Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkında incelemeye geçildi.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, takdire göre Suça konu 735 parsel numaralı taşınmazda sanığın babası ve katılanın paylı mülkiyet sahibi oldukları, katılan A. A.'ın talimat mahkemesindeki ifadesinde; sanığın amcasının oğlu olduğunu, babasının üç kardeş ve arazilerinin bir olduğunu, babası vefat edene kadar bu arazileri ektiklerini, bir ihtilaf bulunduğunu ancak babası sağ olduğu için ses etmediklerini, babası ve amcası V. öldükten sonra birlik olan malları bölüşelim dediklerini, bir kısım kendisine düşen payı tapuda sanık N.'ye devrettiğini ancak tapularda bir karışıklık olduğunu belirttiği, sanığın savunmalarında; herhangi bir şekilde katılanın yerini kullanmadığını, Jandarma ve tapucularla tarlaları gezdiklerini, burada 60 m2 yeri çevirdiğini, tapucunun yaptığı ölçümde kendisini destekleyerek 60 m2 hakkının olduğunu söylediğini, kimsenin yerinin belli olmadığını, sürekli bu belirsizlikten dolayı aralarında sorun çıktığını, katılandan başka arazi de satın aldığını parasını ödediğini belirttiği, taşınmazdaki paylı mülkiyet halinin rızai ya da kazai taksimle çözülmediği, maliklerin her birinin taşınmazın tamamında payları oranında hak sahibi oldukları ve sanığın diğer paydaşların tasarruf etmesini engellediğine dair bir iddianın da ispat olunmadığı cihetle; Oluş ve dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan beyanı, tapu kayıtları, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu içeriği nazara alındığında sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de, 20/7/2017 tarihli ve 7035 Sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gözetilerek, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5271 Sayılı Kanun'un 303/1.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık N. A.'ın mahkumiyetine ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerine “sanık N. A.'ın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı CMK'nın 223/2(c) maddesi gereğince BERAAT'ine, yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
SONUÇ: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286/1, 291/1.maddeleri gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine bir beyanda bulunulması ve beyanın tutanağa geçirilip Hakime onaylatılması veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla, ceza evinde bulunanlar için cezaevi idaresi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde Temyiz yasa yolu açık olmak üzere 29.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)