İşgaliye bedeli
Kamu Konutları Yönetmeliğinin,
“Konuttan Çıkma” başlıklı 33 üncü maddesinde,
“a) (Değişik: 01.09.1986 -86/10974) Özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanlar, tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay, başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenler en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorundadırlar.
….”
“Konuttan Çıkarılma” başlıklı 34 üncü maddesinde de,
“Konutlar, 33 üncü maddede belirtilen süre sonunda boşaltılamaz ise tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut, başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak, bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru, boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.
(Değişik ikinci fıkra: 22/08/2011 – 2011/2164 K.) Konutun tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükununu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunanlar ile yönetici veya idare tarafından alınan kararlara uymayanlar ve kendisine yapılan yazılı uyarılara rağmen bu davranışlarında ısrar ettiği tespit edilenler hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
(Ek fıkra: 22/08/2011 – 2011/2164 K., Değişik üçüncü fıkra: 17/02/2012 – 2012/2835K.) 20 nci maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca idarece konutta oturulmasına izin verilenler hariç olmak üzere, 33 üncü madde gereğince konutta oturma süresini doldurduğu veya konutta oturma hakkı sona erdiği halde konutu tahliye etmeyenlerden, konutu on beş gün içerisinde tahliye ederek boşaltması, aksi takdirde bu sürenin bitiminden itibaren işgaliye bedeli alınacağına ilişkin olarak İdarece yapılan tebligata rağmen, konutu tahliye ederek boşaltmayanlardan yeni bir tebligata gerek olmaksızın, konutun tahliye tarihine kadar geçecek süreler için ödenmesi gereken kira bedeli yerine işgaliye bedeli tahsil edilir. Bu bedel, konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için, ödenmesi gereken kira bedelinin (yakıt, elektrik, su vb hariç) iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı olarak uygulanır. Ancak, bu şekilde oturulan süreler 33 üncü madde ile belirlenmiş olan sürelerin uzatılması sonucunu doğurmaz ve oturanlar yönünden bir hak teşkil etmez.”
Denilmektedir.
Yapılan inceleme sonucunda … İl Özel İdaresindeki görevi sona eren Vali Yardımcısı Vekilinin konutu süresi içinde boşaltmaması nedeniyle, konutun tahliye edilmesi gereken tarihten sonraki üç ay için ödenmesi gereken kira bedelinin iki katı, daha sonraki aylar için ise dört katı kira bedeli alınması gerekmekte iken alınmadığı görülmüştür.
Görev süresi sona eren ve konutu boşaltmayan Vali Yardımcısı Vekilinden kira bedelinin artırımlı olarak alınmaması sonucu oluşan .. TL kamu zararının Üst Yönetici (… Valisi) … ile Muhasebe Yetkilisi …’dan müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine,
Üye …’in,
Danıştay İkinci Dairesinin Esas No 2013/5756 sayılı kararı ile Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 34 üncü maddesi 3 üncü fıkrası hükmünün yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna karar verilmesi gerekir.
Şeklindeki ve üye …’in,
Kamu Konutları Yönetmeliğinin 20 nci maddesi 3 üncü fıkrası (a) bendinde,
“Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda, tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabilir.
….
Ancak
a) Bu sürenin tamamlanmasından sonra, konuttan yararlanacak başka personelin olmaması halinde belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak konutta oturmaya devam edilmesine izin verilebilir.
…”
Hükmü yer almakta olup, idare tarafından ilgiliden lojmanı boşaltması ... tarihinde istendiği dikkate alındığında, verilen iznin bu tarihte sona erdiği kabul edilmelidir. Bu nedenle yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna hükmedilmesi gerekir.
Şeklindeki karşı oylarına karşın
oy çokluğuyla,