(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 29, 50, 62, 86, 106, 125)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279.maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosyadaki duruşma tutanakları diğer belge, deliller ve mahkeme gerekçesiyle istinaf dilekçesi içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Katılan kurum vekilinin sanığın üzerine atılı eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçunun yaralama kapsamında değerlendirilerek alt sınırdan hapis cezası tayin edilmesi, hakaret ve tehdit suçundan dolayı da yine alt sınırdan hapis cezası tayin edilmesinin yasaya aykırı olduğu yönündeki itiraz nedenleri dosyadaki duruşma tutanakları, adli raporlar, yaralanmanın niteliği, diğer belge, deliller ve mahkemenin gerekçesine göre usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerin ve yapılan işlemlerin herhangi bir hukuka aykırılık içermediği, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde, yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık müdafinin istinaf itirazları ile ilgili yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2005 günü 13-26 sayılı kararında ve diğer kararlarda vurgulandığı üzere Anayasanın 141, 5271 Sayılı CMK.nun 34, 223 ve 230 maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının karşı oyda dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 5271 Sayılı CMK.nun 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturur. 5271 Sayılı CMK.nun 230 maddesinde hükmün gerekçesinde bulunması gereken hususlar gösterilmiştir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanmasıdır. Gerekçede kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi fiillerin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni anlamda tartışılması gerekmektedir. Sanık müdafinin aşamalarda katılanın sanığın üzerine karpuz tabağı fırlattığını ilk haksız hareketin katılan tarafından gerçekleştirildiğini, sanık hakkında TCK.nın 29. maddesindeki tahrik hükümleriyle diğer lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep etmiş olması karşısında, sanık hakkında TCK.nın 29. Maddesinde düzenlenen tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının, tehdit suçundan TCK.nın 106/1-1.cümle, 62/1 maddeleri gereğince hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK.nın 50. Maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara neden çevrilmediğinin tartışılmaması, kasten yaralama ve hakaret suçlarından temel ceza belirlenirken seçenekli yaptırımlardan neden hapis yada adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmemesi hukuka aykırı görüldüğünden, CMK.nın 280/1-b maddesi gereğince diğer nedenler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19/06/2017 (¤¤)