Yerel Mahkemece kurulan hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
I-Sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı, CMK'nun 193 maddesinin 1. fıkrası "Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında açılan davaya ilişkin asıl dosyada ayırma kararı verilerek mahkemece yeni duruşma günü belirlenmesine müteakip, sanığa “ Geçerli bir mazeret olmadan duruşmaya gelinmemesi halinde yoklukta karar verilebileceği” ihtarını da içeren ayırma ilamı ekli duruşma davetiyesi gönderilerek, sanığın duruşmaya gelmemesi durumunda yokluğunda karar verileceği hususundan usulüne uygun olarak haberdar olması sağlanması gerektiği gözetilmeden, sanığa "Mazeretiniz olmadığı halde duruşmaya gelmediğinizde CMK 176/2 maddesi uyarınca zorla getirileceğiniz, CMK 206/1 madde uyarınca delillerin ortaya konulmasına başlanacağı, CMK 98/3. maddesi gereğince hakkınızda yakalama emri düzenleneceği " ihtarını da içeren duruşma davetiyesi gönderilerek ve sanığa duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda karar verileceğinden usulüne uygun olarak haberdar olması sağlanmadan ve ayırma kararından sonra davanın esasına ilişkin diyeceklerinin sorulması amacıyla duruşmaya katılabilmesi için gerekli işlemler yerine getirilmeden, sanığın yokluğunda duruşma yapılarak hüküm kurulmak suretiyle CMK'nun 193/1 ve 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi,
II-Kabul ve uygulama göre de;
Sanığın soruşturma ve kovuşturma evresinde silahla tehdit suçunu kabul etmemesi, silahın ele geçmemesi, mağdur ....'ın soruşturma evresinde sanıkta tabanca görmediğini, sadece sesini duyduğunu, bu nedenle silah olduğunu anladığını, sanığın, "benden izinsiz gelemez, benim haberim olmadan köye kimse giremez." diyerek tehdit ettiğini belirttiği halde kovuşturma evresinde olaya ilişkin anlatımı bulunmadan sanığın silahla tehdit ettiğini ifade etmesi, mağdur Ş. BÜTÜNER soruşturma evresinde sanığın arabasından sarı renkli altın kaplama tabancasını çıkartıp, Davut'a hitaben "bu terörist burdan gitsin onu da seni de vururum." dediğini, kovuşturma evresinde olaya ilişkin anlatımı bulunmadan sanığın silahla tehdit ettiğini ifade etmesi, olayın tek tanığı olup mağdur ....'ın annesi A. BOZDAĞ, sanığın evin önüne gelerek, "buraya kimse gelemez, ben buranın muhtarıyım. Bana danışacaksınız." diye bağırdığını, sonra arabadan silah çıkardığını görünce engel olup silah arabadan almasına engel olduğunu beyan etmesi karşısında; mağdurların ve tanığın ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf istemleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMK'nun 289/1-(e) maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK'nun 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)