(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 86) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 253, 280, 289) (YCGK 15.03.2005 T. 2005/4-13 E. 2005/26 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede açıkça SSÇ M.C.'ın müşteki polis memuruna bıçak salladığının zikredildiği, TCK'nın 86/3-e maddesinin uygulanmasının istenildiği, bu hususun ilgili beyanlarınca da doğrulandığı ancak gerekçeli kararda buna değinilmeksizin iddianamede karşılanmadan basit yaralamadan şikayet yokluğu gerekçe gösterilerek düşme kararının verildiği, görevli polis memurlarına ilişkin görev belgesinin getirtilmemesi,
SSÇ Y. Ç. hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen kararın Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesince kaldırıldığı, SSÇ ile ilgili yerel mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiği,
SSÇ M.'ın üzerine atılı kamu görevlisine karşı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının 6763 sayılı yasanın 34. maddesi ile değişik CMK.nın 253/1-c maddesi gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı, uzlaştırma işleminin mahal mahkemesince savcılık aracılığı ile yapılmasının gerektiği, hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2005 günü 13-26 sayılı kararında ve diğer kararlarda vurgulandığı üzere Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK.nun 34, 223 ve 230 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oyda dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı CMK.nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. 5271 Sayılı CMK.nun 230 maddesinde hükmün gerekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanmasıdır. Gerekçede kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni anlamda tartışılması gerekmektedir.
Bu bağlamda inceleme konusu kararın yukarıda belirtilen özellikleri taşımadığı, anlaşıldığından diğer yönler incelenmeksizin usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın CMK'nın 280/1.b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASI,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 23.01.2017 tarihinde oy birliğiyle KESİN olmak üzere karar verildi. (¤¤)