(5237 S. K. m. 43, 50, 52, 53, 62, 125) (5271 S. K. m. 231, 280, 286) (659 S. KHK. m. 14) (Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m. 11)
Yukarıda açık kimliği ve suçu yazılı sanık hakkında Şebinkarahisar Mahkemesinin 13/06/2017 tarih 2017/13 Esas 2017/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf yoluna başvurulmakla yapılan yargılama sonucunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Şebinkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2017 tarih, 2017/6 esas sayılı iddianamesi ile; "Şebinkarahisar Devlet Hastanesinde 19/12/2016 günü meydana gelen hakaret olayına ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde,
Müşteki G. C. K.'in alınan beyanında, Şebinkarahisar Devlet Hastanesi Acil Serviste doktor olarak 3 aydır çalıştığını nöbetini doktor arkadaşı olan C. Ş. ile tuttuğunu, 19/12/2016 günü saat 17.45 sıralarında acil servise göğüs ağrısı şikayetiyle B. K. isimli bir şahsın geldiğini, bu hasta ile Dr. C. Ş.'in ilgilendiğini kendisinin de ara ara hastayı kontrol ettiğini, kendisi ve C.'nun B.'a 3 saat beklemesinin gerektiğini söylediklerini, B.'ın o kadar bekleyemem demesine rağmen ikna olarak beklediğini, yaklaşık 2 saat sonra hasta yakını olduğunu söyleyen S. D. isimli şahıs ve B. K. isimli hasta, kendisi ve arkadaşı C. Ş.'in yanına gelerek hastasını çıkaracağını söylediğini, S.'a nedenini sorduklarını, S.'ın kendilerine ''burada doktor mu var, siz pratisyensiniz ne anlarsınız benim bir hasta yakınım beyin kanaması geçirmişti pratisyenler hiçbir şey yapamadılar'' dediğini, S.'a neden hakaret ediyorsunuz burada sizler için hizmet veriyoruz dediklerini, bu esnada B. K.'nın ''ben çıkmak istiyorum'' dediğini, C. ile B.'a çıkabilirsiniz imzanızı alalım dediklerini B.'ın size birşey söyleyeceğim diyerek ''akşamdan beri çok iyiydiniz ama sizden bir bok olmaz'' dediğini, B.'a böyle konuşamazsınız sizi şikayet ederim dediğini, B.'ın da edersen et benim 16 adet davam var bir tane daha olsun ne çıkar dediğini, olay nedeniyle şüpheli B. K.'dan davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Müşteki C. Ş.'in alınan beyanında özetle, Şebinkarahisar Devlet Hastanesi Acil Serviste doktor olarak 2.5 aydır çalıştığını nöbetini doktor arkadaşı olan G. C. K. ile tuttuğunu, 19/12/2016 günü saat 17.45 sıralarında acil servise göğüs ağrısı şikayetiyle B. K. isimli bir şahsın geldiğini, bu hasta ile ilgilendiğini Dr. G. C.'ın da ara ara hastayı kontrol ettiğini, B.'a 3 saat beklemesinin gerektiğini söylediklerini, B.'ın o kadar bekleyemem demesine rağmen ikna olarak beklediğini, yaklaşık 2 saat sonra hasta yakını olduğunu söyleyen S. D. isimli şahıs ve B. K. isimli hasta, kendisi ve arkadaşı G.'nın yanına gelerek hastasını çıkaracağını söylediğini, S.'a nedenini sorduklarını, S.'ın kendilerine ''burada doktor mu var, siz pratisyensiniz ne anlarsınız benim bir hasta yakınım beyin kanaması geçirmişti pratisyenler hiçbir şey yapamadılar'' dediğini, S.'a neden hakaret ediyorsunuz burada sizler için hizmet veriyoruz dediklerini, bu esnada B. K.'nın ''ben çıkmak istiyorum'' dediğini, B.'a çıkabilirsiniz imzanızı alalım dediklerini B.'ın size bir şey söyleyeceğim diyerek “akşamdan beri çok iyiydiniz ama sizden bir bok olmaz'' dediğini, G.'nın B.'a böyle konuşamazsınız sizi şikayet ederim dediğini, B.'ın da edersen et benim 16 adet davam var bir tane daha olsun ne çıkar dediğini, olay nedeniyle şüpheli B. K.'dan davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Şüphelinin alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği,
Alınan tanık beyanları, kolluk tutanakları ve kamera inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı TCK 125/3.a maddesinde tanımlı ''Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret ''suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından" bahisle 5237 sayılı TCK'nun 125/1, 125/3.a, 53/1maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebi ile kamu davası açılmıştır.
Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarih 2017/13 esas 2017/95 Karar sayılı kararı ile; "İddia, sanık savunması, katılanlar ve tanıklar beyanı, katılanların olay tarihinde Şebinkarahisar Devlet Hastanesinde görevli olduklarına ilişkin Şebinkarahisar Devlet Hastanesinin 13.06.2017 tarihli cevabi yazısı ile sair delillerin birlikte değerlendirilmesinde sanık hakkında " kamu görevlisine hakaret" iddiasıyla kamu davasının açıldığı, kamu davasının mahkememizde yapılan yargılamasında sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür, yargılamaya konu olayın ise; 19.12.2016 tarihinde saat 18:00 sıralarında sanık B.'in göğüs ağrısı şikayeti ile Şebinkarahisar Devlet Hastanesine geldiği, sanıkla acil servisinde görevli nöbetçi doktor olan katılan C. Ş.'in ilgilendiği ve gerekli kan tahlili ve diğer tetkikleri yapmaya başladığı, katılan doktor G. C.'ın da arada bir hasta olan sanığı kontrol ettiği, sanığın tetkik sonuçlarının alınmasının 2-3 saat bir zaman süresini alacağı hususunda sanığın ikna edildikten sonra yaklaşık 2 saat sonra sanığın arkadaşı olan tanık S. D.'ın hastaneye geldiği ve sanığı hastaneden çıkaracağını söylemesi üzerine katılan doktorların neden çıkarmak istedikleri tanığa sordukları tanığında katılanlara "burada doktor mu var, siz pratisyensiniz ne anlarsınız benim bir hasta yakınım beyin kanaması geçirmişti pratisyenler hiç bir şey yapamadılar" dediğini bu sözler üzerine katılanlar tanık S.'a "neden hakaret ediyorsunuz, burada sizler için hizmet veriyoruz" dedikleri, bu sözler üzerine tanık S.'ın ısrarla arkadaşı olan tanık B.'ı çıkarmak istemesi üzerine katılanların hastaneden sanığın çıkarılması için imzaların alınması gerektiğini söylediği ve sanığın evrakı imzaladıktan sonra hastanenin acil servis bölümünde tanık Ç. T.'ün de bulunduğu halde katılanlara "Akşamdan beri çok iyiydiniz ama sizden bir bok olmaz" dediği, katılanların sanığı şikayet edeceğini söylemesi üzerine sanığın katılanlara "Benim on altı davam var bir tane daha olur" şeklinde sözleri söylemek suretiyle gerçekleştiği, sanıkla arasında her hangi bir husumet bulunmayan katılanların aşamalarda istikrarlı bir şekilde sanığın kendilerine "akşamdan beri çok iyiydiniz ancak sizden bir bok olmaz" şeklinde sözleri söylediklerini beyan ettikleri, sanıktan tarafından katılanlara söylenen bu sözlerin katılanların onur, şeref ve saygınlığını aşağılayıcı hakaret niteliğinde olduğu, tanık Ç.'in aşamalardaki beyanlarında sanığın katılanlara yukarıda belirtilen hakaret içerikli sözü sarfettiğini beyan ettiği, her ne kadar sanık ve tanık S. hakaret içerikli sözleri "hastaneye yönelik" olarak sanığın söylediğini ifade etmiş iseler de tanık olarak dinlenen S. ve katılanların soruşturma aşamasında birbirlerinden şikayetçi olmaları nedeniyle tanık S.'ın beyanların güvenirliği ve doğruluğu yönünde şüphenin oluşması, olayın başlangıcı ve gelişiminde sanığın hastanedeki çalışan diğer personele ve hastanenin makina, teçhizat yetersizliğine yönelik bir şikayetinin bulunmadığından söylenen hakaret içerikli sözlerin pratisyen hekim olan katılan doktorlara olan güvensizliğin de etkisiyle katılan doktorlara yönelik olduğundan sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik tanık S.'ın da sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin kanaat oluşmuştur. Sanığın üzerine ve mahkememizce sabit bulunan "Kamu görevlisine hakaret" suçundan cezalandırılmasına yönelik mahkumiyet hükmü kurulmuş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 125/1 ve 125/3-a maddeleri uyarınca temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan hüküm kurulmuş, hakaret suçunun seçimlik cezalı suçlardan olması, sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunmaması nedeniyle adli para cezası tercih edilmiş, hakaret suçundan eylemin hastanenin acil servisi gibi aleni bir yerde işlenmesi nedeniyle sanığa yargılama aşamasında ek savunma hakkı verilerek hakaret suçundan aleniyetten ötürü cezası 1/6 oranında artırılmış, sanık eyleminin katılanlara karşı tek bir fiille işlediğinden TCK 43/2 maddesinin yollaması ile aynı yasanın 43/1 maddesi gereğince sanığa verilen ceza takdiren 1/4 oranında artırım yapılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri nedeniyle her iki suçtan verilen cezalar takdiren 1/6 oranında indirilmiş, sanığın ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak adli para cezaları taksitlendirmiştir. Sanığın adli sicil kaydındaki yargılamaya konu olan hakaret suçunun işlendiği tarihten önce uzlaşma kapsamında olmayan görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkumiyetlerinin bulunması (Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih 2012/151 Esas 2013/58 Karar sayılı 16.05.2013 kesinleşme tarihli) ve bu mahkumiyetlerinin denetim süresi içerisinde atılı suçunu işlediği anlaşıldığından sanık hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılmamış, sanık hakkında hakaret suçundan seçimlik cezalardan adli para cezası verilmesi nedeniyle kanuni kısıtlılıktan cezası TCK 50/1- 'deki seçenek yaptırımlara çevrilmemiş, ertelenmemiş ve hak yoksunlukları uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleri ile hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA:
Sanık savunmasında; "Olay günü yüksek ve ateş, terleme ile Şebinkarahisar Devlet Hastahanesi Acil Servisine başvurdum. Acile gittiğimde, doktorun bana kalp krizi geçirdiğimi ve hemen yatmam gerektiğini söyledi. Ben de bunun heyecanı ile hemen yattım ve bir tanıdığımı aramak istedim. S. abiyi aradım. Ve S. abi yanıma geldi. Bana serum taktılar, yaklaşık 2,5-3 saat beni acil serviste beklettiler. Bende kalp krizi geçirdiğimi düşünerek korktum ve Sivas’a ya da Giresun'a gitmek istediğimi söyledim. Hemşireler bana yüksek sesle burdan gidemezsin, buradan gidersen ölürsün, seni göndermeyiz, dediler. Bende o anın heyecanı ve hastalığımın korkusu ile gitmek istiyorum, burada bir şey yapılmıyor. Beni tedavi edecek haliniz yok. Sivas'a gidip tedavi olmak istiyorum. Burada bir bok olacağı yok, dedim. Hemen doktor lafa atlayıp, sen bize bizden bir bok olmaz mı dedin, dedi. Bende asla buradan birşey olmaz. Beni iyileştiremezsiniz, Sivas iline gitmek istiyorum, manasında kullandığımı, onlara karşı söylemediğimi ilettim. Onlar seninle görüşeceğiz, seni şikayet edeceğiz, dediler. Ben de Acil servisten ayrılarak, Sivas'a yola çıktım. Yol üzerinde, korkumdan Suşehri Aciline uğradım. Suşehri acilindeki doktor, üşüttüğümü ve sıtma geçirdiğimi söyledi. Bana ilaç yazdı ve gönderdi, Suşehri acilinde toplamda 25 dk kaldım ve tedavimi oldum. Şebinkarahisar acilinde boşu boşuna yaklaşık olarak 3 saat bekledim. Ben kimseye hakaret etmedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, şayet mahkeme aksi kanaatteyse lehime olan hükümlerin uygulanmasını verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan G. C. K.; "Biz olay günü iki kişi nöbetçi idik, diğer arkadaşım da C. idi, B. bey göğüs ağrısı ile hastanemize geldi, doktoru C. hanımdı gerekli tetkikleri yaparak acil servise aldı, biz tedavi tetkikler için biraz beklemesini söyledik, biz tetkik ve tedavilere devam ederken daha sonradan adının S. D. olduğunu öğrendiğim şahıs geldi, neden hastamı bekletiyorsunuz, madem kalp krizi geçiriyor neden bekletiyorsunuz dedi, biz de kalp krizi geçirmediğini, sadece yapılan tetkikler esnasında kalp krizi geçirebileceği için bekletildiğini söyledik, burada doktor mu var, siz pratisyensiniz ne anlarsınız, benim yakınım burada beyin kanaması geçirdi, hiç bir şey yapmadılar dedi, bunun üzerine B. ben çıkacağım dedi, biz de hastaya gerekli evrakları imzalattırdık, imzalattırdıktan sonra B. bize hitaben akşamdan beridir çok iyiydiniz, ama sizden bir bok olmaz dedi, biz de böyle konuşmamasını şikayet edeceğimizi söyledik, B. da bize benim onaltı tane davam var, bir tane daha olur dedi, şikayetçiyim, cezalandırılmasını talep ederim, katılma talebim vardır, maddi bir zararım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan C. Ş.: "Olay günü sanık rahatsızlığı nedeniyle doktor olarak çalıştığım hastaneye gelmişti, sanığın muayenesini yaptıktan sonra gerekli tetkiklerin yapılması için kendisine bir süre beklemesi gerektiğini söyledik, bu sırada sanığın bir yakını geldi ve sanığı hastaneden çıkarmak istedi ve sanığı hastaneden çıkarmak isterken de aşağılayıcı bir tavır kullandı, nöbetçi doktor arkadaşım Dr. G. C. K. kendisine hastaneden çıkabileceklerini ancak bütün sorumluluğu üzerlerine aldıklarına dair evrak imzalamaları gerektiğini söyledi, doktor arkadaşım bunu söyledikten sonra sanık bize "sizden bi bok olmaz" şeklinde cümle kullandı, ben kendisine hakaret etmemesi gerektiğini kendisinden şikayetçi olacağımı söylediğimde sanık benim zaten 16 tane dosyam var git kime şikayet edersen et dedi. Sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum, suçtan kaynaklı maddi bir zararım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık S. D.: "Olay günü B. beni kalp krizi geçiriyorum, diyerek aradı. Bende B.'a yardım amaçla acil servise geçtim. Acile gittiğimde, B.ın üzerinde ne serum vardı, ne de herhangi bir tedavi yapılıyordu. Sedyede yatıyordu. Ben de yetkili biri ile görüşmek için danışmaya gittim. Orada kısa boylu bir bayan vardı. Doktor olup olmadığını sordum. Ben doktorum dedi. Arkadaşımın tedavisi için Sivas iline götürmek istediğimi söyledik. Burada kardiyalog veya cerrah bulunmadığını, geçen her dakikanın aleyhimize işlediğinden bahsederek, izinli olarak hastayı Sivas’a götürmek istediğimizi söyledik. Doktor ise bize kardiyak alacağını şimdi salmayacağını, söyledi. Ben de B.'ın durumunun iyi olduğunu Sivas iline kadar dayanabileceğini söyledi. Doktor da bana yönelik, sen benim dengim misin, beğenmiyorsanız gelmeseydiniz, gibi laflar etti. Bende B.'ın yanına giderek, B.'a Sivas'a gidelim, dedim. B. da üzerini giyinmeye başladı ve bir kağıda kendi rızası ile ayrıldığını belirtir bir yazı yazdı ve teşekkür için hemşire ve doktorların yanına geldi. Uzun boylu doktor hanım buradan gidemezsiniz. Siz benim dengim değilsiniz, benim ile muhatap olmayın gibi laflar söyleyince, B., buradan bir bok olmaz, dedi. Bu sözü söylemesindeki maksadı. Burada ölüp gideceğim, burada bana kimse yardım etmiyor, manasındaydı. B.'ın doktorların herhangi bir hakareti olmadı, bu söz genel anlamda bir serzenişti. Daha önce de burada ağaçtan düşen birini 3,5 saat boş yere bekletip, ciğerine kemik batması nedeni ile iç kanamadan ölenler olduğunu bildiğimiz için beklemenin aleyhimize işlediğini düşündük. O ara başhekim geldi ve çıkabileceğimizi söyledi, Sivas iline doğru yola çıktık. Su şehrinde yeniden acile girdik, orada üşüttüğünü söylediler, de davası sonrasında taburcu oldu. Benim olaya ilişkin diyeceklerim bunlardan ibarettir, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ç. T. Mahkememizde alınan beyanında :"Olayın üzerinden çok uzun zaman geçtiği için hatırlayamamakla birlikte, olay günü B. K.'dan kalp grafisi çekildi, sonrasında kontrol amacı ile belirli bir süre acil serviste bekletiyoruz, o anda B. K.'nın bir yakını geldi ve bağırarak "ben hastamı burada bırakmam" demiş, Tanığa hatırlaması amacı ile hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanının sorulduğunda: "Hasta ve yakını ayrılmak için kağıt imzalamak üzere desk dediğimiz bölüme geldiler, sanık B. akşamdan beridir çok iyiydiniz ancak sizden bir bok olmaz diye söyledi, bunu acil serviste bulunan her ki doktorumuza hitaben söyledi, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU KAPSAMI:
Sanık istinaf dilekçesinde; "usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasını ve ceza kararının kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini" talep etmiştir.
İNCELEME RAPORU VE DÜŞÜNCE:
Dairemiz üye hakimi tarafından düzenlenen inceleme raporu ile;
"1- Temel ceza doğrudan TCK'nun 125/3-a maddesi uyarınca belirlenmemiş.
2- İddianamede TCK'nun 43/1-2 maddesinin uygulanması talep edilmediği, sanığa bu hususta ek savunma verilmediği halde hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmış.
3- Adli Para Cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK'nun 52/4 maddesi uyarınca "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği" belirtilmemiş.
4- Katılanlar hakkında hakaret ve görevi kötüye kullanma suçlarından yürütülen 2017/32 nolu soruşturmanın akıbeti araştırılmamış.
Bu hususların müzakerede değerlendirilmesi gerektiği kanaati" bildirmiş, Dairemiz heyetince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına verilmiş, duruşma günü belirlenmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN İSTİNAF YARGILAMASINDA;
Sanık savunmasında: "2016 yılının Aralık ayında ter ve öksürük şikayeti nedeniyle Şebinkarahisar Devlet Hastanesine gittim. Beni sedyeye yatırdılar kalp krizi geçiriyorsun dedi C. ve G. doktor sonra üstünü çıkart dediler üzerimi çıkarttım. Yaklaşık 1,5 saate yakın sedyede yattım. Hiçbir işlem yapmadılar. Sonra Doktor C. hanım yanım yanıma gelerek kalp krizi geçiriyorsunuz beyfendi dedi. Beni neden bekletiyorsunuz peki dedim bekleyeceksiniz dedi ben de burada bir işlem yapamıyorsanız aracım var başka bir hastaneye gideyim dedim Doktor C. Hanım gidecekseniz neden buraya geldiniz baştan gitseydiniz buraya hiç gelmeseydiniz dedi. Bende hanfendi kalp krizi geçiriyorsunuz diyorsunuz ama hiçbir işlem yapmıyorsunuz dedim. O ara arkadaşım S. D. geldi. Madem kalp krizi geçiriyor neden hiç bakmıyorsunuz, kalp krizi geçiren insan 2 saat bekletilir mi dedi. Doktor G. Hanım siz kim oluyorsunuz siz benim muhattabım değilsiniz dedi. S. sonra benim yanıma geldi. Abi başka bir hastaneye gidebilir miyiz çıkalım mı dedim. Doktor G. Hanım konuşmamıza dahil oldu gidemezsiniz giderseniz ölürsünüz dedi. Ben de S. abiye buradan bir bok olacağı yok dedim beni Sivas 'a ya da Giresun'a yetiştir dedim. Ondan sonra Doktor G. Hanım geldi siz bizden bir bok olmayacağını mı söylüyorsunuz dedi. Ben hayır size söylemiyorum ben 2 saat burda yatıyorum kalp krizi geçiriyorsunuz diyorsunuz burada beni bekletiyorsunuz neden benim başka bir hastaneye gitmeme izin vermiyorsunuz dedim. Sizden şikayetçi olacağım dedi. Neden şikayetçi olacaksınız benden dedim. Siz bize hakaret ediyorsunuz dedi ben de ben size hakaret etmiyorum G. Hanım siz bana bakmadınız yanınızdaki doktor C. hanım baktı siz neden konuşmaya dahil olup gelip bağırıyorsunuz bize dedim. Ondan sonra Hastaneden çıktık. Sivas İlindeki Devlet Hastanesine gitmeye karar verdik yola çıktık yolda öksürüğüm çoğalınca Suşehri Devlet Hastanesinde durduk acil servise giriş yaptık. Oradaki bayan doktora ben kalp krizi geçiriyormuşum bakabilir misiniz bana hemen dedim beni sedyeye yatırdılar Şebinkarahisar Acil Servisten geliyorum dedim sonra bana bişeyler bağladılar 15 dk sonra siz kalp krizi geçirmiyorsunuz dediler size kim söyledi kalp krizi geçirdiğinizi dedi doktor. Üşütmeden dolayı öksürüyorsunuz o yüzden terliyorsunuz kalp krizi gibi bir belirti yok hiçbir sorununuz yok dedi. Sizi 2 saat neden beklettiler sizin yarım saat sonra bütün tahlilleriniz çıkıyor sizin ile ilgilenmedikleri belli dedi. Hiçbir şeyiniz yok dedi ilaç verip beni gönderdi. Suşehrindeki Devlet Hastanesine aynı gün 40 dk da gidip 15 dk içinde neyim olduğumu oradaki doktor bana söyledi Şebinkarahisar Devlet Hastanesinin Acil Servisindeki Doktor G. hanımı daha önce tanımıyorum ama Şebinkarahisar'da ikametgah ediyorum. Kendisi acilde Şebinkarahisar'ı sevmediğini ve Şebinkarahisar’da kim olursa olsun uğraşacağını kendisinden duydum. Verilen karara itiraz ediyorum kesinlikle kabul etmiyorum. Gerekirse kamera kayıtlarını ses kayıtlarının dinlenilmesini talep ediyorum. Çünkü ses kayıtlarında bu hastaneden bir bok olmayacağını beni abi başka bir hastaneye götür dediğimi duyarsınız çünkü ben onlara hitaben söylemedim ayrıca Şebinkarahisar Devlet Hastanesine giriş çıkış saatlerinin öğrenilmesini talep ediyorum. 1,5 - 2 saat içinde bana bir işlem yapmadıkları ortaya çıkacaktır. Doktor G. Hanımın 6-7 kişiyi bu şekilde mağdur ettiğini öğrendim. Suçsuzum beraatime karar verilmesini talep ederim eğer Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Sanık B. K. hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin olarak ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara sanığın süresi içerisinde yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelemesinde;
İncelenen dosya kapsamından sanığın 19/12/2016 günü acil hasta olarak başvurmuş olduğu Şebinkarahisar Devlet Hastanesinde görevli katılan doktorlar C. Ş. ve G. C. K.'e tedavi bitiminde sinirlenerek aleni olan acil servis içinde "..akşamdan beri çok iyiydiniz ama sizden bir bok olmaz..." şeklinde hakaret ettiğinin katılanın istikrarlı beyanları ve bağımsız tanık Ç. T.'ün beyanıyla sabit olduğu, bu doğrultuda ilk derece mahkemesi kararının sübutunda herhangi bir hukuka aykırılığın görülmediği, sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK 43/2 delaletiyle TCK 43/1 maddesi uyarınca cezanın artırılması talep edilmemesi ve bu hususta sanığa ilk derece mahkemesinde ek savunma hakkı verilmeden cezada artırım yapılması hususu ile ilk derece mahkemesi hükmünde katılanların kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'de belirtilen 1980 TL'nin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine şeklinde hüküm verilmiş ise de , katılanların vekilliğini üstlenen Av. K. G.'in Sağlık Bakanlığı vekili olduğu, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde: “Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak hukuki yardıma bağlı olarak Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca lehe hükmedilecek vekâlet ücretleri hakkında 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uygulanır.” hükmü, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinde ise: “(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden İdareler lehine vekalet ücreti takdir edilir. (2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.” hükmü karşısında, katılanın Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca İdare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan hüküm kurulduğundan Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarihli 2017/13 esas 2017/95 karar sayılı kararının hukuka aykırı olduğundan CMK 280/2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda sanığın üzerine kamu görevlisine alenen hakaret suçunu işlediği sabit olmakla sanığın TCK 125/3-a, 125/4.maddeleri uyarınca MAHKUMİYETİNE, sanık hakkında TCK 43/2.maddesi delaletiyle TCK 43/1.maddesi ile TCK 53.maddesinin uygulanmasına" karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
Olay tarihinde saat 18:00 sıralarında sanık B.'ın göğüs ağrısı şikayeti ile Şebinkarahisar Devlet Hastanesine geldiği, sanıkla acil servisinde görevli nöbetçi doktor olan katılan C. Ş.'in ilgilendiği ve gerekli kan tahlili ve diğer tetkikleri yapmaya başladığı, katılanın doktor G. C.'ın da ara da bir sanığı kontrol ettiği, tedavi başladıktan yaklaşık 2 saat sonra sanığın arkadaşı olan tanık S. D.'ın hastaneye geldiği ve sanığı hastaneden çıkaracağını söylemesi üzerine katılan doktorların neden çıkarmak istedikleri tanığa sordukları, tanığın da katılanlara "burada doktor mu var, siz pratisyensiniz ne anlarsınız benim hasta yakınım beyin kanaması geçirmişti pratisyenler hiç bir şey yapamadılar" dediği, bu sözler üzerine katılanlar tanık S.'a "neden hakaret ediyorsunuz, burada sizler için hizmet veriyoruz" dedikleri, tanık S.'ın ısrarla arkadaşı olan sanık B.'ı çıkarmak istemesi üzerine katılanların hastaneden sanığın çıkarılması için imzaların alınması gerektiğini söylediği ve sanığın evrakı imzaladıktan sonra hastanenin acil servis bölümünde tanık Ç. T.'ün de bulunduğu halde katılanlara "Akşamdan beri çok iyiydiniz ama sizden bir bok olmaz " diyerek hakaret ettiği katılanların aşamalarda istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu beyanlarından, tanık Ç. T.'ün ifadelerinden ve sanığın tevil yollu ikrarından anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nun 125/3-a maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan ve adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hastanenin acil servisinde alenen hakaret ettiğinden cezasının TCK.nın 125/4 maddesi uyarınca artırılmasına, sanığın bir fiil ile her iki mağdura hakaret etmesi nedeniyle cezasının TCK'nun 43/2 maddesi delaletiyle 43/1 maddesi uyarınca artırılmasına, sanığın daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkumiyetlerinin bulunması ( Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih 2012/151 Esas 2013/58 Karar sayılı, 16.05.2013 kesinleşme tarihli) ve bu mahkumiyetlerinin denetim süresi içerisinde atılı suçunu işlediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış, aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- A) Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2017 tarih ve 2017/13 Esas 2017/95 Karar sayılı karara yönelik istinaf başvurusuna göre CMK.nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının CMK.nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B) a) Sanık B. K.'nın katılanlar C. Ş. ve G. C. K.'e yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince suçun işleniş özellikleri, sanığın amacı göz önüne alınarak seçimlik cezalardan takdiren adli para cezası tercih edilerek asgari hadden sanığın 365 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
b) Eylemin katılanlara karşı alenen işlendiği anlaşılmakla sanığa verilen cezanın TCK 125/4 maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak sanığın 425 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c) TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca, sanığın atılı suçu birden fazla katılana karşı tek bir fiille işlediği ve bu şekilde eylemleri arasında teselsül bulunduğu anlaşılmakla, cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 531 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
ç) Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak cezasından TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 442 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
d) TCK.nın 52/2 maddesi uyarınca, sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak belirlenen gün para cezasının beher günü 20,00 TL den paraya çevrilerek sanığın 442 gün karşılığı toplam 8.840,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
e) Verilen cezanın miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak TCK'nın 52/4 maddesi gereğince sanığa verilen cezanın takdiren birer ay ara ile 24 EŞİT TAKSİTLE ALINMASINA, Taksitlerden birisi zamanında ödenmediği takdirde, TCK'nın 52/4 maddesi gereğince kalan kısmın tamamının bir defada sanıktan tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin İHTARINA,( ihtarat yapılamadı)
f) Sanığın daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkumiyetlerinin bulunması (Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarih 2012/151 Esas 2013/58 Karar sayılı, 16.05.2013 kesinleşme tarihli ) ve bu mahkumiyetlerinin denetim süresi içerisinde atılı suçunu işlediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK' nun 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA,
g) Sanığa neticeten verilen cezanın adli para cezası olduğundan 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine, TCK 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ayrı ayrı YER OLMADIĞINA,
h) Sanığın Şebinkarahisar ASCM'nin 18/04/2013 tarih 2012/151 Esas 2013/58 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine, CMK.nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16/05/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yılık denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından CMK.nın 231/11 maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine bildirimde bulunulmasına,
2- İlk derece mahkemesindeki yargılama sırasında katılanların Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığına verilmesine,
3) İlk derece mahkemesindeki yargılama sırasında yapılan 138,90 TL yargılama gideri ile istinaf başvurusu süreci ve yargılamasında yapılan 7 tebligat gideri 89,00 TL, 2 posta gideri 23,45 TL olmak üzere toplam 251,35-TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,
Dair, sanığın, katılanlar C. Ş., G. C. K. ile katılanları temsilen Sağlık Bakanlığı vekili Av. K. G.in yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile ve mütalaaya uygun CMK'nun 286/2-d maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle verilen karar, açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25.04.2018 (¤¤)