1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D3/2/H.S.-02/03 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 02-51/640-261
Karar Tarihi : 29.8.2002
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
II. Başkan : Dr. Kemal EROL
Üyeler : İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Mustafa PARLAK, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
B- RAPORTÖRLER: Hakan SABUNCU, Alper KARAKURT
C- ŞİKAYET EDEN: Ahmet Çaha
Bahçelievler 5. Sk. Karlı Ap. Kat:2 No:4 ŞANLIURFA
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR: Sanlıurfa ve yöresinde faaliyet
gösteren çırçır fabrikaları
E- DOSYA KONUSU: Şanlıurfa ve yöresinde faaliyet gösteren çırçır fabrikası
sahiplerinin anlaşma yapmak suretiyle kütlü pamuk alım fiyatını belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettikleri iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Ahmet Çaha'ya ait şikayet dilekçesinde; Şanlıurfa ve
yöresinde faaliyet gösteren çırçır fabrikası sahiplerinin aralarında anlaşma yaparak
kütlü pamuk alım fiyatını belirledikleri, bu suretle fiyatı 700.000 TL/Kg olması
gereken kütlü pamuğu düşük fiyatla satın aldıkları iddia edilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 8.10.2001 tarih ve 4290 sayıyla giren
başvuru üzerine hazırlanan 10.10.2001 tarihli Bilgi Notu, 22.11.2001 tarih, 01-56
sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 23.8.2002 tarih ve D3/2/H.S-02/03 sayılı
Önaraştırma Raporu 26.8.2002 tarih, REK.0.07.00.00/65 sayılı Başkanlık önergesi ile
02-51 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Şanlıurfa ve yöresinde faaliyet
gösteren çırçır fabrikalarının alım dönemlerinde aralarında anlaşma yapmak
suretiyle “kütlü pamuk”un alım fiyatını belirleyerek ilgili pazardaki rekabeti ortadan
kaldırdıklarına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı ve dolayısıyla 4054 sayılı
Kanun’un ihlal edildiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmaması nedeniyle
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmektedir.
2 REKABET KURUMU
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan
ürünlerden oluşur. Bir malın diğer bir malla aynı pazarda sayılabilmesi için bu iki
ürünün tüketici gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer
olması gerekir.
Pamuk; tekstil ürünleri, barut ve film malzemesi yapımına kadar yaklaşık 50
sanayi dalının hammaddesini oluşturan en önemli tarımsal ürünlerden biridir. Çırçır
fabrikalarınca, satın alınan pamuğun çırçırlanarak lif pamuk haline getirilmesi ve bu
şekliyle iplik hammadesi olarak kullanımı göz önünde bulundurulduğunda ilgili ürün
pazarı “çiğitli (kütlü) pamuk pazarı” olarak tespit edilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
31.7.1999 tarih ve 23772 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren 99/13097 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile, "Pamukların Kontrolüne Dair
Tüzük"ün 8. maddesinin (a) bendinde yapılan değişiklikle standart tip pamuk
örneklerinin Ege, Çukurova, Güneydoğu Anadolu tipi olarak ayrı ayrı hazırlanması
kararlaştırılmıştır. Bu durum resmi olarak Anadolu pamuğunun üç ayrı tipte
toplandığı ve bu pamukların nitelik olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Yapılan incelemeler neticesinde bu üç bölge pamuğundan Ege pamuğunun
ülkemizde yetişen en kaliteli pamuk türünü teşkil ettiği saptanmıştır. Çukurova
Bölgesinde yetişen pamuk nitelik olarak Güneydoğu Anadolu pamuğuna yakınsa da
özellikle bölge ikliminden dolayı yetiştirilen pamuk kalite olarak Güneydoğu Anadolu
pamuğundan daha düşük değerdedir. Ancak uygulamada Urfa pamuğunun Adana ve
Hatay illerinde satılabilmesi, resmi olarak iki ayrı tip olarak tanımlansa da bu iki
bölge pamuğunun, coğrafi olarak el değiştirebildiğini göstermektedir. Bu nedenle
ilgili coğrafi pazar “Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Çukurova Yöresi” olarak
belirlenmiştir.
I.1.3. Ürüne İlişkin Bilgiler
Yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek için genetik saflığı yüksek tohum
kullanımı çok önemlidir. İyi bir tohumlukta aranan özelliklerin başlıcaları şunlardır.
- Tohumluk çiğit iri, dolgun, büyüklüğü, biçimi ve rengi yeknesak olmalıdır.
- İçinde fazla çıplak, yeşil ve esmer, seyrek havlı çiğit bulunmamalıdır.
- Selektörlenmiş ve iyi temizlenmiş olmalıdır. İçinde boş ve kırık çekirdek, yaprak gibi
yabancı maddeler olmamalıdır.
- Tohumlar kuru ve sert olmalıdır.
- Çimlenme gücü %80 ve daha fazla olmalıdır.
- Pembe kurda karşı sterilize edilmiş veya Sawgin çırçır fabrikasında çırçırlanmış
olmalıdır.
Pamuğun ekim zamanı iklim koşullarına bağlı olup, ekim için toprak
sıcaklığının 15 oC’nin üstünde olması gerekmektedir. Bölgelere göre ve yıldan yıla
ekim zamanı değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25 Mart-30 Nisan,
3 REKABET KURUMU
Ege Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri genellikle en
uygun ekim zamanıdır.
Kozaların olgunlaşması ile birlikte pamuk hasadına başlanır. Hasadın
başlama tarihi, yörenin iklim koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre
değişir. Hasat, Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle 15 Eylül'den itibaren başlayıp
Kasım sonu veya Aralık ortasına kadar sürer. Çukurova bölgesinde ise Ağustos
sonlarında başlayıp Kasım başına kadar devam eder.
Pamuk hasadı ülkemizde genellikle 2-3 defa ve elle toplanarak yapılır. Birinci
elde toplanan pamuk iyi kalite özelliklerine sahiptir. Son yıllarda makina ile hasada
da rastlanmaktadır. Makina ile pamuk hasadı iş gücü ücretinin pahalı olduğu
ülkelerde (bölgelerde) tercih edilen bir yöntemdir.
“Kütlü pamuk” olarak nitelendirilen tarladan toplanmış pamuğun ayrıştırılması
ile ortaya çıkan lif maddesi, hammadde olarak pek çok alanda kullanılmaktadır.
Dünya tüketimi olan 36-37 milyon ton lifin %49-50’si pamuk lifinden; %39-40’ı ise
sentetik malzemeler yardımıyla elde edilen liflerden oluşmaktadır. Ülkemizde ise 1.2
milyon ton olan lif tüketiminin 750-800 bin tonunu (%62-63) pamuk lifi, 300 bin
tonunu (%30-31) sentetikler, 50-60 bin tonunu yün (%5-6), 10 bin tonunu (%1-2)
rayon-asetat (rejenere) lifleri oluşturmaktadır.
Kütlü pamuğun liflerinin çekirdeğinden (çiğidinden) ayrılması işlemine
“çırçırlama” adı verilmektedir. Çırçırlanmış lif pamuğun, bu işlem sırasında meydana
gelen pamuk lifi döküntülerinin prese makinalarında balya haline getirilmesine
“preseleme” denilmektedir.
Balyalanmış lif halindeki pamuğun standardizasyonu -kalitesinin tespiti- iki
farklı yöntem ile yapılmaktadır. “Sondaj Yöntemi” olarak bilinen birinci yöntem;
pamuk balyaları içerisinden en az %2 ve en çok %20 oranında ayrılacak balyaların
açılarak ambalajların ve içindekilerinin ayrı ayrı denetlenmesidir. “Tek Balya
Yöntemi” ise pamuğun preselenmesi sırasında, bu mümkün değilse her bir
preselenmiş pamuk balyasının iki ayrı yönünden 200’er gramlık örnek almak
suretiyle, gerçekleşmektedir. Türkiye'de "Sondaj Yöntemi" uygulanmaktadır.
Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın 27.7.2001 tarih ve 24475 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan 2001/20 sayılı Tebliği’ne göre Türkiye'de pamuk lifleri kısa, orta ve uzun
lifli olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.
I.2. Taraflar
Şikayette bulunan Ahmet Çaha ile dilekçesinde yer verdiği iddiaların
aydınlığa kavuşturulabilmesi amacıyla dilekçede belirtilen adrese yerinde inceleme
esnasında Raportörlerce gidilmiş, ancak belirtilen adresin doğru olmadığı,
şikayetçinin belirtilen adreste bulunmadığı tespit edilmiştir.
Araştırmanın devamında Raportörlerce “Kütlü pamuk” piyasasına ilişkin olarak
Şanlıurfa Ziraat Odası ve Şanlıurfa Ticaret Borsası yetkilileri ile görüşülmüş, yapılan
toplantılar sonucunda GAP yöresi adıyla anılan bölgede üretilen pamuğun çırçırlama
işini üstlenen yaklaşık 120 teşebbüs bulunduğu tespit edilmiştir. Gerek anılan
teşebbüslerin dağınık bir coğrafyada faaliyet göstermeleri gerekse çırçır
fabrikalarının çoğunun kapalı olması, Önaraştırma ekibini “yerinde inceleme”
4 REKABET KURUMU
görevini örnekleme metodu kullanarak yerine getirmesini zorunlu kılmıştır. Bu
doğrultuda Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi, Akçakale, Suruç, Siverek, Viranşehir
ve Şanlıurfa civarında faaliyet gösteren çırçır fabrikalarında yerinde inceleme
yapılmıştır.
I.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Pamuk, üretici tarafından Ağustos-Eylül aylarında toplanmakta, Eylül-Aralık
aylarını kapsayan “kampanya dönemi” denilen sezonda ise satılmaktadır. Kampanya
döneminde pamuğun satımı;
birlikler aracılığıyla satış,
çırçır fabrikalarına peşin satış veya emanet usulü teslim,
tarlada tüccara satış
olmak üzere üç farklı yolla gerçekleşmektedir.
Birlikler aracılığıyla satış yönteminde, pazarlama organizasyonunun önemli
bölümünü Tarım Satış Kooperatifleri oluşturmaktadır. Birliklerin piyasadaki pazar
payları yıldan yıla değişmekle birlikte son yıllarda %13-24 arasında seyretmektedir.
Pamuk alımı yapan birlikler Tariş, Çukobirlik, Güneydoğu Birlik ve Ant Birlik’dir.
Çukobirlik, Adana merkezli olup, üyeleri Çukurova ve Güneydoğu çiftçisidir.
İkinci yöntem ise, çiftçi pamuğunu hasat sonrasında çırçırcıya pamuğun sahip
olduğu randımana göre piyasa koşullarında oluşan fiyattan satabilmekte, bedelini
peşin ya da taksitle alabilmektedir. Bu yöntemde pamuğun mülkiyeti çırçırcıya
geçmektedir. Emanet usulünde ise çiftçi pamuğunu çırçırcıya teslim etmekte, pamuk
çırçırcının depolarında saklanmakta ancak mülkiyeti el değiştirmemektedir. Mülkiyet
el değiştirmediği için bedelinin ödenmesi de söz konusu olmamakta, bu durumda
çiftçi sadece emanet bırakılan pamuğun miktarını gösteren bir belge almaktadır.
Çiftçi, nakit paraya ihtiyacı yoksa ya da pamuk fiyatlarının düşük olduğunu ve ileride
yükseleceğini düşünüyorsa bu yönteme başvurmaktadır. Çırçırcı ise emanet
bırakılan pamuğu isterse lif pamuk haline getirip satabilmekte, ancak bu durumda
risk almaktadır. Zira çırçırcı, emanet bırakılan kütlü pamuğu işleyip lif pamuk
şeklinde ancak cari fiyat düzeyi üzerinden satabilecektir. Kütlü pamuğun sahibi olan
çiftçi ürününü, kütlü pamuk fiyatının yükseldiği sonraki bir dönemde satmaya karar
verdiği takdirde, satış fiyatından daha yüksek bir bedelden kütlü pamuğu almak
zorunda kalan çırçırcı, bu durumda zarar edecektir. Başka bir ifadeyle kütlü pamuk
fiyatının düşmesi durumunda ise çırçırcı kar elde edecektir. Bu yönüyle emanet
usulü hem çiftçi hem de çırçırcı açısından risk taşıyan bir yöntem olmaktadır. Son
yöntem ise çiftçinin pamuğu, “tüccar” denilen aracı kimselere, tarlada satmasıdır.
Kütlü pamuğu satın alacak olan çırçırcı fiyat tayininde bulunabilmek için
pamuğun kalitesini tespit etmek zorundadır. Kütlü pamuğun kalitesi “randıman”
olarak nitelendirilen birim esas alınarak tespit edilmektedir. En kaliteli pamuğun 40
randıman olduğu kabul edilen bu ölçü sisteminde (randıman 36-40 arasında
değişmektedir) pamuğun fiyatı, randımanına bağlı olarak değişmektedir. Bu üç
alternatif kanaldan çırçırcıya ulaşan kütlü pamuk çiğidinden (çekirdek) ayrıldıktan
sonra balyalanmış lif pamuk olarak iplikçiye satılmaktadır.
5 REKABET KURUMU
Urfa ve civarında faaliyet gösteren çırçır fabrikası sayısının yaklaşık 120
olduğu tespit edilmiştir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden; çırçırcıların her birinin,
genelde tüccar denilen, çiftçiden pamuğu tarlada satın alan aracılarla iş yaptığı, aynı
zamanda çiftçinin de tanıdığı ya da daha önceden iş yaptığı çırçırcıya pamuğunu
sattığı anlaşılmıştır. Urfa’daki çırçırcı ve pamuk çiftçilerinin arasındaki ticaretin
yalnızca bu ille sınırlı kalmadığı, coğrafi olarak farklı illerdeki çırçırcı ve pamuk
çiftçisi ile irtibat halinde olunduğu, bu anlamda Urfa pamuğunun genellikle tüccarlar
vasıtasıyla Gaziantep, Diyarbakır, Hatay, Adana, Maraş illerine götürülerek o
yöredeki çırçırcılara da satılabildiği tespit edilmiştir.
Ürünün başka illlere satılabilme imkanının varlığı borsa kayıtlarından da tespit
edilmiştir. Nitekim, çırçır fabrikaları kütlü pamuk alım ve lifli pamuk satım rakamlarını
illerindeki Ticaret Borsalarına beyan etmekle yükümlüdürler. 2000 yılı itibarıyla
Urfa’nın pamuk üretiminin 700.000 ton civarında olduğu ve Urfa Ticaret Borsası’na
bu dönemde 500.000 ton alım beyan edildiği göz önüne alındığında, 200.000 ton
pamuğun Urfa dışındaki çırçırcılar tarafından satın alındığı ortaya çıkmaktadır.
Benzer şekilde bu illerden de Urfa’ya satış yapılabilmekte ve bu şekilde tüccar ya da
çiftçi pamuğu en iyi şartlarla satma imkanına sahip olabilmektedir.
Kütlü pamuk piyasasında görülen alım-satım hareketliliği Eylül-Aralık
döneminde pamuk satımları ile artmaktadır. Bölgedeki çırçırcıların kütlü pamuk
alımına esas olan fiyatın oluşumunda etkisi bulunan unsurlar ise aşağıdaki şekilde
tesbit edilmiştir.
1. Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi kütlü pamuk rekoltesi: Yukarıda
belirtildiği üzere Urfa, Hatay, Antep, Adana, Maraş, Diyarbakır illerini kapsayan
bölgede üretilen pamuk miktarı Urfa kütlü pamuk alım fiyatının belirlenmesinde temel
etkendir.
2. Ege Bölgesi pamuk rekoltesi ve İzmir Pamuk Borsası fiyatları: Ege bölgesinde
yetişen pamuk ve buna bağlı İzmir Borsası fiyatları kaçınılmaz olarak Çukurova ve
Güneydoğu pamuğunun fiyatına etki etmektedir. İzmir pamuk borsasında pamuk
fiyatları üretici (çiftçi) ve alıcının (çırçırcının) fiziken bir araya gelmesi neticesinde
beliren arz-talep ilişkisine bağlı olarak oluşmaktadır. Urfa ilinde de pamuk borsası
bulunmakta ancak Urfa Ticaret Borsası, yalnızca kütlü pamuk ve lif pamuk
alım/satım rakamlarının kaydını yapmaktadır
3. Urfa pamuğunun kalitesi (randımanı): Bu konu, kütlü pamuk alım fiyatının
belirlenmesinde temel unsurdur. Özellikle Urfa çiftçisinin pamuğu temiz
toplamaması, kaliteli tohum kullanmaması, ölçüm sırasında ürünün ağır gelmesi
amacıyla yabancı maddelerin (olgunlaşmamış koza, yaprak, dal, sap parçaları v.b.)
ayrıştırılmaması, kütlü pamuğun kalitesini düşürmektedir.
4. Dünya pamuk fiyatları ve ithalat: Özellikle Amerikan (NYCE) ve İngiltere (LCE)
pamuk borsalarının fiyatları küresel ekonomide Türkiye pamuk fiyatlarını
etkilemektedir. Bu anlamda herhangi bir gümrük engeli ve üzerinde Dünya Ticaret
Örgütü taahhüdü bulunmayan pamuk, yurt dışı fiyatların yurt içi fiyatlardan düşük
olduğu dönemlerde rahatlıkla ithal edilebilmektedir.
5.İplik fiyatları: Pamuğun hammadde olarak kullanıldığı tekstil sanayiinde, tekstil
ihracatı pamuk alım fiyatına etki etmektedir. Preselenmiş pamuğun müşterisi olan
6 REKABET KURUMU
iplik üreticilerinin gerçekleştirdikleri alım fiyatları, kütlü pamuğun alım fiyatının
oluşmasında önemli bir faktördür. Zira arz ve talebin dengeye geldiği noktada piyasa
fiyatının oluşacağı temel kuralı göz önüne alındığında preselenmiş pamuk
müşterisinin (iplikçi) vereceği fiyata uygun olarak kütlü pamuk müşterisi (çırçırcı)
diğer değişkenleri de dikkate alarak fiyat belirleyecektir.
Yukarıda değinilen hususlara ek olarak, çiftçinin pamuk üretiminden elde
edeceği gelir yalnızca ürün bedeli değildir. 15.3.2002 tarih 24696 sayılı Resmi
Gazete’de yayınlanan “2001 Yılı Kütlü Pamuğun Tarım Satış Kooperatifleri ve
Birlikleri ile Diğer Alıcılara Satışında Üreticilere Destekleme Primi Ödenmesine
İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliği”, 6.11.2001 tarihli 24575 sayılı
Resmi Gazete’de yayınlanan "2001 Yılı Ürünü Kütlü Pamuk, Yağlık Ayçiçeği, Soya
Fasülyesi, Kanola ve Zeytinyağı Üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine Dair
2001/3172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı"nın uygulanmasına ışık tutmaktadır.
Uygulama Tebliği'ne göre pamuk üreticilerine 2002 yılı (2002 yılında çiftçiler
geçen yılın mahsulünü satmaktadırlar) için kilo başına 70.000 TL.’lik destekleme
primi ödeneceği, çiftçinin bu primi hem doğrudan çırçırcıya yaptığı satışlar hem de
tüccara yaptığı satışlar için alabileceği, çiftçinin primi alabilmesi için öncelikle Ziraat
Odasından “Çiftçi Belgesi” almasının gerektiği, aynı zamanda çiftçinin çırçırcıya
pamuğunu sattığını gösteren müstahsil makbuzu alarak bu makbuzu Kütlü Pamuk
Prim Uygulaması İlçe Komisyonu’na ibraz etmek zorunda olduğu, çırçırcının ise alım-
satım işlemini borsaya kota ettirmek ve aynı zamanda alım yaptığı üreticileri ve alım
miktarlarını gösterir listeyi bu Komisyon’a göndermek zorunda olduğu, sayılan bu
işlemlerin çiftçinin destekleme primini alabilmesi için zorunlu işlemler olduğu tesbit
edilmiştir.
Yerinde inceleme sırasında Raportörler çırçır işletmelerinin yanı sıra Ziraat
Odası, Ticaret Borsası ve Kooperatif Birlikleri temsilcileri ile görüşmüşler ve bu
kuruluşların yetkilileri büyük ölçüde birbirine benzer görüş beyan etmişlerdir.
Bu çerçevede, Şanlıurfa Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve Yıldızteks Tekstil
Sanayi ve Ticaret A.Ş. sahibi tarafından özetle;
- İleri sürülen fiyat tespiti iddiasının gerçeği yansıtmadığı, çiftçinin ya kendisi ya da
tüccar vasıtası ile başta Antakya, Adana ve Gaziantep olmak üzere az miktarda da
İzmir’e ürününü gönderebildiği, Urfa’daki üreticilerin diğer illerdeki çırçırcıların daha
yüksek fiyat teklif etmesi durumunda o vilayete ürününü gönderebildikleri, dolayısıyla
ürünün satış yeri konusundaki serbestliğe ilişkin hiçbir engelin bulunmadığı, fiyat
farkının gerçekçi olmadığı, 150.000 TL'lik oluşan farkın ise çiftçinin ürünü tarladan
toplaması sırasında gereken hassasiyeti göstermemesi ve kaliteyi düşürmesi
nedeniyle olduğu, diğer 150.000 TL'nin ise ise yörede kullanılan tohumdan
kaynaklandığı,
- çırçırcı olarak fiyatı tespit etme şanslarının bulunmadığı, zira Urfa çırçırcıları düşük
fiyat tespit etseler dahi diğer illerdeki çırçırcıların daha yüksek fiyat vererek bu fiyat
düzeyini yukarı çekebileceklerini düşündükleri, ayrıca üretici kesimin bilinçli olarak
ticaretini gerçekleştirdiği, Adana, İzmir, Gaziantep, Kahramanmaraş bölgelerindeki
fiyat oluşumları ile birlikte civarlarındaki fiyat oluşumlarının da takip edildiği,
üreticinin kendisi için en makul olan fiyat düzeyindeki alıcıya ürününü vereceği,
7 REKABET KURUMU
çırçırcıya gelen pamuğun fiyatının İzmir Ticaret Bosasında oluşan fiyat baz alınarak
kalite ve imaj sorunlarından kaynaklanan nedenlerle yaklaşık 300.000 TL düşük
fiyatla tespit edildiği, bu sebeple Urfa pamuğunun fiyatının İzmir pamuğunun
fiyatından 300.000 TL daha düşük olduğu, satılabilecek fiyat bilindiği için alış
fiyatının da buna paralel belirlendiği,
- ayrıca borsalara bağlı olarak çalışan hem üretici hem çırçırcı hem de sanayici
firmalarla bağlantıları olan “ajan” adı verilen bir nevi “tellal” görevi üstlenen
görevlilerin fiyat aleniyeti sağlayarak ortalama fiyat düzeyinin belirlenmesinde etkili
olduğu,
- pamuk alımlarının peşin olmakla birlikte emanet sistemi ile de gerçekleştirildiği,
pamuk üreticisinin pamuğunu peşin veya emanet yöntemi ile çırçırcıya teslim ettiği,
çıçırcının da üreticinin pamuğunu balyalayıp sakladığı, üretici istediği zaman, o
günkü oluşan fiyat düzeyinde pamuğun paraya çevrildiği, çırçırcının ise emanet
pamuğu sanayiciye satabilmekle birlikte pamuğu bekletebilme imkanına sahip
olduğu, dolayısıyla bu sistemde üreticinin, pamuğunu kendi belirleyeceği şekilde
fiyatın yükseldiği dönemde satabileceği,
- yöredeki ticari işlemlerin rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisinin kurallarına
göre yapıldığı, dileyen üreticinin istediği alıcıya istediği şartlarla ürününü satma
konusunda serbestlik içinde olduğu
ifade edilmiştir.
Çukobirlik Genel Müdür Vekili tarafından ise;
- Pamuk alımları (kampanya) döneminin her yıl Ağustos-Aralık ayı sonu arasında
gerçekleştiği, dolayısıyla en güncel bilginin geçen seneki duruma ilişkin olarak
verilebileceği,
- pamuk üretimine ilişkin olarak pamuk çiftçisine devlet tarafından verilen desteğin
pamuk ithalatına ilişkin gümrük vergisinin olmaması ve yurt dışındaki pamuk
üreticilerinin devletlerinden elde ettikleri destekleme fiyatları göz önüne alındığında
üreticinin yok olma tehlikesi içinde olduğu, yurt dışındaki üreticilere verilen destekler,
yurt dışı fiyatları, makinalı üretim sonucu ithal ikame riski sebebiyle ortaya çıkan
rakamlarda alış fiyatının 565.000 olarak gerçekleştiği,
- bu fiyatlarla Çukobirlik'in yaptığı alımlar ve kütlü pamuğun işlenip, satılması sonucu
dünya pamuk fiyatlarındaki şok düşüşlerin Birliğin 2001 yılında zararına neden
olduğu, bunlar göz önüne alındığında 1.000.000 ton üretim gerçekleştiren
Güneydoğu Bölgesinde Urfa ve civarında yaklaşık 7.500 üyesinden toplam 33.000
ton alım yapan Birliğin alım fiyatının mümkün olan en yüksek fiyat olduğu, Birlik
alımları ile birlikte alıma başlayan çırçır fabrikalarının Birliğin alımları sona erdiğinde
üreticinin ürününü satabilek tek yer olduğu,
- alımları peşin olarak gerçekleştiren çırçır fabrikalarının ise o dönemde borsada
sanayicinin verebileceği en yüksek fiyata endeksli, kendi maliyetlerini de göz önüne
alarak yurt dışı fiyatlarına paralel alım fiyatı belirledikleri, fiyatların aleni bir biçimde
temel olarak borsada oluşması nedeniyle çırçır fabrikalarının alım fiyatlarını
aralarında anlaşma yapmak suretiyle tespit etmelerinin, pazarın temel dinamikleri
gereği mümkün ve mantıklı olmadığı,
8 REKABET KURUMU
- sektörde yaşanan mevcut rahatsızlığın, üreticilerin etkin olmayan üretim maliyetleri
ve devlet desteğinin neredeyse olmaması nedeniyle yurt dışı piyasalardan çok daha
ucuz fiyata pamuk ithal edilebilmesinden kaynaklandığı, maliyeti 1.500.000 TL olan
pamuğun (3 kg) yurt dışından 1.000.000 TL.’ye ithal edilebildiği,
- pamuk sektöründe faaliyet gösteren üreticilerin yeterli düzeyde devlet desteğini
elde edememesi ve ithalata karşı önlem alınmaması durumu daha da güçleştirip
sektörü küçülmeye doğru götüreceği
belirtilmiştir.
Ayrıca önaraştırma sırasında yapılan görüşmelerden;
- çiftçinin yalnızca Urfa’daki çırçırcıya satma zorunluluğunun olmadığı zira taşıma
maliyetinin çırçırcıya ait olduğu,
- alıma konu olan pamuk kalitesinin farklı olması sebebiyle tek tip fiyattan alımların
gerçekleşmesinin imkansız olduğu, özellikle Urfa yöresinde yetişen pamuğun yeterli
özen gösterilerek toplanmaması sebebiyle Türkiye geneline göre daha düşük fiyatla
alıcı bulduğu,
- fiyatların iddia edildiği gibi anlaşma neticesinde değil tamamen serbest piyasa
ekonomisi gereği oluşan arz-talep dengesi neticesinde piyasada kendiliğinden
belirlendiği,
- pamuk fiyatını temel olarak dünya piyasalarının belirlediği, diğer taraftan Tarım
Bakanlığı'nın genelde alım döneminin başında Birlikler için geçerli olacak kütlü
pamuk alım fiyatlarını tespit ettiği, ödenen peşinat dışında belirlenen fiyatlar
üzerinden alım tutarlarının kalan kısmının ne zaman ödeneceğinin belli olmadığı,
Ekim-Kasım aylarından sonra kamunun belirlediği fiyat ya da diğer suni etkenlerin
etkisini yitirdiği, bu noktadan sonra pamuk alım fiyatlarını; iplik talebi ve dünya
piyasalarında oluşan fiyatların belirlediği,
- kütlü pamukta görülen fiyat hareketlerinin Eylül-Aralık döneminde yoğunlaştığı,
bunun nedeninin çok sayıda küçük çiftçinin ürünü topladıktan sonra, kampanya
döneminde -nakit ihtiyacını gidermek için- pamuğunu satmak istemesi olduğu,
tespit edilmiştir.
I.3.1. Çırçır Fabrikalarının 2000-2001-2002 Kampanya Döneminde
Gerçekleştirdiği Alım Fiyatlarının Değerlendirilmesi
İddia konusu hususların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla, şikayet edilen
çırçır fabrikalarının alım yaptığı dönemlerdeki alım fiyatları; o dönemde geçerli olan
borsa ve yurt dışı fiyatları ile birlikte pamuğun randımanı da dikkate alınarak
incelenmiştir. Bu incelemede, Şanlıurfa Ticaret Borsası 2000-2001-2002 yılı alım
kayıtlarında yer alan çırçır fabrikalarından, anılan dönemler içinde alım miktarları
yüksek olan firmaların rakamları esas alınmıştır.
I.3.1.1. 2000 Yılı Kampanya Dönemi
Örnekleme usulü ile yaklaşık 120 teşebbüs içinden, kütlü pamuk alım
miktarları yüksek olması sebebiyle seçilen teşebbüslerin “kütlü pamuk” alım
9 REKABET KURUMU
dönemlerindeki alım fiyatları ortalama 37 randımanlı pamuk için incelenmiştir. Bu
dönemde geçerli olan fiyatlar incelendiğinde;
Kütlü pamuk alım fiyatlarının ;
Eylül-2000 döneminde 283.000 TL-322.000 TL
Ekim-2000 döneminde 288.000 TL-392.000 TL
Kasım-2000 döneminde 342.000 TL-381.000 TL
Aralık-2000 döneminde 320.000 TL-370.000 TL
aralığında gerçekleştiği görülmektedir. Genel kabul görmüş uluslararası ölçümlere
göre 3 kg kütlü pamuktan 1 kg preseli pamuk elde edilmektedir. Piyasa verileri
preseli pamuk üzerine kurulu olduğundan, yukarıda verilen 1 kg kütlü pamuk
fiyatının yerli ve yabancı pazar ve borsalardaki karşılaştırmaları ürünün 3 kg fiyatı
üzerinden yapılmıştır. Buna göre ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları diğer veriler ile
birlikte Tablo 1.'de gösterilmiştir.
Tablo 1. Diğer veriler ile birlikte 2000 yılı ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları
DÖNEM
(2000 Yılı)
AYLIK
ORT.
ABD*
LIVERPOOL*
(TL/KG)
ST-1 *TÜRKİYE
(TL/KG)
URFA DEĞER ARALIĞI
(TL/3 KG)
Eylül 666.304 906.795 919.801 849.000-966.000
Ekim 679.005 908.174 1.007.269 864.000-1.176.000
Kasım 686.213 964.806 1.031.675 1.026.000-1.143.000
Aralık 680.981 988.428 979.107 960.000-1.110.000
*- ABD Doları döviz kuru
*- Liverpol A Indeks pamuk fiyatı, Kuzey Avrupa’da fiyatları orta düzeylerde seyreden 14 farklı tip pamuğun
fiyat ortalamalarından oluşturulmuştur. Dolayısıyla piyasalardaki ortalama pamuk fiyatlarını ifade
etmektedir.
*- St–1 Türkiye pamuk fiyatı, ülkemizde yetişen pamukların fiyatlarından oluşturulmuş ortalama bir fiyat
olup; oluşan fiyat, Ege Bölgesi’nde yetiştirilen pamukların fiyatlarına yakındır.
Tablo 1.'de görüldüğü üzere, pamuk alımı sezonunun ilk ayı olan Eylül ayında
ABD Doları döviz kuru aylık ortalaması 666.304 TL ve Liverpool Borsasında
standart-1 tipi pamuğun kilosu 906.795 TL olarak gerçekleşirken, Türkiye standart-1
pamuğun kilosu 919.801 TL olarak gerçekleşmiştir. Urfa ve yöresinde yapılan
alımlarda oluşan fiyat hareketliliği incelendiğinde; alım fiyatlarının belli bir fiyattan
ziyade birden çok fiyat aralığında gerçekleştiği görülmektedir. Özellikle Kasım
ayında Liverpool fiyatları ilk defa 60 cent üzerine çıkmış (Eylül ayına kıyasla 20.000
TL.’lik kur artışı ile beraber 964.806 TL olmuştur), Urfa pamuğu alım fiyat aralığı da
dünya fiyatlarına paralel olarak 1.026.000-1.143.000 TL. düzeyine yükselmiştir.
I.3.1.2. 2001 Yılı Kampanya Dönemi
Bu dönemde geçerli olan fiyatlar incelendiğinde; kütlü pamuk alım fiyatının,
Ocak -2001 döneminde 301.000 TL-389.000 TL
Şubat -2001 döneminde 284.000 TL-363.000 TL
Mart -2001 döneminde 296.000 TL-400.000 TL
Nisan -2001 döneminde 303.000 TL-461.000 TL
Eylül -2001 döneminde 500.000 TL-520.000 TL
10 REKABET KURUMU
Ekim -2001 döneminde 464.000 TL-521.000 TL
Kasım -2001 döneminde 414.000 TL-530.000 TL
Aralık -2001 döneminde 424.000 TL-550.000 TL
olarak gerçekleştiği görülmektedir. Genel kabul görmüş uluslararası ölçümlemelere
göre ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları diğer veriler ile birlikte Tablo 2.'de
gösterilmiştir:
Tablo 2. Diğer veriler ile birlikte 2001 yılı ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları
DÖNEM
(2001Yılı)
AYLIK ORT.
ABD Doları
LIVERPOOL
(TL/KG)
ST-1
TÜRKİYE
(TL/KG)
URFA DEĞER
ARALIĞI
(TL/3 KG)
Ocak 673.857 951.676 957.472 903.000-1.167.000
Şubat 741.668 942.688 918.914 852.000-1.089.000
Mart 970.628 1.148.880 1.136.891 888.000-1.200.000
Nisan 1.212.775 1.345.562 1.274.199 909.000-1.383.000
Eylül 1.473.394 1.350.543 1.664.305 1.500.000-1.560.000
Ekim 1.604.007 1.330.813 1.629.445 1.392.000-1.563.000
Kasım 1.524.867 1.273.868 1.568.672 1.242.000-1.590.000
Aralık 1.455.691 1.370.745 1.622.838 1.272.000-1.650.000
Yukarıdaki tablodan; 2001 yılının başında Türkiye standart-1 pamuğu 957.472
TL., Liverpool Borsasında standart-1 tipi pamuğun fiyatı 951.676 TL. ve Urfa pamuk
alım fiyatı aralığının 903.000-1.167.000 TL. olduğu anlaşılmaktadır. Şubat ayında
yaşanan develüasyona bağlı olarak her üç endeks artış göstererek 2001 yılını
kapatmışlardır. Ocak-Aralık ayları arası Liverpool ve Urfa pamuk fiyatları artış
oranları karşılaştırıldığında bu oranların sırası ile %44 ve %41 olduğu görülmektedir.
2001 yılı Liverpool ve Urfa pamuk fiyatlarındaki hareketin artış yönlü olması ve Aralık
ayı itibari ile bu artış miktarının birbirine yakın olması, Urfa pamuk fiyatlarının çırçır
fabrikaları tarafından belirlenmediğini ortaya koymaktadır.
I.3.1.3. 2002 Yılı Kampanya Dönemi
Bu dönemde geçerli olan fiyatlar incelendiğinde, kütlü pamuk alım fiyatının;
Ocak - 2002 döneminde 415.000 TL-580.000 TL
Şubat -2002 döneminde 401.000 TL-548.000 TL
Mart - 2002 döneminde 401.000 TL-559.000 TL
Nisan -2002 döneminde 398.000 TL-560.000 TL
Mayıs -2002 döneminde 412.000 TL-557.000 TL
Haziran-2002 döneminde 430.000 TL-535.000 TL
olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır. Genel kabul görmüş uluslararası ölçümlemelere
göre ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları diğer veriler ile birlikte Tablo 3.'te
gösterilmiştir:
11 REKABET KURUMU
Tablo 3. Diğer veriler ile birlikte 2002 yılı ilgili pazarda preseli pamuk fiyatları
DÖNEM
(2002 Yılı)
AYLIK
ORT. ABD
Doları
LIVERPOOL
(TL/KG)
ST-1
TÜRKİYE
(TL/KG)
URFA DEĞER ARALIĞI
(TL/3KG)
Ocak 1.262.721 1.321.391 1.623.269 1.245.000-1.740.000
Şubat 1.353.222 1.283.406 1.558.284 1.203.000-1.644.000
Mart 1.360.257 1.265.718 1.579.336 1.203.000-1.677.000
Nisan 1.320.908 1.212.110 1.515.995 1.194.000-1.680.000
Mayıs 1.392.898 1.198.255 1.500.588 1.236.000-1.671.000
Haziran 1.519.750 1.300.453 1.602.569 1.290.000-1.605.000
Tablodan anlaşılacağı üzere, Haziran döneminde ABD Doları döviz kuru aylık
ortalaması 1.519.750 TL ve Liverpool Borsasında standart-1 tipi pamuğun kilosu
1.300.453 TL olarak gerçekleşirken, Türkiye standart-1 pamuğun kilosu 1.602.569
TL olarak gerçekleşmiştir. İlk altı aylık dönemde Liverpool piyasasında yavaş bir
düşüş gözlenmiş, bu düşüş hem genel Türkiye standart-1 pamuğuna hem de Urfa
pamuğuna yansımıştır.
Buna ek olarak aynı dönemde (Haziran 2002) diğer bölgelerdeki pamuk
fiyatlarına bakıldığında fiyat farklılıkları göze çarpmaktadır. Buna göre Ege pamuğu
1.500.000 TL/Kg, Çukurova pamuğu 1.100.000 TL/Kg, Diyarbakır pamuğu
1.220.000TL/Kg, Hatay pamuğu 1.280.000TL/Kg olarak fiyat bulmuştur. Dolayısıyla
anılan bölgelerdeki fiyat farklılıklarının tamamen ürün kalitesi ve talebe göre
oluştuğu anlaşılmaktadır.
I.3.2. Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmüne yer verilerek devamında anılan durumlara
örnekler sıralanmıştır. Buna göre (a) bendinde “Mal veya hizmetlerin alım ya da
satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi,” yasaklanmıştır.
Söz konusu çırçır fabrikalarının kütlü pamuk alım fiyatını anlaşmak suretiyle
tespit ettiklerine ilişkin şikayetin açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yapılan
incelemelerde tek tip bir fiyat uygulamasına delil teşkil edecek herhangi bir anlaşma
ya da bulguya rastlanılmamıştır. Diğer taraftan bölgesel olarak fiyat farklılıklarının
olması; o bölgede yetişen ürünün kalitesi ve toplanması sırasındaki hassasiyete
bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim en kaliteli ürünün Ege Bölgesinden elde
edildiği, Güneydoğu Anadolu ürününün ise Ege’ye nispeten daha düşük kaliteli
olduğu bu sebeple de fiyatının daha alt seviyede olduğu görülmüştür.
Aynı zamanda pazarın dinamik yapısı ve ithalat imkanına bağlı olarak
pazarda oluşan fiyatlar; yalnızca kütlü pamuk piyasası aktörleri tarafından
belirlenmemekte, bunun yanında dünya pamuk borsalarında oluşan fiyatlardan
12 REKABET KURUMU
etkilenerek şekillenmektedir. Bu çerçevede gerek satış fiyatı gerekse ürünün
satılacağı yer konusundaki kararın, üretici tarafından piyasa verileri paralelinde
alındığı kanaatine varılmıştır.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; Şanlıurfa ve yöresinde faaliyet
gösteren çırçır fabrikalarının alım dönemlerinde aralarında anlaşma yapmak
suretiyle “kütlü pamuk”un alım fiyatını belirleyerek ilgili pazardaki rekabeti ortadan
kaldırdıkları iddiasına ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiğine dair
herhangi bir bulguya rastlanmadığına bu nedenle soruşturma açılmasına gerek
olmadığına OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy