EK ÖDEME VE SOSYAL DENGE TAZMİNATI
A)
aa) İl Özel İdaresi genel sekreteri ve genel sekreter yardımcısına, 11.10.2011 tarih ve 666 sayılı KHK’nin (I) sayılı Cetveline göre ek ödeme yapılması gerekirken, (II) sayılı Cetvelde müstakil daire başkanı (Başbakanlık, bakanlık ve müsteşarlıklarda teşkilat kanunlarında hizmet birimi olarak tanımlanmış birimlerde) ve daire başkanı kadrolarında görevli kişiler için öngörülen ücret ve tazminatların ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla ilgili olarak, işlemin dayanağı olan 666 sayılı KHK’nin ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğunun tespiti üzerine, Dairemizin 25.09.2014 tarih ve 10367 tutanak numaralı kararı ile Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunulmasına oy birliğiyle karar verilmişti.
Anayasa Mahkemesi, 13.11.2014 tarih ve E:2014/172 K:2014/170 sayılı Kararıyla, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı Cetvelin “A- Aylıklarını 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (d) bendinde yer alan “diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri” ibaresi ile (e) bendinde bulunan “büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı” ibaresini, Anayasaya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etmiş ve iptal kararı da Dairemize bildirilmiştir.
Her ne kadar Mahkemenin iptal kararı, Resmi Gazetede yayımından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecek olsa da, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40 ıncı maddesinin beşinci fıkrasının “Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse ilgili mahkeme davayı yürürlükteki hükümlere göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse mahkeme buna uymak zorundadır.” hükümleri esas alınmak suretiyle Dairemiz, Mahkemeye gönderdiği dosyayı karara bağlamış ve bu uygulamayı gelen diğer dosyalara da teşmil etmiştir. Bu nedenle, 01.01.2015 tarihi ile 6639 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 15.04.2015 tarihi arasında yapılan ödemelere ilişkin ….. TL için ilişilecek bir husus bulunmadığına, oy birliğiyle,
bb) 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ye eklenen ek 9 uncu maddenin ilk fıkrasıyla, Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta olan personele, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılması, hükme bağlanmıştır.
15.04.2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6639 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 24 üncü maddesiyle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, eki (I) sayılı Cetvelin “A- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” kısmının “l-Kadroları Genel İdare Hizmetleri Sınıfında yer alan personel ile Teknik Hizmetler, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri ile Avukatlık Hizmetleri sınıflarında bulunan personelden ek ödeme oranları ilgili gruplarında düzenlenmeyen ve kadro unvanları bu bölümde yer alan personel” bölümünün (d) sırasında yer alan “büyükşehir belediyesi bulunan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı, diğer illerin il özel idaresi genel sekreteri,” ibaresi “il özel idaresi genel sekreteri,” şeklinde ve aynı bölümün (e) sırasında yer alan “büyükşehir belediyesi bulunan illerin il özel idaresi I. hukuk müşaviri, büyükşehir belediyesi bulunmayan illerin il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,” ibaresi “il özel idaresi genel sekreter yardımcısı,” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrasıyla il özel idaresi genel sekreteri ve yardımcıları için öngörülen mali haklar arasında yer almayan ek ödemenin, 375 sayılı KHK eki (I) sayılı Cetvele göre yapılması gerekmektedir.
Yukarıda tarih ve numarası belirtilen ödeme emirleri ve eki belgelerle ise, söz konusu Kurumun Genel Sekreteri ve Yardımcılarına, 375 sayılı KHK eki (II) sayılı Cetvele göre ek ödeme hesaplanmış ve ödenmiştir.
Belirtilen nedenlerle 375 sayılı KHK hükümlerine aykırı olarak ek ödeme yapılmasından kaynaklanan ….. TL’lık kamu zararının,
….. TL’sı, ….. tahsil edildiğinden, bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına,
Kalan ….. TL’nın, harcama yetkilisi ….. ve gerçekleştirme görevlisi …..,
Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle,
B) 375 sayılı KHK’nin ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
4688 sayılı Kanunun 28, 29, 30, 31 ve 32 nci maddelerine istinaden akdedilen Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşmenin dördüncü bölümünde yer alan Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşmenin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 100’üdür. (…)”
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinde, “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
(…)”
Aynı Kanunun “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin 1 inci bendinde, “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerin(istisnadan faydalananlar hariç), 193 Sayılı Kanunun 103 ve 104 üncü maddelerine göre,
(…)
vergi tevkifatı yapılır.”
Hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümlere göre, Belediyeler ve bağlı kuruşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarının, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 100’ünü geçmemesi, herhangi bir Kanun hükmüyle gelir vergisinden istisna edilmemesi nedeniyle sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarının, kesilecek gelir vergisi dâhil olarak değerlendirilmesi ve sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin, buna göre düzenlenmesi gerekmektedir.
….. İl Özel İdaresi ile ….. Sendikası arasında imzalanan 2014-2015 Dönemi Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin 10 uncu maddesiyle ise, İl Özel İdaresi Genel Sekreter ve Yardımcılarına, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) net %90’ı oranında sosyal denge tazminatı ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu tutara, kesilmesi gereken gelir vergisi dâhil edildiğinde, ödenecek tutar, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 100’ünü geçmektedir. Dolayısıyla, ödemenin net %90 oranında yapılması, kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Savunmada belirtilen verginin indirilmemesi hususu, vergiye tabi matrahtan başka sebeplerle ödenen vergilerin indirilmemesine, dolayısıyla daha az vergi ödenmemesine ilişkindir. 193 sayılı Kanunun, gerek savunmada belirtilen maddelerinde, gerekse diğer maddelerinde “en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) % 100’ünü” ifadesini, vergisiz (net) olarak yorumlanmasına sağlayacak bir hükmü bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle sosyal denge tazminatı tavan tutarının hatalı hesaplanmasından kaynaklanan ….. TL’lık kamu zararının,
Harcama yetkilisi ….. ve gerçekleştirme görevlisi ….., müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle,