Personel Ödemesi
04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde,
“…
a)Müdür kadrosuna atanabilmek için,
1)657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2)Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
…
4)Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak,”
denilmiştir.
Bu durumda, müdür kadrosuna atanabilmek için, madde metninde sayılan diğer şartların yanı sıra personelin, teknik öğrenim gerektirenler dışındaki müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmetinin bulunması gerekmektedir.
Mali Hizmetler Müdür V. … … tarihinde, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür V. … ise … tarihinde şef kadrolarına atanmışlardır. Müdür kadrosuna asaleten atanabilmeleri için, hizmetlerinin en az 3 yılının şef (ya da uzman, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci) kadrosunda geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla adı geçen kişiler 2012 yılı itibariyle müdür kadrosuna asaleten atanabilmek için gerekli hizmet şartını taşımamaktadırlar.
17.4.2006 tarih ve 2006/10344 Bakanlar Kurulu Kararının 9 uncu maddesinde, vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları kaydıyla kendilerine, vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki farkın ödeneceği ifade edilmiş ve yine 02.11.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinde de, birinci fıkra kapsamına giren personelden, kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki farkın ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, bir kadroya asaleten atanabilme şartlarını taşımayan personelin o kadroya vekaleten atanması halinde, ataması yapılan personel, vekaleten atanılan kadro için ön görülen tazminat ve ek ödemeden yararlanamayacaktır.
Açıklanan nedenlerle Mali Hizmetler Müdür V. … ve Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür V. …’a vekaleten atandıkları Müdür kadrosuna ait zam ve tazminatlar ile ek ödemenin ödenmesi sonucunda oluşan ve hesabı aşağıda gösterilen toplam … TL kamu zararının, sorumlularına ortaklaşa ve zincirleme olarak,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine,
Üye …’nün, “15.3.1999 tarih ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 15 inci maddesinde, “İl özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardaki personel için İçişleri Bakanlığı, …. bu Yönetmeliğin kapsamına giren görevlere atanacaklarda aranacak şartları ve yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususları Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşünü alarak bu Yönetmeliğe aykırı olmamak üzere çıkaracakları yönetmelikle düzenler” denilmiş, bu hüküm gereği İçişleri Bananlığınca hazırlanan “Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” 4.7.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin 5 inci maddesinde “Görevde yükselmeye tabi kadrolar şunlardır” denildikten sonra kadrolar tek tek sayılmış, ancak bu sayılan kadrolar arasında İlçe Özel İdare Müdürlerine yer verilmemiştir.
10.6.2007 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Kadro Kütükleri” başlıklı 14 üncü maddesinde “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihiden itibaren memur kadroları, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-4 Özel İdareler Kadro Kütüklerinden (I) sayılı Özel İdareler Memur Kadro Kütüğünde belirtilen unvan kodu, kadro unvanı, sınıflar ve belirlenen alt ve üst derecelere uygun olarak kullanılır. İptal, ihdas ve kadro değişikliklerinde bu kütük esas alınır” denilmiş yönetmelik eki Özel İdareler Memur Kadro Kütüğü Cetvelinde de, ‘İlçe Özel İdare Müdürü’ kadrosuna yer verilmiştir. Aynı yönetmeliğin 17 nci maddesinde de “ilçe sayısını geçmeyecek sayıda ilçe özel idare müdürü kadrosu bu Yönetmeliğin Ek 4’ünde yer alan (I) sayılı Özel İdareler Memur Kadro Kütüğüne uygun olarak ihdas edilerek özel idarenin kadrolarına eklenir” denilerek ilçe özel idare müdürünün ‘Müdür’ kadrosu dışında, ayrı bir kadro olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu durumda, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde “Görevde yükselmeye tabi kadrolar şunlardır” denilerek sayılan kadrolar arasında, özel idare kadro kütüğünde ayrı bir kadro olarak yer alan İlçe Özel İdare Müdürlerine yer verilmediğine göre, bu kadro görevde yükselmeye tabi kadrolardan değildir.
Dolayısıyla söz konusu kadroya atanacakların 657 sayılı Kanunun aradığı şartları taşıması yeterli olup, ayrıca görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmalarına gerek bulunmadığından, yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna hükmedilmesi uygun olur.” şeklindeki görüşüne karşın,
Oy çokluğuyla,