Yerel Mahkemece Hırsızlık suçundan verilen düşme hükmüne karşı o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
.... isimli şahsın 13.07.2017 günü kolluk birimine müracaat ederek 07.07.2016 günü 1608 TL bedel ile aldığı cep telefonu cihazını küçük mağdur A. Kaan Erdoğan'a hediye ettiğini, müracaat günü mağdurdan aldığı bilgi uyarınca cihazın çalındığını öğrendiğini bildirmek suretiyle şikayetçi olduğu,
Küçük mağdur temin edilemediğinden beyanına başvurulamadığı, babası ....'ın sanığın 09.07.2017 günü kendisinin misafiri olarak ikamete geldiğini, bir süre kalıp ayrıldığını, daha sonra küçük mağdurun eve geldiğini, telefonununu bulamadığını, durumu ....'ya aktardığını, bu şahsın şikayet ihbarından sonra sanığın kendisine ulaştığını, telefonu kendisinin zannederek şaka yapmak amacıyla aldığını anlattığını, mevcut haliyle tam ve eksiksiz olarak iade ettiğini beyan ettiği,
Sanığın .... anlatımlarını doğruladığı, evden ayrılışı sırasında cihazın bu şahsa ait olduğu zannıyla şahsa şaka yapmak için aldığını, daha sonra köye gittiğini, dönüşüne fırsat kalmadan suç ihbarının yapıldığını, ihbarı öğrenir öğrenmez cihazı getirip teslim ettiğini anlattığı,
....'nın .... ve sanık anlatımlarından hareketle şikayetinden vazgeçtiği,
Sanık hakkında küçük mağdura yönelik hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK nun 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
Mahkemenin küçük mağdurun babası .... ve sanığın beyanlarına başvurmak suretiyle eylemi TCK nun 146. maddesinde tanımlanan ve şikayete bağlı kovuşturulabilen kullanma hırsızlığı suçu olarak vasıflandırdığı, olayın mağduru olan küçüğü duruşmadan haberdar etmediği, şikayetçi olmadığına dair beyanı bulunmamasına rağmen şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşmesine karar verdiği,
O yer Cumhuriyet Savcısı istinaf dilekçesinde eylemin bina dahilinden hırsızlık suçunu teşkil ettiğinden bahisle sanık hakkında bu suçtan mahkumiyet kararı verilemesi için kararın kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte ele alındığında;
1-)Suça konu malın sahibinin ve zilyedinin ……. olmasına, iddianame içeriğinde bu hususun açıklanmasına, iddianame başlığında açık kimlik bilgilerinin yer almasına, eylemin şikayete bağlı kovuşturulabilen kullanma hırsızlığı suçu olarak vasıflandırılmasına ve dosya içerisinde mağdura ait soruşturma beyanı da bulunmamasına karşın, mağdurun duruşmadan haberdar edilmeksizin tensiple birlikte dinlenilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle CMK nun 289/1-e maddesine aykırı olarak taraf teşkili sağlamadan yargılamaya devam ederek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-)Kabule göre de, hırsızlık suçunda kastın varlığından bahsedilmek için; failin, başkasına ait olduğunu ve zilyedinin rızasının bulunmadığını bildiği bir malı faydalanmak maksadına yönelik olarak bulunduğu yerden almasının yeterli olması karşısında, sanığın hırsızlık yapma kastının mevcut olup olmadığının tespiti açısından, ....'dan sanık ile aralarında şaka yapılabilecek nitelikte arkadaşlık ilişkisi bulunup bulunmadığı, cihazın alınmasından kaç gün sonra iade edildiği, cihazın alınmasından iadesine kadar geçen süre içerisinde kullanılıp kullanılmadığı hususları ayrı ayrı araştırılıp tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa ait cihazı şaka amaçlı olarak aldığına dair hayatın olağan akışına uygun düşmeyen kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmaya itibarla hüküm kurulması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 5271 Sayılı CMK'nın 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5271 Sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)