(5271 S. K. m. 216, 273)
Yerel mahkemece "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyete yönelik hükme, sanıklar ….., ….. ….. ve …… tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya incelendi gereği görüşüldü;
1-Sanık …. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 28/01/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı, sanığın CMK'nun 273. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 11/02/2019 günü istinaf başvurusunda bulunduğunun anlaşılması karşısında;
İstinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 273. maddesinde belirtilen süresi içerisinde yapılmadığı,
Anlaşıldığından, aynı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, kararın istinaf başvurusunda bulunan sanığa tebliğine,
2-Sanıklar .., ….. ve ….. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet istinaf incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK.'nun 216. maddesinde; "(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.
(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.
(3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir. (Ek cümle: 15/8/2017-KHK-694/148 md.) Bu aşamada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması hükmün açıklanmasına engel teşkil etmez." hükmüne rağmen,
Karar celsesi olan 09/01/2019 tarihli celsede, sanık …..'ün segbis ile duruşmada hazır olduğu belirtilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından Cumhuriyet Savcısı esas hakkında mütalaasını verdikten sonra, hazır bulunduğu belirtilen sanık ……'a esas hakkındaki savunması ve son sözü sorulmadan yargılamanın bitirildiği, yasa yolu bildiriminde ise sanık …..'ün yokluğunda karar verildiğinin belirtildiği, bu şekilde duruşma zabtının karıştırıldığı, sanık ….'ün segbis ile duruşmada hazır edilmesine rağmen duruşmaya katılımı sağlanmadan son söz hakkının sanığa verilmesi gerektiği halde bu yapılmadan hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 196/2, 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlaması,
Hukuka aykırı sanıklar …, ….'nın eyleminin de bu eylemle bağlantılı olması nedeni ile sanıkların istinaf nedenleri bu bakımdan yerinde görülmekle, CMK'nın 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Bozma kararı yönünden kesin; sanık …..'ün istinaf başvurusunun reddi kararı yönünden ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunulup tutanak tutturulup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, 08/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)