KDV Tevkifatı
117 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinde, 25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 9 uncu maddesinin birinci ve 29 uncu maddesinin dördüncü fıkraları ile 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde, KDV tevkifat uygulamasına ve bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Söz konusu tebliğin “KDV Tevkifat Uygulaması” başlıklı 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.” denilmek suretiyle tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Aynı tebliğde,
“3.2.13. Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler
KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.” denilmek sureti ile tebliğde sayılmayan bütün hizmet ifalarından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanması zorunluluğu getirilmiştir.
Bu durumda bahsi geçen hizmet alımlarının bedeli ödenirken (5/10) oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Söz konusu KDV tevkifatlarının yapılmaması sonucunda oluşan toplam … TL tutarındaki kamu zararının sorumlulara müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de, kamu zararının tamamının tahsil edildiği anlaşıldığından ilişik kalmadığına oy birliğiyle,