(5271 S. K. m. 223, 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 227)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesinde sayılan istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-) Sanık ....'in atılı suçtan cezalandırılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-) Sanık ....'in atılı suçtan cezalandırılmasına ilişkin karara karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu;
Her ne kadar yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu; "...Sanık .... mahkememizde alınan beyanında mağdurun telefon numarasını tanığa vermiş olabileceğini beyan etmesi, yine tanık ....'ın mahkememizde ve soruşturma aşamasındaki beyanlarında ismini .... olarak bildiği (dosya mağdurumuz ....) kişinin numarasını ....'den aldığını ve mağdurla 70,00 TL karşılığında cinsel birliktelik yaşadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı Fuhuşa Aracılık Etmek suçunu işlemiş olduğu anlaşılmış ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklindeki gerekçe ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 12/10/2017 tarih, 2015/23534-2017/109015237 E.K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nun "Fuhuş" başlıklı 227. maddesi; "(1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
Ceza Genel Kurulu’nun 25.11.2014 tarih, 2013/342 Esas, 2014/519 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, fuhuş suçu, 5237 sayılı TCK'nun topluma karşı suçlar başlıklı üçüncü kısmın, genel ahlaka karşı suçlar başlıklı yedinci bölümünde düzenlenmiş olup, bu suçla korunan hukuki yarar genel olarak, toplumun ar ve haya duyguları ile birlikte genel ahlakın korunmasıdır.
TCK’nın 227. maddesinin ikinci fıkrasında, bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, bunun yolunu kolaylaştırmak ya da fuhuş için aracılık etmek veya yer temin etmek, ayrı bir suç olarak düzenlenmiş, fuhuşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanmasının fuhşa teşvik sayılacağı kabul edilmiştir. Fuhşa teşvik etmek, kişinin fuhuş yapması için onda bir irade oluşturmaya çalışılmasıdır. Fuhşun yolunu kolaylaştırmak, fuhuşu arayan bakımından bunun için veya fuhuş yapacak kimsenin fuhşa atılması bakımından onun için her türlü imkanın sağlanmasıdır. Fuhuş için aracılık etmek, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelmesini sağlamaktır. Yer temin etmek ise, mağdur ile cinsel arzularını tatmin etmek isteyen kişinin bir araya gelecekleri yerin temin edilmesidir. Fıkrada düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, fıkrada sayılan hareketlerden herhangi birisinin yapılması suçun işlenmesi için yeterlidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdur ....'nun aşamalardaki tüm beyanlarında sanığı tanımadığını söylemesi, tüm tanıkların mağdur ile girdikleri cinsel ilişki sonucu sadece mağdura para verdiklerini söylemeleri, sanığın tüm aşamalarda mağduru tanımadığını, mağduru fuhşa teşvik, mağdura aracılık veya yer temin etme durumu olmadığını söylemesi, sadece mağdurun bir şekilde sanığın eline geçen telefon numarasının cinsel ilişki kurmak amacıyla arayışta bulunan tanık ....'a söylenmesi, tanığın da numarayı aldıktan uzun bir zaman sonra mağduru arayıp, aralarındaki anlaşma uyarınca mağdur ile cinsel ilişkiye girmesi olayında mağdurun cinsel ilişki sonucu elde ettiği kazançtan sanık ....'in bir menfaat temin ettiğinin tespit edilememesi ve şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi de dikkate alındığında sanığın delil yetersizliği nedeniyle beraatı yerine cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı sanığın istinaf istemi bu bakımdan yerinde görülmekle, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 7035 sayılı yasa ile değişik 280/1-a, 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanığın mağdur ....'ya yönelik bir kimseyi fuhuşa sevk etmek, fuhuş için aracılık etmek ve yer temin etmek suçundan mahkumiyetine ilişkin bölümün” tamamen çıkartılarak, yerine “Her ne kadar sanık ....'in mağdur ....'ya yönelik bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmesi için hakkında kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE” ve "Sanık .... için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren onbeş (15) gün içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da başka bir ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, sanık tutuklu veya hükümlü ise zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek, CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca Yargıtay ilgili ceza dairesine yönelik TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)