YEMEK YARDIMI
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, memurların yararlanacağı çeşitli sosyal yardımlara yer verilmiştir. Bunlardan aile yardımı gibi bazıları her ay memurlara aylıklarıyla birlikte ödenirken, bazıları belli şartlarda ve şekillerde verilmektedir. Örneğin, Kanunun 212 nci maddesinde, “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Madde hükmünde, “hangi hallerde” ifadesine yer verilerek, her memurun, her hal ve şartta yemek yardımından faydalanamayacağı ifade edilmiş, memurun, hangi halde ve ne şekilde bu yardımdan faydalanacağı da yönetmeliğe bırakılmıştır.
Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacının, Devlet Memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu,
“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, Bu Yönetmeliğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında uygulanacağı,
“Yardım Şekli” başlıklı 3 üncü maddesinde, Yiyecek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı, bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulamayacağı,
“Yardımın Şartları” başlıklı 5 inci maddesinde, Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği, yemek servisinin, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabileceği, yemek servisi için gerekli bina, tesis ve demirbaş eşyanın kurumlarca sağlanacağı,
Hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanuna tabi memurlara yapılacak yiyecek yardımının, nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak veya civardaki lokantalardan bedeli ödenerek temin edilmesi şeklinde yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda hizmetin tanımı yapılırken, “yemek hazırlama ve dağıtım” ifadelerine yer verilmiştir. Bu ifadeden mamul mal alımı şeklinde lokantalardan hazır yemek alımının değil, yukarıda zikredilen Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yemeğin hazırlatılmasının ve dağıtım hizmetinin alınmasının kastedildiği anlaşılmaktadır. Mevcut haliyle uygulama, 4734 sayılı Kanunun cevaz verdiği bir hizmet alımından çok, mal alımı şekline dönüşmüş durumdadır. Kaldı ki 4734 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra söz konusu Yönetmelikte muhtelif değişiklikler yapılmış olmasına karşın, yiyecek yardımının nakit para ve para temsili araçlar sağlanarak veya civardaki lokantalara bedeli ödenmek suretiyle temin edilebilmesine dönük bir düzenlemeye gidilmemiştir.
Sonuç olarak, memurlara yapılacak yiyecek yardımının, para temsili araçlar sağlanarak veya bedeli ödenerek kurum dışında yemek yeme şeklinde yapılmasının, 4734 ve 657 sayılı Kanunlar ile belirtilen Yönetmeliğe uygun olmadığı, bu yolla bütçeden mevzuatında öngörülmeyen bir ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi gereği, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmış olması nedeniyle ödemelerin tamamı, kamu zararı niteliğine haiz olmaktadır.
Diğer taraftan, 5092 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle, personel harcamaları ve personel ile ilgili diğer harcamalarının, ….. Başkanlığı bütçesinden karşılanması öngörüldüğünden, yiyecek yardımının, İl Özel İdaresi bütçesinden yapılma imkânı da bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle, mevzuata aykırı ödeme yapılmasından kaynaklanan ….. TL kamu zararının,
Gerçekleştirme görevlisi ….. ile harcama yetkilisi …..,
Müştereken ve müteselsilen, temyiz yolu açık olmak üzere 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline,
Başkan ....., “….. Belediyesi 2009 yılı hesabına ilişkin olarak ….. Bakanlığına gönderilen yazımızda, Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin, günümüz koşullarına hitap etmediğinin, ifade edilmesine ve gerekli değişikliklerin yapılmasının, talep edilmesine rağmen, bu zamana kadar gerekli değişiklikler yapılmamıştır. Dolayısıyla, bazı ihtilafları bünyesinde bulunduran ve farklı durum ve koşullar için çözüm üretmeyen bir Yönetmelik hükümlerine göre tazmin hükmü vermek mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, kamu zararının tamamı için ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklinde görüşlerine karşın, oy çokluğuyla,