(5237 S. K. m. 227) (5271 S. K. m. 211, 217, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu; sanık savunması, mağdurların beyanları, otelde ele geçirilen prezervatifler, ekip araştırma tutanağı, teslim tesellüm tutanağı, otel arama yakalama ve davet etme tutanağını delil olarak kabul edip sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan mağdurlardan G. K. ve S. T. kovuşturma aşamasında temin edilemediklerinden mahkemece beyanları alınamamış, 10/04/2014 tarihinde yapılan 9. celse sonucu verilen 2 numaralı ara kararında bu mağdurların dinlenilmelerinden vazgeçilmesine ve hazırlık aşamasındaki ifadelerinin okunulması ile yetinilmesine karar verilmesine rağmen o celse ve devam eden celselerde bu ifadelerin okunarak sanıktan diyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 3.Ceza Dairesi'nin 17/02/2014 tarih ve 2013/14788-2014/5630 E.K. Sayılı kararında; "Kovuşturma aşamasında ulaşılamayan müştekinin dinlenilmesinden vazgeçildiği ve müştekinin soruşturma aşamasındaki beyanı 5271 sayılı CMK'nin 211. maddesi uyarınca duruşmada da okunmadığı halde, kurulan hükmün müştekinin beyanına da dayandırılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 217/1. maddesine aykırı davranılmasını",
Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin 04/05/2010 tarih ve 2010/4903-2010/9067 E.K. Sayılı kararında; "Yurt dışında olduğu, adresi ve ne zaman döneceği belirlenemeyen tanık E. E.'nin dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilirken kolluk ifadesi okunarak sanıktan diyecekleri sorulmayarak CMK'nun 211. maddesine aykırı davranılıp savunma hakkının kısıtlanmasını,"
Yargıtay 4.Ceza Dairesi'nin 04/05/2010 tarih ve 2010/4903-2010/9067 E.K. Sayılı kararında;, "Aramalara rağmen bulunmayan ve beyanı hükme esas alınan tanık S. Ö.’ün, kolluk tarafından alınan ve CMK. 211 maddesi gereğince bulunamaması nedeniyle okunmasıyla yetinilen ifadesi, CMK. 215 maddeye göre sanığa da okunarak diyecekleri sorulmadan, savunma hakkının kısıtlanmasını,"
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 20/06/2012 tarih ve 2011/10454-2012/7876 E.K. Sayılı kararında; "CMK'nın 217. maddesinde öngörülen, hakimin kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceği yolundaki kural gereğince olayın görgü tanıkları olduğu anlaşılan K. O. Ö. ve S. K. duruşmaya bu sıfatla davet edilip dinlenilmeden veya şartları oluştuğunda CMK'nın 211. maddesi uyarınca önceki ifadelerini içeren tutanaklar duruşmada okunup tarafların diyecekleri sorulmadan yargılamanın sürdürülüp sonuçlandırılarak eksik inceleme suretiyle hüküm kurulmasını" sonuç olarak savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul etmeleri de dikkate alınarak bu husus nedeniyle hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen CMK.nın 289/1-h maddesinde belirtilen "hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması" halinin bulunması nedeniyle CMK.nın 280/1-b maddesi dikkate alınarak,
2) Mağdurlardan S. S. ve S. A.'nın yukarıda yer verilen soruşturma aşamasındaki beyanları ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında büyük çelişki olmasına ve bu çelişkinin de giderilememesine rağmen hangi beyanının hangi gerekçe ile diğerinden üstün tutulduğunun açıklanmadığı, Yargıtay 18.Ceza Dairesi'nin 25/03/2016 tarih ve 2015/35633-2016/5986 E.K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın eyleminin TCK.nın 227/2. maddesindeki seçimlik hareketlerden hangisini oluşturduğu, her bir fuhuş fiilinde iştirakin koşullarının ne surette gerçekleştiği ve bu fiillere ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğunun her bir mağdureye yönelik hüküm yönünden ayrı ayrı açıklanıp gösterilmesi gerekirken dosyadaki delillerin genel ve soyut olarak değerlendirilmek suretiyle CMK.nın 289/1-g maddesinde belirtilen "hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi" halinin bulunması nedeniyle CMK.nın 280/1-b maddesi dikkate alınarak HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere yerel mahkemesine gönderilmesine 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olmak üzere karar verildi.(¤¤)