Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 13/07/2018 tarih, 2016/5977 Soruşturma, 2018/3011 E. ve 2018/770 İd. sayılı iddianamesi ile; sanığın üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan dolayı eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 3. ve 5. maddeleri ile TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılması, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi, TCK'nın 54/1., 58/9. ve 63. maddelerinin tatbiki istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli, 2018/761 (Esas) ve 2020/58 (Karar) sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan o yer C.Savcısı, sanık ve müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, sanığın örgüt içindeki konumu itibariyle alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ....'IN SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben hakkımdaki iddia ve suçlamalara ilişkin savunmalarımı önceki aşamalarda yapmıştım, aynen tekrar ederim, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim "dedi. Sanığın dosyada kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunması okundu. Doğrudur tekrar ederim dedi. Nüfus ve adli sicil kaydı okunarak soruldu: Okunan kayıtlara bir diyeceğim yoktur. SANIKTAN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Daha önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, uzun süredir tutukluyum, ailemin geçimini sağlayamıyorum, kapasitesinin üstünde koğuşlarda kalmak durumundayız sağlık koşullarına ulaşmamızda bu şartlarda mümkün değildir, salgın hastalık durumu da göz önünde bulundurularak öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum " dedi. DURUŞMANIN BİTECEĞİ HATIRLATILARAK SANIKTAN SON SÖZÜ SORULDU: "Beraatime ve karar verilmesini talep ediyorum "dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU:" Daha önceki savunmalarımızı ve istinaf talep dilekçemiz içeriğini tekrar ederiz, müvekkilimizin bylock kullandığı iddiasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir ancak buna ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığının Emniyet müdürlüğünün yazı cevabından anlaşılmasına rağmen müvekkilimizin bylock kullandığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur, buna ilişkin somut bir delil bulunmamaktadır, daha önceki savunmalarımız ile birlikte ayrıntılarını istinaf talep dilekçemizde belirtmiş olduğumuz sebeplerle müvekkilimizin öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz " dedi. SANIK MÜDAFİNDEN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA VE ESASA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Mütalaayı kabul etmiyoruz, iddia makamı herhangi bir tespit değerlendirme tutanağı bulunmamasına rağmen müvekkilimizin bylock kullanıcısı olması ve tanık beyanlarına dayanarak cezalandırılmasını talep etmektedir, müvekkilimizin bylock kullanıcısı olduğu kesin ve somut delillerle ortaya konulmamış buna ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmamaktadır, bu husus açıklığa kavuşturulmadan tanık beyanlarına dayanarak müvekkilimizin bylock kullanıcısı olduğu kabul edilmekle birlikte cezalandırılması bize göre doğru değildir, bu nedenlerle müvekkilimizin beraatine karar verilmesini hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesini talep ederiz "dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda Ordu 2.Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün ve dosyanın incelenmesinde, sanığın …. numaralı gsm hattı üzerinden 21/09/2014 tarihinden itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullandığı gizli haberleşme programı olan bylock programını kullandığının tespit edildiği, tanıklar ...., ...., .... ve ....'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere, sanığın üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığı, örgüt faaliyetleri kapsamında düzenlenen kamplarda evin iaşesini temin ettiği, .... kod ismini kullandığı, öğretmen sıfatıyla askeri mahrem yapılanma içerisinde askeri personel grubuna sohbet verdiğinin anlaşıldığı, sanığın yukarıda açıklanan eylem ve faaliyetlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde mahrem asker imamı olarak faaliyet göstermek suretiyle üst düzey konumda bulunduğu göz önüne alınarak ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63.maddeleri uyarınca teşdiden alt sınırdan önemli miktarda uzaklaşılarak CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklulukta geçen süre, uygulanması muhtemel ceza miktarı dikkate alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adli silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hal ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2.maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesinin " 16/01/2017 tarihli sorgu sonucuna göre sanığın, .... numaralı telefon hattı üzerinden 21/09/2014 tespit tarihi itibariyle Bylock isimli programı kullandığı belirlenmiş, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkememize gönderilen sanığa ait internet trafik bilgisi kayıtlarından sanığın 21/09/2014 tarihinden başlayarak 16/12/2014 tarihine kadar 7062 kayıt oluşacak şekilde Bylock programının ana IP numarası ile programı kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla kiralandığı anlaşılan diğer IP numaralarına bağlanıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce Bylock kullanıldığı tespit edilen hatta ait "Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın dosyaya celbine yönelik olarak Ordu İl Emniyet Müdürlüğü ile yazışma yapılmış ancak 27/11/2018 tarihli yazı cevabından bu hatta ilişkin bir tutanağın bulunmadığı anlaşılmıştır. Tanık ...., üniversite okuduğu dönemde sanığın örgüte müzahir evde kaldığını, örgüt faaliyeti kapsamında düzenlenen kamplarda kaldıkları evin iaşesini temin ettiğini beyan etmiştir. Yargılama konusu suça ilişkin beyanına başvurulan ve askeri personel olarak görev yapan tanıklar .... ve .... sanığı "...." kod ismi ile tanıdıklarını ve sanığın kendilerinden sorumlu olarak görev yaptığını ifade etmişlerdir. Tanık ...., sanığın askeri mahrem yapılanma içerisinde öğretmen olarak faaliyet yürüttüğünü, sorumluluğunda askeri personel bulunduğunu, mahrem yapılanmada bulunan öğretmenlerin oluşturduğu sohbet grubuna katıldığını ve .... kod ismini kullandığını beyan etmiştir. Sanık aşamalarda suçlamayı redde yönelik savunma yapmıştır. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı redde yönelik savunma yapmış ise de, dosyada yer alan sanığın kullandığı hatta ilişkin tesadüfi sayılamayacak nitelikte bağlantı sayısını ortaya koyan internet trafik bilgisini içerir HTS kayıtları ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere; sanığın yukarıda zikredilen Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan Bylock isimli örgüt içi haberleşme programını örgütsel haberleşme ve gizliliği temin maksadıyla kullandığı, örgüt içerisinde kod adı aldığı ve bu kod adını kullandığı, bunun yanında örgütün mahrem yapılanması içerisinde "Öğretmen" olarak görev aldığı ve bu görev ile bağdaşır nitelikte faaliyetlerde bulunduğu, böylelikle örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. " kabulünün dairemizce tetkiki neticesinde;
İlk derece mahkemesinin sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyeliğine delalet ettiği yönündeki kabulünün yerinde olmasına karşılık tanık beyanlarından askeri mahrem yapıda 2016 yılında dahi öğretmen göreviyle muvazzaf askerlerle ilgilenen, onları takip edip sohbet veren, mahrem yapının kendi içerisinde gerçekleştirdiği toplantılara katıldığı anlaşılan, kod adı kullanan, Cgnatlı bylock kullanımı tespit edilen sanığın eylemlerinin yoğunluğu ve çeşitliliği itibariyle alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınıra yakın uygulama yapılması dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararı bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak, sanığın TCK 314/2 maddesi uyarınca mevcut delil durumu itibariyle örgütteki konumu nazara alınarak takdiren ve teşdiden 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında 3713 sayılı yasanın 5/1.maddesinin uygulanarak 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 maddesinin uygulanarak 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilecek ifadesi olmadığı anlaşıldığından hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmamasına, sanığın tutuklu kaldığı süre, yakalamalı şahıs olarak uzun süre aranmış olması, hükmedilen ceza miktarı, mevcut infaz rejimi itibariyle verilen cezanın kesinleşmesi halinde infazda geçecek süre itibariyle tutuklama tedbirinin orantılı, adli kontrol uygulamasının yetersiz olacağı düşüncesiyle tutukluluk halinin devamı suretiyle aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarih, 2018/761 Esas, 2020/58 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık....'ın üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sübut bulmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve kastının yoğunluğu gözetilerek takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.Maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezadan yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 9 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 7 YIL 9 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Suçun işleniş biçimine, delil durumuna ve oluşa göre sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nun 231 ve 5237 sayılı TCK' nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
10-a-Sanık hakkında verilen ceza miktarı ile tutuklulukta kaldığı süre gözetildiğinde adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı değerlendirildiğinden HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, (hüküm özetinin Balıkesir L Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü'ne gönderilmesine)
b-Sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına dair karara karşı kararın tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize sunulacak veya Dairemize gönderilmek üzere havale ettirilecek bir dilekçe ile ya da zapta geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine beyanda bulunmak suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ edilebileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)
11-Adli Emanetin 2019/217 sırasına kayıtlı "1 adet imaj kalıbı içerir F1 marka 32 GB kapasiteli USB flash bellek"in dosyada delil olarak SAKLANMASINA,
12-Sanığın Dairemizde yapılmasına sebebiyet verdiği 5,50 TL elektronik tebligat ücreti ile istinaftan önce sanığın sarfına yol açtığı 3 adet tebligat gideri 42,00 TL, posta gideri 32,90 TL, 2 adet sarf ücreti 215,64 TL olmak üzere toplam 296,04 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,
Dair; sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ....'ın (…..) huzurunda, yüzüne karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2020 (¤¤)