günü kasıtlı yeni bir suç işlediği, bu suça ilişkin yargılamanın Pazar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/455 esas sayılı dosyası üzerinden yapılarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonrasında hükmün açıklandığı ,dosya içerisinde sosyal inceleme raporunun bulunduğu görülmüştür.
A. yargılanma hakkı, Anayasanın 36/1. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6/1. maddesinde de “Herkes davasının, … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak, … görülmesini isteme hakkına sahiptir..” denilerek teminat altına alınmıştır.
A. yargılanma hakkının muhtevası, savunma ve müdafii yardımından faydalanma hakkı yönünden iç hukukumuzun da bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, bir suç ile itham edilen herkes, kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafiin yardımından faydalanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek hakkına sahiptir. Anılan madde gereğince, bir suç isnadı altında bulunan kişi savunma hakkının kullanılmasında, kendisini bizzat savunma, seçtiği bir müdafi yardımından yararlanma ve bir müdafi tayin etme imkanından yoksun ise ve adaletin selameti için gerekli görülürse re'sen atanacak bir müdafi yardımından yararlanma olmak üzere üç ayrı hakka sahiptir. Bu nedenle, suç isnadı altında bulunan kişinin kendisini bizzat savunması talep edilemez. Savunma hakkının etkin bir şekilde kullanma imkânını sağlayan müdafi yardımından yararlanma hakkı aynı zamanda adil yargılanma hakkının diğer bir unsuru olan “silahların eşitliği” ilkesinin de gereğidir
Yasa koyucu belli hallerde müdafii mecburiyeti öngörmüştür. Bu hallerde müdafiinin işlemlerde hazır bulunması adalet gereğidir. Bu hallerden bir tanesi de CMK nun 150/2 maddesinde yer almıştır. Maddeye göre müdafii bulunmayan çocuğa müdafi atanması zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında,
1-)Suça sürüklenen çocuğa yaşı nedeniyle CMK nun 150/2 maddesi gereğince zorunlu olarak müdafi atanmış olmasına rağmen, atanan müdafiin mazeret bildirerek katılmadığı 14.06.2013 tarihli duruşmada mazeretin kabul edilip yeni bir müdafi atanması yoluna gidilmeden suça sürüklenen çocuğun savunmasının müdafisi olmadan alınması suretiyle CMK'nın 150/2, 188/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlaması,
Kabule göre de,
2-)Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan beyanlarında görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu doğrulaması, suça konu malları emaneten arkadaşı .... ....' a bıraktığını anlatması,.... ....' ın suça sürüklen çocuğu doğrulaması, malları yine emaneten ....' ın aracının bagajına koyduğunu beyan etmesi, malların adı geçenden alınarak katılana tesliminin sağlanması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlığa dayalı olarak uygulama yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,
3-)İddianamede yaş nedeniyle TCK nun 31/2 maddesi uyarınca uygulama yapılmasının istenilmesine rağmen ek savunma hakkı tanınmadan TCK nun 31/3 maddesi uyarınca uygulama yapılması,
4-)Suça sürüklenen çocuğun sabıka ilamına göre daha önce hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin hakkında mala zarar verme suçundan verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK nun 50/3 maddesi uyarınca zorunlu olduğu halde seçenek yaptırıma çevrilmemesi,
5-)Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eylemi nedeniyle suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK nun 142/1-b maddesince cezalandırılması gerekirken TCK nun 142/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması,
6-)Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında müdafisi olmadan alınan beyanında olay yeri okuluna gece saat 23.00 sıralarında açık bulunan kapıyı kullanarak girdiğini ve 1 adet projiksiyon cihazı aldığını, ele geçen diğer cihazların Ö. Kurtuluş isimli şahıs tarafından çalındığını anlatması karşısında adı geçen hakkında ihbarda bulunularak hakkında dava açılması halinde mevcut dava ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken duruşmaya devamla hüküm kurulması,
7-)Suçun işlendiği yerin okul olması ve işyeri niteliğinde olduğunun anlaşılması ve eylemin başkalarının girmesi için açık bir rızaya ihtiyaç duyulan saatte işlenmesi karşısında, eylemin ayrıca iş yeri dokunulmazlığı suçuna vücut verip vermediğinin tartışılmaması amacıyla suç duyurusunda bulunulmaması,
Hususlarının CMK'nun 289/1-f. maddesine aykırılık teşkil ettiği, üst Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazlarının bu nedenle yerinde olduğu anlaşılmakla hükmün 5271 Sayılı CMK'nın 289/1-e ve 280/1 maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
SONUÇ: Dair, Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun reddi kararı yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine İTİRAZ yolu açık olmak üzere, sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurusu kapsamında verilen bozma kararı yönünden ise 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 29/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)