(5271 S. K. m. 191, 226, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 155, 247, 257)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279.maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar sanığın 5237 sayılı TCK.nın 247/1 maddesi uyarınca zimmet ve TCK.nın 155/2 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
1-Dosya içine alınan ve yerel mahkemenin 2012/124 esas sayılı dava dosyası ile tensiben birleştirilmesine karar verilen 2013/233 esas sayılı dosyanın incelenmesinde iddianame yerine geçen belge niteliğinde olan Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2013 tarih 2013/66-84 E.K. Sayılı son soruşturmanın açılmasına yönelik kararının sanığa tebliğ edilmediğinin dosya içindeki tebligat parçasının incelenmesi ile anlaşıldığı, dosyanın birleştirilmesinden sonra yerel mahkemenin 2012/124 esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında sanığın hazır bulunmadığı 14/11/2013 tarihinde yapılan 6. celsede birleşen 2013/233 esas sayılı dosyasına ilişkin son soruşturmanın açılmasına yönelik kararının okunduğu, sanığın hazır bulunduğu sonraki celselerde de iddianame yerine geçen belge niteliğinde olan Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2013 tarih 2013/66-84 E.K. Sayılı son soruşturmanın açılmasına yönelik kararın sanığa okunmayarak bu karara göre hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 S.CMK.nın 191/3-b maddesine aykırı davranılmış olması,
2-İddianame yerine geçen belge niteliğinde olan Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2013 tarih 2013/66-84 E.K. sayılı, 28/03/2012 tarih ve 2012/14-35 E.K. sayılı ve 18/07/2012 tarih ve 2012/46-54 E.K. sayılı son soruşturmanın açılmasına yönelik kararların ve bu kararlarda talep olarak değerlendirilen iddianamelerin tümünün TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olmasına rağmen sanık veya müdafiine ek savunma hakkı tanımadan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 247/1 maddesi uyarınca zimmet ve TCK'nın 155/2. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmasına karar verilerek CMK'nın 226.maddesine aykırı davranılıp savunma hakkının kısıtlanmış olması,
Hukuka aykırı olup istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmekle CMK.nın 289/1-h maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşıldığından CMK'nın 280/1.b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 02.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)