(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 106, 125) (5271 S. K. m. 253, 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279.maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanığın şikayetçilere karşı hakaret suçunu farklı tarihlerde birden çok şekilde işlemesi nedeniyle hakaret suçundan dolayı temel ceza tayin edildikten sonra öncelikle eylemi birden çok mağdura karşı gerçekleştirmesi nedeniyle aynı neviden fikri içtima kuralı gereğince TCK.nın 43/2. maddesi aracılığı ile 43/1. maddesi ile artırım yapılması, ardından da bulunan artırılmış ceza miktarı üzerinden zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak sonuç cezanın (TCK'nın 125/1, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1, 43/1, 62 maddeleri şeklinde) belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi bu hususta aleyhe istinaf talebi bulunmadığından dolayı eleştiri konusu yapılarak,
2-) Hükümde TCK'nın 53/1-b maddesi ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınmadan hak yoksunluğu kararı verilmiş olması,
3-) Her ne kadar sanığın suç tarihi itibariyle tek başına işlenmesi halinde uzlaşmaya tabi olan hakaret suçunu suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tabi olmayan tehdit suçu (TCK 106/1-1.cümle) ile birlikte işlemesi nedeniyle CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmaması nedeniyle haklı olarak uzlaşma prosedürü uygulanmadan kamu davası açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucu tehdit suçundan dolayı sanığın beraatına karar verildiği, bu beraat kararının kesinleştiği ayrıca 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı yasanın 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 253. maddesinde yapılan değişiklik ile tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, katılanlardan R. ve A.'nin 2007 yılında alınan kolluk ifadelerinde uzlaşmak istemedikleri şeklindeki beyanların da o tarihte ve halen geçerli olan CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmaması nedeniyle tarafların uzlaşmadıkları şeklinde kabul edilemeyeceği dikkate alınarak bu nedenle sanık M. A. ile katılanlar A. U. ve R. U. (A.) arasında hakaret suçundan uzlaştırma işleminin Espiye C. Başsavcılığı uzlaştırma bürosu vasıtasıyla yaptırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu husus yerine getirilmeden karar verilmiş olması,
Hukuka aykırı, istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmekle CMK'nın 280/1-b maddesi delaletiyle CMK'nın 289/1-h maddesi uyarınca hükmün sadece 3 numaralı madde yönünden BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 13/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)