AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 55559/07
Sabahattin SAYGI / Türkiye
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 7 Kasım 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 10 Aralık 2007 tarihinde yapılmış yukarıdaki başvuruyu ve 17 Kasım 2009 tarihinde verilen kararı göz önünde bulundurarak, davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR Başvuran Sabahattin Saygı 1949 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, İstanbul’da ikamet etmektedir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları Davanın koşulları, taraflar tarafından ibraz edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir. İmarbank’ın Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurulu (“Kurul”) ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (“TMSF”) tarafından devralınmasının ardından, başvuran 22 Eylül 2003 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi önünde tazminat davası açmıştır. 15 Ekim 2003 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş ve davayı Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermiştir. Ankara İdare Mahkemesi 23 Ekim 2007 tarihinde başvuranın davasını reddetmiştir. Başvuran Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunmuştur. 17 Kasım 2009 tarihinde başvuru tebliğ edildiğinde yargılamalar Danıştay önünde halen görülmekteydi. Taraflar yargılamaların gidişatına ilişkin olarak Mahkeme’ye herhangi bir bilgi sunmamıştır.
B. İlgili iç hukuk
İç hukuka ilişkin bir açıklama Turgut vd/Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) kararında mevcuttur.
ŞİKÂYETLER Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak yargılama süresinin aşırı olduğunu iddia etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. BAŞVURANLARIN AYRILMASI
Mahkeme 19 Kasım 2009 tarihinde Erdem ve Egin Erdem/Türkiye (no. 28431/06), Saygı/Türkiye (no. 55559/07), Karadağ/Türkiye (no. 26427/08), Güney/Türkiye (no. 38143/08) ve Şensoy/Türkiye (no. 58227/08) isimli beş başvuruyu birleştirmeye karar vermiş, söz konusu başvurular hakkında kısmi kabul edilebilirlik kararı vermiş ve bunları Hükümete tebliğ etmiştir. Ancak Mahkeme söz konusu başvuruların ayrılması gerektiği kanaatindedir. Dolayısıyla, somut başvurunun diğer başvurulardan ayrılmasına hükmetmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİ HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin Sözleşme’nin 6 § 1. maddesinde belirtilen “makul süre” şartıyla bağdaşmamasından şikâyetçi olmuştur. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruları incelemek üzere yeni bir Tazminat Komisyonunun kurulmuş olduğunu kaydetmiştir. Bu doğrultuda Hükümet, başvuranın Tazminat Komisyonuna başvurmadığı gerekçesiyle iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmüştür: ilgili gerekçe, Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında da Mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından, Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir Ardından, Mahkeme yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle yeni bir başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni
hukuk yolunun önceden (a priori) erişilebilir olduğu ve yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikâyetler için makul bir tazminat yolu sunabildiğini değerlendirmiştir. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, daha önce Hükümete tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranın 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddeleri uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle söz konusu başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun geri kalanının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 30 Kasım 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy