Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/11/2017 tarih, 2017/9271 soruşturma, 2017/1543 esas, 2017/496 sayılı iddianamesi ile özetle; soruşturma dosyası arasında bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının 30.01.2017 tarihli BYLOCK sorgu sonucunun incelenmesinde; Sanık ....'nın BYLOCK kaydına rastlanmıştır. ....'a (T.C. ....) ait …. numaralı örgütün gizli haberleşme programı olan BYLOCK kullanıcısı olduğu tespit edilmiştir.
Aynı zamanda ....'IN .... SENDİKASINA üye olduğu tespit ediilmiştir. Soruşturma dosyası kapsamında ....'NIN eşi ....'IN 24.09.2014 müşteri hesap açılış tarihleri ile Bank .... müşterisi olduğu, hesabı olduğu ve kredi kartı kullanımı olmadığı, 17-25 Aralık 2013 sonrası bankaya katılım hesabına para yatırdığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda ....'IN FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne bağlı .... EĞİTİM YAYIN TİCARET A.Ş, …. ÖZEL EĞİTİM HİZ.TİC.A.Ş. Adlı iş yerlerinde sgk kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanık ....'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Türkiye polis yapılanması içerisinde mahrem imamı olarak yer alması, örgüte himmet burs adı altında yardım toplaması, örgüt içerisinde .... KOD adını kullanması ve örgütün gizli haberleşme aracı olan BY LOCK programını kullanması hususları dikkate alındığında, Sanık ....'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunması, hiyerarşi de polis grubu içerisinde yer alması nedeniyle örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, sanığın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 3713 Sayılı Kanunun 5/1, 7/1, 5237 Sayılı TCK'nın 314/2, 53, 58/9, 63, maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Tokat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin25/05/2018 tarihli, 2017/352 (E) ve 2018/233 (K)sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, suçun sübutunun yeniden yargılamayı gerektirmesi kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK ....'ın SEGBİS VASITASIYLA DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: Daha önceki savunmalarımı tekrar ederim, aşamalarda savunmalarımı ayrıntılı yapmıştım, celse arası göndermiş olduğum yazılı beyanlarımı ve istinaf talep dilekçemde belirtmiş olduğum beyanlarımı da yineliyorum, bylock'la ilgili olarak usulüne uygun teknik bir rapor alınmamıştır, tespit değerlendirme raporu içerisinde çelişkiler barındırmaktadır, ve daha doğrusu kullandığıma dair bir tespit değerlendirme raporu bulunmamaktadır, aleyhime dinlenen tanık talimatla dinlenilmiştir, kendisine soru sorma hakkımı kullanma imkanım olmamıştır, bu nedenle hükme esas alınamaz, kaldı ki beyanları gerçeği yansıtmamaktadır, beni bir başkası ile karıştırmış olabileceğini düşünüyorum, Ankara C.Başsavcılığınca gizli tanıktan ele geçirildiği bildirilen CD kayıttaki bilgiler herkes tarafından ulaşılabilecek fişleme mahiyetindeki bilgilerdir, bu nedenlerle üzerime atılı suçun oluşmadığı kanaatindeyim, öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise terör örgütü üyeliğinden değil suç örgütü üyeliğinden karar verilmesine, uzun süredir tutuklu olmam, başından itibaren kaçma niyetim bulunmaması, ailemin tutuklu olmam nedeniyle ekonomik yönden mağdur olması hususları göz önünde bulundurularak bu aşamada tahliyeme karar verilmesini talep ederim. "şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Tokat Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görevli öğretmen olarak görev yaparken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle ihraç edilen sanık ....'ın sadece örgüt elemanları tarafından kullanılan örgütün gizli, kriptolu haberleşme programı Bylock'u mobil telefonu üzerinden 11/08/2014 ve 18/05/2015 tarihleri arasında kullandığı, sanığın dijital materyallerin incelenmesi neticesinde örgüt lideri Fetullah Gülen'e ait sohbet videoları, Bylock, Eagle, Kakao Talk, Coverme isimli uygulama kalıntılarının da tespit edildiği, tanık anlatımlarına göre sanığın örgüt içerisinde kod adı kullandığı, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılıp polis gruplarına sohbet verdiği, himmet topladığı ve himmet verdiğinin anlaşıldığı, sanığın örgütle iltisaklı .... Sen üyeliğinin mevcut olduğunun tespit edildiği, sanığın yine örgütle iltisaklı SGK kayıtlarının mevcut olduğunun tespit edildiği tüm dosya kapsamına göre silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu ve örgüt içerisinde önemli konumda bulunduğu göz önüne alınarak ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında esastan red kararı verilmesi, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, uygulanan ceza miktarı, daha önce tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütaala olunur." şeklinde mütaala da bulunmuştur.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; Silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında, FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2. maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının, örgüt içinde gizli haberleşme programı olarak kullandıkları ByLock üzerinde durmak gerekir. ByLock uygulamasına ilişkin hazırlanan teknik raporda ve yukarıda zikredilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas ve 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bu uygulama üzerinden, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla, kullanıcıların, örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, By-Lock programının, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmak amacıyla oluşturulduğu ve sözkonusu programın, anılan silahlı terör örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin sübutu için, bu ağa dahil olmanın yeterli olduğu, sanıkların ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olmasının da gerekmediği, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve programın, gizlilik prensibi dahilinde örgüt içi haberleşmeyi sağlamak amacıyla kullanıldığı sabittir. (Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin, ByLock programının yüklü olduğu ana harrdisk ve flash bellek üzerinde CMK'nın 134. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına dair 09/12/2016 tarihli ve 2016/6774 D.İş nolu kararı ile Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği'nin, ByLock uygulamasına ait IP adreslerine hangi tarihlerde kaç defa bağlanıldığının tespitine ilişkin CMK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişimin tespitine dair 01/06/2017 tarihli ve 2017/4061 D.İş nolu kararının dosya içersine alındığı anlaşılmıştır.)
Dolayısıyla ByLock haberleşme programına FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen hiçbir kişinin ulaşmasının mümkün olmadığı, örgütün kendi üyesi ve elemanı saymadığı hiç kimseye bu programı yüklemediği, kural olarak, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunda, failin, örgütsel eylem ve faaliyetleriyle ilgili süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsuru aranmakta ise de, münhasıran örgüt mensuplarının haberleşme aracı olarak kullandığı yetkili birimlerce ortaya konulan ByLock programını yükleyen veya kullanan şahısların, tek başına bu eylemleri nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduklarının kabulü gerektiği,
Bu nedenle, ByLock programına ilişkin resmi kurumlarca ortaya konulan bilgi ve kayıtlar, soruşturma veya kovuşturma aşamasında aksi ispatlanmadıkça FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübutunu gösteren kesin bir delildir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tokat Milli Eğitim Müdürlüğünde Öğretmen olarak görev yaparken ihraç edilen sanık ....'ın, sadece örgüt elemanlarınca aktivasyon kodu ile doğrulama yapılarak kullanılan, kişilerin karşılıklı olarak birbirlerini eklemelerinin gerektiği, sesli arama, yazılı mesajlaşma, e-posta iletimi ve dosya transferinin gerçekleştirilebildiği, bununla kullanıcıların örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duyulmadan karşılandığı, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulmuş olan Bylock programını Tokat Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün Bylock raporuna göre 0506 343 2452 nolu hattında 11/08/2014tarihinden itibaren kullandığı.
Sanığın Bylock programına bağlandığı IP'nin tespit edilmesi amacıyla sunucu yöneticisi tarafından kiralanan Bylock programına ait 46.166.160.137 - 46.166.164.176 - 46.166.164.177 - 46.166.164.181 numaralı Hedef IP adresleri üzerinden N3 IMEI numaralı telefona takılı N2 numaralı hat ile ilk giriş tarihi olan 11/08/2014 tarihi ve son giriş tarihi olan 18/05/2015 tarihleri arasında günün her saatinde ve bulunduğu ortamlarda baz istasyonu bilgilerinden de anlaşılacağı üzere Tokat ve Samsun illerinde Bylock sistemine ait farklı günlerde 4.902 kez bağlandığının tespit edildiği ve sanık Bylock kullandığını soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hakimliğinde "Bylock yüklemedim, belki arkadaşlarımın indirmesi üzerine google playden bana öneri olarak gelince indirmiş olabilirim." şeklindeki ve kollukta alınan ifadesinde "By Lock isimli programı hiç kullanmadım, fakat bu programı telefonumun Program yükleme sitesi play store sitesinde By Lock programını görüp indirmiş olabilirim fakat bu programı hiç kullanmadım." şeklindeki beyanı ile tevilli olarak ikrar ettiği, ayrıca Tokat Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğünün Bylock raporu, BTK IP kayıtları ve sanıktan el konulan Dijital materyallere ilişkin düzenlenen raporda sanığa ait olan …. marka tablette "net.client.bylock (bylock), al.bts.eagle (eagle), com.kakao.talk (kakao talk) ve ws.coverme.im (coweme), Clean Them All" programlarına ilişkin kalıntıların bulunduğunun anlaşılması ile Tokat Emniyet Müdürlüğünün Bylock listesinden çıkarılanlar Hk. Konulu yazısı ekinde bulunan ve … adlı hesaba ait uygulamalar nedeniyle bylock kullanmadığı halde BYLOCK İP'lerine yönlendirildiği anlaşılan numaralara ilişkin hazırlanan 11.480 kişilik listede sanığın kullandığı numaranın bulunmaması neticesinde sanığın bylock programı ile birlikte Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3171 Esas 2018/644 Karar sayılı içtihatında da örgütün haberleşme programları olarak kabul edilen Eagle, Kakao Talk ve CowerMe programlarını da sanığın kullandığının anlaşıldığı.
Örgüt içindeki konumu, üstlendiği görevler ve yapmış olduğu eylemlerin açığa çıkmaması ve tedbir adını verdikleri uygulamadan dolayı gerçek adı .... yerine "...." kod adını kullandığını inkar etse de sanığın üstü ve sorumlusu olan tanık ….'un "Emniyette vermiş olduğum ifademi kabul ve tekrar ederim. ....'ın kod ismini şu an hatırlayamamıştım ancak siz okuyunca hatırladım. .... kod ismini kullanırdı." şeklindeki beyanı ile dosya içerisinde yer alan Emniyet Mahrem imamlarına ilişkin yapılan soruşturmada ele geçirilen harddisk'teki bilgilerin rapora dökümünde sanığın kod adının "...." olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kod adı kullandığının sabit olduğu.
Yukarıda açıklandığı üzere örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı Sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını sanık kabul etmese dahi, sanığın üstü ve sorumlusu olduğunu beyan eden tanık ....'un "....'ı tanırım. Ben 2012-2016 yılları arasında Tokat'ta akademisyen olarak görev yaptım. Görev yaptığım süre içerisinde daha doğrusu 2016 yılında .... da Turhal'da ingilizce öğretmeniydi. Bildiğim kadarıyla .... polislere sohbet yapan sohbet hocasıydı. Ben Tokat'da o dönem sohbetlerin genel takibini yapan kişi olduğum için ....'ın sohbet hocalığı yaptığını birebir bilirim. .... ile ara ara sohbetlerin gidişatı hakkında görüşürdük." şeklindeki beyanı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'nin "Mahrem İmamlarına" yönelik olarak yürütmüş olduğu 2017/68352 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi ve bilgilerin ilgili Başsavcılıklara gönderilmesi ile sanık .... hakkında Tokat Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün düzenlediği 04/05/2017 tarihli raporda sanığın "Bağlı bulunduğu büyük bölgenin Ankara, küçük bölgenin Kayseri, İlin Tokat, İlçenin Turhal olduğu, Kod adının .... olduğu, biriminin LİSE (polis memurları sorumlusu) olduğu, konumunun Öğretmen olduğu, vasfının C (öğretmen) olduğu, şahsi telefonunun N2 olduğu, Eagle durumunun 342114 olduğu, aidat durumunun 175 olduğu, son 2 görev yerinin 2007-2010 Ağrı olduğu, mahrem yapıya katılma yılının 01/01/2012 olduğu, mahremden önceki son görevinin Sohbetçi olduğu, eşinin örgüte mensup olduğu, görevinin öğretmen olduğu, eşinin numarasının …. olduğu acil durum kişisinin …. olduğu (sanık hakkında beyanda bulunan ve Tokat'ta polislerin il sorumlusu olduğunu beyan eden tanık .... sanığın .... kod adını kullandığını beyan etmiştir.)" bilgilerinin yer aldığı, bu bilgilerin sanık hakkındaki dosya kapsamında elde edilen bilgilerle tamamen örtüştüğü bu şekilde sanığın örgüte mensup olup, Turhal ilçesindeki polislerin bir kısmının sorumlusu olduğunun anlaşıldığı.
FETÖ/PDY örgütünün Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenler arasında iletişimi sağlayabilmek için sendika adı altında kurduğu, fakat asıl amacının örgüte üye kazandırmak ve öğretmenler arasında kontrolü elinde tutmak olan ve 25/07/2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatılan ....-SEN isimli sendikaya 2014 yılı Şubat ayından 2016 yılı Temmuz ayına dek üye olduğu, sanıktan el konulan Dijital materyallere ilişkin düzenlenen raporda …. marka tablette telefonu formatlamaya yarayan ve FETÖ/PDY üyelerince de kullanıldığı bilinen Clean Them All programına ilişkin kalıntıların ve yine sanığa ait .... marka tablette örgüt lideri Fethullah Gülen'e ait bir çok sohbet videosunun bulunduğunun anlaşılması neticesinde sanığın FETÖ/PDY ile iltisak, irtibat ve bağının olduğunun anlaşılması ile sanık hakkındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu konusunda dairemizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur. Her ne kadar sanık .... üzerine atılı suçu reddetse ve örgütün silahlı örgüt olduğunu bilmediğini iddia etse de, örgütle bağının olduğu, himmet verdiği, sohbetlere katıldığı, kod adı kullandığı ve mahrem imamlık yaptığı hususunda tanık ....'un samimi beyanı, mahrem imam raporu, dijital materyal raporu ile bylock, eagle, kakao talk ve cower me programlarını kullandığı hususunda dosyada bulunan bylock raporu, BTK IP kayıtları, dijital materyal raporu delil olarak kabul edilip bunlara itibar edilmiş, sanığın polislere sohbet verip, mahrem imamlık yapması ve BYLOCK programını kullanıyor olması nedeniyle objektif sorumluluk gereği örgüt üyesi olmadığına ve FETÖ/PDY'nin silahlı örgüt olduğunu bilmediğine dair suçtan kurtulmaya matuf savunmasına itibar edilmemiştir.
Bunun yanında BYLOCK programının yukarıda değinildiği üzere sadece örgüt elemanları tarafından aktivasyon kodu ile doğrulanarak kullanılabilmesi, karşılıklı ekleme olmadan iletişime geçilememesi, genel olarak farklı isimle kullanılması ve mesajların bir süre sonra kendiliğinden silinmesi ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (İlk Derece Olarak) 24/04/2017 tarih 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamı ve yine 16. Ceza Dairesinin (temyiz mercii olarak) 14/07/2017 tarih 2017/1443 Esas 2017/4758 Karar sayılı ilamında "ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır." şeklindeki tespiti sebeplerinden ötürü bunun tek başına bile örgüt üyeliği için yeterli olduğuna dairemizce kanaat getirilmiştir.
Sanık etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek mahiyette bir beyanda bulunmadığından TCK'nın 221. Maddesi uygulanmamış olup, suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgütün bir çok gizli haberleşme programını kullanmış olması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri, sanığın polislere sohbet vermesi ve mahrem imamlık yapması, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel cezada alt sınırdan / alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar sanığın örgüte maddi yardımda bulunma eylemlerinin ayrıca 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle cezalandırılması istenmiş ise de, anılan kanun maddesinde "...3 üncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, TCK 314/2. maddesi ve 3713 sayılı yasanın 5/1. Maddesi daha ağır bir ceza hükmü içerdiğinden ve TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları gereği ayrıca bu kanun uyarınca ceza tertibi yoluna gidilmemiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/7734 esas ve 2017/5200 sayılı kararında belirtilen kriterlere göre somut olayda sanığın örgüt içerisindeki posizyonunun yöneticilik vasfında ve mahiyetinde olmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği boyutunda kaldığı, bu sebeple ilk derece mahkemesince sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna yönelik kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak sanık hakkında temel ceza belirlenirken eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğuna göre asgari hadden ayrılması yerinde ise de, TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilmeyip teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, temel cezanın üst sınıra yakın olacak şekilde belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayininde isabet bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 5237 sayılı TCK'nın 3 ve 61. maddesindeki ölçütler nazara alınarak alt sınırdan hakkaniyete uygun şekilde uzaklaşılmak suretiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası temel ceza olarak tercih edilerek, sanığın müsnet suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .... hakkında Tokat 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2018 tarih, 2017/352 Esas, 2018/233 sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-....'ın üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sübut bulmakla; sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.Maddesi gereğince; sanığın atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından, hükmolunan cezadan yarı oranında artırım yapılmak suretiyle9 YIL 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-TCK'nın 62/1. maddesi gereğince, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri sanık yararına cezayı hafifletici takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 7 YIL 9 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Suçun işleniş biçimine, delil durumuna ve oluşa göre sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
6-Sanık hakkında yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK' nun 231 ve 5237 sayılı TCK' nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar YOKSUN BIRAKILMASINA,
8-5237 Sayılı TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre ÇEKTİRİLMESİNE, sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,
9-Sanık hakkında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca aldığı cezadan MAHSUBUNA,
9-a-Sanık hakkında verilen ceza miktarı ile tutuklulukta kaldığı süre gözetildiğinde adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı değerlendirildiğinden HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, (hüküm özetinin Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü'ne gönderilmesine)
b-Sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına dair karara karşı kararın tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize sunulacak veya Dairemize gönderilmek üzere havale ettirilecek bir dilekçe ile ya da zapta geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine beyanda bulunmak suretiyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ edilebileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)
10-Adli emanetin 2018/720 sırasında kayıtlı HDD'lerin dosyasında delil olarak SAKLANMASINA,
Sanıktan yargılama konusu suç kapsamında inceleme maksadıyla alınmış ve kendisine henüz iade edilmemiş dijital materyaller var ise incelemeleri tamamlandıktan sonra İADESİNE,
11-İlk derece mahkemesince sanığın yapılmasına sebebiyet verdiği 3 tebligat gideri 36 TL, 1 sarf gideri 100 TL, 1 posta gideri 8,5 TL olmak üzere toplam 144,50 TL'nin sanıktan CMK.nın 325/1-2 madde ve fıkraları uyarınca tahsili ile Hazineye İRATKAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,
12-Kararın sanık lehine düzeltildiğinden Dairemizce yapılan yargılama giderinin KAMU ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
Dair; sanığın ve sanık müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….'ın (…..) huzurunda, yüzüne karar verilenler açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, yüze karşı verilenler yönünden kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize veya başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine veya herhangi bir Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemesine dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması, cezaevinde bulunanlar yönünden aynı süre içerisinde bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle hükmün temyiz edilebileceğine dair, temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususu da belirtilerek, isteme uygun olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2018 (¤¤)