Gereği görüşülüp düşünüldü:
Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2018 tarih 2018/1496 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği iddiasıyla 3713 Sayılı Kanunun 7/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nun 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı Kanunun 5/1. maddeleri gereğince cezalandırılması isteğiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2018 tarih 2018/367 esas ve 2018/442 karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, suçun sübutunun yeniden yargılamayı gerektirmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda;
SANIK …… DAİREMİZCE SEGBİS VASITASIYLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Daha önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, hakkımdaki iddialar bir özel eğitim kurumunda çalışmam, yurt dışı gezilere otel konaklaması, bank asya’ya talimatla para yatırdığım şeklindedir ancak söz konusu iddiaların hepsi yasal faaliyetlerdir, daha önceki savunmalarımda da belirttiğim gibi yurt dışı gezileri ve otel konaklamalarının da daha önceki yıllara ait olduğunu tekrar ifade etmek isterim, bank asya hesabı çalışmış olduğum kurumun maaş hesabı olup, hesap hareketleri bu maaş hesabına yatan para ve kredi kartı harcamalarından ibarettir, kaldı ki söz konusu banka devletin kontrolünde denetlenen bir kurum olup bu konuda kimse tarafından da uyarılmadım, yine daha önceki savunmalarımda belirtmiş olduğum gibi ……. isimli programı kesinlikle kullanmadım ve bu konuda kimseyi zorlamadım, yasal eğitim faaliyetleri kapsamında böyle bir haberleşme programına da ihtiyaç duymadım, hakkımda beyanda bulunan tanık …..'in beyanları gerçeği yansıtmamaktadır, kendisini hakkındaki suçlamalardan kurtarmaya yöneliktir, yine diğer tanık …..'nin beyanları da doğru değildir, beyanlarında bahsi geçen ve çalışmadığım bu şirketin yönetim kurulu toplantısına katılmam da söz konusu olamaz, bugüne kadar kaçmak gibi bir niyetim olmadı, göz altına alınana kadar evimdeydim, eşim ve çocuklarımın rahatsızlığı nedeniyle kendiliğimden gidip teslim olmadım, yaşamış olduğum süreç eşim ve çocuklarımın mali ve sağlık sorunları yaşamasına sebebiyet vermiştir, tüm bu hususlar göz önünde bulundurularak beraatime ve tahliyeme karar verilmesini talep ederim" dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık ….. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/367 esas 2018/442 karar sayılı ilamıyla neticeden 9 Yıl 9 Ay hapis cezasıyla mahkumiyetine ilişkin karara süresinde sanık ve sanık müdafisinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanık ….'nun özel kurumlarda öğretmenlik ve yöneticilik yaptığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olan ….. dershanesinde 1995-1997 yıllarında öğretmen, ….. İlköğretim Okulunda 1997-2007 yılları arasında müdür yardımcısı, Iğdır Özel ………. İlkokulunda 2007-2012 yılları arasında okul müdürü ve …… Kolejinde 2012-2016 yılları arasında okul müdürü olarak çalıştığı ve 14/03/2016 tarihinde de sanığın istifa ettiği, sanığın uzun yıllar örgüte müzahir okullarda çalışıp tayin gördüğünün ve kademeli olarak yükseldiğinin anlaşıldığı, sanığın 667 sayılı KHK ile kapatılan ……. Sendikasına 03/04/2014 tarihinde üye olduğu, sanığın terör örgütünün finans kaynağı olan Bank …….'da eskiye dayalı hesabı bulunmasına rağmen terör örgütü liderinin talimatının bulunduğu 2014 yılında hesap bakiyesinde belirgin bir artışın olup 2015 Şubat ayına kadarda döviz alım satım işlemleri yaptığı, bu doğrultuda terör örgütü liderinin çağrısına uyarak hareket ettiğinin anlaşıldığı, 08/01/2016 tarihinde Rize KOM şube müdürlüğünde müşteki sıfatıyla beyanda bulunan ..........'in beyanında; "...kendisinin Rize ilinde bulunan …… Lisesinde temizlik görevlisi olduğunu, her hafta salı günleri toplantı düzenlendiğini, bu toplantıya sanık ……'nın da geldiğini, bu toplantılarda FETÖ liderinin videoları izlenip kitaplarının okunduğunu...." beyan edip Rize C. Başsavcılığının 2015/6191 sayılı soruşturmasında 08/04/2016 tarihinde tanık sıfatıyla alınan beyanında da bu beyanını doğruladığı, Rize C. Başsavcılığının 2018/300 sayılı soruşturmasında 05/04/2018 tarihli şüpheli sıfatıyla beyanı alınan …..'ün beyanında; "...kendisinin öğrenci velisi olduğunu, .......... İlköğretim Okulunda sohbetlerin düzenlendiğini, bu sohbetleri sanık …….'in düzenleyip sohbetleri de …..'in verdiğini, sohbetlerde terör örgütü liderinin videolarının izletilip kitaplarının okunduğunu..." beyan ettiği, keza Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/479 esas sayılı soruşturmasında hakkında kovuşturma yapılan …….'nun 11/12/2018 tarihli celsedeki beyanında; "...kendisinin 2009 yılında .......... Okulunda muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, okul müdürü olan sanık …..'in kendisiyle birlikte birkaç kişiyi daha zorla ve tehdit ederek .......... sendikasına üye olmak için zorladığını" beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın her ne kadar üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, yukarıda sayılan delillerden sanığın terör örgütüne üye olmak suçunun unsuru olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterecek şekilde faaliyetlerde bulunup atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, bu noktada ilk derece mahkemesinin suçun sübutundaki kabulünde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, keza sanığın konumu, faaliyetleri dikkate alındığında cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının gerektiği, ancak alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulmasının dosya kapsamı ve sanığın eylemleriyle uyumlu şekilde hakkaniyete uygun tarzda yapılmasının gerektiği halde dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmekle Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2018 tarih 2018/367 esas 2018/442 kararının CMK 280/2 uyarınca KALDIRILMASINA,
Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olmakla ve sanığın dosya kapsamındaki örgütsel faaliyetleri ve örgütteki konumu dikkate alınarak cezanın hakkaniyetli şekilde alt sınırdan ayrılarak tespit edilip TCK 314/2 maddesi uyarınca MAHKUMİYETİNE, sanığın üye olduğu terör örgütünün silahlı bulunması sebebiyle sanık hakkındaki cezanın 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca artırılmasına, sanık hakkında TCK 58/9 ve 53.maddeleri ile sanığın gözaltında ve tutuklu geçirdiği sürelerin TCK 63.maddesince mahsubuna, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, uygulanması muhtemel temel ceza miktarı ve tutuklu geçirdiği süre nazara alınarak HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adli silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hal ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2.maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya içinde bulunan tüm delillerin birlikte incelenmesi ile; suç tarihinde Rize ili Çayeli ilçesinde faaliyet gösteren ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olan .......... Koleji isimli okulda müdür olarak çalışmakta olan sanığın yine FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olan .......... Dershanesinde 1995-1997 yıllarında öğretmen, .......... İlköğretim Okulunda 1997-2007 yılları arasında müdür yardımcısı, Iğdır Özel .......... İlkokulunda 2007-2012 yılları arasında okul müdürü ve .......... Kolejinde 2012-2016 yılları arasında okul müdürü olarak çalıştığı ve 14/03/2016 tarihinde istifa ettiği, uzun yıllar örgüte müzahir okullarda çalışarak tayin gördüğü ve yükseldiği, 667 sayılı KHK ile kapatılan .......... Sendikasına 03/04/2014 tarihinde üye olduğu, ….'in Rize KOM Şube Müdürlüğünde 08/01/2016 tarihinde müşteki sıfatıyla ve Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/6191 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 08/04/2016 tarihinde tanık sıfatıyla alınan beyanında sanığın okulda düzenlenen ve fetö liderinin videoları izlenip kitaplarının okunduğu toplantılara sanığın da katıldığına ilişkin beyanı ile 05/04/2018 tarihinde Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/300 sayılı soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla beyanı alınan ..........'ün .......... İlköğretim Okulunda düzenlenen sohbetlerin sanık tarafından düzenlendiğine ve yine sanık tarafından sohbet verildiğine bu sohbetlerde terör örgütü liderinin videolarının izletilip kitaplarının okunduğuna ilişkin beyanları ve Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/479 esas sayılı soruşturmasında hakkında kovuşturma yapılan ..........'nun 11/12/2018 tarihli celsedeki; "...kendisinin 2009 yılında .......... Okulunda muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, okul müdürü olan sanık ..........'in kendisiyle birlikte birkaç kişiyi daha zorla ve tehdit ederek .......... sendikasına üye olmak için zorladığı" şeklindeki beyanları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mali kaynağı olan Bank ..........'da hesabı bulunan sanığın 2014 ve 2015 yılları arasında TL, AUX cinsinden birçok kez yüksek/düşük miktarlarda para yatırma/çekme, döviz alma/bozdurma, hurda altın alma/bozma işlemleri yaptığı 2014 yılında 1 kez, 2015 yılında 5 kez .......... isimli şahıs tarafından hesabına düşük miktarlarda para yatırma işleminin yapıldığı Aralık 2013'te 931,76 TL olan hesap bakiyesinin Aralık 2014'te 30.333,86 TL olarak yükselmiş olduğu, dosya içerisinde yer alan 12/07/2018 tarihli tutanak ile tespit edildiği üzere; dosyada bulunan …….. içeriklerinin incelemesinde .......... ID numaralı …… kullanıcısı ..........'nun …… ID numaralı …… kullanıcısı ..........'e ".......... beyi de saat 10:00’da bekleyeceğim" " haber verebilir misiniz" şeklinde yazışmalarından ve 149700 Id numaralı ….. kullanıcısı ..........'in .......... ID numaralı …… kullanıcısı ..........'e "Hayırlı günler. Tmd müdürler toplantısı haftaya cumartesi 09 Ocak gününe tehir edilmiştir. Bilgilerinize" 07/01/2016 11:53, .......... (…..)"şeklinde yazdığı ve "Cumartesi yapılacak olan müdürler toplantısının yer değişmiştir bilgilerinize. Yer ……. okulları No:1.gelirken arabalarımızı sokak aralarına park ederek gelinmesi. Okul önünde ve yakınında park edilmemesi. 2. Toplu değil tek tek gelinmesi 3. Cep telefonu getirilmemesi. Kendi ilinizde kalması." şeklinde yazışmalardan anlaşılacağı üzere yazışmaların yapıldığı tarihte okul müdürü olan sanık ..........'ya .......... ID numaralı ….. kullanıcısı .......... isimli şahıs üzerinden haberleştikleri, sanık savunmalarında her ne kadar üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de söz konusu delillerden sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun unsuru olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterecek şekilde faaliyetlerde bulunup atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararında belirtilen kriterlere göre somut olayda sanığın örgüt içerisindeki pozisyonunun yöneticilik vasfında ve mahiyetinde olmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak sanığın tespit edilen eylemlerinin bir bütün halinde "silahlı terör örgütü üyeliği" suçunu oluşturduğu bu bakımdan sanık hakkında temel ceza belirlenirken eylemlerinin asgari hadden ayrılması yerinde görülmemiş olup sanık hakkında fazla ceza tayininde isabet bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, 5237 sayılı TCK'nın 3 ve 61. maddesindeki ölçütler nazara alınarak alt sınırdan ceza tayin edilerek üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..........hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2018 tarih 2018/367 esas 2018/442 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık..........'nın üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sübut bulmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi gözetilerek takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.Maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezadan yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Suçun işleniş biçimine, delil durumuna ve oluşa göre sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nun 231 ve 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
10-a-Sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi oluşu ile verilen karara karşı yeniden yasa yollarına müracaat halinde geçecek süre dikkate alınarak, hakkında verilecek adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı değerlendirilmekle sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal serbest bırakılması için sanık hakkında ilgili C. Başsavcılığı Esas Masası'na müzekkere yazılmasına,
b-Sanığın 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkamamak suretiyle ADLİ KONTROL ALTINA ALINMASINA, CMK'nın 112. maddesi uyarınca sanığa, hükmedilen adli kontrol kararına uymaması halinde hemen tutuklanabileceği hususunun kendisine İHTARINA (ihtarat yapıldı), adli kontrol hükümlerinin yerine getirilmesi için ilgili C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Sanık hakkında verilen tahliye kararı yönünden; kararın tebliğinden itibaren7 gün içinde Dairemize veya Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine veya bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya İlk Derece Ceza Mahkemesine verilecek bir dilekçeyle veya beyanda bulunmak suretiyle İTİRAZ yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,
11-Dairemizce kurulan hüküm kısmen de olsa sanık lehine değiştiğinden dairemizce yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, bozmadan önce sanığın sarfına yol açtığı 3 adet tebligat gideri 42 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,
Dair; sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ..........'ın (…..) huzurunda, yüzüne karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı verilenler yönünden kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.02.2019 (¤¤)