(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 51, 53, 58, 62)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hükümlerde TCK.nın 53/1-b maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınmadan hak yoksunluğu kararı verilmiş olması,
2-Hükümlerde sanık hakkında sanığın Ordu 5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilme 17.09.2015 tarih, 2015/1021E., 2016/101K. sayılı ilamı ile verilen 6 ay hapis cezası esas alınmak suretiyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; bu adli sicil kaydının sanığa değil katılan A..T..'e ait olması, sanığın sadece tekerrüre esas teşkil etmeyen, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş 2004 yılında kesinleşmiş adli para cezasından ibaret ilamı ile HAGB hükümlerinin uygulandığı ilamdan ibaret adli sicil kaydının bulunması nedeniyle hakkında TCK.nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Hükümde; sanığın sadece tekerrüre esas teşkil etmeyen, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş 2004 yılında kesinleşmiş adli para cezasından ibaret ilamı ile HAGB hükümlerinin uygulandığı ilamdan ibaret adli sicil kaydının bulunmasına rağmen "sanığın tekerüre esas kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle" cezanın 5237 Sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına yönünde karar verilmiş olması,
4-Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK nun 34, 223 ve 230 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oyda dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı CMK nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. 5271 Sayılı CMK nun 230 maddesinde hükmün gerekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanmasıdır. Gerekçede kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni anlamda tartışılması gerekmektedir.
Sanığın oğlu olan tanık U. Y.'ın dosya kapsamına uygun olay anlatımı, babası olan sanık ile katılan A.'nin olay sırasında alkollü olduklarına dair beyanının, olay sonrası sanık ve katılan A.'nin aldırılan doktor raporları ve kollukta ifadelerinin alınabilmesi için alkolün etkisinin geçmesinin beklenildiğine dair muhafaza altına alma tutanakları ile doğrulanmasına rağmen sanık lehine olan anlatımlarına neden itibar edilmediğinin gerekçede tartışılmamasına rağmen karı koca olan katılanların olayı anlatış biçimine göre ( iddianamede sanığın ele geçirilemeyen bir odun parçası ile katılan A..T..'e vurmaya çalıştığı ancak odunun müşteki A..'nın başına çarptığı, bu şekilde A..T..'e karşı silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediği belirtilmesine ve katılanların soruşturma aşamasındaki ifadelerinde bu hususu belirtmelerine rağmen katılanların duruşmada alınan ifadelerinde bu husustan bahsetmeyip sadece sanığın doğrudan katılan A..'nın başına sopa ile vurduğunu söyledikleri, katılan Ali'nin ise "...sanık yakında ki kahveye doğru kaçtı bende peşinden gittim o sırada kahvenin orada tırmığa benzeyen çatallı bir metal buldu, bu metal ile bana saldırdı ancak vuramadı." şeklinde beyanda bulunmasına, bu beyanının doğruluğunu gösterir bir tanık beyanı da bulunmamasına rağmen ve soruşturma aşamasındaki beyanının okunup çelişki giderilmeden aynı mahiyette olduğunun tutanağa yazılması, sanık lehine olarak sanık beyanı ve oğlu olan tanık Ufuk'un beyanları dikkate alınarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmayıp bu yönde uygulamama gerekçesinin de yazılmaması,
Hükmün "B" ve "C" maddelerinde sanık hakkında kasten yaralama suçlarından dolayı verilen cezadan, verilen cezanın sanığın üzerindeki etkileri, yargılama sürecindeki olumlu hal ve hareketleri dikkate alınarak TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmesine rağmen gerekçesi de gösterilmeden "A" maddesinde "sanığın cezasında başkaca artırım ya da indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına" şeklinde karar verilmek suretiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15/03/2012 tarih 2011/300-2012/8448 E.K. ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/05/2012 tarih 2010/13814-2012/13110 E.K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere çelişki yaratılması hukuka aykırı olduğundan, CMK'nun 280/1-b maddesi delaletiyle CMK'nun 289/1-g maddesi uyarınca hükmün sadece (4) numaralı madde yönünden BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olmak üzere 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)