AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 32035/08
Ömer ŞANLI / Türkiye
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Egidijus Kūris,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Campos’un katılımıyla 14 Ekim 2014 tarihinde komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) yukarıda belirtilen 25 Haziran 2008 tarihli başvuruyu, davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuran tarafından cevap olarak sunulan görüşleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirdiği müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR Başvuran, Ömer Şanlı Türk vatandaşı olup 1961 doğumludur ve İstanbul’da ikamet etmektedir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmektedir.
A. Davanın Koşulları
3. Davaya ilişkin olay ve olgular, taraflarca ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
4. Gümrük Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu, 7 Temmuz 1999 tarihinde, başvuranın gümrük komisyonculuğu ruhsatının altı aylık süreyle geri alınmasına karar vermiştir.
5. Başvuran, 6 Eylül 1999 tarihinde söz konusu idari işleme karşı iptal davası açmıştır.
6. 29 Şubat 2000 tarihli kararla, Ankara İdare Mahkemesi (“İdare Mahkemesi”) işlemin iptaline karar vermiştir.
7. Gümrük Müdürlüğü kararı temyiz etmiştir.
8. Danıştay, 30 Kasım 2002 tarihinde İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuştur.
9. Bozma sonrası, İdare Mahkemesi, 30 Eylül 2002 tarihinde Danıştay kararına uymuş ve başvuranın talebinin reddine karar vermiştir.
10. Danıştay, 26 Nisan 2006 tarihinde İdare Mahkemesi’nin kararını onamıştır.
11. Başvuran onama ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş ve Danıştay, 26 Aralık 2007 tarihinde, karar düzeltme talebini reddetmiştir.
B. İlgili İç Hukuk
12. Yargılama süresine ilişkin şikâyetlerle ilgili iç hukuk için Müdür Turgut ve diğerleri/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No.4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013 davasına bakınız.
ŞİKÂYETLER
13. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ileri sürerek, idari yargıda açılan davanın süresinden şikâyet etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
14. Başvuran, yargılama süresi nedeniyle Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “makul süre” ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir. Söz konusu bu hükmün somut olaya ilişkin kısımları aşağıdaki gibidir:
“Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar, (...) konusunda karar verecek olan, (...) bir mahkeme tarafından, (...) makul bir süre içerisinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
15. Yukarıda anılan Müdür Turgut ve diğerleri/Türkiye davası ışığında, Hükümet, Mahkeme’yi iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle mevcut başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmektedir.
16. Başvuran herhangi bir görüş sunmamaktadır.
17. Mahkeme, benzer başvuruları daha önce incelediğini ve iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verdiğini tespit etmektedir. Bu sonuca varırken, Mahkeme, 6384 sayılı Kanun ile kısa bir süre önce oluşturulan tazminata ilişkin hukuk yolunun, her ne kadar bu başvurular yapıldıktan sonra düzenlenmiş olsa da, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, başvuranlara yargılama süresine ilişkin şikâyetlerini gidermeleri için makul bakış açıları sunabilecek nitelikte ve erişilebilir bir hukuk yolu teşkil ettiğini saptamıştır (Yukarıda anılan, Müdür Turgut ve diğerleri, §§ 19-26 ve 56).
18. Mahkeme, somut olayda, başka bir yaklaşımın benimsenmesini haklı gösterecek herhangi bir koşulun bulunmadığı kanısındadır (bk, diğer birçoğu arasında, Altunay/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No.42936/07, § 38, 17 Nisan 2012, Arıoğlu ve diğerleri/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 11166/05, § 35, 6 Kasım 2012).
19. Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu gerekçelere dayanarak, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
Abel CamposNebojšaVučinić
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy