Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2019 tarih ve 2019/2168esas numaralı iddianamesi ile; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı tck'nun 314/2, 3713 sy. yasanın 5/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Çorum 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2020 tarihli, 2019/262 (Esas) ve 2020/62 (Karar) sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, mevcut delil durumu itibariyle sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK …..'NIN SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA:" Daha önceki savunmalarımı tekrara ediyorum, üzerime atılı suçlamaları ve iddiaları kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim "dedi. Sanığın dosyada kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunması okundu. Doğrudur tekrar ederim dedi. Nüfus ve adli sicil kaydı okunarak soruldu: Okunan kayıtlara bir diyeceğim yoktur. SANIKTAN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA VE ESASA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Avukatımın beyanlarına katılıyorum, suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatime karar verilmesini talep ederim" dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU: "Dosya kapsamında beyanları bulunan tanık ....'in sanığın 2013-2014 yılları arasında örgüt evinde kaldığı ve bu doğrultuda faaliyetlerde bulunduğu beyanlarının gerçeği yansıtmadığına dair o dönem ki apartman görevlisi olan ....'ı dinletmek istiyoruz" dedi. SANIK MÜDAFİNDEN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA VE ESASA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: " Müvekkilimiz hakkındaki iddiaların dayanağı tanık beyanları olup tanıklardan .... dışındakilerin anlatmış oldukları husus ve olaylar 17-25 Aralık sürecinden önceye dayalı hususlardır, ....'in beyanları ise mahkemenizce dinlenen tanık beyanı ile gerçeği yansıtmadığı ortaya konulmuştur, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda müvekkilimizin örgütün amacına hizmet eden herhangi bir fiil ve davranışından söz edilemez, bu nedenlerle öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ederiz " dedi.
TANIK ....' IN SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Sanığı tanırım, benim apartman görevlisi olduğum sitenin kapıcı katında 2013 yılından 2016 tarihine kadar zaman zaman kardeşleri ve annesi de olduğu halde kalıyordu, kendisini bu nedenle tanıyorum, ben kendisinin bu yapıyla irtibatlı ilişki herhangi bir faaliyetine rastlamadım, böyle bir şey yapacağını da düşünmüyorum, başkaca bir bilgim yoktur," dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda Çorum 3.Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün ve dosyanın incelenmesinde, sanığın örgütle iltisaklı Artvin F1 Derneği üyesi olduğunun tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir öğrenci evlerinde Artvin'de ve daha sonra yatay geçiş yapıp Çorum'da devam ettiği sürece kaldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında dinlenen tanıklardan K6, ....'in beyanlarından anlaşılacağı üzere, Artvin'de başlayıp yatay geçiş yaptığı Çorum'da devam eden üniversite eğitimi boyunca FETÖ yapılanmasına ait öğrenci evlerinde kaldığı, Çorum'da bulunduğu süreçte .... kod adlı ....'ın sorumluluğu altında askeri okullara hazırlanan öğrencilerin mesulü olarak faaliyet gösterdiği, bu öğrencilerle ilgili çeteleler tuttuğu, şifreli kelimelerle hazırlanan ve gizliliğine riayet edilen bu çeteleleri belirli periyotlarla .... kod adlı ....'a teslim ettiğinin anlaşıldığı, sanığın yukarıda açıklanan eylem ve faaliyetlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alarak askeri okullara hazırlanan öğrencilerin mesullüğünü gerçekleştirdiği, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca teşdiden ve hakkaniyete uygun biçimde CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
" dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesinin "Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; Artvin'de başlayıp yatay geçiş yaptığı Çorum'da devam eden üniversite eğitimi boyunca örgüt evlerinde barındığı, Çorum'da bulunduğu süreçte "Mesullük" olarak adlandırılan bir görev üstlenip .... kod adlı ....'ın sorumluluğu altında Askeri Okullara hazırlanan öğrencilerle ilgilendiği, örgüt evlerinde kalıp Askeri Okullara hazırlanan öğrencilerle ilgili çeteleler tuttuğu ve gizlilik hiyerarşisine uygun olarak hazırlanan bu şifreli (Namaz kelimesi yerine Spor; Kitap kelimesi yerine Pırlanta gibi) çeteleleri belirli periyotlarla ....'a teslim ettiği aşağıda belirtilen delil ve gerekçelerle sabit görülen sanığın, rızasıyla dahil olduğu örgütle organik bağ kurduğu ve örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği, değerlendirilmiştir. Kabule Dayanak Yapılan Deliller; Örgütlü suçların açıklığa kavuşturulmasında önem arz eden delillerin başında, yakalanan veya teslim olan örgüt mensupları tarafından verilen bilgiler gelmektedir. Eldeki davada, tanıklığına başvurulan kişilerin anlatımları da bu bakış açısıyla ele alınmalıdır. Yani, tanıkların verdiği bilgiler son derece kıymetlidir. Bununla birlikte, tanıkların anlatımları; yer, zaman ve mahiyeti bakımından değerlendirilmeli, tutarlı ve samimi olup olmadıkları irdelenmelidir. Buna göre; K6'ın beyanını kabul edip doğrulayan ve Artvin'de bulunduğu süreçte örgüt evinde barındığı hususunda hiçbir tereddüt bulunmayan sanıkla ilgili, Çorum'a yatay geçiş yaptıktan sonra da örgüt evlerinde barındığı ve "Mesullük" olarak adlandırılan bir görev üstlendiği yönündeki .... ile ....'ün beyanları hükme esas alınmalıdır. Zira zaman ve konumlandırma (Mesullük) ile muhatap ....'a dair beyanları birbirlerininkiyle örtüşmektedir. Ayrıca, her iki tanık da sanık dışında hem birbirlerini hem de ....'ı teşhis etmişler, beyanlarını karşılıklı olarak doğrulamışlardır. Yine, ....'ı tanıdığını kaçamaklı da olsa kabul eden sanık tarafından, .... kod adlı kişinin görevi ve gerçek adı hususunda ittifak eden tanıklar doğrulanmaktadır. Cezanın Bireyselleştirilmesi; Örgütün, kadrolaşmaya en çok önem verdiği Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Devlet ve Millet bekâsı için olan hayati ehemmiyeti düşünüldüğünde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kadrolaşma amacına yönelik faaliyet yürüten "Mahrem Yapılanma"da görev alması şeklinde yansıyan suç konusunun önem ve değeri ile konumunun oluşturduğu tehlikeliliğin fazlalığı nazara alınıp cezanın bireyselleştirilmesi yapılırken Yasa'da belirlenen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuştur. Etkin Pişmanlıkla İlgili Değerlendirme; Etkin Pişmanlıktan yararlanabilmenin ilk şartı, suçlamayı kabul edip örgütteki konuma uygun ve faydalı bilgiler vermektir. Somut olayda; suçlamayı kabul etmeyen, .... kod adlı ....'ın sorumluluğunda "Mesullük" olarak adlandırılan bir görev üstlenmediğini savunan ve örgüt evlerinde Askeri Sınavlara hazırlanıp Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızan hiçbir örgüt mensubunu teşhis edip anlatmayan sanığın, samimi olmadığı gibi faydalı hiçbir bilgi vermemesi de nazara alınıp Etkin Pişmanlık şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Bütün bu anlatımlardan sonra; iddia, savunma, tanık anlatımları, adli tutanaklar ve bütün dosya kapsamına göre, sanığın cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " şeklindeki ilk derece mahkemesi gerekçesi dahilinde sanığın eyleminin değerlendirilmesinde;
İlk derece mahkemesinin sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyeliğini oluşturduğuna dair kabulünün ve ceza tatbikinin yerinde olmasına karşılık, 1992 doğumlu olan sanığın, tanık beyanlarından 2012-2013 yıllarında bu yapının evlerinde Artvin ilinde, 2013-2014 eğitim döneminde yatay geçiş yaptığı Çorum ilinde yapı evlerinde kalıp, askeri okullara hazırlanan öğrencilerle ilgili, yakalamalı olması dolayısıyla beyanı alınamayan, 2015-2016 yıllarında BBLM , 2016 yılında il imam hatip mesulü olduğu anlaşılan .... isimli şahsa öğrencilerin namaz kılıp kılmadıkları, CD izleyip izlemedikleri vb. hususlarda çetele tutup bilgi veren, örgüt içinde öğrencilerin bir üstü konumundaki mesul konumu bulunan sanıkla ilgili alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza tayini yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olması dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, sanığın TCK 314/2 maddesi uyarınca mevcut delil durumu itibariyle örgütteki konumu nazara alınarak takdiren alt sınırdan 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında 3713 sayılı yasanın 5/1.maddesinin uygulanarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 maddesinin uygulanarak 6 yıl 3 ay gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilecek ifadesi olmadığı anlaşıldığından hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmaması suretiyle aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ....hakkında Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2020 tarih, 2019/262 Esas, 2020/62 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık....'nın üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sübut bulmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve kastının yoğunluğu gözetilerek takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.Maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezadan yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Suçun işleniş biçimine, delil durumuna ve oluşa göre sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nun 231 ve 5237 sayılı TCK' nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
10-Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uygulanan adli kontrol tedbirinin aynen DEVAMINA,
11-Tokat Adli Emanetin 2018/153 sırasında kayıtlı 1 adet DVD'nin dosyasında delil olarak SAKLANMASINA,
12-Dairemizce kurulan hüküm olsa sanık lehine değiştiğinden dairemizce yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, istinaftan önce sanığın sarfına yol açtığı tebligat gideri 48,60 TL, posta gideri 16,40 TL'den toplam 65,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,
Dair; sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….'ın (….) huzurunda, yüzüne karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme kısmen uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2020 (¤¤)