Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-2-70 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-44/771-253
Karar Tarihi : 17.06.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ (İkinci Başkan)
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Fatma GÖZLÜKAYA ANGI, Can TANERİ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : -Ali GÜMÜŞ
Aydınlıyolu Cad. Kıbrıs Sok. No:35/A Kaynarca 20
Pendik/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
-Samsung Electronics İstanbul Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti.
Flatofis İstanbul İş Merkezi Otakçılar Caddesi No:78 Kat:3
No:B3 Eyüp/İstanbul
E. DOSYA ÖZETİ: Samsung Electronics İstanbul Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti.
tarafından 3. kişi tamircilere yedek parça sağlanmadığı iddiası.
30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle;
- Gümüş Elektronik olarak cep telefonu tamiri işiyle uğraşmakta oldukları ancak
Samsung marka cep telefonlarının yedek parçalarını temin edemedikleri,
- Yetkili servislerden yedek parça talebinde bulunmalarına karşın 3. şahıs veya
firmalara yedek parça konusunda yardımcı olunamayacağının belirtildiği,
- Samsung Electronics İstanbul Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti.’nin (Samsung
Türkiye) çağrı merkezinden de sadece yetkili servislere parça sağlandığı yönünde
bilgi verildiği,
- Hiçbir dönemde Samsung Türkiye ve yetkili servislerinden parça temin
edemedikleri, sadece 2. el cep telefonu parçalarını ve yan sanayide üretilen 40
yedek parçalarını kullanabildikleri, bunların da batarya, şarj aleti ve kapak gibi
parçalarla sınırlı olduğu
iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.02.2010 tarih ve 1663 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan 16.03.2010 tarih ve
2010-2-70/İİ-10-CT sayılı İlk İnceleme Raporu, 24.03.2010 tarih ve 10-26/364-M
10-44/771-253
2
sayılı Kurul toplantısında ele alınmış ve önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08.06.2010 tarih ve
2010-2-70/ÖA-10-341.FGA sayılı Önaraştırma Raporu 10.06.2010 tarih ve 50
REK.0.06.00.00-110/291 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-44 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Samsung Electronics İstanbul
Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: Samsung Electronics İstanbul 60
Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. (Samsung Türkiye)
Samsung Türkiye, 12.6.2007 tarihinde kurulmuş olup, Hollanda merkezli Samsung
Benelux BV vasıtasıyla Samsung Electronics Co. Ltd. (Samsung Kore) tarafından
kontrol edilmektedir.
Tablo 1: Samsung Türkiye’nin Ortaklık Yapısı
ORTAKLAR HİSSE DAĞILIMI
Samsung Benelux B.V. (……….)
Chang Seong Lee (……….)
Toplam Sermaye (……….)
Samsung Kore faaliyetlerini, ev elektroniği, mobil iletişim, ofis altyapısı ve temel
bileşenler olmak üzere dört ana iş kolunda sürdürmektedir.
Samsung Türkiye’nin ana faaliyet konusu ise, Samsung markalı tüm ürünlerin
Türkiye’ye ithali, satışı, pazarlanması ve satış sonrası hizmetlerin verilmesi olarak
belirtilmiştir. Şirketin inceleme konusu alan ile ilgili faaliyetlerine bakıldığında ise, 70
01.05.2009 tarihinden itibaren cep telefonu yedek parçalarının tedariki, 01.01.2010
tarihinden itibaren ise cep telefonları ve aksesuarlarının tedariki işiyle uğraşmaya
başladığı anlaşılmaktadır.
Şirketin 2009 yılına ait cirosu (……….) TL’dir.
I.1.2. Başvuran Taraf: Ali GÜMÜŞ
Ali Gümüş, 2002 yılından beri İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı olarak cep telefonu
tamiri işiyle uğraşmakta olan bir teşebbüstür.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Cep Telefonu ve Yedek Parça, Bakım/Tamir Pazarı Hakkında Genel Bilgi
Cep telefonları günümüzde hızla gelişen iletişim teknolojilerinin sağladığı olanaklara 80
cevap verebilmek üzere teknolojik açıdan sürekli geliştirilen ürünler halini almıştır. Bu
bağlamda cep telefonları sadece ses ve kısa mesaj servisiyle iletişim kurmayı
sağlayan araçlar olmaktan çıkarak televizyon izlenmesine, internet kullanımına,
fotoğraf çekimine imkan tanıyan çok fonksiyonlu cihazlar haline gelmiştir. Bunun yanı
10-44/771-253
3
sıra cep telefonu, tüketici gözünde saat, takı ve benzeri ürünler gibi moda ürünü
olarak tanımlanabilecek bir ürün olarak da algılanmaya başlanmıştır. Bu tür özellikler
sebebiyle cep telefonu kullanım süreleri gittikçe kısaltmakta, cep telefonu değiştirme
sıklığı artmakta ve aynı anda birden fazla cep telefonu kullanımı yaygınlaşmaktadır.
Türkiye’de cep telefonu pazarında, Nokia, Samsung, LG, General Mobile Sony
Ericsson başta olmak üzere 20 (yirmi) civarında markanın satışı yapılmaktadır. 2009 90
yılı itibarıyla bu markaların pazar paylarının aşağıdaki gibi oluştuğu bildirilmiştir.
Tablo 2: Türkiye’de satışı yapılan cep telefonlarının pazar payları
Marka Satış Adedine Göre Pazar Payı (%)
Satış Değerine Göre
Pazar Payı (%)
Nokia (……….) (……….)
Samsung (……….) (……….)
LG (……….) (……….)
General Mobile (……….) (……….)
Sony Ericsson (……….) (……….)
Diğer (……….) (……….)
Kaynak: GFK Türkiye 2009 Raporu
Cep telefonu yedek parçası ve bakım/tamir hizmetleri pazarları ise, cep telefonu
satın alan bir kişinin cep telefonunun kullanım ömrü süresince ihtiyaç duyduğu
pazarlar olduğundan cep telefonu pazarına göre ikincil pazar olarak ortaya
çıkmaktadırlar.
Cep telefonunun çok sayıda yedek parçası bulunmakla beraber, pil, kapak, ekran,
flexi, ana kart gibi parçaların sıklıkla değiştirilen parçalar olduğu ifade edilmektedir.
Söz konusu yedek parçalar kullanılacakları cep telefonu modeline göre de değişen 100
oldukça geniş bir fiyat yelpazesi içinde fiyatlandırılmaktadır. Pazarda “orijinal” olarak
tabir edilen ve cep telefonu üreticilerinden ya da ikinci el telefonların parçalanması
suretiyle temin edilen parçaların yanı sıra Çin, Tayvan gibi ülkelerde üretilen “yan
sanayi” olarak tabir edilen parçaların da satışı yapılmaktadır.
Cep telefonu bakım ve tamir hizmeti bakımından pazarda genellikle yetkili teknik
servisler atanması yönteminin tercih edildiği görülmektedir. Satışın ardından belirli
sürelerle sağlanan garanti dahilinde olmak üzere, cep telefonlarına ilişkin yedek
parça değişimi, tamir ve bakım hizmetleri ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir. Bu
süre ülkemizde kanunen 2 yıl olarak uygulanmaktadır. Bununla birlikte pazarda çok
sayıda bağımsız cep telefonu tamircisinin faaliyet gösterdiği, bunların büyük kısmının 110
aynı zamanda ikinci el cep telefonu satışı da yapan teşebbüsler olduğu
görülmektedir.
I.2.2. Samsung Cep Telefonu, Yedek Parça Tedarik ve Bakım/Tamir Sistemi
Hakkında Genel Bilgi
Samsung Türkiye tarafından gönderilen cevap yazısında, Samsung ürünlerinin ithali
ve dağıtım sistemi bakımından yakın zamanda stratejik bir değişimin yaşandığı, bu
değişim ile yedek parça tedarikinde ve stok bulundurmada yaşanan sorunların önüne
geçmenin ve cep telefonu satışlarını artırmanın amaçlandığı belirtilmektedir. Bu
bölümde yedek parçalar için 01.05.2009; cep telefonları için 01.01.2010 tarihinden
itibaren uygulanmaya başlanan bu yeni sistem incelenmiş, bu tarihlerden önceki 120
uygulamaya dipnotlarda yer verilmiştir.
10-44/771-253
4
Samsung markalı cep telefonu ve aksesuarları Türkiye’ye 01.01.2010 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere, Samsung Türkiye tarafından ithal edilmekte ve
dağıtılmaktadır1. Bu kapsamda, ana üretici olan Samsung Kore’den alınan ürünler,
distribütörlere, bazı bayilere ve zincir mağazalara doğrudan Samsung Türkiye
tarafından satılmaktadır. Sonraki aşamalarda, distribütörler diğer bayilere, bayiler de
perakendecilere ürünleri dağıtmaktadır. Tüketiciler son satış noktaları olarak bayi,
perakendeci ve zincir mağazalardan ürünlere ulaşabilmektedir. Bu sistem içinde
Samsung Türkiye, ithalatçı/sağlayıcı ve dağıtıcı olarak toptan seviyedeki satışta rol
almakta, son kullanıcılara doğrudan satış yapmamaktadır. 130
Samsung cep telefonlarının yedek parçaları bakımından Türkiye’deki dağıtım ağı da
01.05.2009 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir2. Buna
göre, Kore ve Çin’deki fabrikalarda üretilen cep telefonu yedek parçaları Samsung
Türkiye tarafından ithal edilmekte, stoklanmakta ve Türkiye içerisinde
dağıtılmaktadır. Bu ürünler Samsung’un cep telefonu pazarındaki iki ana distribütörü
olan TELPA ve Başarı’nın işlettiği Ulusal Servis Merkezlerine (USM) ve diğer bir
yetkili servis oluşumu olan Müşteri Servis Plazalarına (MSP) Samsung Türkiye
tarafından dağıtılmaktadır. USM’lerin alt kolu olan yetkili teknik servislere dağıtım ise
USM’lerce yapılmaktadır. Aşağıda yedek parça dağıtım ağı şema olarak
gösterilmektedir: 140
Şema: Samsung cep telefonları yedek parça dağıtım ağı
1 Samsung Türkiye tarafından gönderilen cevap yazısında, söz konusu tarihten önceki sistemde,
Samsung markalı cep telefonları ve aksesuarlarının distribütörler Başarı ve TELPA tarafından
doğrudan Samsung Kore’den ithal edildiği, daha sonra bu ürünlerin distribütörler tarafından kendi
bayilerine ya da zincir mağazalar gibi diğer kanallara dağıtıldığı, Samsung Türkiye’nin bu sistem içinde
sadece denetim görevi yaptığı bildirilmiştir.
2 Samsung Türkiye tarafından gönderilen cevap yazısında söz konusu tarihten önceki sistemde,
Samsung markalı cep telefonlarının yedek parçalarının, distribütörleri Başarı ve TELPA tarafından
doğrudan Samsung Dubai’den ithal edildiği, aynı zamanda birer Ulusal Servis Merkezi olan Başarı ve
TELPA’nın bu yedek parçaları şubeleri olan yetkili servislere dağıttığı ve Samsung Türkiye’nin bu
sistem içindeki yerinin denetimle sınırlı olduğu bildirilmiştir.
Samsung Fabrikası
(Kore/Çin)
Ulusal Servis Merkezi
TELPA
Ulusal Servis Merkezi
BAŞARI
Müşteri Servis Plazası (19)
Yetkili Servisler (2)
Yetkili Servisler (8)
Samsung Türkiye
10-44/771-253
5
Samsung yedek parçaları yukarıda gösterildiği şekilde dağıtıldıktan sonra nihai
kullanıcıya bakım ve tamir hizmetleri iki farklı noktada verilmektedir; Müşteri Servis
Plazaları ve yetkili servisler. Yukarıda belirtildiği üzere yetkili servisler TELPA ve
Başarı tarafından kontrol edilmekte olan merkezlerdir. MSPler ise bağımsız
teşebbüsler tarafından işletilen ve yetkili servis hizmeti vermek üzere doğrudan
Samsung Türkiye tarafından yetkilendirilen işletmelerdir. Samsung Türkiye ile USM
ve MSPler arasında herhangi bir yapısal bağ bulunmamakta, taraflar arasındaki
hukuki ilişki yetkili servis anlaşmaları çerçevesinde kurulmaktadır. Türkiye genelinde 150
toplam 29 adet Samsung cep telefonu servis noktası bulunmaktadır. Bunlardan 19’u
MSP, 10’u ise USM’lerce işletilen yetkili servis merkezidir3. Söz konusu sistemde,
garanti kapsamında yapılan işlemler aylık olarak Samsung Türkiye’ye raporlanmakta
ve hakedişler Samsung Türkiye tarafından ödenmektedir. Garanti dışındaki hizmetler
bakımından faturalar tüketiciye yansıtılmaktadır.
Bu bilgilerden anlaşıldığı üzere, Samsung Türkiye’nin tüketiciye yedek parça satışı
ve bakım ve tamir hizmeti verilmesi aşamasında herhangi bir faaliyeti
bulunmamaktadır.
I.2.3. İlgili Ürün Pazarı
Dosya kapsamındaki başvurunun konusunu, kendisinden yedek parça talebinde 160
bulunan 3. kişi tamircilere Samsung Türkiye tarafından yedek parça sağlanmaması
iddiası oluşturmaktadır.
Bir ana ürün ile o ürüne ilişkin yedek parça ve/veya teknik hizmetler, farklı
zamanlarda ihtiyaç duyulan ancak birbirini tamamlayıcı nitelikte olan ürünlerdir. Cep
telefonu gibi uzun ömürlü ürünlerin de içinde yer aldığı pazarlar, zamanla
tamamlayıcı ürün ve hizmetlere ihtiyaç duymaları sebebiyle, “birincil” veya “öncül”
pazarlar olarak; yedek parça, sarf malzemesi, tamir, bakım-onarım hizmetleri gibi
birincil ürünle birlikte kullanılan ve birincil ürünün satın alınmasından belli bir süre
sonra ihtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise “ikincil” veya “ardıl”
pazarlar olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, rekabet hukuku açısından ele 170
alınması gereken hususlar öncelikle,
i) söz konusu ürün ve hizmetlerin aynı pazara dahil edilip edilemeyeceği,
ii) edilmezse ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların marka-spesifik
tanımlanıp tanımlanamayacağıdır.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından 2005 yılında yayımlanan “82. Maddenin
Modernizasyonu Hakkında Tartışma Metni”nde4 (Tartışma Metni), Komisyon’un ikincil
piyasalarda ilgili pazar tanımlanırken, normal bir pazar tanımında kullanılan yaklaşımı
kullanacağı ifade edilmektedir. Bunun anlamı, ardıl pazarda yer alan ikincil ürünlerin
ayrı bir pazar oluşturup oluşturmadığı incelenirken, birincil ürünün satışları üzerindeki
etkilerin dikkate alınmayacağıdır5. Bir diğer deyişle, pazar tanımının odağında 180
gelecekte birincil ürünü alma olasılığı olan potansiyel müşterilere değil, hâlihazırda
3 Yetkili servis bulunmayan illerdeki tüketicilere hizmetin ne şekilde verildiği hakkındaki soru Samsung
Türkiye’nin cevap yazısında şu şekilde cevaplandırılmıştır: “Yetkili servis bulunmayan illerde
tüketicilerin iki alternatifi vardır. Tüketici, sorunlu telefonu herhangi bir bayiye bırakabilir, bayi yetkili
teknik servis ile irtibat kurar, yetkili teknik servis telefonu bayiden alır, onarımını yapar ve telefonu
bayiye geri gönderir. İkinci olarak, tüketici Samsung çağrı merkezini arayarak en yakın yetkili teknik
servisin adres ve telefon bilgilerini alıp onlarla doğrudan irtibata geçebilir.”
4 European Commission, DG Competition Discussion Paper on the Application of Article 82 of the
Treaty to Exclusionary Abuses.
5 Tartışma Metni, parag. 247.
10-44/771-253
6
birincil ürünü satın almış olan müşterilere yapılan ikincil ürün ve hizmet satışları yer
almaktadır.
Tartışma Metni’ne göre, iki halde marka-spesifik ardıl pazar tanımlanması söz
konusu olamayacaktır. Bunların ilki, başka üreticilerin ürettiği ikincil ürünlere geçişin
mümkün olması durumudur. Eğer ikincil ürün başka üreticiler tarafından da piyasaya
sürülebiliyorsa, belli bir markanın birincil ürününü alan müşteri ardıl pazarda o
markanın ikincil ürünlerini almak zorunda kalmayacağından (marka-spesifik olmayan)
ortak bir ardıl pazar belirlemek mümkün olacaktır. İkinci durumda, başka marka bir
birincil ürüne geçiş ve böylece ardıl pazardaki yüksek fiyatlardan kaçınabilme 190
olasılığı bulunmalıdır. Bu ikinci durumda bir üründen diğerine geçiş maliyetlerinin
yüksek olmaması gerekmektedir. Geçiş maliyetleri temel olarak iki şekilde ortaya
çıkmaktadır. İlk halde, kullanılmış birincil ürünü, geçişin ekonomik olduğu cazip bir
fiyattan satmak mümkün olmamalıdır. Bu durum, eğer birincil ürünün fiyatı ikincil
ürüne göre yüksekse, daha da önemli hale gelmektedir. İkinci tür geçiş maliyetleri
ise, fiyat hariç yatırımlarla ilgilidir. Bunlar eğitim, rutini değiştirme, yüklemeler, yazılım
vb. olabilmektedir. Sonuçta ayrı bir ardıl pazarın olmadığına karar verildiği
durumlarda analiz, (birincil ve ikincil ürünlerin birlikte yer aldığı) toplam sistem pazarı
üzerinden yapılacaktır6.
Konuya ilişkin çeşitli Rekabet Kurulu kararları da bulunmaktadır. Bunlardan biri HP 200
kararıdır7. Bu kararda Kurul, HP marka yazıcılarda kullanılan yedek parçaların
sadece HP tarafından üretiliyor olması, bunların üretiminin ileri teknoloji ve başlangıç
maliyeti gerektirmesi nedeniyle başka teşebbüslerce üretim yapılmasının zor olması
ve bu sebeple HP markalı yazıcıların yedek parçaları ve servis hizmetlerinin yakın
ikamesinin bulunmaması gibi nedenlerle ilgili pazarları “HP markalı yazıcıların satış
sonrası servis hizmetleri, HP markalı yazıcılarda kullanılan yedek parça ve sarf
malzemeleri pazarı” olarak tanımlamıştır.
Kurul Vestel kararında8 ise, pazarda, herhangi bir markanın ürünlerinin bakım onarım
servis hizmetlerinin başka bir firmaca sağlanması önünde teknik ya da ticari olarak
benzer bir imkânsızlık olmaması (belli bir düzeyde teknik donanıma sahip olduktan 210
sonra, bir “reset”leme işlemi ile sisteme ulaşımın mümkün olması) sebebiyle ilgili ürün
pazarını “ev güvenlik sistemleri bakım ve tamir hizmetleri” olarak tanımlamıştır.
Sonuç olarak, ardıl pazarların varlığı durumunda yapılacak bir rekabet hukuku
analizinde pazarlar aşağıdaki şekilde tanımlanabilecektir:
- birincil ve ikincil ürünlerin bir arada yer aldığı sistem pazarı,
- birincil pazarda yer alan tüm markalara ait yedek parça ve teknik servisin yer
aldığı bütüncül bir ardıl pazar,
- herhangi bir markaya ait yedek parça veya teknik servis, bakım-onarımın yer
aldığı marka-spesifik pazar.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, ilgili dosya bakımından tanımlanabilecek 220
en dar pazar Samsung markalı cep telefonu yedek parçaları ve bakım/tamir
hizmetleri pazarı olacaktır. Bu bağlamda, dosya kapsamında detaylı bir pazar
analizine girilmeyerek kesin bir pazar tanımı yapılmamış ve inceleme en dar pazar
tanımı üzerinden sürdürülmüştür. Bu nedenle dosya kapsamında, ilgili ürün pazarı
6 Tartışma Metni, parag. 248-249.
7 08.05.2001 tarih ve 01-22/192-50 sayılı Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş. kararı.
8 14.08.2008 tarih, 08-50/758-308 sayılı Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. kararı.
10-44/771-253
7
“Samsung markalı cep telefonu yedek parçaları satışı ve bakım/tamir hizmetleri
pazarı” olarak varsayılmıştır.
I.2.4. İlgili Coğrafi Pazar
Tarafların faaliyetleri açısından hizmetlerin sunumunun tüm Türkiye’de
gerçekleştirilebilmesinin önünde herhangi bir engelin ve pazardaki rekabet koşullarını
farklılaştıran ya da bölge ayrıştırmasını gerektiren herhangi bir unsurun bulunmaması 230
sebebiyle dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Hâkim Durum Değerlendirmesi
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun (4054 sayılı Kanun) Tanımlar
başlıklı 3. maddesinde hâkim durum “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak
tanımlanmıştır.
İlgili ürün pazarı olarak ardıl pazarın belirlenmiş olması halinde yapılacak hakim
durum analizinde, öncül ve ardıl pazarlardaki rekabetin birlikte incelenmesi
gerekmektedir. Birincil pazardaki üreticilerin rakiplerinin ardıl pazarlarına girişini 240
engelleyen hususların varlığı halinde (giriş engellerinin yüksek olması durumunda),
ardıl pazardaki hakim durum tespiti yapılırken söz konusu pazarlar arasındaki ilişkinin
ortaya konulması gerekmektedir9. AB Komisyonu da ardıl pazarlar için yapılacak bir
hakim durum analizi ile ilgili olarak, satış sonrası ürün/hizmet pazarlarında pazar
gücü değerlendirilirken, birincil pazar ve ardıl pazar arasındaki bağlantının göz
önünde bulundurulmasının ve olay bazında analiz yapılmasının gerekli olduğunu
ifade etmiştir10. Bu analizde temel olarak, davranışları inceleme konusu olan
teşebbüsün birincil ürün pazarından bağımsız olarak ikincil ürünün fiyatlarını artırıp
artıramayacağı hususu incelenmektedir. Bu kapsamda yapılacak değerlendirmede,
birincil piyasadaki ürünün ömrü ve fiyatı, ardıl piyasadaki fiyatların şeffaflığı, bu 250
ürünlerin fiyatlarının ana ürün fiyatına oranı ve bu bilgileri elde etme sürecinde
katlanılan maliyetler ile bu bağlamda tüketicilerin ürünün toplam maliyetini hesaplayıp
hesaplayamayacakları ve söz konusu hesabın tüketici tercihleri üzerindeki etkisi göz
önünde tutulmalıdır. 11
Rekabet Kurulu’nun Xerox marka yazıcıların tonerlerinin yüksek fiyata satıldığı ve bu
nedenle tüketicilerin zor durumda bırakıldığı iddiası üzerine aldığı kararda12 ise;
“ - Başvuru sahibinin almış olduğu yazıcının ve kullanmak istediği tonerin fiyatı
arasında yaklaşık üçte birlik bir oran olduğu, bu nedenle yazıcının ekonomik ömrü
süresince kullanılacak tonerin toplam maliyetinin, yazıcı maliyetine oranının yüksek
olduğu, 260
- Toner fiyatlarına ilişkin bilginin ulaşılabilir olduğu,
- Toner fiyatlarının artması halinde başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir
maliyetin söz konusu olmadığı”
tespitleri yapılmıştır. Bu bağlamda, yazıcı almayı düşünen ve henüz tercih
aşamasında olan kullanıcıların, ödeyecekleri toplam maliyetlerini düşünerek bir
9 Tartışma Metni, parag. 251.
10 AB Komisyonu 25. Rekabet Politikası Raporu
11 Benzer bir değerlendirme için bkz. Pelikan-Kyocera, Case IV/34330, European Commission 25.
Report on Competition Policy 1995, s. 41, paragraf 87.
12 15.05.2008 tarih ve 08-33/417-143 sayılı karar.
10-44/771-253
8
marka seçebilecekleri, bu seçim sırasında yazıcı piyasasındaki firma sayısı kadar
seçenek bulunduğu belirtilerek yazıcı pazarının rekabetçi yapısından dolayı Xerox
firması için yazıcı ve toner pazarlarında hâkim durum tespitinin yapılamayacağına
karar verilmiştir.
Aynı şekilde Kurul’un 2010 tarihli HP kararında13, birincil piyasa olan yazıcı pazarında 270
fiyatların düşük, ürün kullanım ömrünün ise kısa olması, gerek yedek parça ve sarf
malzemesi fiyatları gerekse servis/bakım-onarım bedellerinin yazıcı fiyatına oranla
yüksek kalması, HP markalı yazıcılara ait teknik servis/bakım onarım hizmetinin
fiyatının artması durumunda başka markalı bir yazıcıya geçişte ciddi maliyetler söz
konusu olmaması ve birincil ürün pazarında ciddi bir rekabetin yaşanması
sebepleriyle ilgili teşebbüs için hakim durumda bulunduğu yönünde bir tespitte
bulunulamayacağına karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ve içtihat ışığında bu bölümde, inceleme sürecinde
Samsung Türkiye, Başarı ve TELPA ile Samsung ürünleri bakım/tamir ağında MSP
olarak hizmet vermekte olan Destek Bilişim Prj. Serv. Hiz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. 280
(Destek Bilişim) ve Bulut Teknik Ltd. Şti.’den (Bulut Teknik) elde edilen bilgiler
ışığında, Samsung Türkiye’nin yedek parça satışı ve bakım/tamir pazarında hakim
durumda olup olmadığı incelenecektir.
Yukarıda Türkiye cep telefonu pazarıyla ilgili bölümde belirtildiği üzere, cep telefonu
pazarı oldukça geniş bir marka ve model çeşitliliğine sahiptir. Her tüketicinin
bütçesine uygun bir modeli seçme şansına sahip olduğu pazarda fiyatlar 100-1500
TL aralığında oluşmaktadır. Yeni ürünlerin pazara girme hızı oldukça yüksek
olduğundan, piyasaya yeni sürülen bir cep telefonunun kısa süre içerisinde yeni
modellerin ve yeni teknolojilerin ortaya çıkmasıyla demode hale geldiği
görülmektedir. Yeni modellerin satışa çıkarılması ise eski modellerin fiyatında hızlı 290
düşüşlere sebep olmaktadır. Tüketiciler tarafından sıkça değiştirilen ve moda ürünü
kabul edilen pek çok ürüne göre cep telefonlarının bütçe içinde tuttuğu yerin oldukça
az olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca satış noktaları tarafından yapılan
kampanyalı paket satışlar (hat ile birlikte) ve taksitli satışlar yoluyla tüketicilerin cep
telefonu sahibi olmaları oldukça ekonomik ve kolay hale gelmiş bulunmaktadır. Diğer
taraftan, cep telefonları için ürünün fiyatı dışında hissedilir başka bir ek maliyetin;
diğer teknolojik ürünlerdeki eğitim, yazılım, alışkanlıkların değiştirilmesi gibi ilave
geçiş maliyetlerinin oluşmadığı da görülmektedir. Teknolojik özelliklerinin ön plana
çıkması ve tüketiciler tarafından moda ürün olarak algılanmaya başlaması gibi
sebeplerle günümüzde cep telefonlarının ortalama 1,5-2 yıllık sürelerde değiştirildiği 300
görülmektedir.
Ayrıca, Türkiye’de ikinci el cep telefonları pazarının oldukça hareketli olduğu, cep
telefonunu değiştirmek isteyen tüketiciler bakımından cep telefonlarını uygun fiyatlara
satmanın ve 2. el cep telefonu almanın kolay olduğu da bilinmektedir.
Bütün bu hususlar sebebiyle, birincil ürün niteliğindeki cep telefonları pazarında rakip
ürünler arasındaki geçiş kolaylaşmakta ve rekabetçi bir pazar ortamı ortaya
çıkmaktadır.
Cep telefonu yedek parçalarının fiyatları ve bunların öncül ürün fiyatlarına oranı
açısından bakıldığında, öncelikle, çok sayıda ve çeşitteki cep telefonu yedek
parçasının 1-3 TL’den başlayıp 100-150 TL’ye kadar çıkabilen bir fiyat paletinde 310
satıldığı tespit edilmiştir. Bu sebeple, bazı durumlarda yedek parça ve tamir ücreti
13 10-04/38-18 tarih ve 12.01.2010 sayılı karar.
10-44/771-253
9
birincil ürünün fiyatına oldukça yaklaşabilmektedir. Bu çerçevede, Bulut Teknik
yöneticisi, garanti kapsamı dışındaki yedek parça/tamir ücretlerinin yüksekliği
sebebiyle yetkili servisler tarafından kullanıcılara yeni ürün alınmasının tavsiye
edilebildiğini belirtmiştir. Samsung Türkiye de, garanti kapsamı dışındaki yedek parça
ve tamir fiyatlarının ana ürünün fiyatının üçte birine denk geldiği durumlara dikkat
çekmektedir. Destek Bilişim yöneticisi tarafından da, kimi hallerde yedek parça ve
onarım fiyatlarının, ihtiyaç duyulan parçanın niteliğine ve kullanılacağı modele göre,
cep telefonunun ikinci el fiyatlarına yaklaşabildiği hatta geçebildiği ifade edilmiştir.
Esasen cep telefonu yedek parça değişimi ve tamir hizmetleri çoğunlukla garanti 320
süresi dahilinde yapılmaktadır. Yurtdışında cep telefonları için genellikle 1 yıl olan
garanti süresi Türkiye’de genellikle 2 yıl olarak tanınmakta, bu süre içinde ürün
değişimi, yedek parça değişimi ve tamir hizmeti ücretsiz olarak sağlanmaktadır. Cep
telefonlarının 1,5-2 yıl gibi süreler içinde değiştirilmekte oldukları da göz önüne
alındığında çoğu telefonun garanti süresi içinde ya da sürenin dolmasını takiben
elden çıkarıldığı ve cep telefonu tamir bakım hizmetinin büyük oranda garanti süresi
içinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Nitekim yetkili servislerce verilen bilgi, garanti içi
satış ve tamir hizmetinden elde edilen gelirin toplam gelirin yaklaşık %(….)’ını
bulduğuna, kalan %(….)’luk bir payın garanti dışı satış ve hizmetlerden oluştuğuna
işaret etmektedir. Samsung Türkiye de, 2010 yılında, bilgi verme tarihi itibarıyla elde 330
ettiği toplam gelirin sadece %(….)-(….) civarındaki bölümünün garanti dışı yedek
parça satışından kaynaklandığını belirtmektedir.
Ardıl pazardaki şeffaflık, birincil ürünün potansiyel alıcılarının ilgili ürünün ömrü ve
kullanım sürecinde ürünün toplam maliyeti (bu maliyet; ürünün fiyatına ek olarak, sarf
malzemesi kullanımı, bakım/tamir gibi kullanıcı tarafından yapılması muhtemel diğer
masrafları da içermektedir) hakkında kolayca yeterli bilgiye ulaşabilmelerini
sağlamaktadır. İnceleme sürecinde, cep telefonu yedek parça ve bakım/tamir
hizmetleri açısından tüketicilerin bu fiyatlara kolaylıkla ve herhangi bir maliyete
katlanmaksızın erişebildikleri (çağrı merkezleri, ürünleri satan internet siteleri ve diğer
kanallar yoluyla), ürünün olası toplam maliyetini hesaplayabilme imkanına sahip 340
oldukları görülmüştür. Bununla birlikte, ürünün kullanım ve garanti süresi, başka bir
birincil ürüne geçişin ciddi bir maliyet gerektirmemesi gibi sebeplerle tüketici gözünde
bu durumun tercihlerini önemli ölçüde etkileyecek bir faktör niteliği taşımadığı
kanaatine ulaşılmıştır.
Bu kapsamda son olarak, öncül pazardaki rekabet yapısının incelenmesi uygun
olacaktır. Zira, öncül pazardaki rekabet seviyesinin yüksekliği bu pazardaki
üreticilerin ardıl pazardaki fiyat kararlarını etkilemektedir. Özellikle de cep telefonu
gibi ürün fiyatlarının çok yüksek olmadığı birincil pazarlarda sağlayıcının pazar
konumu zayıfladıkça ardıl pazarda hakim durumda kabul edilme olasılığı
düşmektedir. Yukarıda cep telefonu pazarına ilişkin bölümde yer verildiği üzere, 350
Türkiye cep telefonu satış pazarı olarak tanımlanabilecek birincil pazarda yirmiden
fazla marka rekabet etmektedir. Bu pazarda Samsung, yaklaşık %(….)’luk payla
ikinci sırada gelmekle beraber, yaklaşık %(….)’lik pazar payıyla piyasa lideri olan
Nokia ile arasında nispeten büyük bir fark bulunmaktadır. Son yıllarda söz konusu
teşebbüslerin pazar paylarında iniş-çıkışlar da yaşanmaktadır. Dolayısıyla cep
telefonu satışı pazarında Samsung Türkiye’nin ardıl pazarlarında bağımsız olarak
hareket edebilmesine olanak tanımayacak bir rekabet ortamının bulunduğunu
söylemek yanlış olmayacaktır.
10-44/771-253
10
Buraya kadar yer verilen bilgilerden, Samsung Türkiye’nin Samsung marka cep
telefonlarında kullanılan yedek parça satışı ve bakım/tamir hizmeti pazarlarında 360
hakim durumda bulunmadığı kanısına ulaşılmıştır. Bununla birlikte, Samsung’un söz
konusu pazarda hâkim durumda olduğunun varsayılması halinde iddia konusu
uygulamanın 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal teşkil edip etmeyeceği hususu
aşağıda incelenmiştir.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Rekabet Hukukunda Mal Vermeyi Reddetme Eylemi
Rekabet hukuku uygulamasında ihlal olarak kabul edilebilecek mal vermeyi reddetme
eylemi temel olarak, hakim durumdaki bir teşebbüsün herhangi bir rakip firmaya mal
teminini doğrudan ve herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi ya da yüksek fiyat
ve/veya düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermesi 370
şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
Mal vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukuku kapsamında değerlendirilebilmesi
için söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda bulunmasının yanı sıra
birtakım şartların da varlığı gerekmektedir. İlk olarak, verilmeyen/ticari olarak daha
kötü şartlarla verilen mal, nihai ürünün ortaya çıkarılması için vazgeçilemez nitelikte
olmalıdır. Şayet o mal vazgeçilemez nitelikte değilse, o malı vermeme eylemi alt
pazarda önemli bir zarara yol açmıyor anlamına gelmektedir. Benzer şekilde, o malı
alıp tekrar (herhangi bir katma değer eklemeksizin) satmak isteyen yeniden satıcı söz
konusu ise, mal vermeyi reddetme eylemi rekabet hukuku kapsamında
değerlendirilmeyecektir. 380
Rekabet Kurulu TDİ kararında14, bir limana erişimin reddedilmesinin, alternatif bir
liman yapmanın pazarda faaliyet göstermek isteyen rakipler açısından imkansız
olmaması nedeniyle, ihlal olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.
İkinci şart, eylemin temin edilmeyen malın kullanıldığı alt pazardaki rekabete önemli
ölçüde zarar vermesi gerekliliğidir. Alt pazardaki rekabetin olumsuz etkilenmesine
ilişkin olarak, Rekabet Kurulu içtihatları incelendiğinde, Kurul’un temelde, alt pazarda
rakiplerin azalması/rakibin pazar dışına itilmesi yoluyla rekabetin kısıtlanıp
kısıtlanmadığına odaklandığı görülmektedir. Dolayısıyla, mal verme zorunluluğu,
özellikle, alt pazara girişte önemli engeller olması halinde daha da önem
kazanmaktadır. Bununla birlikte, taraflar arasında her türlü anlaşmazlık, dışlama 390
tehdidi olarak algılanmamakta, mal vermeyi reddetme eyleminin alt pazarda rakibi
pazar dışına çıkarıp çıkarmayacağının detaylı bir şekilde analiz edilmesi
gerekmektedir.
Kurul pazardan dışlanma riskini tespit ederken, mal alamayan rakibin pazar
payındaki azalma veya mal vermeyen hâkim teşebbüsün pazar payındaki artış;
reddetme eyleminin süresi, iki teşebbüs arası ticari ilişkinin geçmişi gibi faktörleri de
dikkate almaktadır. Örneğin, mal vermeyi reddetme eylemi incelenirken, hakim
teşebbüsün pazar payı rakiplerine rağmen eski seviyesini koruyorsa veya artıyorsa,
bu durumda reddetme eyleminin, rakiplerin pazardan dışlanmasına yol açar nitelikte
olduğu varsayılabilecektir. Diğer taraftan, reddetme/mal vermeme eylemi, kısıtlı bir 400
zaman için gerçekleşmişse, bu durumun rakiplerin dışlanmasına yol açmayacağına
hükmedilebilecektir. Ticari ilişkilerin geçmişi konusunda ise, şayet evvelden iki
teşebbüs arasında, ilgili mal konusunda bir ticaret oluşmuşsa, mevcut durumda
14 09.01.2003 tarih, 03-03/25-7 sayılı TDİ kararı.
10-44/771-253
11
verilmeyen o malın faaliyet için gerekliliği şartı aranmayabilecek, dolayısıyla mal
vermeyi kesme eylemi, ihlal olarak değerlendirilebilecektir.
Mal vermeyi reddetme eyleminin analizinde, hakim teşebbüsün bu konudaki niyeti de
önem arz etmektedir. Bununla birlikte, salt niyetin varlığı bir ihlal için yeterli
olmamakta, genellikle mal vermeme eyleminin etkilerinin incelenmesi sırasında
destekleyici bir unsur olarak kullanılmaktadır.
Özetle, Avrupa Komisyonu’nun Roma Antlaşması’nın 82. maddesinin uygulanmasına 410
yönelik çıkardığı Rehber’e15 paralel olarak, hakim durumdaki bir teşebbüsün mal
vermeyi reddetme eyleminin rekabet hukukunca ihlal olarak kabul edilebilmesi için
gerekli şartlar şu şekilde sıralanabilir:
Verilmeyen mal, alt pazardaki faaliyet için gerekli olmalıdır,
Eylem sonucunda (alt) pazarda rekabet ortadan kalkıyor/önemli ölçüde
azalıyor olmalıdır,
Tüketici bu durumdan zarar görmelidir.
Bütün bu koşulların varlığına rağmen ilgili teşebbüsün mal vermeyi reddetme
eyleminin objektif ve haklı gerekçelere dayandığı iddiasının da göz ardı edilmemesi
ve durumun özellikle sağlayıcının yenilikçi yatırımları üzerindeki etkisinin de 420
incelenmesi uygun olacaktır.
I.4.2. Samsung Türkiye’nin Yedek Parça Vermeyi Reddettiği İddiasının
Değerlendirilmesi
Bu bölümde, Samsung Türkiye’nin 3. kişi tamircilere yedek parça vermediği
yönündeki iddianın değerlendirilmesi için öncelikle reddetme eyleminin gerçekleşip
gerçekleşmediğinin ardından bu davranışın rekabet hukuku anlamında bir ihlal niteliği
taşıyıp taşımadığının tespiti gerekmektedir.
Başvuru sahibi tarafından gönderilen belgelerden ve Samsung Türkiye’nin cevap
yazısından Samsung Türkiye’nin üçüncü kişi tamircilere yedek parça satışının
bulunmadığı anlaşılmaktadır. Samsung Türkiye, kendileri tarafından bu tür bir satışın 430
yapılmadığını ancak distribütörlerin üçüncü kişilere satışına herhangi bir kısıtlama
getirilmediğini ifade etmektedir. Bu konuya ilişkin olarak TELPA, yedek parça
ithalatını da yaptıkları dönemde sadece bazı MSP’lere satış yapıldığını, Başarı ise
geçmiş dönemde stok durumuna göre sınırlı da olsa bazı servis noktalarına yedek
parça temin edildiğini beyan etmiş ve ilgili fatura örneklerini göndermiştir.
Samsung Türkiye tarafından, Samsung markalı cep telefonları, yedek parçaları ve
aksesuarlarının Türkiye’ye yalnızca Samsung Türkiye’nin kontrolünde girmediği,
paralel ithalat yoluyla da azımsanmayacak derecede Samsung markalı orijinal cep
telefonları, yedek parçaları ve aksesuarlarının giriş yaptığı ifade edilmektedir.
İnceleme sürecinde, özellikle en çok talep edilen yedek parçaların “bavul ticareti” 440
yoluyla Çin, Tayvan gibi ülkelerden Türkiye’ye getirildiği, tüm cep telefonu markaları
için kullanılabilecek bazı parçaların “merdiven altı” olarak tabir edilen atölyelerde
üretilebildiği ve bu ürünlerin özellikle İstanbul Tahtakale ve Doğubank’ta merkezi
bulunan toptancılar tarafından tüm Türkiye’ye sipariş üzerine gönderilebildiği
anlaşılmıştır. Ayrıca bu parçaların bazı yerli ve yabancı internet sitelerinde de
satıldığı görülmüştür. Sayıları az olmakla birlikte bazı parçaların da teknoloji
15 Guidance on the Commission's Enforcement Priorities in Applying Article 82 of the EC Treaty to
Abusive Exclusionary Conduct by Dominant Undertakings.
10-44/771-253
12
marketlerinden temin edilebildiği tespit edilmiştir. Bunların dışında, piyasası oldukça
gelişmiş olan 2. el cep telefonlarının yedek parça temin etmek amacıyla kullanımının
oldukça yaygın olduğu, bu tür orijinal parçalara erişimin de kolay olduğu görülmüştür.
Samsung Türkiye bu tür satışlara yönelik herhangi bir müdahalede bulunmadığını 450
bildirmiştir. Dolayısıyla, tamir/bakım hizmeti veren üçüncü kişi teşebbüslerin,
Samsung cep telefonu yedek parçalarını orijinal cep telefonu üreticisi dışındaki
kanallardan da temin edebildikleri anlaşılmıştır. Esasen bu durum, şikayetçi
tarafından önaraştırma sürecinde gönderilen yazıda da doğrulanmaktadır. Şikayetçi,
kısıtlı olarak da olsa piyasadaki ikinci el telefonlardan ve yan sanayiden parça temin
edebildiğini belirtmektedir.
Önaraştırma sürecinde yapılan incelemelerde, cep telefonu tamir piyasasında çok
sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği görülmüştür. Bu teşebbüsler genellikle aynı
zamanda ikinci el cep telefonu satışı yapmakta ve tüm markalara yönelik tamir
hizmeti vermektedir. Şikayetçi tarafından gönderilen yazı, şikayetçinin 2002 yılından 460
beri İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı olarak cep telefonu tamir işiyle uğraştığına işaret
etmektedir. Ayrıca şikayetçi, Samsung’dan hiçbir zaman orijinal parça temin
edemediğini de ifade etmektedir. Buna karşın şikayetçinin, diğer çok sayıdaki tamirci
gibi, uzun süredir bu alandaki faaliyetine devam edebiliyor olduğu tespit edildiğinden
Samsung Türkiye’nin inceleme konusu eylemi sebebiyle ilgili ardıl pazarda rekabetin
ortadan kalktığını kabul etmek mümkün görünmemektedir.
Bunların yanı sıra, Samsung Türkiye tarafından gönderilen cevap yazısından ve aynı
paraleldeki yetkili servis görüşlerinden, Samsung’un yetkili servis hizmeti veren
anlaşmalı teşebbüslerine düzenli olarak internet üzerinden yeni ürünler hakkında bilgi
gönderdiği ve canlı on-line bağlantılarla tamir/bakım hizmetleri hakkında eğitim 470
verdiği anlaşılmıştır. Samsung Türkiye, kurmuş olduğu yetkili servis sisteminin,
teknolojisi sürekli değişen cep telefonlarına yönelik hizmetlerin tüketicilere en iyi
şekilde verilebilmesi ve satış sonrası hizmetlerde belirli bir kalitenin yakalanabilmesi
için gerekli olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca teşebbüsçe, rekabetin yoğun olarak
yaşandığı birincil ürün pazarında marka imajının korunabilmesi ve rekabet
edilebilmesi için standart bir satış sonrası hizmet uygulamasının zorunlu olduğu ileri
sürülmektedir. Bir üreticinin, cep telefonu tamir servisi sunan tüm teşebbüslere
düzenli eğitim sağlayabilmesi ve kendi standartlarına uygun nitelikte faaliyette
bulunmasını temin edebilmesi mümkün görünmemektedir. Bu bakımdan, bu tür bir
pazarda, sağlayıcının birincil pazardaki rekabet olanaklarını koruyabilmek amacıyla 480
ikincil pazardaki hizmet kalitesini korumaya yönelmesi ve belirli sayıda yetkili teknik
servis ataması ekonomik ve rasyonel bir karar olarak kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, yedek parça değişimi ve bakım/tamir hizmetinin çoğunlukla garanti
süresi içinde ücretsiz olarak yapılıyor olması ve ürünün kullanım/el değiştirme süresi,
fiyatı gibi unsurlar da göz önüne alındığında söz konusu mal vermeme eylemi
nedeniyle tüketicinin zarar gördüğü gibi bir sonuca da ulaşılamamıştır.
Sonuç olarak, dosya kapsamında, inceleme konusu eylemin ihlal olarak
nitelendirilebilmesi için gerekli olan, temini reddedilen ürünün ilgili pazar için gerekli
olması, eylem sonucunda ilgili pazarda rekabetin ortadan kalkması/rakiplerin pazar
dışına itilmesi ve tüketicinin eylem sonucunda zarar görmesi gibi unsurların varlığını 490
ortaya koyacak yeterlilikte bilgi ve belgenin bulunmadığı kanısına ulaşılmıştır.
10-44/771-253
13
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına
gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 500
Full & Egal Universal Law Academy