(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 129) (5271 S. K. m. 34, 223, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2005 günü 13-26 sayılı kararında ve diğer kararlarda vurgulandığı üzere Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK nun 34, 223 ve 230 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oyda dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı CMK nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. 5271 Sayılı CMK nun 230 maddesinde hükmün gerekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanmasıdır. Gerekçede kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni anlamda tartışılması gerekmektedir.
Bu bağlamda; sanığın "...olay günü oğlunun arkadaşlarıyla kavga ettiğini ve Suluova İlçe Emniyet Müdürlüğü binasında olduğunu öğrendim ve hemen karakola gittim, karakoldayken oğlumun burnunun kanadığını ve tedavisi için hastaneye götürülmediğini gördüm oradaki görevli polislere 'oğlumu neden hastaneye götürmüyorsunuz sizin işiniz var ise benim yanıma bir polis verin, birlikte hastaneye gidelim tedavisini yaptırdıktan sonra geri döneriz dedim' fakat polis memurları bana şu an nöbet değişimi saati olduğunu bu nedenle talebini kabul edemeyeceklerini söylediler, bu konuşmalar sırasında ben polis memuru Mehmet Ekici'ye 'senin evladın var mı, evladın olsaydı böyle konuşmazdın' dedim oda bana benim evladım yok, olsa ne olur, sen benim ailemi niye karıştırıyorsun dedi ve üzerime doğru yürüdü, fakat diğer polis memurları ona engel oldular,..."şeklindeki savunması karşısında TCK 129/1 maddesi kapsamında hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenip işlenmediğinin tartışılarak gerekçeye yansıtılmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca diğer nedenler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 17.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)