Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2017 tarih 2017/226 esas sayılı iddianamesiyle özetle; sanık .....'in Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Terörle Mücadele Kanunu 5/1 ve 7/1 maddeleri delaletiyle Türk Ceza Kanunu 314/2, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Trabzon 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2018 tarihli, 2018/207 (Esas) ve 2018/235 (Karar) sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan o yer C.Savcısı ve sanık müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, suçun sübutunun yeniden yargılamayı gerektirmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ….'İN SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA:" Ben hakkımdaki iddia ve suçlamalar konusunda daha önce savunmalarımı yapmıştım, aynen tekrar ederim, ayrıca şunu belirtmek isterim ki ben hakkımdaki suçlamaları ve iddiaları öğrencilerimle birlikte ….. yarışması nedeniyle Amerika'daydım, hatta ödül alarak ülkemizin bayrağını dalgalandırmıştık, bu suçlamaları öğrenince avukatımla diyaloğa geçerek herhangi bir şekilde kaçmak ya da bir başka ülkeye sığınmayı düşünmeksizin ülkeme dönüp hakkımdaki suçlamalar ile ilgili savunmalarımı yapmak istedim, ülkeme dönünce kendiliğimden müracaat ederek ifadede bulundum, eğer bu hainler ile birlikte olsaydım Türkiye'ye dönmez Amerika ya da Kanada'ya sığınırdım" dedi. LÜZUMA BİNAEN SANIKTAN SORULDU: "İlk yargılama esnasında bu hususlar bana sorulmadı, daha sonra neden bu parayı yatırdığım sorulduğunda bunlara yardım kastıyla değil üzerimizdeki baskı nedeniyle yatırmak zorunda kaldığımızı belirtmiştik, " dedi. Sanığın dosyada kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunması okundu. Doğrudur tekrar ederim dedi. Nüfus ve adli sicil kaydı okunarak soruldu: Okunan kayıtlara bir diyeceğim yoktur.
Sanık hakkında TCK'nın 220/7maddesinin uygulanması ihtimaline binaen CMK 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verildi.
SANIKTAN SORULDU: "Ek savunma için süre talep etmiyorum, önceki savunmalarımı tekrar ederim dedi.
Sanık hakkında TCK'nın 221/4-2maddesinin uygulanması ihtimaline binaen CMK 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verildi.
SANIKTAN SORULDU: "Ek savunma için süre talebim yoktur, yaptıklarımın suç olduğunu düşünmemekle birlikte başından itibaren tarafıma sorulan tüm hususlara samimi şekilde beyanda bulundum, bu husustaki taktiri mahkemeye bırakıyorum " dedi.
Sanığa CMK 231 maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasından faydalanmak isteyip istemediği soruldu:
SANIK BEYANINDA: "Öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum "dedi.
SANIKTAN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA VE ESASA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Avukatımın beyanlarına iştirak ediyorum- daha önceki savunma ve beyanlarımı tekrar ediyorum, taktir mahkemenindir" dedi.
DURUŞMANIN BİTECEĞİ HATIRLATILARAK SANIKTAN SON SÖZÜ SORULDU: "Beraatime karar verilmesini talep ediyorum " dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU: "Müvekkilimizin beyanlarına bu aşamada iştirak ediyoruz, bilahare beyanda bulunacağız " dedi. SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU: "Ek savunma için süre talebimiz yoktur, müvekkilin beyanlarına iştirak ediyoruz, müvekkilimizin öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ederiz" dedi. SANIK MÜDAFİNDEN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA VE ESASA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: " Müvekkilimiz yargılamanın başından itibaren açık ve samimi olarak beyanlarda bulunmuştur, müvekkilimizin bu beyanlarına katılıyoruz, müvekkilimizin F1 Kolejinde öğretmen olarak Bilim Olimpiyatlarına katılmış ve burada çeşitli başarılar elde etmiştir, müvekkilimiz hakkındaki iddialar başlangıçta bank asyaya ilişkin değildir, bu nedenle müvekkili bu hususa ilgili savunma yapmamış en son bank asyaya talimatla para yatırıldığı iddia edildiğinde bu konudaki savunmalarını az önce belirttiği şekilde yapmıştır, benzer bir olay da Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından bir başka bankadan kredi çekilerek bank asyaya yatırılmasına rağmen söz konusu hesap hareketlerinin TMSF devirden sonra da devam etmesiyle müvekkilimiz hakkındaki mahkumiyet kararını ortadan kaldırmıştır, tüm bu hususlar daha önceki savunmalarımız ve istinaf talep dilekçemizde belirtmiş olduğumuz nedenlerle müvekkilimizin öncelikle atılı suçun unsurları oluşmadığından beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkında 220/7 maddesinde düzenlenen yardım hükümleri ve bu husustaki samimi beyanları gözetilerek etkin pişmanlık hükümlerinin ayrıca yasal ya da taktiri lehe olan hükümlerinde müvekkilimiz hakkında tatbikine karar verilmesini talep ederiz "dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık …. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda Trabzon 2.Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ve 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün ve dosyanın incelenmesinde, sanığın örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asya'da 2001 yılında açılmış hesabı bulunmakla birlikte en son 2002 yılında bankada katılım hesabı açmış olup bu tarihten sonra aktif kullanım olmadığı halde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin 25/12/2013 tarihinde Bank Asya'nın ekonomik gücünün ayakta tutulmasına yönelik vermiş olduğu talimat sonrasında 08/01/2014 tarihinde 20.000 TL ve 29/01/2014 tarihinde 9.110 TL miktarlı katılım hesapları açmak suretiyle Bank Asya'ya destek olduğunun anlaşıldığı, sanığın örgütle ..... Sendikası üyesi olduğunun tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir ..... Özel Eğitim Yayıncılık ve Tic.A.Ş. isimli özel okul bünyesinde öğretmen olarak 2016 yılına kadar çalıştığının tespit edildiği, tanık anlatımlarına göre sanığın 2012 yılında çalıştığı okulda örgütün kurban sorumlusu olarak faaliyet gösterdiğinin belirtildiği, örgütün finans kaynaklarından Bank Asya'da talimat sonrası dönemde katılım hesapları açan, iltisaklı sendika üyeliği bulunan ve müzahir iş yerinde çalışan sanığın 17/25 Aralık 2013 sonrası dönemde örgütsel anlamda çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetlere katılmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli deliller bulunmamakla birlikte sanığın eylemlerinin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu, bu kapsamda ilk derece mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 63.maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
" dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adli silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hal ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2.maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesince; "Sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra örgüt iltisakı nedeni ile kapatılan ….. Koleji bünyesinde öğretmen olarak görev yaptığı, sanık hakkında FETÖ/PDY örgüt üyesi iddiası ile 31/01/2017 tarih 2016/666 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın Fetö/PDY terör örgütü yapılanması içinde örgüt talimatı üzerine Bank Asya Mevduat işlemleri gerçekleştirdiği ve FETÖ/PDY örgüt mensupları ile aynı doğrultuda yaklaşım sergilediği, örgüt adına kurban parası topladığı ve çalıştığı okula para transferi yaptığı iddiasıyla hakkında TCK 314/2 maddesinde yer alan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, sanığın Bank Asya hareketlerine ilişkin alınan ve 21/05/2018 tarihinde dosya kapsamına giren bilirkişi raporundan; sanığın 21/12/2013 tarihi itibarı ile hesap bakiyesinde para bulunmazken 08/01/2014 tarihinde 20.000 TL nakit teslimatla ve 29/01/2014 tarihinde .....banktan çektiği 10.000 TL tutarlı kredi tutarını masraflar düşüldükten sonra 9.110 TL olarak bu bankaya yatırarak vadeli katıl hesabı açtırdığı hususlarının tespit edildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında okul müdürü ..... (Mahkememizin 2018/65 e., 2018/208 k. Sayılı dosya sanığı)' nın ısrarı ile Bankasyaya para yatırdığı şeklinde ikrarda bulunduğu, bu suretle sanığın örgüt liderinin 25/12/2013 tarihinde söz konusu bankanın mevduatının artırılmasına yönelik talimatını yerine getirdiği tereddütsüz olarak anlaşılmıştır. Mahkememizce beyanlarına müracaat edilen tanıklar ..... ve K4'in sanığın 2012 yılında kurban sorumlusu olarak çalıştığı şeklindeki soruşturma beyanlarını tekrar niteliğinde anlatımlarda bulundukları, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca tanıklığına müracaat edilen K5'nun 2007 yılında 600 TL tutarında iki adet kurban parasını sanığa verdiği şeklinde beyanlarda bulunduğu bunun yanıda K6 tarafından düzenlenen 03/06/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın muhtelif tarihlerde çalıştığı ve örgüt ile iltisaklı olduğu sabit olan ..... Özel Eğitim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. nin 322590 nolu hesabına toplam 2.478,56 TL tutarında para yatırıldığının tespit edildiği, tefrik edilen dosya sanıkları … (19/08/2016 tarihli ifadesi), … (17/02/2016 tarihli ifadesi), …. (20/12/2016 tarihli ifadesi), … (29/12/2016 tarihli ifadesi) ve ..... (29/12/2016 tarihli ifadesi) ile .....'ın (19/08/2016 tarihli ifadesi) okula yapılan para yatırma işlemlerine ilişkin anlatımları yine tefrik edilen diğer dosya sanıklarının benzer para transferleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın yatırılan ve kurban adı altında toplanan paralar örgüt ve müzahir şirketine finansal kaynak sağlandığı kanaatine varılmıştır. Bu suretle, örgüt liderinin çağrısı üzerine …. Bank'tan kredi çekerek Bankasya'ya para yatırmak suretiyle katılım hesabı açan, örgüt ve müzahir kurumlarına finansal kaynak oluşturmak adına kurban adı altında para toplayan ve çalıştığı okulun bağlı şirketine para transferlerinde bulunan sanığın örgüt ile kurduğu organik bağ kapsamında süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetleri ile üzerine atılı bulunan "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçunu işlediği, belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; sanığın, sübut bulan müsnet suçtan eylemine ve hukuki durumuna uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, sanığın sabit görülen silahlı örgüt üyeliğine konu eylemleri dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle 5 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, işlemiş oldukları suçun TCK'nın 314/2 maddesinde belirtilen suç olması nedeniyle sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak 7 YIL 6 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yargılama sürecindeki beyanları ile Bank Asya'da talimatla katılım hesabı açtığı yönündeki ikrarları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanı bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan TCK'nın 221. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, örgüt üyesi sanık hakkında TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, göz altında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin sanığın cezasından TCK'nun 63. maddesi uyarınca mahsubuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçe dahilinde sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın bu yapının kurumlarında çalışmasının, tanık beyanlarından hareketle 2012-2013 yıllarında kurban parası toplama işiyle sorumlu olmasının..... sendika üyeliğinin olayların meydana geldiği tarihte nazara alınarak Fetö/PDY terör örgütü üyeliği kapsamında olgular olarak kabul görmeyeceği, ancak sanığın kendi beyanında da geçtiği ve .....bank ile Bank Asya hesap kayıtlarına yansıdığı haliyle sanığın çalıştığı kurumun müdürü olan .....'nın para yatırmadığı takdirde işten çıkarılabileceği tehdidi dahilinde…bank'tan çekmiş olduğu 10000 TL krediyi Bank Asya'ya masraf sonrası 9110 TL olarak yatırmasının TCK 220/7 maddesi kapsamında örgüte yardım niteliğinde olduğu düşüncesiyle ilk derece mahkemesinin sanığın eyleminin silahlı terör örgütü üyeliğine delalet ettiğine dair kararının kaldırılarak sanığın TCK 314/2, 220/7, 3713 Sayılı sayanın 5/1.maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın söz konusu parayı ne şekilde çekip Bank Asya'ya yatırdığını beyan etmesinin TCK 221/4-2 maddesi kapsamında etkin pişmanlık olduğu düşüncesiyle sanık hakkında bu madde uyarınca uygulama yapılmış, sanığa verilen netice cezanın HAGB kapsamında kalması, sanığın HAGB uygulamasını kabul etmesi, somut olayda saptanabilir kamusal veya özel zararın bulunmuyor olması, sanığın sabıkasının temiz olup dairemizce sanık hakkında CMK 231/6-b maddesi dahilinde olumlu kanaate varılmış olması dolayısıyla sanık hakkında HAGB hükümleri uygulanarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2018 tarih, 2018/207 Esas, 2018/235 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Her ne kadar sanık ..... hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın eylemlerinin kül halinde örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna sübut verdiği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/7 maddesi delaleti ve 314/3 maddesi yollamasıyla 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, zaman, sanığın amaç ve saiki göz önünde bulundurularak sanığın takdiren alt sınırdan ceza tayini ile 5 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
3-TCK'nun 220/7. maddesi uyarınca; sanığın sabit olan suç işlemek için kurulmuş örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiği anlaşıldığından yapılan yardımın niteliği de dikkate alınarak cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1YIL 8 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
4-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1. maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezada yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 1 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında etkin pişmanlık göstermiş olması nedeniyle TCK'nun 221/4-2 Maddesi gereğince cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 1YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak NETİCETEN 1 YIL 4 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim hükmünün tatbikine YER OLMADIĞINA,
8-Etkin pişmanlık uygulanan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/5. Maddesi gereği 1 yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
9-Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına,
10- Sanığa hükmolunan netice cezanın 2 seneden az olması, kişiliği, geçmişteki hali, gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda Daireye kanaat geldiğinden 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesi delaletiyle CMK 231/5 maddesi gereğince hakkında HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
11-CMK 231/8 maddesi gereğince hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanğın şartsız olarak 5 YIL SÜREYLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
12-CMK 231/10 maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine,
13-CMK 231/11 madde gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağı hususunun sanığa ihtarına, (ihtarat yapıldı)
14-CMK 231/7 madde gereğince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin tatbikine mahal bulunmadığına,
15-Sanığın hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
16-Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uygulanan bütün adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA,
17-Dairemizce kurulan hüküm kısmende olsa sanık lehine değiştiğinden dairemizce yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, istinaftan önce Sanığın mahkum olduğu suç nedeniyle yargılama gideri olarak yapılan tebligat gideri 48,00 TL ve posta gideri 12,00 TL ve bilirkişi ücreti 140,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin CMK 324, 325 maddeleri gereğince kendisinden tahsil edilerek hazineye irad kaydına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına,
18-Soruşturma aşamasında sanıktan alınan dijital materyallerin sanığa iadesine,
Dair; sanığın ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı .....'ın (….) huzurunda, yüze verilen kararın tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinde İTİRAZ yolu açık olmak üzere, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2020 (¤¤)