T.C
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1285
KARAR NO: 2024/1629
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2023
NUMARASI: 2023/251 ESAS - 2023/1415 KARAR
İSTİNAF KANUN YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAHİLİ DAVALILAR: ...
VEKİLLERİ:... .
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Atık Su Bedelinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 04/12/2024
Taraflar arasında görülen dava sonucu verilen yerel mahkemenin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında Merkezi Takip Sistemi üzerinden ... sayılı dosya ile yürütülen icra dosyasında davalı tarafın borca itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazının haksız olup itirazında kötüniyetli olduğunu, davalı tarafça vadesi geçmesine rağmen ödenmeyen borçların olduğunu, davalı ile anlaşmaya varabilmek üzere arabuluculuğa başvurulduğunu ancak çözüme varılamadığını beyanla borçlunun Merkezi Takip Sistemi'nin... E. sayılı dosyası dolayısıyla, borca ve MTS takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Ölen davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak iddiasını kabul etmemekle birlikte zamanaşımı definde bulunduklarını, davalı hakkında usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını, davalının Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yaptığı kira sözleşmesi gereğince ... ili ... ilçesi İmaret Mahallesi... ada ... parsellerde kayıtlı kaplıca hamamında kiracı olarak bulunduğunu, davalı kurumca tanzim edilen ve...sicil numarası verilen abone kaydının sıcak su atıksu aboneliğinin olduğunu, davalı kurum tarafından müvekkili kiracısı olduğu hamam işletmesinde kullanılan sıcak suya ilişkin olarak atıksu kanalizasyon hizmeti verilmediğini beyanla davanın reddine, dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "...Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan ve davalının itirazı üzerine duran Merkezi Takip Sistemi'nin...E. sayılı dosyasının devamını sağlamak amacı ile eldeki davayı açmış davalı cevap dilekçesi davanın reddini istemiştir.
Merkezi Takip Sistemi'nin ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının SASKİ, borçlunun ise ... olduğu, toplam 218.255,86-TL alacak için takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 10/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/01/2023 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
...Vergi Dairesi'nin 10/03/2023 tarihli cevabi yazısı ile davalının Hamam İşletmeciliği işine 08/06/1993 yılında başladığı ve halen aynı adreste faaliyetine devam ettiği, İşletme Defteri tuttuğu tespit edildiği bildirilmiştir.
... Belediye Başkanlığı'nın davalıya ait abonelik sözleşmesi temin edilerek dosyamıza eklenmiştir.
Mahkememizce 20/09/2023 tarihinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmış, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, Dosya kapsamı ve keşif esnasında yapılan incelemede, dosyaya temin edilen faturalardan, davalının kiracı olarak bulunduğu ... Kız Gözü Vakfı Hamam İşletmesi adına düzenlenmiş atık su hizmet fatura bedelinin olduğu, yerinde yapılan incelemede, davalının davacı kurumdan atık su hizmetinden yararlanmadığı, sıcak atık suyun yukarıda fotoğraflarla izah edildiği üzere, hamamdan çıkıp ... gittiği, oradan da Tersakan Irmağı'na karıştığı, bu durumun .. Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün 05/10/2023 tarih E-22112797-641.032.01-510849 sayılı yazısında da beyan edildiği, abonelik sözleşmesinin taraflarının, dosyada bulunan abonelik evraklarından, davalı ile davacı kurum olduğu, davalının vekil ile sözleşmeyi imzalattığı, her ne kadar davalı, vekiline abonelik sözleşmesi imzalatmak için yetki vermediğini beyan etse de, vekaletnamenin ve beyanın takdirinin mahkemeye ait olduğu, vekil tayin ettiğine dair noter evrakının dosyada olduğu, aboneliğin su/atık su aboneliği için olduğu, abonelik devrine ilişkin bir belgeye rastlanmadığı, keşif esnasında yapılan incelemede, davalının, davacı kurumdan atık su için hizmet almadığı, davacının atık su için talep edebileceği su alacağı bedelinin, davalının, davacı kurumdan kanalizasyon şebeke hattından hizmet almadığı için davacının alacağının takdiri mahkemeye ait olmak üzere olmayacağı kanaatine varıldığı, abonelik sözleşmelerinde gecikme zammına ilişkin açık düzenleme bulunup bulunmadığı incelendiğinde, abonelik sözleşmesi net olarak okunmadığı için, sözleşmede gecikme zammına ilişkin bir tespit yapılamadığı, ancak sözleşmenin okunabilen 1. maddesinde, SASKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin geçerli olduğu belirtildiğinden, yönetmelikte, zamanında ödenmeyen borçlar için, “Aboneler, tahakkuk eden fatura bedellerini bildirimde belirtilen son ödeme gününe kadar ödemekle yükümlüdürler. Abonelikte kimse bulunmazsa abonelik adresine bırakılan faturada belirtilen su/atıksu borcu kesme ihbarnamesi ile aboneye bildirim yapılmış sayılır.” hükmünün yer aldığı, buna göre, 19/10/2022 tarihinde davalıya vadesi geçmiş ve geçmemiş ana borç:158.170,77-TL., gecikme: 25.941.93-TL. olmak üzere toplam 184.112,70-TL. borç olduğuna ve suyun kesileceğine dair bir ihtarname yapıldığı, bu ihtarnamede, borcun ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmediği takdirde suyun kesileceği ve icra takibine gidileceği belirtilmiştir. İhtarname tebliğ tarihinin 01/11/2022 olduğu, davalının tebliği elden aldığı işbu ihtarnamenin üzerinde yazmaktadır. Gecikme faizi hesabı, ihtarname tarihinden icra takip tarihine kadar olan süre için amme alacağının 51. maddesinde yer alan faiz oranlarına göre hesaplandığını, fatura tarihlerine işlemiş faiz: 45.614,56-TL. asıl alacak: 182.461,50-TL, gecikme zammı KDV'si: 8.210,62-TL. olmak üzere toplam 236.286,68-TL. olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında ... vekaleten ... tarafından imzalanan 30/01/2017 tarihli Su/Atıksu Abone Sözleşmesinin bulunduğu sabittir. Her ne kadar davalı davacı ile sözleşmenin imzalanmadığını beyan etmişse de sözleşmenin davacıyı temsilen vekili sıfatıyla .......... tarafından imzalandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ve ...Noterliği'nden celp edilen 3396 yevmiye numaralı 28/06/2012 tarihli vekaletnamenin incelenmesinden dava dışı vekilin sözleşmeyi imzalamaya ve işyeri ile ilgili tüm işlemleri yürütmeye yetkili kılındığı anlaşılmış, buna ilişkin savunmaya itibar edilmemiştir. Kaldı ki davalı vekili vekilin azline ilişkin bir savunmada getirmemiştir.
Davacı kurumdan celp edilen 27/09/2023 tarihli yazı cevabı ve bilirkişi raporu ile takibe konu edilen faturaların davalının kiracı olarak bulunduğu ... ....Hamam İşletmesi adına düzenlenmiş atık su hizmet fatura bedelinin olduğu anlaşılmıştır.
Burada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık davalının davacının atık su hizmetinden, kanalizasyon hattından yararlanıp yararlanmadığı davalı idare tarafından atık su bedelinin talep edilip edilemeyeceğidir.
Davaya konu işyerinin vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak işletilen hamam işletmesi olması nedeni ile Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak atık su tesisat projesinin olup olmadığı hususu sorulmuş 05/10/2023 tarihli yazı cevabında mülkiyeti.... ait olan kaplıca hamamının 13. Yüzyılda inşa edilmiş olup, kadimden beri mevcut ... akan atık su hattının mevcut olmakla, idareleri nezdinde atık su tesisat projesinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile de davalının davacı kurumdan atık su hizmeti almadığı, sıcak atık suyun hamamdan çıkıp ... gittiği, oradan da Tersakan Irmağı'na karıştığı, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Saski Tarifeler Yönetmeliğinde atık su bedelinin alınması için gereken koşulların davaya konu abonelikte olmadığı, atık suların uzaklaştırılması hususunda davalı idare tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığı, sözkonusu alanda dava konusu işlem tarihinde davalı idarenin kanal kolektör hattının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının yararlanmadığı hizmete ilişkin fatura düzenlenmesinin ve takip başlatılmasının haksız davalının itirazında haklı olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan nedenler davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince rapora karşı itiraz dilekçesinde 30/01/2017 tarihli sözleşmenin 4. ve 5. Maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği beyan edilmiştir. Davalının işletmesinin niteliği gereği su abonesi olmadığı, doğal yoldan çıkan sıcak suyu işletmesinde kullandığı bu sebeple 4. Maddenin şartlarının olayda olmadığı yine davaya konu kaynak suyunun temininin davalı tarafından kendi imkanıyla sağlanmadığı, temininin ve uzaklaştırılmasının kadimden gelen atık su hattıyla sağlandığı, davalının davacıya ait fosiptik çukur, kanalizasyon kuyusu, hattı vb kullanmadığı, davalının sıcak suyun kullanılmasından sonra atık suyun bertarafın için herhangi bir işlem yapmadığından 5. Maddenin şartlarının da olayda olmadığı değerlendirilmiş buna yönelik itirazları da yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, alacağının tahsili için başlatılan icra takibi, var olduğu düşünülen alacağın tahsili amacına yönelik olup, davalının icra takibinde haksız olduğu yargılama sonunda belirlenmiş ise de, icra takibinde haksızlık, icra takibinin salt bu nedenle kötüniyetle başlatıldığının kabulü için yeterli değildir ve takibin kötüniyetli olduğuna dair somut bir kanıt bulunmadığı değerlendirildiğinden (Bkz: Yargıtay 23. HD.nin 19/11/2015 tarih ve 10397/7441 sayılı kararı), davalının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalının arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de davanın reddolması sebebiyle davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." şeklinde belirtilen gerekçeler ile, 1-Davanın reddine, 2-Davalının tazminat isteminin reddine, dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; önceki iddialarını da tekrarla, müvekkili ile davalı arasında 30/01/2017 tarihli su/atıksu abone sözleşmesi bulunduğunu, yine aynı tarihli "mevcut takılı olan su sayacıyla sıcak su atıksu abonesi yapılmasını ve sayacın ve sayaç yerinin değiştirilmesi halinde Saski'ye bildireceğimizi, bildirmediğimiz taktirde Saski tarafından uygulanacak olan her türlü cezai ve yasal işlemi kabul ve taahhüt ederiz" beyanını içeren davalı tarafından verilen taahhütname bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre; kullandıkları suyu kanalizasyona, açık kanal görevi gören derelere ve alıcı ortamlara (göl, deniz, foseptik vb) deşarj edenler de tükettikleri kadar su kirleteceklerinden atıksuların uzaklaştırılması hizmetlerine karşılık, atıksu bedeli ödemekle yükümlü olduklarını, taraflar arasındaki sözleşme ve davalı tarafından verilen taahhütnameye göre, davalının atıksu bedeli ile sorumlu olduğunu, atıksu abonesinin kanalizasyon (atıksu) atığını çevre sağlığını tehdit edecek şekilde dereye akıtması yasal olarak da uygun olmayıp SASKİ Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasına göre kanalizasyon hattına bağlaması, bu durumun mümkün bulunmaması durumunda ise işletmeye ait fosseptikte toplaması gerektiğini, düzenlenen bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda; sıcak su atığının nereye aktığını tespit etmek için sıcak su havuzlarının açtırıldığını, havuzlar açtırılınca suyun debisinin arttığını ve davaya konu vakıf hamamının atık suyunun ... aktığının tespit edildiğini,...de gelen sıcak atık suyun... karıştığının tespit edildiğinin belirtildiğini, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerin bilimsel olmadığını, ... akan suyun hamam suyu olduğuna dair teknik bir inceleme yapılmadığını, bu durumun tespitinin makine mühendisinin görev alanı dışında olduğunu, dolayısı ile makine mühendisi bilirkişinin bu durumu tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, hamam suyunun dereye akması davadaki haklılığını değiştirmediğini, taraflar arasındaki sözleşme, davalı tarafından verilen taahhütname ve yasal düzenlemelere göre davalının atıksu bedelinden sorumlu olduğunu, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını ve kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı tarafça istinaf başvuru dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, itirazın iptali (Atık Su Bedelinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.
Bu itibarla, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, beyanlara, bilirkişi raporuna ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeter açıklıkta bulunduğu, özellikle yerel mahkemenin "...Davacı kurumdan celp edilen 27/09/2023 tarihli yazı cevabı ve bilirkişi raporu ile takibe konu edilen faturaların davalının kiracı olarak bulunduğu ... İşletmesi adına düzenlenmiş atık su hizmet fatura bedelinin olduğu anlaşılmıştır. Burada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık davalının davacının atık su hizmetinden, kanalizasyon hattından yararlanıp yararlanmadığı davalı idare tarafından atık su bedelinin talep edilip edilemeyeceğidir. Davaya konu işyerinin vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak işletilen hamam işletmesi olması nedeni ile Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak atık su tesisat projesinin olup olmadığı hususu sorulmuş 05/10/2023 tarihli yazı cevabında mülkiyeti ... ait olan kaplıca hamamının 13. Yüzyılda inşa edilmiş olup, kadimden beri mevcut ... akan atık su hattının mevcut olmakla, idareleri nezdinde atık su tesisat projesinin bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile de davalının davacı kurumdan atık su hizmeti almadığı, sıcak atık suyun hamamdan çıkıp ... gittiği, oradan da Tersakan Irmağı'na karıştığı, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan Saski Tarifeler Yönetmeliğinde atık su bedelinin alınması için gereken koşulların davaya konu abonelikte olmadığı, atık suların uzaklaştırılması hususunda davalı idare tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığı, sözkonusu alanda dava konusu işlem tarihinde davalı idarenin kanal kolektör hattının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının yararlanmadığı hizmete ilişkin fatura düzenlenmesinin ve takip başlatılmasının haksız davalının itirazında haklı olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan nedenler davanın reddine karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçelerini içerir istinaf incelemesine konu davanın reddine dair kararının neticesi itibarı ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafın istinaf başvurusu sebebiyle alınması gerekli istinaf harçları davacı taraftan tam ve eksiksiz alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/12/2024
Başkan... Üye...Üye...Katip....
e-imzalı e-imzalıe-imzalı e-imzalı