(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 50)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde;
Suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin yokluğunda tefhim olunan, 17/09/2018 tarihinde kendisine usulünce tebliğ edilen, 16/11/2017 tarihli hükme yönelik, 5271 sayılı CMK'nın 273/1 maddesinde öngörülen 7 günlük yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 01/10/2018 havale tarihli dilekçesi ile vaki istinaf talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 279//1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Kasten Yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında Kasten Yaralama suçundan tayin olunan cezanın (doğrudan 3000,00-TL adli para cezası), karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hüküm, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup istinafı mümkün olmadığından, sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'un 279/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
3-Tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Sanığın suçlamayı kabul etmediği, tanık …..'un 02/05/2016 günü meydana gelen tehdit suçuna şahit olduğu, önceki tehdit fiillerine ilişkin görgüsü bulunmadığı halde sanık hakkında TCK'nun 43/1 maddesinin uygulanması,
b) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan ceza verilirken adli para cezası tercih edildiği halde gerekçe gösterilmeden TCK'nun 50. maddesinin uygulanmaması,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf istemi bu bakımdan yerinde görülmekle, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 7035 sayılı yasa ile değişik 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının Tehdit suçuna ilişkin bölümünden “TCK'nın 43 ve 53 maddelerinin uygulanmasına ilişkin paragrafların” çıkartılması, "6 ay 7 gün hapis cezasının", "5 ay hapis cezası" olarak düzeltilmesi, altına "Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK 50/1-a, 52 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilerek, bir günü takdiren 20-TL kabulü ile 150 gün karşılığı olarak toplam 3.000-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK.nun 52/4 maddesi uyarınca ayda bir olmak üzere 20 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine," bentlerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin (3 nolu) karar yönünden CMK'nın 286/2 maddesi gereğince KESİN, istinaf başvurusunun reddine ilişkin (1 ve 2 nolu) karara karşı, kararın tebliğinden başlayarak yedi gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da başka bir ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, sanık tutuklu veya hükümlü ise zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, CMK'nun 268/3-e, 279/1-son cümle maddeleri uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne İTİRAZ YOLU açık olmak üzere 12/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)