Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 20/03/2017 tarihli 2017/834 esas sayılı iddianamesiyle özetle; " Sanık ....'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan .... ve .... derneklerine üye olduğundan, bahsi geçen örgüt kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katıldığından, örgüt ile iltisaklı olan .... A.Ş. isimli şirketin tasviye memuru, şirket ortağı, yönetim kurulu başkanı olduğundan, .... isimli dernek üyelerince yapılan basın bildirisinde bulunduğundan, bahsi geçen örgütün Of ilçesindeki mütevelli heyeti içerisinde bulunduğundan örgüte yardım toplama faaliyetlerinde bulunduğundan örgüt ile iltisaklı olan yayın organlarına abone kazandırdığından bu kapsamda üzerine atılı Silahlı Terör Örgütü Yöneticisi Olma suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan Terörle Mücadele Kanunu 5/1 ve 7/1 maddeleri delaletiyle Türk Ceza Kanunu 314/1, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2018 tarihli, 2018/143 (Esas) ve 2018/290 (Karar) sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan o yer C.Savcısı ve sanık müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, suçun sübutunun yeniden yargılamayı gerektirmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ....'IN SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben dosya kapsamında daha önce savunmamı yapmıştım, bu celse avukatım da mazeret dilekçesi vermiştir, önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, avukatımla birlikte bir sonraki celse ayrıntılı savunmamı yapacağım dedi. Sanığın dosyada kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunması okundu. Doğrudur tekrar ederim dedi. Nüfus ve adli sicil kaydı okunarak soruldu: Okunan kayıtlara bir diyeceğim yoktur. Ben İlk Derece yargılaması sırasında ve öncesinde hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmalarımı yapmıştım, daha önceki savunmalarım doğrudur, suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum, dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN SORULDU: "Daha önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, bunları ilk derece mahkemesinde de dile getirmiştik ancak savunmalarımız ve sunmuş olduğumuz delillerin gerekçede yer almadığını ve savunmalarımızın değerlendirilerek hükme esas alınmadığını düşünüyoruz, mahkeme gerekçesinde tanık ifadelerine dayanmasına rağmen bu tanıkların duruşma sırasında müvekkilimizin lehine dönen beyanları değilde ilk ifadeleri esas alınarak karar verilmiştir, daha önceki savunmalarımızda da belirttiğimiz gibi yine Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin daha önceki kararlarında da belirtilmiş olduğu üzere müvekkilimizin eylemelerinde süreklilik ve yoğunluk bulunmamaktadır, bu nedenle müvekkilimizin öncelikle beraatine karar verilmesi gerekir, yine müvekkilimizin yanıltıldığı ve hata hükümlerinden faydalanması gerektiği kanaatindeyiz ancak mahkeme aksi kanaat ile ceza verilmesi yoluna giderse müvekkilimizin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki samimi beyanları dikkate alınarak etkin pişmanlık hükümleri en üst oranda uygulanmak sureti ile verilecek cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini, müvekkilimiz hakkında herhangi bir bylock ve bankasya gibi herhangi bir suçlama ya da iddia yoktur, bunu ilk derece mahkemesinde dile getirmemize rağmen dikkate alınmamıştır, özellikle bu hususlarında göz önünde bulundurulmasını talep ediyoruz " dedi. SANIK MÜDAFİNDEN İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Mütalaayı kabul etmiyoruz, müvekkilimiz yaptıklarını ve anlattıklarının suç olduğunu düşünmemesine rağmen bu durumdan pişmanlık duyduğunu belirtmiştir, sanığın beyanlarında geçen hususlar suç teşkil eden hususlar değildir, bu nedenle müvekkilimizin beraatine karar verilmesini talep ediyoruz talep ederiz " dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Trabzon Of ilçesinde tornacılık üzerine esnaflık faaliyetinde sanık .... hakkında tanık olarak beyanları alınan ...., ...., ...., ...., …, …, … ve …'ın beyanlarına göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının sohbet adı altında düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığı, örgüte himmet adı altında yardımda bulunduğu, yine Of ilçesi esnaflarından himmet adı altında örgüte yardım olarak para topladığı, örgüte müzahir gazete, dergi gibi yayınlara abone kazandırdığı, Of ilçesinde esnaf olarak mütevelli heyet grubunda yer aldığının anlaşıldığı, sanığın örgüte müzahir Of … ve … isimli dernek üyeliklerinin bulunduğunun tespit edildiği, yine bu dernekler tarafından gerçekleştirilen basın toplantısı ve bildirisinde yer aldığının anlaşıldığı, sanıkta ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesinde …. sohbetinde geçen bir mesajda "hangi devlete inanalım, yarın İstanbul'da eylem yapılacağı ve 19 farklı noktaya bomba yerleştirildiği ihbar edilmiş, toplu mesajdır yakınlarınıza iletelim, kime oy vereceksiniz?" şeklinde örgütsel tavırlı yazışmanın tespit edildiği, sanığın örgüte müzahir .... A.Ş. isimli şirkette hissedar olduğunun anlaşıldığı, yukarıda açıklanan eylem ve faaliyetlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluşumu için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu göz önüne alınarak sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü suçun sübutu açısından hukuka uygun ise de, sanığın örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili örgütün dağılmasını sağlamaya, mensuplarının yakalanmasına el verişli bilgi vermesinin söz konusu olmadığı halde hakkında etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nun 221/4-2. Maddesi uyarınca indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğu göz önüne alınarak, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nun 314/2, 3713 sayılı TMK'nun 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. Maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adli silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hal ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2.maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama sonucunda, Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın ikametinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen CD'lere ilişkin yapılan inceleme sonucunda kolluk tarafından düzenlenen 30/11/2016 tarihli CD inceleme tutanağında; bahsi geçen CD'lerde örgüt ile iltisaklı bulunan okullara ilişkin görüntülerin yer aldığı bildirilmiştir. Sanığa ait dijital materyallere ilişkin yapılan inceleme sonucunda KOM Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10/03/2018 tarihli inceleme raporunda; sanığa ait dijital materyal içerisinde …. sohbeti şeklinde "Hangi devlete inanalım, yarın İstanbul'da eylem yapılacağı ve 19 farklı noktaya bomba yerleştirildiği ihbar edilmiş, toplu mesajdır yakınlarınıza iletelim, kime oy vereceksiniz?, selamın aleyküm güzel kardeşlerim, ablalarım, abilerim, hepinizi çok seviyorum. Hepiniz kalben iyi insanlarsınız. Cemaat, o, bu, şu her türlü yardımı edersiniz, namazınızı kılarsınız, hepsi kendinize, "şeklinde örgüt ile iltisakına ilişkin yazışmaların bulunduğu bildirilmiştir.
Her ne kadar sanık Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile herhangi bir iltisakının bulunmadığını, örgüt kapsamında yapılan herhangi bir toplantıya katılmadığını, örgütün mütevelli heyetinde yer almadığını, örgüt ile iltisaklı olan yayınlara abone toplamadığını savunmuş ise de; olay tarihi ve öncesi itibari ile sanık ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı anlaşılan, beyanlarının içeriğine bakıldığında kendisini de suçlayıcı nitelikte beyanlarda bulunan, bu nedenle de tarafsız olduğu değerlendirilen tanık ....1 gerek soruşturma aşamasında gerek kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında; Of'ta oto elektrik ustası olduğunu, örgüt ile imam arkadaşı olan .... isimli şahsın kendisini örgüt kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara davet etmesi ile tanıştığını, bir dönem sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katıldığını, toplantılarda ...., ....'in kitaplarının okuduğunu, ....9'e ait CD'lerin kendilerine izletildiğini, toplantılara sanığın da katıldığını, toplantılarda örgüte fitre ve zekatını verdiğini, ayrıca sanığın da himmet adı altında örgüte yardımda bulunduğunu, örgüt kapsamında yer alan öğrencilere yardımda bulunduğunu, 17-25 Aralık 2013 tarihinde yaşanan olaylardan sonra örgüt ile bağını kestiğini, sanığın bu tarihten sonra örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğini bilmediğini beyan ettiği, yine tanık .... isimli şahıs mahkeme huzurunda alınan beyanında; Bir dönem örgüt ile iltisaklı olan Of ilçesinde bulunan .... Erkek Öğrenci Yurdunda aşçı olarak çalıştığını, sanığın ismini örgüt kapsamında yapılan işlemlere ilişkin evraklarda gördüğünü beyan ettiği, aynı şahıs soruşturma aşamasında kolluk huzurunda alınan beyanında; sanığın of ilçesinde tornacılık yaptığını, örgütün tüm faaliyetlerine katıldığını beyan ettiği, yine tanık .... isimli şahıs mahkeme huzurunda alınan beyanında; sanığı tanıdığını, örgüt ile iltisaklı olan Of ilçesinde bulunan .... dersanesi ve .... Erkek Öğrenci Yurdunun sanığın üzerine kayıtlı olduğunu, sanığın Of ilçesinde tornacı olduğunu, kendisinin örgüt ile iltisaklı olan … Gazetesi abonesi olduğunu beyan ettiği, kolluk huzurunda alınan beyanında ise; sanığın örgüte mensup olduğunu, örgüt kapsamında bir çok faaliyetinin bulunduğunu, himmet adı altında Of esnafından para topladığını, toplamış olduğu paraları ....8 isimli şahsa verdiğini beyan ettiği, yine .... isimli şahıs mahkeme huzurunda alınan beyanında: sanığı tanıdığını, sanığın Of ilçesinde bulunan örgüt ile iltisaklı olan .... Dersanesi Yönetim Kurulunda yer aldığını, örgütsel toplantılara katılıp katılmadığını bilmediğini, herhangi bir örgüt ile iltisakı olan yayın organına aboneliği olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, kolluk huzurunda alınan beyanında ise; sanığın örgüte üye olduğunu, bahsi geçen örgüte ilişkin yapılan bütün yardım toplama faaliyetlerinde bulunduğunu, gazete ve dergi gibi örgüte iltisakı olan yayınlara abone kazandırdığını beyan ettiği, yine ....4 isimli şahıs alınan beyanında; sanığın örgütün Of ilçesinde bulunan mütevelli heyeti içerisinde yer aldığını beyan ettiği, yine …. isimli şahıs alınan beyanında; örgüt ile iltisaklı olan .... A.Ş. isimli şirkette hissesinin olduğunu, şirketteki hak ve hisselerini herhangi bir karşılık almadan sanığa devrettiğini beyan ettiği, …. isimli şahıs alınan beyanında; Of ilçesi .... mevkiinde bulunan örgüt ile iltisaklı olan kolej arsasının satıldığını, buna ilişkin olarak kendisine ait örgüt ile iltisaklı olan Bank ....'daki hesabına yaklaşık 80.000 TL civarında para yattığını, bu parayı sanık ile birlikte çekerek .... isimli şahsa verdiklerini beyan ettiği, .... isimli şahıs alınan beyanında; Of ilçesinde bulunan örgüt ile iltisaklı olan .... A.Ş. isimli şirketin yönetim kurulu başkanının sanık olduğunu beyan ettiği, .... isimli şahıs alınan beyanında; sanığı tanıdığını, sanığın Of ilçesinde tornacı olduğunu, .... Öğrenci Yurdunun sanık üzerine kayıtlı olduğunu, sanığın bahsi geçen örgüt kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katıldığını beyan ettiği, .... isimli şahıs alınan beyanında; sanığın sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katıldığını, sanığı bir iki kez söz konusu örgütsel toplantılarda gördüğünü, sanığın Of ilçesinde esnaf olduğunu, ayrıca örgüt kapsamında yapılan gezilere de katıldığını, ancak 17-25 Aralık 2013 tarihinde yaşanan olaylardan sonra sanığın örgütsel faaliyetleri hakkında bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği, .... isimli şahıs alınan beyanında; sanığın sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katıldığını, örgüt kapsamında yapılan gezilere katıldığını beyan ettiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar bir kısım tanıklar mahkeme huzurunda alınan beyanlarında kolluk huzurunda vermiş oldukları sanık ile alakalı bir kısım beyanlarını inkar etmiş iseler de, bahsi geçen tanıkların kolluk huzurunda vermiş oldukları beyanların olayın hemen akabindeki sıcağı sıcağına beyan olduğu, ayrıca bu şahısların kolluk huzurunda vermiş oldukları beyanlarında kendilerini de suçlayıcı nitelikte beyanda bulundukları, yine bahsi geçen tanıkların kolluk huzurunda beyanda bulundukları tarih baz alınmak sureti ile olay tarihi ve öncesine dayalı sanık ile aralarında husumet bulunduğuna ilişkin dosya kapsamına yansıyan herhangi bir durumun bulunmadığı, bu nedenle bahsi geçen tanıkların kolluk huzurunda vermiş oldukları beyanlarının güvenirliğinin yüksek olduğu, söz konusu kolluk huzurunda alınan tanık beyanlarının soruşturma aşamasında beyanı bulunmayan ancak mahkememiz huzurunda beyanları alınan tanıkların beyanları ile de örtüştüğü, kendi içerisinde tutarlılık arz ettiği, birbirlerini destekler mahiyette olduğu gözönüne alındığında mahkememiz huzurunda beyanları alınan kolluk huzurundaki beyanlarını kısmen inkar eden tanıkların kolluk huzurundaki beyanlarına itibar edilerek sanığın örgüt kapamında yer almadığına, sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katılmadığına ilişkin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmış olup sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın örgüt kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara düzenli bir şekilde katıldığı, örgüt kapsamında yer aldığı tartışmaya yer vermeyecek ölçüde net bir şekilde anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyesi olmadığını, 17-25 Aralık 2013 tarihinde yaşanan olaylardan sonra örgüt ile (o dönem itibari ile cemaat ile) bağlantısını kopardığını savunmuş ise de, sanığın ikametinde usulüne uygun alınmış arama kararı neticesinde kolluk ekiplerince yapılan arama neticesinde ele geçirilen CD'lerin incelenmesinde CD içinde örgüt ile iltisaklı kurumların resimlerinin bulunduğu, sanığın örgüt kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara hangi zaman aralığına kadar katıldığı tam tespit edilememiş ise de, alınan tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere sanığın sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara bir dönem katıldığı, Ülkemiz'de bahsi geçen örgüt tarafından gerçekleştirilen 17-25 Aralık 2013 tarihinde yaşanan olaylardan çok sonra (2016 yılı içerisinde) sanığın örgüt ile iltisaklı bulunan .... isimli derneğe üye olduğu, ayrıca söz konusu örgüt ile iltisaklı bulunan başka derneklere de üyeliğinin 17-25 Aralık sürecinden sonra da devam ettiği, ayrıca sanığın Of ilçesinde Tornacı olmasına rağmen şahsi geliri ile orantılı olmayacak şekilde Of ilçesinde bulunan örgüt ile iltisaklı olan .... dersanesi ve .... A.Ş. isimli iş yerlerinin evrak üzerinde sahibi olarak gözüktüğü, alınan tanık … beyanları ile de sabit olduğu üzere tanığın örgüt ile iltisaklı olan .... A.Ş. isimli iş yerindeki hissesini bedelsiz olarak sanığa devrettiğini, sanığın söz konusu iş yerleri kapatılıp tasviye oluncaya kadar söz konusu şirketteki irtibatının devam ettiği gözönüne alındığında sanığın örgütsel eylemlerinin geçmişten buyana düzenli bir şekilde devam ettiği, bahsi geçen örgütle herhangi bir şekilde gönül bağını koparmadığı anlaşılmakla, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik söz konusu bu savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın bahsi geçen örgütün bir parçası olduğu, örgütsel talimatlar doğrultusunda hareket ettiği tartışmaya yer vermeyecek ölçüde net bir şekilde anlaşılmıştır.
Her ne kadar Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 20/03/2017 tarih 2017/834 esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi olmak suçundan cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, dosya kapsamındaki deliller, tanıklar anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamındaki eylemlerinin, davranışlarının, yönetici vasfına varacak yoğunlukta olmadığı, üyelik vasfında kaldığı anlaşılmış olup; bu kapsamda sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında yapılan sohbet diye tabir edilen örgütsel toplantılara katılmak, örgüt talimatları doğrultusunda hareket etmek sureti ile üzerine atılı Silahlı Terör Örgütü kabul edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, sanığın sabit olan örgüt üyeliğine konu eylemleri dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek sureti ile cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu suç TCK'nun 314/2 maddesinde belirtilen suç olduğundan sanığa verilen cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. Maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanık hakkında soruşturma başlatılıp gözaltına alındıktan sonra, kendisi ile ilgili eylemlere ilişkin samimi beyanlarda bulunması ve bu beyanların hakkındaki mahkumiyet hükmünde etkili olması, 19/09/2018 tarihli teşhis ve tespit tutanak içeriği gözönüne alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği vicdani kanaatine erişilerek sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nun 221/4-2 cümle uyarınca, beyanlarının sonuca etki derecesi dikkate alınarak takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın beyanlarının içeriği, duruşmadaki tutum ve davranışları, neticeten almış olduğu cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen cezadan TCK'nın 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63. Maddeleri suretiyle netice cezanın tayin edilmesi dahilindeki" kabulünün dairemizce tetkiki neticesinde;
İlk derece mahkemesinin sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütü üyeliğine delalet ettiği yönündeki kabulünün yerinde olmasına karşılık sanığın, devamlılık arz edecek şekilde sohbet görünümlü örgüt toplantılarına katılma, esnaf mütevellisinde yer alma, bu yapıya karşı devlet tarafından yapılan operasyonlara karşı yapılan basın açıklamasına fiilen katılma, himmet toplama-verme, bu yapıya ait kurum hisselerini 2015 yılında devlet kontrolünden kaçırma amacıyla bedelsiz olarak kağıt üzerinde alma, darbeden sonra dahi darbenin Fetö/PDY'ye karşı yapıldığı yönündeki bu yapıyla darbe sonrası dahi bağını ortaya koyar düşünce şekli itibariyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan uygulama yapılması ve sanığın bu yapıyla uzun süredir etkin bir şekilde bağlantılı olmasına karşılık savunmasında daha önceden bilinen kişileri adli makamlara bu yapıyla bağlantılarını ortaya koymayacak şekilde bildirdiği, beyanında geçen ve daha önceden adli işlem yapılmayan iki kişiyle ilgili ise de sadece faaliyetlerinden bahsetmeksizin isimlerini zikrettiği, bu haliyle sanığın beyanlarının gerek kendi eylemleri, gerekse diğer şahısların eylemleri itibariyle ilk derece mahkemesi kabulünün aksine konumuyla uyumlu olmamasına karşılık etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılarak, sanığın TCK 314/2 maddesi uyarınca mevcut delil durumu itibariyle takdiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında 3713 sayılı yasanın 5/1.maddesinin uygulanmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilecek ifadesi olmadığı anlaşıldığından hakkında TCK 221/4 maddesinin uygulanmamasına, şartları gerçekleşen TCK 62 maddesinin sanık hakkında uygulanmasına yönelik aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında rabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2018 tarih, 2018/143 Esas, 2018/290 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık....'ın üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sübut bulmakla; eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve kastının yoğunluğu gözetilerek takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.Maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezadan yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 7 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 6 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Suçun işleniş biçimine, delil durumuna ve oluşa göre sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK' nun 231 ve 5237 sayılı TCK' nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin UYGULANMASINA,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
10-Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından CMK 109/3-b maddesi gereğince verilen adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA, CMK 109/3-a maddesi gereğince verilen adli kontrol tedbirinin hükmün infazına başlanıncaya kadar aynen DEVAMINA,
11-Sanığın yapılmasına sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin terkin sınırı altında kaldığından kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ....'ın (….) huzurunda, yüzüne karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2019 (¤¤)