(5271 S. K. m. 279, 280, 289) (YCGK 18.11.2014 T. 2013/8-830 E. 2014/502 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nun 279. Maddesinde sayılan İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Her ne kadar yerel mahkemece sanık K. B. hakkında zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Dosya incelemesinde, yerel mahkemenin suçun sübutuna ilişkin olarak tanık M. A.'ın beyanını esas aldığı,
Tanık M. A. duruşmada alınan yeminli beyanında sanık A.'in önceleri kumarhane işlettiğin kendisinin de kumar oynadığını, para bittiği zaman sanık A.'ten ara sıra borç para alıp kumara devam ettiğini, bu şekilde yaklaşık 450-500 lira borç para aldığını, A.'in borç paraya karşılık faizi ile birlikte kendisinden 1.950,00 TL istediğini, kendisinin de sadece aldığı parayı ödediğini, faizini ödemediğini, K. B. ile alakasının olmadığını, sadece bir kaç kez gördüğünü,
Aynı tanık zabıtada verdiği ifade de kendisinin öncelikle A. G.'den faize karşılık para istediğini, A.'in de telefonla halk arasında F. ismi ile tanınan K. B.'i çağırdığı, K.'dan aylık %25 faiz ödemek şartı ile 1.000,00 TL borç para alıp karşılığında 1.950,00 TL lik senet imzaladığını, toplam 600,00 TL lik ödeme yaptığını, paranın geri kalan kısmını ödemediğini, bunun üzerine K.'ın kendisini tehdit ettiğini, borcunu 3.500,00 TL olarak ödemesini istediğini bildirdiği,
Tanığın zabıta ve mahkemedeki ifadesi çelişkilerle dolu olmasına rağmen bu çelişkilerin herhangi bir şekilde giderilmediği,
Kaldı ki, tanık olarak ismi geçen M. A.'ın tefeciden borç para aldığı iddia edilen şahıs olduğu dolayısıyla bu kişinin tanık değil müşteki olduğu yani dosyada müştekinin çelişkili beyanından başka sübuta ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı,
Buna rağmen yerel mahkemece dosyada mevcut vergi tekniği raporu, suç duyurusu raporu ve diğer deliller denmek sureti ile soyut bir saptama ile sanığın suçunun sübuta erdiği gerekçesi ile sanığın mahkumiyeti cihetine gidildiği,
Tanık olarak dinlenen şahsın müşteki oluşu, bu nedenle diğer deliller ile desteklenmediği sürece tek beyana bu beyana itibar edilemeyeceği, salt zabıta araştırmasına dayalı olarak da mahkumiyet kararı verilemeyeceği ve tüm bunların gerekçeli kararda açık bir şekilde tartışılması gerektiği, kararın özü itibari ile sanık K. B. yönünden yeterli yasal gerekçeyi taşımadığı anlaşılmakla beraber;
Sanık tarafından icra müdürlükleri nezdinde alacaklı vasfı ile açılmış herhangi bir icra takibinin bulunmaması, banka hareketlerinde de hareket yoğunluğunun tahvil ve fon alış satışı şeklinde olduğu, bunun da gerekçeli kararda tartışmasının yapılmadığı,
Hükmün gerekçesinde kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların tek tek belirtilmesi, sanığın suç oluşturduğu iddia edilen fiilin hangi nedenlerle suç oluşturduğu ya da oluşturmadığının açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiği,
Ancak yerel mahkemece gerekçeli kararda mevcut vergi tekniği raporu, suç duyurusu raporu dosyadaki diğer deliller ile desteklenmekte denmek sureti ile ayrıca mal varlığının fazla olmasının tefecilik suçunun unsuru gibi algılanıp suç somutlaştırılmadan, hangi delile dayanılarak mahkumiyet kararı verildiği belirtilmeden sanığın mahkumiyeti cihetine gidilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09/06/2016 tarih ve 2015/9599-2016/7667 E.K. Sayılı kararı ile belirtildiği üzere ve ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün ve 2013/830 esas, 2014/502 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin kararının gerekçesinin usul ve hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla;
Bu suretle, istinaf başvurusunda bulunanın istinaf nedenleri yerinde görülmekle, CMK'nın 280/1-b, 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 31/03/2017 tarihinde oybirliğiyle KESİN olmak üzere karar verildi. (¤¤)