İşgal harcı
… Belediyesine ait …. adresinde bulunan taşınmazın Devlet İhale Kanunu uyarınca kiraya verildiği … yetkililerinin başvurusu üzerine taşınmazın önündeki alanın 8 m2’lik kısmı için işgal izni verildiği ve aylık işgal harcı tahakkuk ve tahsilatlarının bu doğrultuda yapıldığı, ancak kiralanan taşınmazın önünde kullanılan alanın 8 m2 değil, 100 m2 olduğu anlaşılmıştır.
… tarihli ve … sayılı … Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen 2018 yılı gelir tarifesinin 10’uncu maddesinin “Tarife” başlıklı (C) fıkrasının (f) bendinde, Zabıta Müdürlüğünce uygun görülen ve Belediye Başkanlığınca da onaylanan lokanta ve kafeler için yayaların geçişini engellemeyecek şekilde ticari amaçlı ara sokaklarda yer tahsisinin m2’sinden günlük alınacak ücret 6 TL olarak belirlenmiştir.
… adresinde bulunan belediye taşınmazının ihalesi … tarihinde yapılmış ve ihaleyi … firması kazanmıştır. Daha sonra firma yetkilileri tarafından işyeri önüne masa sandalye konularak çay-kahve servisi yapabilmek için işgal izni talebinde bulunulmuş ve Belediye tarafından izin verilmesi durumunda belirlenen standartlar dışında yapılaşma yapılmayacağı (camekan, tente, saçak vb.) ve belirlenen alanın dışına çıkılmayacağı hususlarını içeren taahhütname … tarihinde taraflarca imzalanmıştır.
Bunun üzerine işletmeye aylık … işgal harcı tahakkuku yapılmış ve tahsilat bu miktar üzerinden gerçekleşmiştir. Ancak yapılan fiili denetim sonucunda işletmenin işgal ettiği alanın 8 m2 değil 100 m2 olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle fiilen işgal edilen alan için hesaplanması gereken işgal harcından daha az tutarda işgal harcı tahsil edilmesi nedeniyle kamu zararı oluşmuştur.
Sorumluluğa ilişkin olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında,
“…
Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana, mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.
Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.” hükümleri ve,
Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Kararının “III- SORUMLULAR” bölümünün “2- Üst Yöneticiler” alt bölümünde “Üst yöneticiler işlerin gidişatından harcama yetkililerinin ve diğer görevlilerin bilgilendirmeleri ve raporları ile bilgi sahibi olmaktadırlar. Bununla birlikte Üst yöneticilerin özel Kanunlardan doğan Sayıştay’a karşı mali sorumlulukları olabileceği gibi münferit bir olayda sorumluluklarına hükmedilmeleri de gerekebilir. Bu husus, meselenin Sayıştay yargısında görüşülmesi sırasında hükme bağlanacak bir konudur.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, 5018 sayılı Kanundan doğan sorumluluklarının gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getiren üst yöneticinin önceden kendisine bilgilendirme yapılmayan ve fiili denetim sonucunda tespit edilen kamu zararından sorumlu tutulmaması gerekir.
Bu itibarla,
Belediyeye ait taşınmazı kiralayan adı geçen firmanın işletme önünde işgal ettiği alanın 100 m2 olmasına rağmen 8 m2 üzerinden işgal harcı tahsil edilmesi nedeniyle oluşan kamu zararından üst yönetici …..’nun sorumluluğunun bulunmadığına,
Ayrıntısı aşağıdaki tabloda yer alan …. TL kamu zararının Harcama Yetkilisi ….’e tek başına 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
(Daire Başkanı …. ve Üye ….’nün, “İlgili işletmeden 2018 yılı içinde eksik tahsil edildiği tespit edilen işgal harcının tahsilatıyla ilgili gerekli işlemlere başlanmış olduğu ve alacağın zamanaşımına uğramadığı dikkate alınarak konu ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki görüşlerine karşın)
Anılan Kanunun 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.