Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavından elde edilen gelirin Döner Sermaye İşletmesi bütçesine gelir kaydedildiği ve bu gelirden sınavda görev alan öğretim elemanlarına ödemede bulunulduğu anlaşılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 55’inci maddesinde,
“Yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları,
a. Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,
b. Kurumlarca yapılacak yardımlar,
c. Alınacak harç ve ücretler,
d. Yayın ve satış gelirleri,
e. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,
f. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,
g. Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.”
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükme göre yabancı uyruklu öğrenci sınavına katılanlardan alınan ücretlerin Üniversite bütçesine gelir kaydedilmesi gerekmektedir. Söz konusu sınav, Üniversitenin asli görevlerinden olan eğitim-öğretimin bir unsuru olduğundan, sınavın Sürekli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi aracılığıyla yaptırılmış olması, katılım ücretlerinin döner sermaye işletmesi bütçesinin geliri olduğu anlamına gelmemektedir.
Öte yandan, Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebesi, kontrol ve denetimi ile muhasebe yetkililerinin niteliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
Aynı Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte geçen,
(…)
b) Döner Sermaye: Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kamu idaresine bağlı olarak kurulmuş işletmelere tahsis edilen sermayeyi,
(…)
ifade eder.”
… Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği’nin “Faaliyet Alanları” başlıklı ..’nci maddesinde, “Döner Sermaye İşletmesinde, faaliyet alanına giren ve aşağıda belirtilen iş ve hizmetler yapılır.
Yükseköğretim kurumları dışındaki kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerce talep edilecek bilimsel görüş, proje, araştırma ve benzeri hizmetler yapmak,
Plan, inceleme, bilgi işlem ve danışmanlık hizmetleri ile bakım ve onarım iş değerlendirmesi ve organizasyonu yapmak,
Klinikler, poliklinikler, ameliyathaneler ve laboratuvarlarda yapılacak her türlü muayene, tetkik, tahlil, ameliyat, bakım ve hizmet üretimi ile ilgili iş ve benzeri hizmetleri yapmak, açılmış ve açılacak olan her türlü sağlık hizmetleriyle ilgili yataklı yataksız sabit ve geçici kuruluşları işletmek,
Mevzuat fiziki kapasiteyi değerlendirerek faaliyet alanı ile sınırlı olarak iş ve hizmet üretmek, elde edilen ürünleri önceden Rektörün izni olmak şartıyla pazarlamak ve satmak,
Çeşitli kurslar düzenlemek, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri organize etmek”
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümlere göre genel yönetim kapsamında bulunan üniversitelerde, döner sermaye kapsamında mal ve hizmet üretilebilmesi, üniversitelere kanunlarla verilen asli ve sürekli kamu görevlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve genel idare esaslarına göre yürütülmesi mümkün olmayan mal ve hizmet üretimine ilişkin bir faaliyetin varlığına bağlıdır.
Eğitim öğretim hizmetinin asli unsurlarından biri olarak yapılan yabancı uyruklu öğrenci sınavı genel idare hizmetleri kapsamında yürütülmesi gereken bir hizmet olduğundan Döner Sermaye İşletmesi tarafından değil Üniversite tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu sınav kapsamında alınan ücretler de Döner Sermaye İşletmesinin değil Üniversitenin geliri olduğundan, bu gelirin ek ödeme olarak dağıtılması 2547 sayılı Kanunun 55’inci maddesine aykırıdır.
Ayrıca, söz konusu sınavın yapılması, Döner Sermaye İşletmesinin yukarıda belirtilen faaliyet alanları içerinde yer almadığı gibi mevzuatta sınavın Döner Sermaye İşletmesi tarafından yapılmasına ve bu sınav nedeniyle tahsil edilen gelirlerden sınavda görev alanlara ek ödeme yapılacağına ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.
Bu itibarla ve sorumluluk yönünden de yapılan değerlendirme sonucunda,
Genel Sekreter …’nun oluşan kamu zararından sorumluluğunun bulunmadığına,
Yukarıda yazılı düzenlemelere aykırı ödeme yapılması sonucu oluşan … TL kamu zararının, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …, Üniversite Yönetim kurulu Başkanı …, Üniv. Yönetim Kurulu Üyeleri ….ne müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
(Üye …’in, “2547 sayılı Kanunun “Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi” başlıklı 10 uncu maddesinde, yükseköğretim kurumlarına öğrenci alınması amacıyla sınavları yapma görevi Yüksek Öğretim Kuruluna bağlı bir kuruluş olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine verilmiş, merkezin bu görevi ücret karşılığı yapacağı, toplanan ücretlerin döner sermaye işletmesinde toplanacağı belirtilmiştir. Ancak 17/2/2011 tarih ve 6114 sayılı Kanunla, 2547 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi değiştirilmiş ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı Kurulmuştur. Aynı Kanun gereği ÖSYM Başkanlığı, yurtiçinde ve yurtdışında sınav koordinatörlerine, bina sınav sorumluları ile bina yöneticilerine, salon başkanlarına, gözetmenlere, sınav güvenliğini sağlayan kolluk kuvvetlerine, kapalı dönem çalışanlara ve sınav sürecinde görev alan diğer personele sınav ücreti ödemekte, memuriyet mahalli dışına sınav görevi için görevlendirilenlerden sınav ücreti ödenenlere 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre yol gideri ödemektedir.
6287 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanun’un 45’inci maddesinde yapılan değişiklikle, “Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir…” hükmü getirilmiştir. Yükseköğretim Kurulunun da, ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının (YÖS) 2010-2011 Eğitim-öğretim yılından itibaren kaldırılmasına, her üniversite tarafından belirlenen ve YÖK Başkanlığınca da uygun görülen sınav ve puanlara sahip öğrencilerin üniversitenin talep edeceği diğer belgeler ile doğrudan üniversiteye başvurması ve üniversite tarafından değerlendirmeye alınmasına karar verdiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla daha önce sınav ücreti ödenerek ÖSYM tarafından yapılan YÖS sınavı üniversitelere bırakılmıştır. Sorun bu aşamadan sonra üniversitelerce gerçekleştirilecek bu sınavlar için bir ücret ödenip ödenmeyeceği ve bu faaliyetlerin döner sermaye bünyesinde gördürülüp gördürülemeyeceği, gördürüldüğü takdirde katkı sağlayanlara döner sermayeden ek ödeme yapılıp yapılmayacağı noktasında düğümlenmektedir. Konuya bu açılardan yaklaşıldığında,
2914 sayılı Kanunda sadece yükseköğretim sırasında okutulan derslerle ilgili gerçekleştirilecek sınavlarla ilgili düzenlemenin bulunduğu, bu çerçevede dersi veren öğretim elemanına her ders için ayrı ayrı olmak üzere yarı yıl ve yıl sonu dönemlerinde her 50 öğrenci için 300 gösterge rakamının Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda sınav ücreti ödeneceği, ara sınavlar ve bütünleme sınavları için sınav ücreti ödenmeyeceğine dair bir düzenlemenin bulunduğu, ancak her üniversitenin kendi inisiyatifine bırakılmış yabancı öğrenci seçme sınavı gibi sınavlarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
YÖS sınavı ile ilgili olarak döner sermayeden ek ödeme yapılmasına gelince, Yükseköğretim Kurulunun, yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren özerk bir kuruluş olduğu, üniversitelerin bütçelerini tetkik etme ve onaylama, üniversitelere tahsis edilen kaynakların plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetleme ve denetleme görevi yanında Yükseköğretim kurumları arasında birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak görevinin bulunduğu, Yükseköğretim kurumlarının da döner sermaye işletmelerini kurmak, verimli çalıştırmak ve bu faaliyetlerin geliştirilmesine ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmak görevinin bulunduğu görülmektedir. Yine mevzuat gereği yükseköğretim kurumları bünyesinde sürekli eğitim merkezleri kurulabilmekte, bu merkezlere ait yönetmeliklerle sınav organizasyonları yapmak merkezin görevleri arasında sayılabilmekte ve 2547 sayılı Kanunun 58/d maddesi gereği, sürekli eğitim merkezlerinde üretilen hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına da ek ödeme yapılabilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58’inci maddesinin (i) bendinde ise,
“Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde, kaynakların ekonomik, verimli ve tasarruflu kullanılması esastır. Yapılacak olan ödemelerde gelir-gider dengesinin gözetilmesi zorunludur.
Yapılacak ek ödemenin oranları ile bu ödemelerin esas ve usulleri, yükseköğretim kurumlarının hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin kadro ve görev unvanı, görev yeri, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile ilgili performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkartılacak yönetmelikle belirlenir. Bu yönetmelikte belirlenen temel ilkeler çerçevesinde üniversite yönetim kurulları gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.
Tüm bu düzenlemelere bir bütün olarak bakıldığında etkililiğin ve verimliliğin ön plana çıktığı görülmektedir.
5018 sayılı Kanun’un 1. maddesinde ifade edildiği üzere, bu Kanun, esas olarak kalkınma planları ve programlarında yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemeyi amaçlamaktadır.
5018 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği, “her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”
Buna göre, kamu kaynağının harcanmasında görevli ve yetkili olan kamu görevlilerinin, bütçelerinde kendilerine tahsis edilmiş olan kaynakları etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından sorumlu oldukları açıktır. Ancak bu sorumluluktan her zaman mali sorumluğu anlamamak gerekir. Nitekim kaynakların etkili, ekonomik, verimli olarak elde edilmesinden, kullanılmasından doğan sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak Sayıştay raporlarında belirtilmekte, kaynakların hukuka uygun olarak elde edilmemesi, kullanılmaması sebebiyle oluşan kamu zararının tazminine ilişkin hükme bağlama işlemi ise Sayıştay yargısında sonuçlanan yargı raporlarında yer almaktadır.
Yine 6085 sayılı Kanun’un 35. maddesinin ikinci fıkrasında,
“Denetimin yürütülmesi ve kamu zararının tespitinde aşağıdaki hususlara uyulur:
Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde, yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez.” denilerek idarelerin yetki sorumluluk dengesine Sayıştayın müdahalesinin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak Sayıştayın mali konularda belirtilmesini uygun gördüğü hususları dış denetim genel değerlendirme raporunda dile getirip TBMM’ye bildirme yetkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla döner sermayeden ek ödeme alınabilecek yerlerden olan sürekli eğitim merkezinde görevlendirilen öğretim elemanlarına, döner sermayeye katkı yapmış olmalarına rağmen ek ödeme alamayacakları gerekçesiyle kamu zararı oluştuğunu söylemek uygun olmaz. Ancak YÖS sınavları nedeniyle yapılacak ödemeler hususunda açık bir düzenlemenin bulunmadığı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda ele alınabilir. Sonuç olarak bu aşamada bir tazmin hükmü vermek yerine, bu boşluğun Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda ele alınması hususunun başkanlık makamına bildirilmesi ve konunun Yükseköğretim Kurulu ile ilgili üniversiteye yazılması gerekir.” şeklindeki görüşüne karşın)
Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla,