(5237 S. K. m. 125, 131) (5271 S. K. m. 272, 279, 280, 286, 289) (YCGK 23.09.2008 T. 2008/4-180 E. 2008/205 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Kasten Yaralamaya Teşebbüs ve Tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbüs ve Tehdit suçlarından tayin olunan cezaların, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükümler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup istinafı mümkün olmadığından, sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'un 279/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
2- Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret suçundan yapılan incelemede;
Hakaret suçu 5237 sayılı TCY.nın İkinci Kitabında “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısmında “Şerefe Karşı Suçlar” başlıklı 8. bölümde 125. maddede düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında suçun temel şekli, üçüncü fıkrasında ise nitelikli halleri düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 131/1. maddesi uyarınca, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçlarının takibi şikayete bağlıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.09.2008 tarih 2008/4-180 Esas, 2008/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçuna ilişkin 5237 sayılı TCY.daki düzenleme, 765 sayılı TCY.ndan farklıdır. 765 sayılı Yasa döneminde memura hakaret halleri cezalandırılmış olup, memura görev sırasında herhangi bir nedenle hakaret edilmesi hali dahi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Yasada ise, memur kavramına göre daha geniş bir kapsama sahip “kamu görevlisi” esası kabul edilmiş ve yalnızca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Görev sırasında görevinden dolayı olmayan hakaretler ise 125. maddenin 1. fıkrasında düzenlenen basit hakaret suçunu oluşturacak ve soruşturulması ve kovuşturulması da mağdurun şikayetine bağlı olacaktır.
“Görevinden dolayı” kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; yapılan kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir. Hakim bu nedensellik bağının bulunup bulunmadığını saptayarak, eylemin, suçun basit haline mi yoksa nitelikli haline mi uyduğunu belirleyecektir. Bu saptama yapılırken, hakaret eylemlerine muhatap olan kamu görevlisinin faile karşı doğrudan veya dolaylı görev yapması koşulu aranmayacaktır. Zira, hakaret doğrudan görevle ilgili olabileceği gibi, görevin yerine getiriliş yöntemi ya da sonuçları ile ilgili de olabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.11.1992 gün ve 303-320 sayılı kararında da aynı esas kabul edilerek, hakaret suçunun görev dolayısıyla işlenmesinde aranacak hususun, hukuka uygun bir surette yapılan görevin hakaret nedeni oluşturmasının olduğu vurgulanmış, bir kamu görevine karşı duyulan düşmanlık nedeni ile görevi ifa eden veya etmiş olan görevliye yönelik bir hakarette de o görevle suç arasında nedensellik bağı bulunduğu kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Eşinden boşandığı için olay günü kimliğini değiştirmek üzere Rize Nüfus Müdürlüğüne giden sanığın görevli memur olan şikayetçiye "uykun gelmesin benim işimi hallet" dediği, şikayetçinin kendisiyle düzgün konuşması hususunda sanığı uyarması üzerine sanığın "sen beni tanımazsın, ben yeraltında yaşarım" şeklinde cevap verdiği, şikayetçinin "yer üstüne çık o zaman tanışalım" demesi üzerine sinirlenen sanığın ananı avradını sinkaf ederim diyerek şikayetçiye sandalye ile vurmaya çalıştığı olayda;
Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu katılanın hangi görevinden dolayı işlediği hükmün gerekçesinde tartışılmadan hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde görülmekle CMK'nun 280/1-b maddesi delaletiyle CMK'nun 289/1-g maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, (2) nolu karar yönünden CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN, istinaf başvurusunun reddine ilişkin (1) nolu karara karşı, kararın tebliğinden başlayarak yedi gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da başka bir ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, sanık tutuklu veya hükümlü ise zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, CMK'nun 268/3-e, 279/1-son cümle maddeleri uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)