... İl Özel İdaresince ... yılında çeşitli dernek, kulüp ve vakıflara toplam … TL tutarında nakdi yardım yapıldığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla, kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.
Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü ile
5253 sayılı Dernekler Kanununun,
“Yardım ve işbirliği” başlıklı 10’uncu maddesinde,
“Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler. (Ek cümle: 18/2/2009 – 5838/7 md.) 4857 sayılı İş Kanununun 3’üncü maddesi çerçevesinde engellilerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendiişlerini kurmaları, engellilerin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine ilişkin projeler ile benzeri projelerde bu oran aranmaz.” hükmü,
“Gençlik ve spor kulüpleri” başlıklı 14’üncü maddesinde,
“Derneklerden başvurmaları halinde, spor faaliyetine yönelik olanlar spor kulübü, boş zamanları değerlendirme faaliyetine yönelik olanlar gençlik kulübü ve her iki faaliyeti birlikte amaçlayanlar gençlik ve spor kulübü adını alır. Bu kulüpler, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce tutulacak kütüğe kayıt ve tescil edilir.
Kulüplerin organları, bu organların görev ve yetkileri, kulüplerin Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce de denetlenmesi ve bunlara yapılacak yardımların şekil ve şartları, üst kuruluş oluşturmada uyulacak esas ve usuller, gençlik ve spor faaliyetlerini yürüteceklerin nitelikleri ve bunlara uygulanacak disiplin işlemleri, kulüplerin kayıt ve tesciline ilişkin esaslar İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlıkça yürürlüğe konulacak yönetmelikte düzenlenir.” Hükmü,
yer almaktadır.
Gerek 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde, gerekse 5253 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde kamu kurumlarınca derneklere yardım yapılabileceği belirtilmekte ise de,
06.12.2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 19’uncu maddesiyle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesine eklenen,
“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10’uncu maddesi, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmü ile,
06.12.2012 tarihinden itibaren il özel idarelerince dernek, vakıf vb. kuruluşlara ayni veya nakdi yardım sağlanması imkanı ortadan kaldırılmıştır.
Rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda, düzenlenen protokollerin içeriğinin ise 5302 sayılı Kanun’un 64’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernekler, vakıflar ve 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir.” hükmü ile bağdaşmadığı, bu durumda, yapılan ödemelerin ortak hizmet projeleri kapsamında yapılan ödemeler olmayıp, maddi yardım niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu nakdi yardımların yapılmasına ilişkin Ödeme Emri Belgelerine ekli Protokol ve Valilik Makamı Olur’larında imzası bulunan Vali ve Genel Sekreter de kamu zararından üst yönetici ve diğer sorumlu sıfatlarıyla harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri ile birlikte sorumludurlar.
Diğer taraftan, vefat eden kamu görevlisine 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ve ikincil mevzuat ile yüklenmiş bir sorumluluk bulunmadığından, vefat eden Gerçekleştirme Görevlisi (VHKİ) ... ’ in sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, … TL tutarındaki kamu zararının,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Üst Yönetici (Vali) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) Genel Sekreter ... ’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Gerçekleştirme Görevlisi (Mali Hiz. Uzm. Yrd.) ... , Üst Yönetici (Vali) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) Genel Sekreter ... ’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Gerçekleştirme Görevlisi (Şef) ... , Üst Yönetici (Vali) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) Genel Sekreter ... ’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Üst Yönetici (Vali) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) Genel Sekreter ... ’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Gerçekleştirme Görevlisi (Şef) ... , Üst Yönetici (Vali) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) Genel Sekreter ... ’a,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Ayniyat Saymanı) ... , Gerçekleştirme Görevlisi (Şef) ... , Üst Yönetici (Vali V.) ... ve Diğer Sorumlu (Protokolü imzalayan) ... ’a,
müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
(Üye ...’nün, “İl Özel İdare bütçesinden bazı dernek, kulüp ve vakıflara nakdi yardım yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği görülmüştür.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun, “İl Özel İdaresinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 6’ncı maddesinde özel idarenin, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla gençlik ve spor, kültür, sanat, sosyal hizmet ve yardım yapmakla görevli ve yetkili olduğu, bu hizmetleri de vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunacağı, hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanacağı ifade edilmektedir.
Aynı Kanunun 7’nci maddesinde de kanunlarla verilen görev ve hizmetleri yerine getirebilmek için her türlü faaliyette bulunmak yetki ve imtiyazının olduğu, 30’uncu maddesinde valinin il halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak ve kanunlarla il özel idaresine verilen ve il genel meclisi veya il encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmakla yetkili olduğu belirtilmiş, 43’üncü maddesinde de engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar ile sosyo-kültürel, etkinlikler için yapılan giderler özel idarenin giderleri arasında sayılmıştır.
Savunmalar incelendiğinde, özel idarenin yukarıda belirtilen görev ve yetkileri çerçevesinde bazı derneklere yardımda bulunduğu görülmektedir. Esasen özel idarenin gençlik ve spor, engelliler, sosyo-kültürel faaliyetler nedeniyle söz konusu derneklere kendi görev alanıyla ilgili olarak yardımda bulunulmasında kendi mevzuatına aykırı bir husus görülmemekte ise de, 6360 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi ile Belediye Kanununun 75’inci maddesine, “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanununun 10’uncu maddesi, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.” hükmünün eklenmesi ile il özel idareleri ve belediyelerin derneklere yardım yapabilmesine izin veren açık hüküm ortadan kalkmıştır.
Bu düzenleme ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesi il özel idareleri ve belediyeler için bir anlamda aşağıdaki şekli almış olmaktadır.
“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz.
Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir”
Bu düzenlemeye göre şayet kanuni bir dayanağı varsa il özel idaresince gerçek veya tüzel kişilere kamu kaynağı kullandırılabilecek, yardımda bulunulabilecektir. Ancak 5302 sayılı kanunda da diğer kanunlarda da il özel idaresinin derneklere doğrudan yardım yapabileceğine dair düzenleme bulunmamaktadır. Nitekim belediye ve özel idarelerin derneklere yardım yapmalarını engelleyen bu düzenleme ile birlikte, 6360 sayılı Kanunun 17’nci maddesi ile esasen dernek statüsündeki amatör spor kulüpleri için özel bir düzenlemeye gidilmiş ve sadece belediyelerin amatör spor kulüplerine nakdî yardım yapabilmesi kanuni dayanağa kavuşturulmuştur.
5253 sayılı Dernekler Kanununun 10’uncu maddesine gelince, bu maddede derneklerin kamu kurumlarından yardım alabileceğine dair bir düzenleme zaten yer almamaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında derneklerin kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebileceği, bu projelerde kamu kurum ve kuruluşlarının, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabileceği belirtilmektedir. Kanun koyucu 10’uncu maddenin il özel idareleri ve belediyeler için uygulanmayacağına dair düzenlemeyle, derneklere yapılacak kaynak aktarımını kısıtlamamış, aksine yapılacak ortak projelerdeki %50 lik sınırlamayı kaldırmıştır. Zira bu maddede kamu kurumlarının derneklere yapacağı yardım değil, ortak projeye sağlayacağı katkı düzenlenmektedir.
Kaldı ki, 5302 sayılı Kanununun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 64’üncü maddesinde,
“İl özel idaresi, il genel meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda, … dernekler, … ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir” hükmü zaten yer aldığından ayrıca Dernekler kanununda bu hükmün yer alması katkının oranı hakkında tereddüde yol açacaktır. Kanunda belirtilen prosedür yerine getirilmek suretiyle özel idarenin derneklerle ortak hizmet projeleri gerçekleştirmesi mümkündür. Savunmalarda da söz konusu işlemlerin bu çerçevede gerçekleştirildiği ifade edilmektedir. Ancak ortada konuyla ilgili İl Genel Meclisi kararı olmadığı gibi, ilgili derneklerce teklif edilmiş bir proje de bulunmamaktadır. Gerçi mevzuatta ‘ortak hizmet projesi’nden tam olarak neyin anlaşılması gerektiğine dair bir düzenleme de yer almamaktadır. Ancak derneklerle yapılan protokoller incelendiğinde, protokol konusunun bir proje değil, genellikle “derneğin genel giderlerinde kullanılmak üzere nakdi yardım yapılması” şeklinde tanımlandığı görülmektedir. Yapılan iş ve işlemler bu açıdan mevzuata uygun olmamakla birlikte, kendisine verilen görev ve hizmetleri yerine getirebilmek için özel idarenin her türlü faaliyette bulunmak yetki ve imtiyazına sahip olduğu, valinin de il halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak ve kanunlarla il özel idaresine verilen görevleri yapmakla yetkili olduğu düşünüldüğünde, ‘ortak hizmet projesi’ konusundaki belirsizlik de dikkate alındığında, yapılan yardımların idarenin görevleri doğrultusunda sarf edilip edilmediği tespit edilmeden, bir hüküm vermek, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak bir nitelik de arz edebilir. Bu tür bir tespit yapılmadan, idarenin derneklerle imzalanan protokol çerçevesinde yaptığı para aktarımının karşılığı yapılan işin ortak hizmet projesi olmadığını söylemek de güçtür. Zira mevzuatta ‘ortak hizmet projesi’nden tam olarak neyin anlaşılması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu aşamada bir kamu zararının varlığından söz etmek bu açıdan uygun olmaz.
Ayrıca, 5302 sayılı Kanununun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 64’üncü maddesinde İl özel idaresine, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilme imkanı da tanınmıştır. 5393 sayılı kanunun gereği belediyelerin ‘mabetlerin yapımı, bakımı, onarımı’ görevi, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapma ve gerekli desteği sağlama görevi, engellilere yönelik hizmetleri yürütmek ve engelliler merkezini oluşturmak görevi bulunmaktadır. Özel idare için belediyeler diğer kamu kuruluşu niteliğindedir. Özel idarenin belediyeye ait bakım, onarım ve taşıma işlerini üstlenmesi de mümkün görülmektedir. Duruşma sırasında ibraz edilen belgeler incelendiğinde ... inşaatı için 20.000, ... inşaatı için 10.000, ... için 136.000, ... taşıma işi için 1.750 TL masraf yapıldığına dair faturaların bulunduğu görülmektedir.
Kamu zararının hesap edildiği tabloya bakıldığında, birçok dernek ve vakıfa ... yapımı maksadıyla yardım yapıldığı görülmektedir. Kamu görevlileri, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur. Bu çerçevede özel idarenin ... yapmak yerine, kaynakları verimli ve tutumlu kullanmak adına, yapımı devam eden ... destek olma yolunu seçmiş olan sorumlular hakkında kamu zararına sebep oldukları gerekçesiyle tazmin hükmü vermek hakkaniyetle bağdaşmaz. Yapılan yardımların ne maksatla harcandığı araştırılıp, fiili durumun ortaya konulması, konunun bu açıdan tekrar değerlendirilmesi gerekir.
Diğer derneklere yapılan yardımların gerekçelerine bakıldığında bazılarının spor kulüplerine, bazılarının da engellilerle ilgili giderlerde kullanılmak üzere verildiği görülmektedir. Bu görevlerden bazılarını da il genel meclisi kararıyla il özel idaresinin üstlenmesi mümkün görülmektedir. 5302 sayılı Kanunun 65’inci maddesi gereği İl özel idaresi eğitim, spor ve kültür hizmetleriyle engellilere yönelik hizmetlerin yapılmasında ilde dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygulayabilmektedir. Bu çerçevede çıkartılan, “İl özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği”ne göre, yerel yönetim hizmetlerine katılan gönüllüler gerçek ve tüzel kişiler olabilmektedir. Aynı yönetmeliğe göre İl özel idaresi veya belediyeler, kendi özel kanunlarına uygun olarak aralarında yapacakları protokol çerçevesinde dernekler ve vakıflar ile ortak çalışma ve işbirliği de yapabilmektedir.
Ayrıca 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29’uncu maddesi değiştirilmiş olsa da, bu madde gereği Bakanlar Kurulunca çıkarılan, il özel idarelerinin de dahil olduğu kamu idarelerinin bütçelerinden, kamu yararı gözetilerek dernek ve vakıflara yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esasların belirlendiği yönetmelik de yürürlüktedir. 17/7/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik gereği, yardım yapılan derneğin, yardımı yapacak idarenin görev alanına giren konularda faaliyet göstermesi, yardımların öncelikle toplumun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm sağlaması, dernek ile yardım yapacak idare arasında protokol yapılması gibi şartlar aranmaktadır. Aynı yönetmelik gereği yardımın miktarı ve dağıtımı, üst yöneticinin onayı ile belirlenecektir. Dernek ve vakıflar yardımları kamu yararı gözeterek veriliş amacına uygun olarak kullanmak zorundadır. Yardım alan teşekküller, yardımın amacına uygun olarak harcanıp harcanmadığına ilişkin bilgi, belge ve kayıtların birer örneği ile faaliyet raporlarını, faaliyetin bitimini müteakip bir ay içinde veya devam eden faaliyetlerine ilişkin bilgi, belge ve raporlarını takip eden yılın ilk ayı içerisinde yardım yapan idareye göndermek zorundadır. Yardım yapan idareler, yapılan yardımla sınırlı olmak üzere gerekli gördüğü her türlü inceleme, kontrol ve denetimi yapmaya yetkilidir. Denetim sırasında görevli memur tarafından istenecek bilgi, belge ve kayıtların gösterilmesi, verilmesi, sorulan soruların yazılı ve/veya sözlü olarak cevaplandırılması zorunludur. Teşekküller, yardım konusu faaliyetin gerçekleştirilemeyeceğinin veya yardımın amacına uygun olarak harcanmamış olmasının tespiti hâlinde, tespitin yapılmasını müteakip durumun teşekküle tebliğinden itibaren on beş gün içinde, ilgili idareye yardım tutarını aynen iade etmek zorundadır.
Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması nedeniyle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması durumunda doğar. Oysa yukarıda söz edilen mevzuat karşısında, yapılan harcamaların mevzuatta öngörülmediğini söylemek de güçtür.
Derneklerle ortak hizmet projesi yürütmek yetkisine sahip olan idare, her ne kadar kanunda belirtilen sürece uymamış ise de,
- 6360 sayılı Kanunla getirilen düzenleme sonrası yoruma müsait hale gelen mevzuatın netleştirilmesi açısından “ortak hizmet projesi” kavramından ne anlaşılması gerektiğinin ve bu usulle gerçekleştirilecek işlerin usulünün açıklığa kavuşturulması için konunun Sayıştay’ın yargısal niteliği olmayan raporları ile TBMM ye ve İçişleri Bakanlığına bildirilmesi gerektiğinin Başkanlığa yazılması,
- Söz konusu derneklere aktarılan kaynakların fiilen, özel idare görev ve amaçları çerçevesinde harcanıp harcanmadığının araştırılması, gerekirse soruşturulması için İçişleri Bakanlığına yazılması,
Bakanlıktan gelecek cevap üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi için konunun hüküm dışı bırakılması uygun olur” şeklindeki görüşüne karşın),
Anılan Kanunun 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla,