(5271 S. K. 223, 231, 253, 280) (5237 S. K. m. 29, 34, 50, 51, 53, 58, 62, 106, 125, 129) (ANY. MAH. 08.12.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yukarıda açık kimliği ve suçu yazılı sanık hakkında Tokat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarih 2018/65 esas 2018/368 karar sayılı kararı ile verilen hükme yönelik istinaf yoluna başvurulmakla yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 02/01/2018 tarih, 2018/25 esas sayılı iddianamesi ile;" Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki ... ve şüpheli ...'ın aynı iş yerinde çalıştığı şüpheli ...'ın 14/07/2017 tarihinde saat 01:34'te kullanmış olduğu ... numaralı telefonundan, müştekinin kullanmış olduğu ... nolu telefona ''yanına kalmaz bu seninde çocuklarının yanına böyle gideceksin. Seni herkes sikti etti adam yerine koydum yanıma aldım seni ben seni tanınmaz hale getirecem bunu bil yani'' yazılı mesajı göndermek suretiyle müştekiye hakaret ve tehdit ettiği olay nedeniyle müştekinin şüpheliden şikayetçi olduğu,
Soruşturma kapsamında müştekiye ait ... ... marka cep telefonunun incelenmesinde; telefonun mesajlar hanesinde ... telefon numarası üzerinden 14/07/2017 tarihinde saat 01:34'te ''yanına kalmaz bu senin de çocuklarının yanına böyle gideceksin. Seni herkes sikti etti adam yerine koydum yanıma aldım seni ben seni tanınmaz hale getirecem bunu bil yani'' şeklinde sms gönderilmiş olduğunun görüldüğü,
Şüpheli alınan ifadesinde; müşteki şahsa cep telefonu üzerinden mesajlar attığını ancak bu mesajları attığı sırada ameliyattan çıktığı için narkozun etkisi altında olduğunu bundan dolayı ne türde bir mesaj attığını hatırlamadığını beyan etiği,
Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan soruşturma sırasında Tehdit suçunun 6763 Sayılı Kanun ile değişik 5271 Sayılı CMK'nun 253/1-b.3 maddesi gereği uzlaştırma kapsamına alındığı, Hakaret suçunun ise 5271 Sayılı CMK'nun 253/1-a maddesi kapsamında olması nedeniyle dosyanın Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'na gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen 30/10/2017 tarihli rapora göre uzlaşmanın sağlanamadığının anlaşıldığı,
Dosyada mevcut taraf beyanları ile diğer deliller birlikte incelendiğinde, şüphelinin üzerine atılı eylemlerin 5237 Sayılı TCK'nun 106/1-1, 125/1 md.sinde düzenlenen " Tehdit ve Hakaret" suçları kapsamında olduğu anlaşıldığından,
Şüphelinin yargılamasının mahkemenizde yapılarak eylemine uyan suçtan yukarıdaki sevk maddeleri uyarınca Cezalandırılmasına, hakkında 5237 sayılı yasanın 53 maddesi gereğince kasıtlı suçlara mahsus Güvenlik Tedbirlerine Hükmedilmesine," karar verilmesi gerektiğinden bahisle şüpheli hakkında TCK'nın 125/1, 106/1-1.cümle, 53/1 maddeleri ile cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Tokat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarih 2018/65 esas 2018/368 Karar sayılı kararı ile; " Tokat CBS.nın 02/01/2018 tarih ve 2018/25 esas sayılı iddianamesiyle sanığın tehdit ve hakaret suçlarından TCK.nun 125/1, 106/1-1, 53/1. Md.leri uyarınca cezalandırılması istenilmiştir.
Sanık mahkememizdeki savunmasında; " Okunan iddianame ve eklerini anladım, ben bu konuyla alakalı daha önce ifade vermiştim, ifademi aynen tekrar ederim, ben ameliyattan çıkmıştım, narkozun etkisiyle o an telefonu almışım, o anki psikolojik bozuklukla, telefonda mesaj atmışım, ama ben hatırlamıyorum, eşimin geldiğini dahi hatırlamıyorum, tamamen istek dışı narkozun etkisiyle yazmışım, kasıtlı birşey yazmadım, ne yazdığımı bile hatırlamıyorum, suç işleme kastım yoktur, öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın..." şeklinde beyanda bulunarak müştekiye mesaj attığını kabul etmiştir.
Müşteki, sanıktan şikayetçi olduğunu Savcılık ifadesi sırasında mesajları tutanağa geçirttiğini ifade etmiştir.
Müştekinin Savcılık ifadesi incelendiğinde, iddianameye konu mesaj içeriklerinin zabıt altına alındığı anlaşılmıştır.
5237 Sayılı TCK'nun 125/1 maddesinde "bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencid edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnad eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişinin üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmektedir. TCK'nun 106/1-1 cümlesinde ise "bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, mal varlığı itibari ile büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya para cezasına hükmonulur" şeklindedir.
Soruşturma sırasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
İddianame içeriğindeki mesajların "seni herkes siktir etti" sözünün hakaret içerdiği, "ben seni tanınmaz hale getireceğim bunu bil yani" şeklindeki sözün ise vücut dokunulmazlığına karşı bir eylem gerçekleştireceğine ilişkin tehdit kapsamında bir suç olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, sanık savunması, müşteki beyanı, mesaj tespit tutanakları, olaya ilişkin düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan ... ve sanık ...'ın aynı iş yerinde çalıştıkları sanık ...'ın 14/07/2017 tarihinde saat 01:34'te kullanmış olduğu ... numaralı telefonundan, katılanın kullanmış olduğu ... nolu telefona ''yanına kalmaz bu senin de çocuklarının yanına böyle gideceksin. Seni herkes siktir etti adam yerine koydum yanıma aldım seni ben seni tanınmaz hale getirecem bunu bil yani'' yazılı mesajı göndermek suretiyle müştekiye hakaret ve tehdit ettiği anlaşılmıştır.
Sanığın üzerine atılı suçların uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle dosyanın Tokat CBS. Uzlaştırma Bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı 30/10/2017 tarihli rapordan anlaşılmıştır.
Yukarıda anlatılan olay sırasında sanığın kullanmış olduğu ... numaralı telefonundan, katılanın kullanmış olduğu ... nolu telefona ''yanına kalmaz bu seninde çocuklarının yanına böyle gideceksin. Seni herkes sikti etti adam yerine koydum yanıma aldım seni ben seni tanınmaz hale getirecem bunu bil yani'' şeklinde mesaj göndererek üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği kanaatine varılarak eylemlerine uyan TCK.nun 125/2 md.si delaletiyle TCK.nun 125/1 ve TCK.nun 106/1-1 cümlesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine indirim nedeni olarak değerlendirilerek verilen cezalar TCK.nun 62. md.si uyarınca indirilmiştir.
Sanığın sabıkasında yer alan Turhal ASCM.nin 2008/336 - 2012/185 esas karar sayılı ilamıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi sebebiyle hakkında TCK.nun 58. md.sinin tatbik edilmiş, mükerrir sanık hakkında TCK.nun 50, 51 ve CMK.nun 231. Md.leri uygulanmamıştır.
Sanığın suçları işleyiş biçimi, suçların işlendiği yer ve zaman dikkate alınarak asgari hadden ceza tayini " verildiği gerekçeleri ile hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA:
Sanık ... Savunmasında; "Okunan iddianame ve eklerini anladım, ben bu konuyla alakalı daha önce ifade vermiştim, ifademi aynen tekrar ederim, ben ameliyattan çıkmıştım, narkozun etkisiyle o an telefonu almışım, o anki psikolojik bozuklukla, telefonda mesaj atmışım, ama ben hatırlamıyorum, eşimin geldiğini dahi hatırlamıyorum, tamamen istek dışı narkozun etkisiyle yazmışım, kasıtlı birşey yazmadım, ne yazdığımı bile hatırlamıyorum, suç işleme kastım yoktur, öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan tüm hükümler uygulansın" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ...;"Sanıkla aynı fabrikada çalışıyorduk. Kavga ettik daha sonra iddianameye konu mesajı benim cep telefonuma attı. Ben bana atılan mesajı savcılık ifadesi sırasında zabta geçirttim. Şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır. Maddi zararım yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU KAPSAMI:
Sanık istinaf dilekçesinde özetle; olay günü katılanla kavga ettiğini, bu kavgadan dolayı ameliyata girdiğini, suça konu mesajı gönderdiği zaman ameliyattan yeni çıktığını ve narkozun etkisi altında olduğunu, narkozun etkisi nedeniyle suçun oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME RAPORU VE DÜŞÜNCE:
Dairemiz üye hakimi tarafından düzenlenen inceleme raporu ile;
"1-Sanık savunmasında suça konu mesajı gönderdiği sırada ameliyattan çıktığını, narkozun etkisi altında olduğunu savunması karşısında ameliyat saati araştırılarak 5237 sayılı TCY'nın 34/1 (765 sayılı TCY'nın 48. maddesi) uyarınca narkozun etkisiyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi,
2- Sanık ve katılan ifadelerinde olay günü kavga ettiklerini beyan etmeleri karşısında (Uyap kayıtlarına göre Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/165 Esasında) görülen davaya ilişkin dosyanın getirtilerek incelenip, sanık hakkında TCK'nun 29/1 ve 129/1 maddelerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği" kanaati bildirilmiş, dairemiz heyetince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilerek, duruşma günü belirlenmiştir.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık ... hakkında Tehdit ve Hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin olarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara sanığın süresi içerisinde yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelemesinde;
Sanık savunmasında suça konu mesajı gönderdiği sırada ameliyattan çıktığını, narkozun etkisi altında olduğunu savunması karşısında ameliyat saati araştırılarak 5237 sayılı TCY'nın 34/1 (765 sayılı TCY'nın 48. maddesi) uyarınca narkozun etkisiyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, istinaf aşamasında alınan rapora göre sanığın suç saatinde narkozun etkisinde olmadığı anlaşılmakla;
1-Sanığın hakaret suçunu işlediği sabit olmakla birlikte eylemini kendisine karşı müşteki tarafından icra edilen kasten yaralama eylemine yönelik tepki olarak işlediğinin kabul edilmesi gerektiğinden sanık hakkında TCK.nın 129/3, 223/2-d maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2-Tehdit suçundan sanığın eylemine uyan TCK.ınn 106/1-1, 29/1 , 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına " karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; suç tarihi öncesinde sanık ile katılan arasında çıkan tartışmada, katılan ...'nın, sanık ...'ı yaşamı tehlikeye sokacak şekilde kasten yaraladığı, sanık ...'ın tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldığı, hastanede ameliyat edilen dairemizce alınan heyet raporuna göre sanığın ameliyattan çıkıp narkozun etkisi geçtikten sonra kullanmış olduğu ... numaralı telefonundan, katılanın kullanmış olduğu ... nolu telefona ''yanına kalmaz bu senin de çocuklarının yanına böyle gideceksin. Seni herkes sikti etti adam yerine koydum yanıma aldım seni ben seni tanınmaz hale getirecem bunu bil yani'' şeklinde mesaj göndererek üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği hususunda dairemizce tam bir vicdani kanaate varılmıştır. Bu kanaate, katılanın beyanı, bu beyanı doğrulayan mesaj tespit tutanağı ve sanığın kısmi ikrar içeren savunmasına göre ulaşılmıştır. Buna göre; yerel mahkemece, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın eylemlerinin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret eylemini karşı tarafın kendisine yönelik kasten yaralama eylemine tepki olarak icra ettiği anlaşılan sanık ... hakkında TCK'nın 129/2 ve CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Tehdit suçundan kurulan hükümde ise, katılandan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik teşkil eden kasten yaralama eyleminin niteliği gözetilerek, 1/4’ten 3/4'e kadar indirim öngören TCK’nun 29. maddesi gereğince cezadan azami oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenlerinin hukuka aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarih, 2018/65 Esas, 2018/368 Karar sayılı, sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik istinaf başvurusuna göre CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi sonucunda hukuka aykırı görülen hükümlerin CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin, İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırma gerekçeleri doğrultusunda;
Sanık ...'ın, katılan ...'ya yönelik hakaret eylemi sabit görülmekle birlikte; sanığın eylemini karşı tarafın kendisine yönelik kasten yaralama eylemine tepki olarak icra ettiğinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığından, sanık ... hakkında TCK'nın 129/2 ve CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Sanık ...'ın işlediği sabit görülen katılan ...'ya yönelik tehdit suçundan eylemine uyan TCK.nın 106/1-1.cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusuru gözönüne alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın eylemini haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, haksız tahrikin derecesi de dikkate alınarak TCK'nun 29/1 maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 3/4 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri nazara alınarak ve lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimine göre ileride yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından, koşulları bulunmadığından CMK.nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimli kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/1 maddesi gereğince seçene yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın fiilden sonraki adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimi gözönüne alındığında cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmediğinden sanığa verilen cezanın TCK'nın 51.maddesinceertelenmesine takdiren yer olmadığına, Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/12/2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözönüne alınarak TCK'nın 53/1,2,3 maddeleri kapsamında hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanık hakkında Turhal Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/336-2012/185 E/K sayılı ilamıyla kasten yaralama suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği ve bu cezanın 20/01/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra infaz edilmeden önce atılı suçu işlediği ve bu şekilde tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58/6. ve 7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2018 tarih, 2018/65 Esas, 2018/368 Karar sayılı, sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B) 1. Sanık ...'ın işlediği sabit görülen katılan ...'ya yönelik tehdit suçundan eylemine uyan TCK.nın 106/1-1.cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusuru gözönüne alınarak takdiren alt sınırdan 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.Sanığın eylemini haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, haksız tahrikin derecesi de dikkate alınarak TCK'nun 29/1 maddesi gereğince sanığın cezasından takdiren 3/4 oranında indirim yapılara... AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3. Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri nazara alınarak ve lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığı... AY 7 GÜNHAPİSCEZASIİLE CEZALANDIRILMASINA,
4. Sanığın adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimine göre ileride yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından, koşulları bulunmadığından CMK.nın 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA,
5.Sanığın adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimli kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/1 maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
6.Sanığın fiilden sonraki adli sicil kaydına da yansıyan suç işleme konusundaki eğilimi gözönüne alındığında cezasının ertelenmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat edinilmediğinden sanığa verilen cezanın TCK'nın 51.maddesinceertelenmesine taktiren YER OLMADIĞINA,
7.Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/12/2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözönüne alınarak TCK'nın 53/1,2,3 maddeleri kapsamında hak yoksunluklarının uygulanmasına,
8. Sanık hakkında Turhal Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/336-2012/185 E/K sayılı ilamıyla kasten yaralama suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği ve bu cezanın 20/01/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra infaz edilmeden önce atılı suçu işlediği ve bu şekilde tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58/6. ve 7. maddeleri gereğince MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN UYGULANMASINA, cezanın infazından sonra 5275 sayılı CGTİK’in 108. maddesi gereğince DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
C) Sanık ...'ın, katılan ...'ya yönelik hakaret eylemi sabit görülmekle birlikte; sanığın eylemini karşı tarafın kendisine yönelik kasten yaralama eylemine tepki olarak icra ettiğinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığından, sanık ... hakkında TCK'nın 129/2 ve CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
D) 1. İlk Derece Mahkemesinde sarf edilen 128 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazine gelir kaydına
2. İstinaf başvurusunun yalnız sanık tarafından yapılmış olması, davanın yeniden görülmesinde sanığın kusuru bulunmadığından istinaf yargılaması sırasında yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın ve katılanın yokluğunda Cumhuriyet Savcısının huzurunda mütalaaya uygun olarak hükümlerin niteliğine göre CMK'nun 286/2-b-d maddesi gereğince KESİN olarak tarihinde verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2020 (¤¤)