(5237 S. K . m. 53, 54, 58, 62, 86, 106) (5271 S. K. m. 231)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda açık kimliği ve suçu yazılı sanık hakkında Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2017 tarih 2016/239 esas 2017/16 karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf yoluna başvurulmakla yapılan yargılama sonucunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA VE İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2016 tarih, 2016/442 esas sayılı iddianamesi ile; "Olay tarihinde müşteki E.’ın abisi müşteki şüpheli .....’in balıkçı dükkanlarında bulundukları sırada .....'in borç para aldığı müşteki şüpheli B.’ın içeri gelerek .....’e hitaben '‘paramı ver amına koduğum çocuğu bu dükkan bu akşam açılmaz yıkarım burayı” şeklinde sözlerle alenen hakaret ve tehdit ettiği, .....’in de B.’a hitaben '‘senin paranı da vermiycem seni öldürücem '‘şeklinde sözlerle tehdit ettiği, bu sırada dükkana B.’ın kiracısı olan müşteki şüpheli .....’in geldiği, A.’in .....’e hitaben ''sen benim abime neden yanlış yapıyorsun’ dediği, tezgah üzerinde duran adli emanetin 2015/723 sırasına kayıtlı ekmek bıçağını alarak .....’in üzerine yürüdüğü, bıçağı sallayarak yaralamaya çalıştığı, bıçağın .....’in kazağını yırttığı, .....’in .....’in elinden bıçağı aldığı, .....’in de .....’e ekmek bıçağını savurduğu, bıçağın belinde sıyrıklar oluşturduğu, BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, .....’in .....’e hitaben ''seni Bafra’da yaşatmayacağım seni vurucam öldürecem” şeklinde sözlerle tehdit ettiği, ..... ile .....’in karşılıklı boğuşarak birbirlerini basit şekilde yaraladıkları, bu sırada B.’ın cebinden çıkardığı ele geçirilemeyen bu nedenle 6136 sayılı yasa kapsamda değerlendirme yapılamayan silahtan sayılan sivri bir aleti .....’e verdiği, .....’e '‘vur bunu ben sana içerde bakıcam” diyerek .....’i azmettirdiği, .....’in bu bıçak benzeri aleti .....’e savurduğu .....’in kendini kasa ile koruduğu, bu sırada B.’ın yere düşen bıçağı aldığı, bıçağı E.’a doğru savurup kolundan BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, E.’a hitaben “konuşma lan amına kodumun çocuğu'‘diyip tekrar savurduğu, bıçağın E.’ın çenesine geldiği, ..... ve B.’ın işyerinden uzaklaşarak gittikleri, tarafların karışlıklı birbirlerinden şikayetçi oldukları, dosya kapsamından B.’ın eylemleri ile .....’e ve E.’a karşı ayrı ayrı alenen hakaret, .....’e karşı silahla birden fazla kişi ile tehdit, silahla basit yaralama suçuna azmettirme, E.’a karşı silahla basit yaralama, .....’in eylemleri ile .....’e karşı bıçakla basit yaralama ve birden fazla kişi ile silahla tehdit, .....’in de .....’e karşı bıçakla basit yaralama ve silahla tehdit, B.'a karşı ölümle tehdit suçlarını ayrı ayrı işlediği anlaşıldığından" bahisle müşteki şüpheli ..... hakkında TCK 86/2, 86/3.e, 53, 54, 58 md.leri, TCK 106/1-1.cümle, 53, 58 md.leri, TCK 106/2-a, 53, 58 md.leri, müşteki şüpheli ..... hakkında TCK 125/1-4, 53 md.leri (iki kez), TCK 86/2, 86/3.e, 38, 53 md.leri, TCK 86/2, 86/3.e, 53 md.leri, TCK 106/2.a,c, 53 md.leri, müşteki şüpheli ..... hakkında TCK 86/2, 86/3.e, 53 md.leri, TCK 106/2.a, c, 53 md.leri gereğince cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmıştır.
Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2017 tarih 2016/239 esas 2017/16 karar sayılı kararı ile; "Katılan sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılamada; sanık atılı suçu işlemediğini, olay sırasında kendisini savunduğunu, müşteki sanık B.'ın tefeci olduğunu kendisinden fazla para istediğini iddia etmiş ise de; mahkememizce tarafsız tanık olarak değerlendirilen tanık Çetin 'in beyanlarında olay sırasında .....'e bıçak ile vurduğunu gördüğüne dair beyanı ve ..... hakkında tanzim edilen doktor raporundaki darp cebir izi değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilmiş,
Katılan sanık .....hakkında katılan sanık .....'e karşı tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nun 106/1-1, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılması için cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; olay yerinde bulunan ..... ve .....'in tehdit konusunda çelişkili beyanlarda bulunduğu, hazırlık aşamasındaki ve mahkemede farklı beyanlarının olması, aynı olay yerinde olmalarına rağmen müşteki .....'in .....'ın tehdit edildiğine dair beyanlarının olmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği bu nedenle sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesine göre beraatine,
Katılan sanık ..... hakkında silahla tehdit suçundan yapılan yargılamada; mahkememizce tarafsız tanık olarak değerlendirilen tanık ..... 'in beyanlarında olay günü .....'in elinde bıçak olduğu, bıçak ile ..... 'in üzerine doğru yürüdüğü, ..... ile arasında tartışmanın olduğu, birbirine bağırdıklarını fakat beyanlarının ne olduğunu duymadığını, oluş ve .....'in hazırlık aşamasında ve mahkemede istikrarlı beyanları değerlendirildiğinde sanık .....'in elinde bıçak ile ..... e karşı "seni öldürürüm" fiili ile sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sabit kabul edilmiş,
Katılan sanık ..... hakkında hakaret suçundan yapılan yargılamada ; sanık ..... üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuş ise de; mahkememizce tarafsız tanık olarak değerlendirilen tanık ..... tartışma sırasında sanık .....'ın müştekilere karşı hakaret ettiğini duyduğuna dair beyanları, müştekiler ..... ve .....'in beyanları değerlendirildiğinde sanık .....'ın olay sırasında müştekilere karşı "paramı ver, a.na koyduğumun çocuğu", "konuşma lan, a.na koyduğumun çocuğu" cümleleri ile üzerine atılı hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilmiş,
Katılan sanık ..... hakkında katılan .....'na karşı kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3.e ve 53. Maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; katılan .....ın beyanı ve ..... hakkında tanzim edilen doktor raporu ve olay yerinde bulunan diğer kişilerin bu konuyla ilgili herhangi bir beyanlarının olmadığı hususları değerlendirildiğinde, katılan .....ın soyut beyanı haricinde başkaca delil olmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden arınmış ve inandırıcı delil elde edilmediği bu nedenle sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince atılı kasten yaralama suçundan beraatine,
Katılan sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılamada; sanık ..... ....’i azmettirmediği, kasten yaralama olayını işlemediğini savunmuş ise de; sanık ..... ve müşteki ..... arasındaki para alacak ilişkisinin bulunduğu, .....'in para ilişkisinin alakasının olmadığı, sanık ..... ve .....'in olay yerine beraber geldikleri, sanık .....'in olaya müdahil olma şekli değerlendirildiğinde ..... ve ..... arasında iştirak iradesinin olduğu anlaşılmış olup, tanık .....'in beyanında da belirttiği üzere .....'in .....'e hitaben "küfür etme, bunun seninle ilgisi yok" şeklindeki beyanı da değerlendirildiğinde sanık .....'in .....'i kasten yaralaması, .....'ın azmettirmesi ile oluştuğu, bu nedenle sanık .....'ın kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilmiş,
Katılan sanıklar ..... ve ..... haklarında birden fazla kişi ile tehdit suçundan yapılan yargılamada; alacak ilişkisini ..... ile ilgisinin olmamasına rağmen .....'in de olay yerine gittiği ve kavga ettiği, tanık .....'in beyanlarında .....'in .....'e müdahalede bulunduğu, sanık ..... ve .....'ın iştirak iradesi ile olay mahalline geldikleri ve sanıklar ..... ve .....'ın elinde bıçaklar olduğu, sanık ..... ve .....'in müşteki .....'a hitaben öldürmekle tehdit ettikleri mahkememizde oluşan vicdanı kanıya göre sabit kabul edilmiştir.
Katılan sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan yapılan yargılamada; sanık .....'in kasten yaralama suçunu işlemediğini savunmuş ise de tanık Çetin 'in beyanlarında ..... ve .....in birbirlerini kasten yaraladıkları , müşteki .....'ın .....'in, .....'i kasten yaraladığını gördüğüne dair beyanları, ve ..... hakkında tanzim edilen doktor raporuna göre sanık .....'in .....'e karşı kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilmiştir.
Katılan sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer, kastın yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın tekerrrüre esas sabıkası da gözetilerek takdiren hapis cezasına hükmedilmiş, sanık eylemini, silahtan sayılan bıçak ile işlediği sabit kabul edilmiş, TCK 86/3-e maddesi gereğince sanığın cezası yarı oranında artırılmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, verilen cezadan Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın daha önceden kasten işlenen suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunması nedeni ile şartları oluşmadığından TCK 51 maddesi gereğince Ertelenmesine yer olmadığına ve CMK 231/5 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyo-ekonomik durumu değerlendirilerek TCK 50. maddesine göre adli para cezasına ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına,
Katılan sanık ..... hakkında silahla tehdit suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve suç işleme biçimi gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezasına hükmedilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmış, katılan sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, katılan sanığın daha önceden kasten işlenen suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinin bulunması nedeni ile şartları oluşmadığından TCK 51 maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına ve CMK 231/5 gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Katılan sanık ..... hakkında hakaret suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç gözetilerek takdiren adli para cezasına hükmedilmiş, sanık eylemini alenen işlediğinden TCK 125/4 maddesi gereğince sanığın cezasından 1/6 oranında artırım yapılmasına, sanığın eylemini birden fazla kişiye karşı tek fiille gerçekleştirdiğinden sanık hakkında TCK 43/2-1 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezası takdiren 1/4 oranında artırılmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, sanık hakkında hükmedilen cezadan Türk Ceza Kanunu 129/1 maddesi gereğince cezasından takdiren1/3 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacağı, cezanın subjektif ve objektif etkisinin sağlanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını gerektirir başkaca neden dosya kapsamında bulunmadığından sanık hakkında TCK 62. Maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarından yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından sanık ..... hakkında CMK 231/5 maddesi Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına
Katılan sanık ..... hakkında kasten yaralama suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer, kastın yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek takdiren alt sınırdan adli para cezasına hükmedilmiş, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği anlaşıldığından 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, verilen cezadan Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacağı, cezanın subjektif ve objektif etkisinin sağlanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını gerektirir başkaca neden dosya kapsamında bulunmadığından sanık hakkında TCK 62. Maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarından yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından sanık ..... hakkında CMK 231/5 maddesi Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına
Katılan sanık ..... hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezasına hükmedilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, verilen cezadan Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3oranındaindirimyapılmasına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacağı, cezanın subjektif ve objektif etkisinin sağlanamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını gerektirir başkaca neden dosya kapsamında bulunmadığından sanık hakkında TCK 62 . Maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın geçmişteki hali, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, suç işleme konusundaki eğilimi, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varıldığından, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi gereğince hükmü uygulanarak takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Katılan sanık ..... hakkında cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer, kastın yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek takdiren adli para cezasına hükmedilmiş, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği anlaşıldığından 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, verilen cezadan Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarından yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından sanık ..... hakkında CMK 231/5 maddesi Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına
Katılan Sanık ..... hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırma yoluna gidilirken suçun işlendiği yer ve zaman, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve suç işleme biçimi gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezasına hükmedilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22/12/2002 tarih, 2002/4-238 esas, 2002/367 karar sayılı ilamı da gözönünde bulundurulduğunda ilk haksız hareketin hangi tarafça yapıldığı belirlenemediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasına karar verilmiş, Türk Ceza Kanunu 29/1 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın geçmişteki hali, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, suç işleme konusundaki eğilimi, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varıldığından, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi gereğince hükmü uygulanarak takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleri ile hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE YAPILAN YARGILAMA SIRASINDA:
Katılan sanık ..... savunmasında: "Ben bu hususta Bafra kollukta beyanda bulunmuştum. O ifadenin içeriğini aynen tekrar ederim. ben ..... ile .....'a hakaret etmedim. Ben .....'e bıçak verip ..... ve .....'i bıçakla demedim. Ben bıçakla .....'a vurmadım. Silahla veya bıçakla ....., ..... 'i tehdit etmedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben .....'i ..... ve .....'ı yaralaması konusunda azmettirmedim. ..... beni bıçakla vurup beni yaralamadı. Elinde bıçakla beni tehdit etmedi. Sadece beni öldürmekle tehdit etti. Ben ..... den davacı ve şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, Suçsuzum, beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını ve şartlar oluşması halinde HAGB hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ederim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa hakkımdaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan sanık ..... savunmasında: "Ben bu hususta Bafra C.Başsavcılığında beyanda bulunmuştum. O ifadenin içeriğini aynen tekrar ederim...... benim ev sahibim olmasından dolayı, ..... 'i de tanırım. Ben işyerinden geçerken tartıştıklarını görünce ben ..... e .....'ın parasını ödemesi için telkinde bulundum. ..... beni yere düşürdü. Sırtıma bıçak ile vurdu. Ayağımın sakat olmasından dolayı mağduriyetimi kullandı. Bu nedenle ben kendimi dahi savunamadım. Ben ..... veya .....'ı kasten yaralama ve tehdit eyleminde bulunmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, ben ..... den davacı ve şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, Suçsuzum, beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını ve şartlar oluşması halinde HAGB hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ederim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa hakkımdaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan sanık ..... savunmasında: "Ben yurt dışında olduğum için daha önce talimatla ifade verdim. Ben suçlamayı kabul ediyorum. .....'dan borç para almıştım. Devamlı faiz bindiriyordu. Ben parayı veriyorum. Yine faiz şu kadar deyip benden fazla fazla para istiyordu bu nedenle olay günü dükkanıma geldi. Bana küfür etti. Yanımda kardeşim ..... da vardı. Bana bıçakla saldırdı. Yanında ..... isimli arkadaşı da vardı. İkisi birden bana saldırdılar. Ben ellerini tuttum. Bıçağı bana vurmasını engelledim. Boğuşma esnasında kendisi yaralandıysa bilemiyorum. İkisi de bana saldırdı. Kardeşim yaralandı. Bıçağı sallayınca bıçak benim kazağımı kesti. Ben suçsuzum beraatimi istiyorum. Her ikisinden de şikayetçiyim. Davaya da katılmak istiyorum, benim zarar ziyanım da giderilmedi. Beni dükkanımda çalıştırmadılar. Ben iş yerimi kapatmak zorunda kalmıştım. Toplam 10.000 TL kadar zararım vardır. Beni tehdit ettiler şikayetçiyim benim zararımı da karşılamadılar. Hagb’yi kabul ederim. Ben bu konuda Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinde ifade verdim. O ifadeyi aynen tekrar ederim. Karşı taraf tefecilik yapmasından dolayı ben borcumu ödemiş olmama rağmen senetlerimi bana geri iade etmediler. Ben senetlerimi isteyince bana biraz daha para vermem gerektiğini söylediler. Olay günü tartışmamız da bu nedenden dolayı oldu. Olayın meydana geldiği gün beni hemen icraya verdiler. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben ..... ve ..... hakkındaki şikayetim devam etmektedir. Sanıkların cezalandırılmasına hakkımda ise beraat kararı verilmesini talep ediyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan .....: "Ben abim ..... ile beraber balıkçı dükkanı işletiyorduk, dükkana 2 kişi geldi, ben adlarını bilmiyorum, daha sonra abim ile bir alacak verecek konusunu konuşmaya başladılar, abim sen dükkana böyle gelip para istersen para vermem dedi, bunun üzerine yaşlı olan ve adını sonradan öğrendiğim ..... abime ananı avradını sinkaf ederim, dedi, ayrıca tezgah üzerinde bulunan bıçağı alarak abimin üzerine yürüdü, daha sonra ben dışardan esnaf olan komşu arkadaşları çağırdım, bizim balık sattığımız yere yakın yerde saat satan esnaf olayı gördü, bu esnafın adını şuan hatırlamıyorum, ben dışarda esnaf çağırdığım sırada abim ile diğer ..... arasında boğuşma oldu, ..... ilk başta abime saldırdı, ..... ın elindeki bıçağı düşürmek için ben ..... ın koluna sopa ile vurdum, elinden düşen bıçağı alıp çöpe attım, ..... ın eline bıçak geçmeden önce bıçak ..... deydi, ..... bıçak ile abim ..... in kazağını yırttı, abime hem ..... hem de ..... tehdit etti, bana sadece hakaret ettiler, ben bu olaylardan dolayı davacı ve şikayetçiyim, katılmak istiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....: "Ben tartışmanın meydana geldiği yerde saatçi dükkanım var, ben tarafların birbirleri ile yapmış olduğu kavgayı ve tehdit hakaretleri duymadım, ben daha sonra başkasından duydum, benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....; "Ben tarafların tartıştığı yerin yakınında dükkanım var. Ben tarafların tartıştığı sırada ..... ı daha önce bizim köyde mermer işi yaptığından dolayı tanırım. ..... ın bir elinde bıçak bir elinde de çay bardağı vardı karşı taraftakilerle hararetli birşeyler konuşuyordu. Aramızda 15-20 metre kadar mesafe vardı. Tartıştıklarını duyuyordum fakat kalabalık olduğundan tarafların birbirlerine ne söylediklerini duymadım. Taraflardan birileri polisi arayın deyince B. bıçağı beline takıp bardağı yere atıp küfür edip gitti. Ayrıca A.’e hakaret ettiğini duydum. Ben olay yerinde A. i gördükten sonra arif e sordum alacak verecek işlerinden dolayı dediler. ..... A.’le konuşurken A.’e hitaben bana küfür etme bu olayın seninle alakası yok dedi. Tartışma sırasında A. ile A. birbirine girdiA. bıçağı eline aldı bunun üzerine A. de eline taşları aldı. ..... bir kaç defa bıçağı savurdu ben araya girip arifi tuttum. Ve geri çektim. ..... in daha sonra yaralandığını duydum. Bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU KAPSAMI:
Sanık ..... istinaf dilekçesinde özetle; Hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME RAPORU VE DÜŞÜNCE:
Dairemiz üye hakimi tarafından düzenlenen inceleme raporu ile;
A) Sanık ..... hakkında katılan (sanık) ..... ve .....'na yönelik hakaret ve basit kasten yaralama suçlarından dolayı kesin olarak verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf isteminin reddine yönelik 28/03/2017 tarihli ek karara yönelik istinaf isteminin incelenmesi sonucu;
Sanık hakkında tayin olunan cezaların karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup istinafının mümkün olmadığı, bu nedenle istinaf isteminin reddine ilişkin 28/03/2017 tarihli ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanığın itirazının kesin olarak reddine,
B) Sanık ..... hakkında katılan (sanık) .....'e yönelik silahla basit kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesi sonucu;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; istinaf isteminin esastan reddine,
C) Sanık ..... hakkında katılan (sanık) .....'e yönelik silahla tehdit suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesi sonucu;
Her ne kadar gerekçeli kararda; "Katılan sanık ..... hakkında silahla tehdit suçundan yapılan yargılamada; mahkememizce tarafsız tanık olarak değerlendirilen tanık .....'in beyanlarında olay günü .....'in elinde bıçak olduğu, bıçak ile .....'in üzerine doğru yürüdüğü, ..... ile arasında tartışmanın olduğu, birbirine bağırdıklarını fakat beyanlarının ne olduğunu duymadığını, oluş ve .....'in hazırlık aşamasında ve mahkemede istikrarlı beyanları değerlendirildiğinde sanık .....'in elinde bıçak ile .....'e karşı "seni öldürürüm" fiili ile sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sabit kabul edilmiş" şeklinde yazılarak sanığın atılı bu suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; yerel mahkeme tarafından tarafsız tanık olarak kabul edilen tanık .....'in beyanında sanığın " seni öldürürüm" şeklinde bir beyanda bulunduğuna yönelik bir ifade olmadığı gibi gerekçeye alınan "........ ile arasında tartışmanın olduğu, birbirine bağırdıklarını fakat beyanlarının ne olduğunu duymadığını..." şeklinde bir beyanının olmayıp bu beyanın aslında; "........'ın bir elinde bıçak bir elinde çay bardağı vardı karşı taraftakiler ile hararetli birşeyler konuşuyordu. Aramızda 15-20 metre kadar mesafe vardı. Tartıştıklarını duyuyordum fakat kalabalık olduğundan tarafların birbirlerine ne söylediklerini duymadım..." şeklinde olup devamında sanık ..... ile katılan (sanık) ..... arasında geçen kasten yaralama olayına ilişkin beyanda bulunduğunun anlaşılması, sanık .....'in tüm aşamalarda silahla tehdit eylemini kabul etmemesi, katılan (sanık) .....'in kardeşi olan ..... ile .....'in arkadaşı olan sanık (katılan) ..... tarafından da doğrulanmamış olması, sanığın olay sırasında eylemlerinin silahla kasten yaralamaya yönelik olup ayrıca silahla tehdit suçuna yönelik bir eylemi bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 S. CMK.nın 280/1-e madde fıkrası uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmesi gerektiği" kanaati bildirilmiş, (A ve B başlıklı hususlarda dairemizin 25/12/2017 tarih, 2017/1454 esas, 2017/2709 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine ve esastan reddine karar verildiği üzere) dairemiz heyetince (C başlıklı başvurunun tefrik edilerek) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilerek, duruşma günü belirlenmiştir.
DAİREMİZCE YAPILAN İSTİNAF YARGILAMASINDA;
Sanık ..... savunmasında; "Ben bu hususta daha önceden de beyanda bulunmuştum. İçeriğini tekrar ederim. ..... ve diğer sanıklar dükkanıma gelerek bana karşı eylemde bulundular ben kesinlikle .....'i silahla tehdit etmedim...... ile aramızda para alışverişi olmuştur. Daha sonra ..... ve ..... benim dükkanıma gelerek benden fazladan para istediler ve bende vermeyince bana hakaret edip bıçak çektiler. Ben sadece bana silah çekerek hakaret eden şahısları dükkandan iterek çıkardım. Kendilerine hakaret etmedim. Alacağa konu borç senedi olayın olduğu saatte Bafra İcra Müdürlüğüne verilmiştir. Senedin tarihinin uzun süre geçmesine rağmen olayın hemen akabinde kendisini haklı çıkarmak için icraya vermiştir. Suçsuzum beraatimi istiyorum, suç işlemediğim için kimsenin maddi zararını karşılamadım, hakkımda CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına itirazım yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
İncelenen dosya kapsamından olayın olduğu gün, istinaf dışı olan ..... ile sanık .....'nun alacak verecek meselesinden dolayı tartışıp kavga ettikten sonra olay yerinde bulunan katılan .....'e karşı sanığın "seni Bafra'da yaşatmayacağım, seni vuracağım, öldüreceğim" şeklinde bıçakla tehdit ettiğine ilişkin olarak açılan kamu davasında, sanığın tüm aşamalarda katılan .....'e karşı bıçakla tehdit suçunu işlemediğini belirttiği, keza katılan .....'in 10/11/2015 tarihli kolluk ifadesinde".. kavga sırasında sanık .....'in kendisine ekmek bıçağını salladığını, bıçağın kendisinde çizikler oluşmasına neden olduğunu, bundan sonra da .....'in kendisine "seni Bafra'da yaşatmayacağım, seni vuracağım, öldüreceğim" dediğini.." beyan etmesine rağmen ilk derece mahkemesindeki 21/06/2016 tarihli duruşmadaki beyanında ise ".. tartışma sırasında .....'in sırtına bıçakla vurduğunu.." belirtip tehdit ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, olayın bağımsız tanığı olan .....'in 16/12/2016 tarihli celsedeki beyanında, olayın olduğu sırada sanık .....'in .....'le konuşurken .....'e hitaben" bana küfür etme, bu olayın seninle alakası yok" dediğini, bundan sonra sanık .....'le katılan .....'in birbirine girdiğini, .....'in bu sırada eline bıçak aldığını, ondan sonra .....'in de eline taş aldığını, .....'in elindeki bıçağı bir kaç kez savurduğunu, kendisinin araya girip .....'i tuttuğunu ve geri çektiğini beyan edip herhangi bir tehdit sözünden bahsetmediği, olayın diğer mağdurlarının da sanık .....'in bıçakla tehdidinden bahsetmedikleri, keza olayda sanık .....'in katılan .....'e yönelik bıçakla kasten yaralama suçundan cezalandırılması ve sanığın bu eylemine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi karşısında, sanığın olay sırasındaki eylemlerinin kasten yaralama suçu içerisinde bulunup ayrıca silahla tehdit suçunu işlediğine ilişkin yenilenen bir kastının bulunmadığı, bu doğrultuda sanığın silahla tehdit suçunu işlemediği halde sanığın cezalandırılmasına karar veren Bafra 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2017 tarihli 2016/239 esas 2017/16 karar sayılı kararının hukuka aykırı olduğundan CMK 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, açıklanan gerekçeler doğrultusunda sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlemediği anlaşılmakla CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesini" kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DAİREMİZİN KABULÜ VE GEREKÇE:
İstinaf başvurusuna göre yapılan inceleme ve yargılama sonucunda;
Olay tarihinde taraflar arasında çıkan kavga sırasında sanık .....'nun .....'in elinden bıçağı aldığı, bu bıçağını savurduğu, bıçağın .....'in belinde sıyrıklar oluşturduğu, BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, .....'in ayrıca .....’e hitaben ''seni Bafra’da yaşatmayacağım seni vurucam öldürücem” şeklinde söz söyleyerek silahla tehdit ettiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; tanık .....'in beyanında sanığın " seni öldürürüm" şeklinde bir beyanda bulunduğuna yönelik bir ifade olmadığı gibi gerekçeye alınan "........ ile arasında tartışmanın olduğu, birbirine bağırdıklarını fakat beyanlarının ne olduğunu duymadığını..." şeklinde bir beyanının olmayıp bu beyanın aslında; "........'ın bir elinde bıçak bir elinde çay bardağı vardı karşı taraftakiler ile hararetli birşeyler konuşuyordu. Aramızda 15-20 metre kadar mesafe vardı.Tartıştıklarını duyuyordum fakat kalabalık olduğundan tarafların birbirlerine ne söylediklerini duymadım..." şeklinde olup devamında sanık ..... ile katılan (sanık) ..... arasında geçen kasten yaralama olayına ilişkin beyanda bulunduğunun anlaşılması, sanık .....'in tüm aşamalarda silahla tehdit eylemini kabul etmemesi, katılan (sanık) .....'in kardeşi olan ..... ile .....'in arkadaşı olan sanık (katılan) ..... tarafından da doğrulanmamış olması, sanığın olay sırasında eylemlerinin silahla kasten yaralamaya yönelik olup ayrıca silahla tehdit suçuna yönelik bir eylemi bulunmadığından atılı silahla tehdit suçunun unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle sanığın beraatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/01/2017 tarih ve 2016/239 Esas, 2017/16 Karar sayılı, sanık .....'nun katılan .....'e yönelik silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin hükmün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Her ne kadar sanık .....'nun katılan .....'e yönelik silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat olunan fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın BERAATİNE,
2-Bu suça yönelik istinaf yargılaması sürecinde yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanık ..... ve katılan .....'in yokluğunda Cumhuriyet Savcısının huzuru ile ve mütalaasına uygun, sanık ve katılan için kararın tebliğden, Cumhuriyet Savcısı için tefhimden itibaren onbeş (15) gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da başka bir ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, sanık tutuklu veya hükümlü ise zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca Yargıtay ilgili ceza dairesine yönelik TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2018 (¤¤)