Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/06/2017 tarih 2017/905 esas sayılı iddianamesi ile; sanıklar ….., ….., ….., ….., ….., ….., ….., …. hakkında eylemlerine uyan 3713 Sayılı Kanunun 7/1 maddesi delaletiyle 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2, 63, 53/1, 58/9, 3713 Sayılı TMK'nun 5/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/171 esas sırasına kaydı yapıldığı,
Mahkemenin 10/07/2017 tarihli ara kararı ile hakkında yakalama kararı çıkarılmış olan sanıklar ….. ve …. yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği, sanık …. yönünden dosyanın 2018/21 esas sırasına kaydı yapıldığı,
Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/01/2018 tarih 2018/21 esas ve 2018/26 karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2018/11 esas ve 2018/21 esas sayılı dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle sözkonusu dosyaların CMK'nın 8 ve devamı maddeleri gereğince 2018/11 esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verildiği,
Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/11 esas sayılı dosyası kapsamında 12/12/2018 tarihli celsesinde, sanık .....'ın hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden yakalanarak savunmasının alınmış olması nedeniyle bu sanık yönüyle dosyanın gelmiş olduğu aşama diğer sanıkların haklarında çıkarılan yakalama emirlerine rağmen henüz yakalanamadıkları, sanık .....'ın hukuki durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın tefriki ile Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/532 esas sırasına kaydı yapılarak iş bu dava dosyası üzerinden kovuşturmasına devam olunduğu, yapılan yargılama sonunda sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü istinaf ettiği görülmüştür
Söz konusu başvuruların ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçe içeriklerine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamından, sanığın eşi olan ….. hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/01/2018 tarih 2017/171 esas 2018/22 karar sayılı kararıyla bylock isimli programı …… numaralı GSM hattıyla kullandığı kabul edilmek suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin hükmün halen temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu, aynı Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık .....'ın da …… numaralı GSM hattıyla bylock kullandığının silahlı terör örgütüne üye olma suçuna esas teşkil eden bir delil olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın eşi olan ..... hakkında aynı suçtan Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/171 esas sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın halen temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu, İlk Derece Mahkemesince gerek sanık gerekse eşi olan …..'ın …… numaralı GSM hattıyla bylock kullandıklarının kabul edilmiş olması karşısında, her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/171 esas sayılı dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenilmemesi;
Kabule göre;
Dosya kapsamında beyanları bulunduğu anlaşılan …..., …..., ….. ve …..ın tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanları alınmadan karar verilmiş olması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 Sayılı CMK'nın 289/1 maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği, vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklu kaldığı süre, atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösterir somut olguların varlığının bulunması, atılı suçun 5271 Sayılı CMK'nın 100/3-a maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması, cezasının alt ve üst sınırı dikkate alındığında, kaçma şüphelerinin varlığı nedeniyle adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla, sanığın tutukluluk halinin 5271 Sayılı Kanun'un 267 ve devamı maddeleri uyarınca itirazı kabil olmak üzere DEVAMINA, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinde İTİRAZ hakkının bulunduğunun ihtaratına,
SONUÇ: Kararın Dairemizce taraflara tebliğine, tutukluluk halinin devamına ilişkin karar yönünden yukarıda belirtildiği şekilde İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere, bozma kararı yönünden ise KESİN olmak üzere, 16.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)