Kaynak Aktarımı
6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 19 uncu maddesinde, “5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
5018 sayılı Kanunun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29 uncu maddesinde, “Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 5018 sayılı Kanunun bütçelerden yardım yapılmasına imkân veren 29 uncu maddesindeki hüküm, 6360 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile 5393 sayılı Kanunun 75 inci maddesine eklenen fıkra ile hem belediyeler hem de Özel İdareler ve bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için 6360 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımı tarihi olan 06.12.2012 tarihi itibarı ile uygulanmayacağı için, söz konusu kurumlar için bütçelerine ödenek koymak sureti ile yardım yapılması uygulaması kaldırılmıştır.
Yapılan incelemede, 5018 sayılı Kanununun 29 uncu maddesi dayanak gösterilerek derneklere, birlik ve vakıflara Özel İdare bütçesinden nakdi yardım yapıldığı görülmüştür.
Sorumlular savunmalarında, söz konusu yardımların, “…… Projesi” kapsamında 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre gerçekleştirildiğini belirtmişlerdir. Ancak ilişikli ödeme emri belgeleri ekleri incelendiğinde yapılan yardımların 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre yapıldığı açıkça görülmektedir. Zira yardımlara dayanak olan … Projesinde,
“Genel Hedef: Sivil Toplum Kuruluşlarının sivil katılımda daha etkin olmalarına ve demokratik süreçlerde etkili aktörler olarak üstlendikleri rolü yerine getirmelerine katkıda bulunmak.
Özel Hedef: …’de bulunan Sivil Toplum Kuruluşlarının temel faaliyet alanlarındaki kurumsal ve operasyonel kapasitelerinin gelişimine destek olmak.
Projenin Ana Faaliyetleri:
Sivil toplum örgütlerinin etkin diyalog ve katılım kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla:
1- Projeye dahil edilecek Derneklerin tespiti, desteklenme alanları ile belirlenmesi ve destekleme miktarlarının tespiti (Valilik Onayı ile)
2- Gerekli durumlarda kaynak aktarımı
3- Aktarılan kaynağın denetimi”
olarak belirtilmiştir. Proje olarak isimlendirilen bu çalışmada belirtilen hedefler 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde belirtilen, “İl özel idaresi, il genel meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda, Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernekler, vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir.” hükmü ile bağdaşmamaktadır. Yapılan uygulama, bir projenin gerçekleştirilmesinden çok, Valilik tarafından belirlenen dernek, vakıf ve birliklere yine Valilik tarafından belirlenen miktarda yardım yapılmasından ibarettir.
Bununla birlikte, 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde ortak projelerin gerçekleştirilmesi İl Genel Meclisinin karar almasına bağlanmıştır. Savunma ekinde gönderilen Karar, idareye genel olarak 5302 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine göre projeler gerçekleştirme izni vermektedir. Dolayısıyla bu karar yapılan hatalı ve mesnetsiz uygulamanın dayanağı olamaz.
Öte yandan, Üst Yönetici …, üst yönetici olduğu için mali sorumluluğunun bulunmadığını ifade etmişse de, yapılan ödemelerde imzalı emir, olur ve talimatları ile dahlinin bulunması nedeniyle sorumlu tutulmuştur.
Harcama Yetkilisi … ise Valilik ile Özel İdare arasında “…Projesi” kapsamında protokol yapıldığını, bu nedenle harcama yetkilisi olarak sadece imza eksikliğini giderdiğini belirtmişse de, anılan personelin 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesi gereğince harcama yetkilisi olması sebebiyle sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, İl Özel İdaresince dernek, vakıf ve birliklere nakdi kaynak aktarılması sonucu oluşan ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen toplam … TL kamu zararının,
Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi … ile Diğer Sorumlular …ve …’e,
müştereken ve müteselsilen,
( Üye …’in, “İl Özel İdaresince dernek, vakıf ve birliklere yapılan nakit aktarımların İl Özel İdaresi ile dernek ve vakıflar arasında imzalanan protokole dayalı olarak yapıldığı, bu protokolün de Vali ve Genel Sekreter tarafından imzalandığı dikkate alındığında Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin söz konusu protokol hükümlerini uygulamaktan öte bir eylem ve işlemlerin bulunmadığı, dolayısıyla sorumluluğunda sadece Vali ve Genel Sekretere ait olması gerektiği” şeklindeki ilave görüşü ve
Üye ..’in, “Denetçi sorgusunda ifade edildiği üzere, 6360 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile özel idarelerce derneklere yapılacak yardımlar için yeni kısıtlamalar getirilmiş ve 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin il özel idareleri için uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda derneklere verilen paranın 5302 sayılı Yasa’nın 64 üncü maddesinin (c) bendindeki “ortak hizmet projesi” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunu irdelemek gerekir.
64 üncü maddede, “İl özel idaresi, il genel meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda, (…) dernekler,(…) ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir.” denilmektedir. Bu bağlamda denetçi tespitlerine bakıldığında yapılan işlemin ortak projeden çok bir yardım niteliğinde olduğu anlaşılmakla birlikte, “ortak hizmet projesi” nden tam olarak neyin anlaşılması gerektiği de belirsizdir. İl genel meclisince idareye ortak proje geliştirmesi yetkisi verildiğine ve söz konusu derneklerle protokol de imzalandığına göre, yapılan işlerin ortak proje sayılmaması, bu anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilen işlerin ölçülülüğünün, diğer ifade ile yerindeliğinin denetimi olarak da algılanabilir.
Oysa 6085 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Denetimin yürütülmesi ve kamu zararının tespitinde aşağıdaki hususlara uyulur:
Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde, yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez.” denilmektedir.
Bu bağlamda sosyo-kültürel ve bilimsel etkinlikler için gider yapma yetkisi de bulunan özel idarenin derneklerle imzalanan protokol çerçevesinde yaptığı para aktarımının karşılığı yapılan işin ortak hizmet projesi karşılığı olmadığını söylemek de güçtür.
Tüm bu nedenlerle, mevcut mevzuat kapsamında yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna karar vermek, ancak özellikle 6360 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme sonrası yoruma müsait hale gelen mevzuatın netleştirilmesi açısından “ortak hizmet projesi” kavramından ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulmasını teminen konunun Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda ele alınması uygun olur. Bu nedenle konunun Başkanlığa bildirilmesi uygun olur.” şeklindeki oyuna karşın ),
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine oy çokluğuyla,