Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında istinaf incelemesinin yapılan açık duruşması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR : ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2018 tarih, 2017/1422 soruşturma ve 2018/3801 esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 3713 Sayılı TMK'nın 7/1 maddesi delaletiyle 5237 Sayılı TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/02/2019 tarihli, 2018/172 Esas ve 2019/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan o yer C.Savcısı dilekçesi içeriğine göre, heyetçe yapılan müzakere sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Üye Hakim tarafından hazırlanan inceleme raporu doğrultusunda, sanığa isnat edilen suçun alt sınırı itibariyle sanığın savunmasının avukat huzurunda alınmaması, tanık H. G. 'in beyanları arasındaki çelişkinin giderilmemesi, sanıkla ilgili beyanda bulunan Ü. S. 'nin beyanlarının tespit edilmesi amacıyla 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
SANIK Y. K. 'IN DAİREMİZCE 04/09/2019 TARİHİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben dosya kapsamında savunmalarımı yapmıştım, bu savunmalarım doğrudur, aynen kabul ve tekrar ederim, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum, başka söylemek istediğim husus yoktur dedi. Lüzumu üzerine sanıktan soruldu: Ben emniyetten aranmam üzerine ifademi vermek için emniyete gittim, ev araması yapılmadı, her hangi bir dijital materyal alınmadı dedi. Sanığın dosyada kovuşturma aşamasında İlk Derece Mahkemesinde vermiş olduğu savunması okundu. Doğrudur tekrar ederim dedi. Nüfus ve adli sicil kaydı okunarak soruldu: Okunan kayıtlara bir diyeceğim yoktur.
Tanık beyanına karşı sanıktan soruldu: Tanık beyanında aleyhime olan hususları kabul etmiyorum, ben kod adı kullanmadım, lise mezunuyum, yıllardır Samsun'da ikamet ediyorum, ancak beyanda geçen hususları kabul etmiyorum dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN 04/09/2019 TARİHLİ DURUŞMADA SORULDU: Bu aşamada savunmaya ekleyecek husus yoktur dedi. Tanık Ü. S. 'nin beyanının alınması için Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesi ile SEGBİS bağlantısı yapıldı. Tanık yoklaması yapıldı. Yapılan yoklamada tanık H. G. 'in hazır olduğu anlaşıldığından huzura alındı. Kimliğinin tespitine geçildi.
Tanık beyanına karşı sanık müdafiinden soruldu: Tanığın beyanları çelişkilidir, beyanı esnasında çok fotoğraf gösterildiğini söyleyerek karıştırmış olabileceğini söyledi, bu hususun netleştirilmesini talep ediyorum dedi.
SANIKTAN 16/10/2019 TARİHLİ DURUŞMADA İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: Daha önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, avukatımın beyanlarına iştirak ediyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim " dedi.
SANIK MÜDAFİİNDEN 16/10/2019 TARİHLİ DURUŞMADA İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINA KARŞI DİYECEKLERİ SORULDU: "Yazılı savunmalarımızı hazırladık, mahkemenize ibraz ettik, içeriğini aynen tekrarla müvekkilimizin beraatine karar verilmesini talep ederiz " dedi.
TANIK H. G. 'İN DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA; "Ben 2015-2016 yıllarında ... Üniversitesinde sekreter olarak çalışıyordum, sanığı da aynı üniversitede sosyal faaliyetler sorumlusu olması nedeniyle tanıyordum, benim sanığın üzerine atılı suçlamayla ilgili görgüye dayalı bir bilgim yoktur ancak sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta öğrencilerle birlikte katıldığı gezi programları ve yemek programlarını paylaştığı görmüştüm, ifademde de bunları gördüğümü bildirmiştim, bunun dışında bir bilgim yoktur." dedi. Tanığa dosya kapsamında bulunan beyanları okundu, çelişki nedeniyle soruldu: Ben her ne kadar savcılık beyanımda örgüte eleman kazandırmak için sanığın da dahil olduğu bir kısım şahısların öğrencileri cemaat evlerine maklube yemeğe gönderdiğini ve bunu paylaştığını beyan etmiş isem de bu esasen benim düşüncemdi, yani örgüte eleman kazandırmak için yapıldığın düşünüyordum, düşüncemi ifade etmiştim, mahkemede de beyanımı bu şekilde düzeltmiştim, söyleyeceklerim bundan ibarettir dedi. Tanık beyanına karşı sanıktan soruldu: Tanık beyanına bir diyeceğimiz yoktur dedi. Tanık beyanına karşı sanık müdafiinden soruldu: Aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz dedi.
TANIK Ü. S. 'NİN DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA; "Ben 2009-2013 yılları arasında OMÜ Felsefe bölümünde öğrenim gördüm, öğrenciliğim sürecinde Samsun'da FETÖ'ye ait öğrenci evlerinde kalmışlığım oldu, eve gelen öğrencilere üniversiteye hazırlık anlamında ders anlattığım oldu dedi. Lüzumu üzerine SEGBİS aracılığıyla sanığın yakından görüntüsü tanığa gösterildi, tanık beyanında: Simaen sanığı hatırlıyorum, gördüğüm birisi ancak görüştüğüm ya da kaldığım yerlere gidip gelen birisi değil, ismini bilmiyorum, ne isim kullandığını da bilmiyorum, hakkımda iki yıl önce silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatıldı, Ankara'da yargılamam yapıldı, 2 yıl 1 ay ceza aldım, halen dosyam istinaftadır, bir de Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkımda başlatılan aynı suçtan başka bir soruşturma dosyası daha var, bu da yakın bir zamanda başlatıldı, bununla ilgili henüz bir dava açılmadı, içeriğini tam olarak bilmiyorum" dedi. Dosyada bulunan tanık beyanı okundu, soruldu: soruşturma kapsamında bana çeşitli resimler gösterildi ve teşhis etmem istenildi, tanıyabildiklerimi belirtmiştim, ancak bu beyanımı hatırlayamıyorum, zira sanık az önce de belirttiğim gibi simaen tanıdık geldi, fakat 2013'ten bu yana uzun zaman geçti, insanlar fiziken de değişebilmektedir dedi. Sanık müdafinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Simaen tanıyorum, ancak net bir ifadede bulunmak istemiyorum, çünkü o kadar kendisini çıkaramıyorum, çok fazla resim gösterildiği için karıştırmış da olabilirim dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisakı nedeniyle kapatılan ... Üniversitesinde eleman olarak çalışan sanık Y. K. hakkında tanık olarak beyanları bulunan ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olmak nedeniyle soruşturma ve kovuşturmalar bulunan kişilerden B. O. beyanında, Samsun iline üniversite eğitimi için geldiğinde kendisini örgüte ait eve yerleştiren şahsın sanık Y. K. olduğunu beyan ettiği, yine M. A. A. beyanında, sanığın 2007 yılında Kaynarca bölgesinde örgütün KOL olarak adlandırılan ( küçük orta liseci-hususi ) olarak görev yaptığını, takibindeki evlerde askeri okullara hazırlanan öğrencilerin takibiyle sorumlu olduğunu belirttiği, yine tanık Ü. U. beyanında, sanığın Samsun'da dışarıdan gelen üniversite öğrencilerini örgüte ait evlere yerleştirdiğini, örgüte ait Işık evleri sorumlusu olarak faaliyet gösterdiğini belirttiği, sanığın sosyal medya hesaplarının incelenmesi neticesinde örgütsel tavır gösteren paylaşımlarının bulunduğunun tespit edildiği, yine örgüte müzahir KHK ile kapatılan Genç Başarı Spor Kulübü Derneği ve Genç Kariyer Derneği üyeliklerinin bulunduğu, örgüte müzahir özel üniversitede SGK kaydının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın eylem ve faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği için gerekli çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk teşkil eden eylem ve faaliyetler olduğu göz önüne alınarak sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyeti yerine ilk derece mahkemesince sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nun 314/2, 3713 Sayılı TMK'nun 5/1, TCK'nun 53, 58/9, 63. Maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." dedi.
Silahlı terör örgütü üyeliği suçu; silahlı bir örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih etmek suretiyle işlenmektedir. Bu bakımdan eylemin iradi olması ve örgüte iştirak bilinç ve iradesiyle hareket edilmiş olması gerekir. Suç, örgüte üye olma fiilinin gerçekleştiği anda tamamlanmakla birlikte, üyelik süresince eylem temadi etmektedir. Failin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacaktır. Ancak faile, örgüt tarafından verilen önemli bir görev veya sorumluluk, tek başına failin örgüt üyesi olduğunu ortaya koyabilecektir. Öte yandan örgüte üye olmak, fiili bir katılma olup örgüte üye olmak için örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur, tek taraflı iradeyle bile örgüte katılmak mümkündür.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacı, yapılanması ve eylemleri ile ilgili olarak benzer konuda İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli kararıyla onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli, 2015/3 esas ve 2017/3 Sayılı kararında, FETÖ/PDY adli silahlı terör örgütünün, küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hal ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü olduğu, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 Sayılı TCK'nın 314/1-2.maddesi kapsamında kalan silahlı bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Her ne kadar sanık hakkında hakkında silahlı terör örgütüne üye olduğundan bahisle beraatine karar verilmiş ve her ne kadar dairemizce sanığa müdafi atanıp savunması alınmış ise de, istinaf aşamasında usulüne uygun alınan savunmanın ilk derece mahkemesince usulüne uygun alınmayan savunmayı geçerli hale getirmeyeceği nazara alınarak, sanığa isnat edilen suçun alt sınırı itibariyle Yargıtay 16. C.D.'nin 16/05/2019 tarihli, 2018/7173 esas ve 2019/4397 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yasal zorunluluk olan müdafîi tayin edilmeksizin sanık Y. K. 'ın savunması alınarak 5271 Sayılı yasaya aykırı davranılması suretiyle hüküm tesis edilmiş olması hususu kanuna aykırı olup o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına yönelik aşağıdaki karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Her ne kadar sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiş ise de; Yargıtay 16. C.D.'nin 16/05/2019 tarihli, 2018/7173 esas ve 2019/4397 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yasal zorunluluk olan müdafii tayin edilmeksizin sanık Y. K. 'ın savunması alınarak 5271 Sayılı CMK'nın 150/3, 188/1 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hüküm tesis edilmiş olması hususu Kanuna aykırı olup o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusu bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 Sayılı CMK'nın 289/1-a-e maddesi delaletiyle aynı yasanın 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair; sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı C. D. 'ın ( ... ) huzurunda, KESİN olmak üzere isteme aykırı olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.10.2019 (¤¤)