(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 279, 289) (5237 S. K. m. 125) (YCGK 15.03.2005 T. 2005/4-13 E. 2005/26 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları diğer belge, deliller ve mahkeme gerekçesiyle istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma, Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçlarında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2005 günü 13-26 sayılı kararında ve diğer kararlarda vurgulandığı üzere Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK.nun 34, 223 ve 230 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oyda dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı CMK.nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. 5271 Sayılı CMK.nun 230 maddesinde hükmün gerekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanmasıdır. Gerekçede kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni anlamda tartışılması gerekmektedir.
Bu kapsamda;
1-Sanığın 155 polis imdat hattına ısrarla 5-6 kez ihbarda bulunmaktan ibaret eylemlerinin ne şekilde Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma suçunu oluşturduğu açıklanıp gerekçelendirmeden hüküm kurulması,
2-Sanığın katılan F. A.'a yönelik olarak "Vali'yi arayacağım, sizi şikayet edeceğim" şeklindeki sözlerin yasal şikayet hakkı niteliğinde olması karşısında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunun cebir veya tehdit öğelerinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp gerekçeye yansıtılmaması (Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2013/9381 esas-2014/11394 karar sayılı ilamı)
3-Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2011/38630 E, 2013/29189 K. sayılı ilamında "... Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi"; Yine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2009/4304 E. , 2011/5181 K. Sayılı ilamında da; "....Görevliye hakaret suçundan seçimlik cezanın öngörülmesine karşın mükerrir olmayan sanıklar hakkında hapis cezasının tercih nedeninin gerekçesinin açıklanmaması" yasaya aykırı görülmüş olup, bu bağlamda sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan TCK.nın 125/3-a maddesine göre ceza tayin edilirken hapis cezasının tercih edilmesinde hangi ölçütlerin kullanıldığının gerekçesinin kararda gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden,
CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 29/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)